Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/663 E. 2026/709 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/663
Karar No
2026/709
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/663

KARAR NO:2026/709

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:29/12/2021

NUMARASI:2020/258 Esas, 2021/1214 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:03/06/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili,müvekkili İle davalı arasındaki 30.12.2015 tarihli sözleşme gereğince, davalı tarafından, müvekkili şirkete ait 5 adet kamyonun üzerine 12 m3 beton taşıma kapasiteli ... montajının yapılması ve süresinde teslimi konusunda anlaşıldığı, yapılan iş için 3 yıl garanti süresi verildiği, davalının ..., ..., ..., ..., ...plakalı 5 adet kamyon üzerine,... montajını gerçekleştirdiği, ancak yapılan ... kollarında çatlaklar, V oluk semerinde korozyon, boyalarda dökülme, dolum oluk ve oluk semerinde ve bağlantılarında çatlaklar, dökülmeler, kazanlarda paslanma, merdiven ve sahanlıklarda korozyon ve boya döküntüleri, şaselerde çatlaklar ve kaynak yerlerinde kopmalar, redüktörlerden yağ kaçaklar, kazanlarda, şase bağlantılarında, redüktörlerin gövdesinde boya dökülmeleri ve paslanmalar meydan geldiği, ortaya çıkan bu gizli ayıplar nedeni ile 5 adet aracı kullanılmaz hale geldiği, davalı şirketin ağır kusurundan kaynaklanan bu gizli ayıpların davalıya defalarca sözlü olarak iletilmesinin dikkate alınmaması nedeni ile davalıya Beyoğlu.... Noterliği' nin 11.09.2018 tarihli ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi gönderildiği,Bu ihtarname ile 30.12.2015 tarihli konulu sözleşmede yer alan 3 yıllık garanti taahhüdü kapsamında, sözleşme konusu araçlarda mevcut tüm ayıpların, masrafları davalı/borçlu şirkete ait olmak üzere giderilmesi, ücretsiz onarılması, aksi takdirde 3. kişilere yaptırılacak onarım işlerine ilişkin bedelleri, kiralama ve ikame alım bedelleri ile her türlü zarar ziyan için davalı/borçluya rücu edileceği bildirildiği, davalının ihtarnameyi de dikkate almadığı, Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvuru yapılarak 2018/58D.iş dosyası kapsamında, müvekkili şirkete ait olan 5 adet kamyona monte edilmiş olan transmikserde meydan gelmiş olan sorunların, gizli ayıpların ve imalat hatalarının tespitinin yapılması talep edildiği,Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından delil tespiti talebi ile mahkeme tarafından atanmış olan makine değerleme ve trafik uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda 28.11.2018 tarihli bilirkişi raporu ve ek raporu düzenlendiği, bilirkişi raporu gereğince 1 adet 12 m3 beton taşımalı ... yeniden imal edilerek kamyon üzerine montajı yapılıp çalışır halde teslim edilmesinin 75.000TL. olduğu tespit edildiği, satıcının kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, davalının ... ayıpları gidermemesi nedeni ile beton işi ile iştigal firmalarının zarara uğradığı, zararın daha fazla büyümemesi adına 5 adet ... onarımının .... Şti” ne yaptırdığı ve 5 adet fatura bedelini ödediği, davalı borçlu tarafından yapılması gereken onarımın yapılmaması ve bu nedenle müvekkili şirketin söz konusu onarımı başka bir şirkete yaptırmak ve buna ilişkin bedelleri ödemek zorunda kaldığından dolayı müvekkili şirket tarafından bu alacağın tahsil edilmesi amacı ile Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin 22.04.2019 tarihli dilekçesi ile borca, işlemiş faiz miktarına vefer'ilerine itiraz ettiğini beyanla, ... gizli ayıplı olduğunu, davalı tarafından Büyükçekmece 1.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkili şirkette dava konusuna ait sözleşmeye ulaşılamadığı, böyle bir sözleşmenin taraflarına sunulmadığı gibi zaten taraflarınca kabulününde mümkün olmadığı, cevabi yazıda belirtilen ” sözleşme” nin davacının belirttiği sözleşme olduğu bunun sözleşmenin kabul edildiği anlamına gelmeyeceği, taraflar arasında böyle bir sözleşme imzalansa dahi konu itibari ile 3 yıl garanti süresinin söz konusu olmadığı, oluşan hasarın garanti kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla ... oluşan bozulmadan kaynaklı hasar için müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı, ilgili ... yaklaşık 3 yıldan beri davacı şirket tarafından kullanıldığı meydana gelen hasarların ve bozuklukların gizli ayıp olarak değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, ... bakımının ve temizliğinin zor olup titizlikle hareket edilmesi gerektiği, bakım için atanan personelin eğitilmek zorunda ve bu kullanım ve bakım talimatlarını tamamen doğru bir şekilde yerine getirmek zorunda olduğu, davacı şirket tarafından ... bakımlarının eğitimli kişilerce yaptırılıp yaptırılmadığının sorgulanması gerektiğini, ... üzerinde temin edilen güvenlik cihazlarının her zaman kusursuz şekilde çalışır durumda tutulması gerektiği, bakım işlemleri için gerekmesi halinde gerilim kaynak aracın aküsünün veya yardımcı motorun bağlantısının kesilmesi ile kesildiği ve asli olarak dikkat edilmesi gereken bir husus olduğu, bakım alanına erişimin gereken müdahalelerin ve güvenlik cihazlarının biri ya da birden fazlasının geçici olarak devre dışı bırakılması işlemlerinin tamamının sadece ... tamamen durağan haldeyken gerçekleştirilmesi gerektiği, motorun kapatılması ve kontrol paneli ve aracın anahtarlarının operatörde olması gerektiği,mikser bakımlarının günlük olarak yapılması gerektiği, ... kullanımı ve bakımına sadece yetkili ve önceden eğitim almış kalifiye personelin atanmasından satın alan veya kullanıcı şirketin sorumlu olduğu, garanti süresini kabul etmemekle birlikte kabul edilecek dahi olsa ... kullanımında kapasitenin aşılıp aşılmadığının da araştırılmasının gerektiği, davacı şirketin nominal kapasitenin çok üstünde kullanım sergileyerek ileri sürdüğü garantiyi zaten sonlandırmış olabileceği, bu kadar detaylı ve titizlik gerektiren makinaların satın alınmasından 3 yıl sonra oluşan deformeler için müvekkiline kusurun atfedilmesinin taraflarınca anlamsız karşılandığı, teslim tarihinden itibaren 6 ay içinde ortaya çıkan ayıpların teslim tarihinde var olduğunun kabul edildiği, gizliayıbın ilk satın alınma tarihi itibari ile ilk 6 ayda meydana gelen ayıplar olarak kabul edilebileceği, ilgili ... yaklaşık 3 yıldır davacı şirket tarafından kullanıldığı, zaten makinaların ömrünün sınırlı olup transmikserler için 3 ila 4 yıl olarak kabul edildiği, dolayısıyla meydana gelen bozuklukların kullanımdan kaynaklı olduğu, Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun tamamen eksik hazırlandığı, araştırma yapmadan davacının iddialarını tekrarlar nitelikte bir rapor olduğu, taraflarınca yapılan itirazların hiçbir şekilde dikkate alınmadığı, teknik incelemenin hiçbir şekilde yapılmadığı, işbu dilekçede sundukları ve olması gereken kullanım şekillerinin uygulanıp uygulanmadığının hiçbir. Şekilde araştırılmadığı, ... incelenmesi sonucunda zaman içerisinde meydana gelen hasarların mevcut olduğunun görüleceği, davacı tarafın kötü niyetli bir şekilde kullanım ömrü dolan araçları tamir ettirip faturasını da müvekkiline kestiği, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, davacının kötü niyetli olduğu ve hukuki yönden korunmasının HMK gereği mümkün olmadığını beyanla, davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.Mahkemece;dosyada delillerin toplandığı, Mali Müşavir ..., Makine Mühendisi bilirkişi ..., Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı ...den rapor ve ek rapor alındığı, 30.12.2015 tarihli sözleşmenin ... konulu olduğu, tarafların kaşe ve imzalarının bulunduğu, cevap dilekçesinde sözleşmenin kabul edilmediği belirtilmiş ise de açıkça imza inkarının olmadığı, davalının davacıya 26.01.2016 tarihli beş adet 37.000TL'den fatura düzenlediği, garanti süresinin "3 yıl", teslim süresinin "kamyonlar teslimden sonra 10 gün ", "toplam fiyatın "31.356,00 TL" olarak belirtildiği, fatura asıllarını mahkeme kasasına alındığı, sözleşmenin tarafları bağladığının değerlendirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, davalı tarafça yapılan montaj işlemine ilişkin garanti süresinde çıkan ayıplara ilişkin davacının ayıp ihbarında bulunma zorunluluğu olmadan ayıbın ve zararın giderilmesini talep edebileceği, davacının dava dilekçesinde belirttiği hasarların gerek değişik iş dosyasında gerekse mahkememiz dosyasında alınan birbirine uyumlu raporlarda belirtildiği gibi ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafın davalı tarafa ihtarname çekerek ayıpların giderilmesi isteminde bulunduğu, bu ihtarnameye olumsuz cevap verildiği, davacı tarafça ihtarnameden sonra Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinde tespit talebinde bulunduğu, ayıp ve arızaların davacı tarafça üçüncü kişi ... şirketine yaptırıldığı, ek raporda heyete Kimya Mühendisi bilirkişi ...'un da dahil edildiği, rapor ve ek raporda ... şirketi tarafından yapılan işlemin 30.12.2015 tarihli sözleşmedeki işlerde dikkate alınarak karşılaştırmalı olarak hesaplandığı, beton karma suyunun metot sınır değerinin altında bulunduğu, beton karma suyunun ... dış aksamında meydana gelen boya dökülmeleri, paslanma ve çürümelere etki etmeyeceği, paslanmaların , dıştaki boya kabarmasının, çürümelerin aracın kullanım sıklığı ile ilgisinin olmadığı, boya uygulama işçiliği ve/veya kullanılan malzemenin kalitesinden kaynaklı olduğu, sözleşmede garanti süresi belirlenmiş olduğundan bu süreye itirazın yerinde görülmediği, emsal Yargıtay kararı da dikkate alınarak rapordaki müterafik kusur indirimine itibar edilmediği bu nedenle bu indirim yapılmadan alacak miktarının 112.176,76 TL olarak değerlendirildiği, bu miktara itirazların yerinde görülmediği, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığı kabul edilerek arabuluculuk görüşmelerine davalı tarafın katılmaması nedeniyle açılan davanın kısmen kabulü ile; davalının Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin, 112.176,76 TL asıl alacak ile 3.843,21TL işlemiş faiz üzerinden devamına, devamına karar verilen alacağa takip tarihinde geçerli olan % 19,50 oranında ticari temerrüt faizi oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminat koşulları oluşmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi Esas No: 2021/2287 Karar No: 2021/1618, 14/09/2021 tarihli güncel kararına bakıldığı zaman her ne kadar süre tutum dilekçesi sebebiyle harç ve muhtıra tamamlanması hakkında muhtıra gönderilmişse de muhtıra da belirtilen 1 haftalık kesin süreye uymak gerekmeden istinaf dilekçesi verebilme süresi içerisinde yatırılan harç ve masraflarda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, yukarıda ki kararda dikkate alınarak işbu dilekçemizi yasal istinaf dilekçesi verme süremiz içerisinde sunduğumuz ve aynı zamanda harç ve masrafları yatırdığımız göze alınarak İstinaf incelemesinde esas hakkında inceleme yapılmasını talep ettiklerini, açılan davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, yerel mahkemenin vermiş olduğu karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı, dava kapsamında taraflar arasında 30.12.2015 tarihli, 12 m3 ... konulu sözleşmeden bahsetmiş, bu sözleşme gereğince, müvekkil tarafından davacı şirkete ait 5 adet kamyonun üzerine 12 m3 beton taşıma kapasiteli ... montajının yapılması ve süresinde tesliminin kararlaştığı ve sözleşme gereğince 3 yıl garanti süresi verildiği bahsinde bulunduğunu, yerel mahkemede aynen bu davacının talebi doğrultusunda sözleşmeyi kabul ettiğini, ancak tarafımızca hiçbir zaman bu sözleşmenin varlığı kabul edilmediğini, zira ilgili sözleşme dava kapsamında da tarafımıza sunulmadığını, cevap dilekçemizde bu durumu yerel mahkemeye iletmiş olsak da beyanlarımız göz ardı edilmiş ve sözleşmeyi inceleyip beyanda bulunmamıza dahi izin verilmediğini, böyle bir sözleşme tarafımıza sunulmadığı gibi zaten tarafımızca kabulü de mümkün olmadığını, taraflar arasında böyle bir sözleşme imzalansa dahi konu itibariyle 3 yıl garanti süresi de söz konusu olmadığını, oluşan hasarın garanti kapsamında değerlendirilemeyeceğini, dolayısıyla ... oluşan bozulmalardan kaynaklı müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, davacı ile müvekkil arasında karşılıklı imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, bunun dışında kesinlikle kabul etmemekle birlikte sözleşme olduğu kabul edilse dahi genel müdürlük onayı bulunmayan garanti belgelerinin geçersiz olduğunu, tüm bu doğrultularda sunulan belgeyi sözleşme olarak kabul etmek hukuka aykırı olduğunu, davacının, dosyaya sunduğu tek taraflı belgeyi de kesinlikle kabul etmediklerini, hal böyle olunca müvekkile garanti kapsamında başvurulabilmesi de mümkün olmadığını, ... gibi sadece kimyasal maddeler kapsamında iş gören makinelerin de 3 yıl gibi bir süre geçtikten sonra ortaya çıkan ayıpların da gizli ayıp olarak nitelenemeyeceği de hukukumuz gereği açık olduğunu, garanti kapsamında binek araçların dahi garanti süreleri 2 yıl veya 60.000 KM olarak belirlendiğini, yani burada kullanım sıklığı büyük önem arz ettiğini, ... kimyasal maddeler kapsamında iş gördükleri göz önüne alındığında kullanım sıklıklarının araştırılması gerektiğini, kaldı ki ağır iş makinası olmakla birlikte bu kadar uzun süre sorumluluk adledilmesi de müvekkilin mağduriyetine neden olacağını, zaten bu tür makinaların kullanım süresi 3 yıl civarı olduğunu, ... kullanımı ve bakımına sadece yetkili ve önceden eğitim almış kalifiye personelin atanmasından satın alan veya kullanıcı şirket sorumlu olduğunu, güvenlik normlarının ihlal edilmesinden veya personelin dikkatsizliği ya da ihmalinden kaynaklı kazalar meydana gelmesi halinde yasa gereği kullanıcı şirket veya şoför (operatör) sorumlu olacağını, önceden doğru eğitimi almamış kişilerin transmikseri kullanmasına izin vermenin yasak olduğunu, eğer ... yükü belirlenen nominal kapasiteden daha fazlaysa, garanti otomatik olarak sonlanacağını, üretici, hatalı işlemlerden kaynaklı hasarların tüm sorumluluğunu red ettiğini, bakım işlerinin yanı sıra daha sonra belirtileceği üzere ... olası aşınma veya diğer kusurların kontrol edilmesi amacıyla günlük muayene edilmesi gerektiğini, bu nedenle özellikle aşağıdakiler kontrol edilmesi gerektiğini, hareketli parçalar; koruyucu donanımlar; bağlantı vidaları yağ ve su boruları bloklar; makinenin temizliği emniyet donanımları; elektrik kabloları, konektörler ve röleler. makinenin güvenlik koşullarına şüphe düşüren kontrol edilen ve doğrulanan kusurların tamamı derhal yetkili kişiye bildirilmesi gerektiğini, ... bakımları ve kullanımı konusunda genel geçer kurallar olduğunu, bu hususların hiçbiri kanıtlanmadan müvekkil şirkete kusur atfetmek en kolay yöntem olduğunu, ancak bu hususlar da yerel mahkemeye bildirilmiş olsa da yine hiçbir beyanımız ve araştırılmasını istediğimiz hususun araştırılmamış olduğunu, dosya kapsamında zaten hiçbir zaman yerinde inceleme ile dava konusu transmikseklerin incelemesi yapılmadığını, dosyada sadece silivri Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan 28.11.2018 tarihli bilirkişi tespit raporu bulunduğunu, dosya kapsamında alınan raporlar ise Silivri Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından alınan 28.11.2018 tarihli bilirkişi tespit raporunun yorumlanması şeklinde olduğunu, halbuki bu rapor tek taraflı alınmış bir rapor olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarına beyanlarımızda da her zaman sil baştan rapor alınması gerekliliği ileri sürülmüş olsa da yerel mahkeme dosyası kapsamında yerinde inceleme yapılarak hiçbir surette rapor alınmadığını, yani tek taraflı alınan rapor üzerinden dava yürütülmüş ve tarafımızın itirazlarını karşılar surette yerinde inceleme yapılarak bir rapor alınmasına lüzum görülmediğini, bu gibi büyük, titizlikle kullanım ve temizliklerinin yapılması gereken araçların kullanımına uygun şartların yaratılması gerektiğini, aksi halde dava dilekçesinde belirtilen hasarların ortaya çıkması çok normal bir durum olacağını, çünkü ... kullanım amaçları sadece kimyasal maddelerle ilgili olduğunu, bu nedenlerle ... kullanım sıklığının ve ne şekilde temizliklerinin yapıldığının araştırılıp, kantar fişlerinin ilgili yerlerden celbi gerektiğini, ayrıca kamyonlara monte edilen ... oluşan bu hasarların neyden kaynaklı olduğunu tespit edebilmek için araçların kullanım şekillerinin de değerlendirirlmesi gerektiğini, ...; kullanılan suyun kalitesi, kapasitesinden fazla yüklenip yüklenilmediği, ne kadar sıklıkta kullanıldığı gibi hususlar araştırılarak oluşan hasarların hor kullanmadan kaynaklı meydana gelip gelmediği tespit edilmesi gerektiğini, ancak bu durumlarda yine göz ardı edilerek yerel mahkeme tarafından eksik inceleme sonucu hukuka aykırı karar verildiğini, araçların kapasitesinden fazla yüklendiğinin tespiti için kantar fişlerinin ve faturalarının celbi yerel mahkemeden talep edilmiş olsa da yine bunların celbi de sağlanmadığını, yerel mahkeme tarafından itirazlarımızı karşılar nitelikte hiçbir araştırma yapılmadığını, ilgili transmikserlerdeki hasarın neyden kaynaklı olduğu ve ilgili araçların kullanım sıklığı ve süresi, ne kadar yükleme yapıldığı, kullanılan suyun kalitesi gibi hususlar çok önemli olduğunu, ilgili araçların sorumlularının eğitimli ve belgeli kişiler olması belgelerinin sorulması, kantar fişlerinin, faturaların temin edilerek, ilgili makinaların ömrüde gözönüne alınarak kapsamlı bir inceleme yapılması gerektiğini, ancak bu araştırmaların hiçbiri yapılmadan eksik incelemeyle hukuka aykırı hüküm tesis edildiğini, arızaların üretim kaynaklı olmadığının kanıtı olarak da araştırılabilecek bir diğer husus da müvekkilin üretimini yaptığı başka ... incelenmesi olduğunu, müvekkil, halen daha ... üretimi konusunda hizmet vermekte olup, hali hazırda davalının satın almış olduğu ... aynıları ürettiğini, müvekkilin ürettiği ancak kullanılmamış aynı tarz ... incelendiğinde davaya konu ... arızalarının üretim kaynaklı olmadığı anlaşılacağını, sayın mahkemeden bu konu üzerinde durulmasını ve müvekkilin üretimi yaptığı ... de incelenmesini defalarca talep edilmiş olsa da bu önemli delilde yerel mahkeme tarafından göz ardı edildiğini, davanın tam anlamıyla aydınlatılması konusunda beyanlarımız ve delillerimize riayet edilmediğini, davalı taraf başka firmalara imal ettirdiği transmikserlerle ilgili olarak da müvekkil şirkete aynı sebeplerle başvuru yaptığını, diğer şirketler tarafından yapılan ... de aynı şikayet ile müvekkile gelinmiş ve bizzat müvekkil tarafından bakımı yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Davada davacı, taraflar arasında 30.12.2015 tarihli 12 m3 ... konulu sözleşme bulunduğunu, davalı tarafından davacıya ait 5 adet kamyon üzerine ... montajı yapıldığını ve 3 yıl garanti verildiğini, araçlarda garanti süresi içerisinde çatlak, paslanma, boya dökülmesi, yağ kaçağı ve kaynak kopmaları şeklinde gizli ayıplar meydana geldiğini, ayıpların noter ihtarnamesi ile bildirildiğini, davalının onarım yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine onarımların üçüncü kişiye yaptırılarak bedellerinin ödendiğini, bu alacak nedeniyle başlatılan Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında davacının ileri sürdüğü şekilde geçerli bir sözleşme ve garanti ilişkisinin bulunmadığını, ... meydana gelen hasarların kullanım, bakım eksikliği, kapasite aşımı ve kullanım ömründen kaynaklandığını, gizli ayıp iddiasının yerinde olmadığını, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunarak davanın reddi ile davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, 30.12.2015 tarihli sözleşmede 3 yıl garanti süresi kararlaştırıldığı, dava konusu ... meydana gelen paslanma, boya dökülmesi, çatlak ve benzeri hasarların kullanım kaynaklı olmayıp ayıplı imalat ve işçilikten kaynaklandığının bilirkişi raporları ile sabit olduğu, garanti süresi içerisinde ortaya çıkan ayıplar nedeniyle davacının zararını davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın 112.176,76 TL asıl alacak ve 3.843,21 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ile kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında 30.12.2015 tarihli 12 m3 ... konulu sözleşme bulunduğu, sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından davacı iş sahibine ait 5 adet kamyon üzerine 12 m3 beton taşıma kapasiteli ... montajı yapılmasının kararlaştırıldığı, sözleşmede teslim süresinin kamyonların tesliminden itibaren 10 gün olarak düzenlendiği ve tüm aksamlar yönünden 3 yıl garanti verildiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına göre davacı tarafından ayıp ihbarının ilk olarak sözlü şekilde davalıya bildirildiği, yazılı ihbarın ise Beyoğlu ... Noterliğinin 11.09.2018 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda ... teslim tarihinin 26.01.2016 olduğu, davacının ayıp ihbarını yaklaşık 2 yıl 7 ay 15 gün sonra yapılmıştır. Mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda, dava konusu ... meydana gelen çatlak, paslanma, boya dökülmesi ve yağ kaçaklarının kalitesiz malzeme, kötü işçilik ve imalat hatasından kaynaklandığı, garanti kapsamında değerlendirilen onarım bedelinin KDV dahil 112.176,76 TL olduğu, davacının ayıp ihbarını yaklaşık 2 yıl 7 ay sonra yaptığı gerekçesiyle %20 oranında müterafik kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, ek bilirkişi raporunda ise kullanılan beton karma suyunun standartlara uygun olduğu, hasarların kullanılan sudan veya kullanım şeklinden değil malzeme kalitesi, boya uygulaması ve tekniğine uygun olmayan imalat ile montajdan kaynaklandığı, kumlama ve boya giderlerinin de garanti kapsamında bulunduğu ve davacının talep edebileceği toplam bedelin 112.176,76 TL olduğu yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporlarında ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde olduğuna ilişkin açık bir hukuki nitelendirme yapılmadığı, ancak hasarların kullanım süreci içerisinde ortaya çıktığı ve garanti kapsamında olduğu belirtilmiştir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir iş görme sözleşmesidir,. Eser sözleşmesinde yüklenicinin asli edim yükümlülüğü; eseri sözleşmeye, fen ve sanat kurallarına, iş sahibinin beklediği amaca uygun olarak imal edip tam, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde süresinde iş sahibine teslim etmektir. Eserde "ayıp" kavramı; bir malda ya da eserde sözleşme veya yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunması şeklinde ifade edilmektedir. İş sahibi eseri teslim aldıktan sonra olağan işleyişe göre imkân bulur bulmaz muayene etmek ve varsa açık ayıpları yükleniciye makul sürede bildirmek zorundadır. Kullanımla sonradan ortaya çıkan "gizli ayıpların" ise ortaya çıkar çıkmaz, gecikmeksizin yükleniciye bildirilmesi gerekmektedir; aksi takdirde iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır. Ancak sözleşmede bir garanti süresi öngörülmesi, bu katı muayene ve ihbar zorunluluğunun en temel istisnasıdır. Sözleşmede garanti hükmünün bulunması durumunda, yüklenici, iş sahibinin derhal veya makul sürede ihbar zorunluluğunu ortadan kaldırarak (bunu aramaktan vazgeçerek), garanti süresi içinde ortaya çıkan ayıpları gidermeyi en başından taahhüt eder. Başka bir deyişle, garanti şartının söz konusu olduğu durumlarda, ayrıca garanti süresi içinde "derhal" ayıp ihbarı yapılmasına gerek kalmaz.Taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesine konu ürün için yüklenici tarafından 3 yıl (36 ay) garanti verilmiştir. İş sahibi tarafından ayıp ihbarı 2 yıl 7 ay (31. ay) sonra yapılmıştır. Sözleşmede 3 yıllık garanti şartının kararlaştırılmış olması sebebiyle, iş sahibinin kanuni muayene ve derhal ihbar yükümlülüğü (TBK m. 474 ve 477) ortadan kalkmaktadır,. İş sahibinin garanti süresi sonuna kadar ortaya çıkan ayıplar bakımından "vakit geçirmeksizin/derhal" bildirim külfeti bulunmamakta olup, garanti süresi içinde talepte bulunması hukuken yeterlidir.Davacının süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu yönelik mahkeme kararı doğru olmuştur. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde kendisine tanınan seçimlik hakları (sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ya da onarım/ayıbın ücretsiz giderilmesini talep etme ile varsa ayıptan doğan diğer zararların tazmini) yükleniciye karşı kullanmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Somut olayda; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında imal edilen ... için davalı yüklenici tarafından 3 yıl garanti verildiği, sözleşmede garanti hükmünün bulunması durumunda ayrıca ayıp ihbarına gerek kalmaksızın garanti süresi içerisinde ortaya çıkan ayıplardan mütevellit zararın her zaman talep edilebileceği ve davacı iş sahibinin 2 yıl 7 ay sonra yaptığı ihbarın 3 yıllık garanti süresi içerisinde kalarak süresinde olduğu, dosya kapsamında alınan birbirini doğrulayan denetime elverişli kök ve ek bilirkişi raporları ile eserde meydana gelen çatlak, paslanma, boya dökülmesi ve yağ kaçaklarının kullanıcı hatasından veya suyun niteliğinden değil, doğrudan tekniğine uygun olmayan imalat ve montaj hatasından kaynaklandığının teknik olarak saptandığı, davalı tarafın sözleşmenin geçerliliğine ve eksik incelemeye yönelik istinaf iddialarının haksız olduğu anlaşıldığından, mahkemece yazılı şekilde vermiş olduğu karar doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/12/2021 tarih ve 2020/258 Esas, 2021/1214 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-Alınması gereken 7.925,33 TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.981,33 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.944,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 03/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/663, K. 2026/709, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-663-e-2026-709-k-2ff2213dca0c