Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/49 E. 2025/198 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/49
- Karar No
- 2025/198
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/49 - 2025/198 T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/49 KARAR NO : 2025/198 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/69 Esas, 2021/942 Karar KARAR TARİHİ : 15/11/2021
DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... İHBAR OLUNAN : ... VEKİLİ : ... DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 12/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2025
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin ...adresinde faaliyet gösterdiğini, şirketin karşı çaprazında faaliyet gösteren ...A.Ş. bahçesinde bulunan trafoya uzanan ve ...Osb Tüzel Kişiliği'nin sorumluluğunda olan elektrik hattına martı çarpması neticesinde trafoda kısa devre olduğunu, bunun üzerine patlama yaşandığını, bu patlama neticesinde trafoya giden elektrik kablosu/hatları koptuğunu, OSB Uygulama Yönetmeliği Madde 23/h OSB'nin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğal gaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi atyapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma; bu çerçevede üretim tesislerini, ortak sağlık ve güvenlik birimlerini kurma ve işletme konularında gerekli karartarı almak.” gereğince ...OSB Müdürlüğü'nün sorumluluğunda olan, müvekkil şirketin sınır/dış duvarında 1 adet OSB Yol Aydınlatmaları elektrik panosu bulunmakta olup, bu pano müvekkil şirketi tarafından beslendiğini, yaşanan patlama neticesinde meydana gelen aşırı/yüksek akım sebebi ile müvekkilin sınır/dış duvarında bulunan elektrik panosu patlayarak, müvekkile ait fabrikada zarar oluşmasına sebebiyet verdiğini, yaşanan patlama sonucunda müvekkili şirketin; Güvenlik klübesinde bulunan 2 adet cam kırıldığını, 2 adet elektrik panosu patlayıp/yanarak kullanılamaz hale geldiğini, 1 adet boat noktası kullanılamaz hale geldiğini, fabrikada bulunan yangın algılama sistemindeki kontrol panosunun tüm elektronik kartları yandığını, yine yangın algılama sistemine bağlı olan üzerinde sensörlerin bulunduğu ve loop olarak adlandırılan tüm hatlar ve erken uyarı dedektörleri kısa devre nedeni ile kullanılamaz hale geldiğini, santralde 5 adet elektronik santral kartı yandığını, fabrika çatısında bulunan ...tabelasının 2 adet güç kaynağı yandığını, dokuma üretim sorumlusunun odasında bulunan 2 adet ...klima yanma nedeni ile kullanılamaz hale geldiğini, söz konusu patlama sonrasında müvekkil şirketçe ...Organize Sanayi Bölgesi'ne yaşanan patlama ile ilgili bilgi verilmesi amacı ile başvuruda bulunulduğunu ve ...OSB Müdürlüğü'nce verilen cevapta patlamanın "Aşırı akım” nedeni ile olduğu belirtilerek ikrar edildiğini, yaşanan patlamaya ilişkin olarak .... tarafından verilen 09/10/2019 tarihli raporda; davalıya ait panonun mevcut yönetmeliklere de uygun olmadığı belirtildiğini, patlama neticesinde müvekkili şirket faaliyetlerine devam edebilmek ve güvenliği sağlayabilmek amacı ile kırılan camları santralde gelen hasarı ve yangın alarm sistemlerini derhal yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkil şirket yangın alarm kontrol paneli için 18.437,50 TL, Santral onarımı ve devreye alınması için 12.712,16 TL, cam kırıkları için toplam 1.593,00 TL, klimalara ilişkin 2.271,50 TL ve ile yangın algılama sistemine bağlı olan üzerlerinde sensörlerin bulunduğu ve loop olarak adlandırılan hatlar ve erken uyarı dedektölerine ilişkin müvekkile kesilen 21/11/2019 tarih ve 29.846,92 TL olmak üzere toplamda 64.861,08 TL masraf yaptığını, tüm bu masraflara ilişkin faturaların sunulduğunu, fazlaya dair hakkımız saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL'lik zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı tarafından açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafından iddia edilen zararın meydana gelmesine sebebiyet veren kısa devre, ...üzerinde bulunan ...Lojistik A.Ş. firması önünde bir martının elektrik hatlarında çarpılması sonucu hatların kopmasına neden olmasıyla meydana geldiğini, müvekkil OSB’nin bu konuda herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, davacı ... İplik ve Mensucat Sanayi ve Ticaret A.Ş. firması dava dilekçesinde yaşanan patlamaya ilişkin olarak ... Proje Müh. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından verilen 09/10/2019 tarihli raporda; davalıya ait panonun mevcut yönetmeliklere de uygun olmadığı belirtildiği yazıldığını, müvekkil kuruma ait panonun mevcut yönetmeliklere uygun olmadığına ilişkin bu tespitin kabulü mümkün olmadığını, davacı şirket tarafından Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesine delil tespiti için başvurulduğunu, mahkemenin 2019/74 D.İş sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda müvekkil kuruma yükletilen kusur oranına ve diğer tespitlere itiraz edildiğini, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesinden davacı şirketin tespit talebini içeren 2019/74 D.İş dosyasındaki müvekkil kuruma yükletilen kusuru kabul etmediklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı tarafından tazmini talep edilen tüm harcamaların davaya konu edilen olayla arasında nedensellik bağı mevcut olmadığını,müvekkil kurum, meydana gelebilecek bir olay neticesinde üçüncü şahıslara ait mallarda maddi zarar ve ziyanlar oluşması sebebi ile oluşacak zararlar için 7318708 poliçe numaralı 3. Şahıs sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalattığını, davanın müvekkil şirket aleyhine sonuçlanması halinde poliçe gereği sigorta şirketine rücu edileceğinden davanın ...Sigorta A.Ş. ’ne ihbarını talep ettiklerini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "bilirkişilerden trafoda oluşan kısa devre sonucu meydana gelen elektrik panosundaki patlamada davalı tarafın kusurunun bulunup bulunmadığı, patlamanın aşırı akımdan dolayı olup olmadığı, davalı tarafın kusuru var ise kusur oranı, davacı şirkette meydana gelen zararın tespiti,panoların mevcut yönetmeliklere uygun olup olmadığı, panolarda ‘parafudr’ bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararla patlama arasında illiyet bağı (bağlantı) bulunup bulunmadığı hususlarında rapor tanzim etmelerinin talep edildiği, bilirkişiler tarafından tanzim edilen kök ve ek raporda özetle, meydana gelen hasarda bir kasıt bulunmadığı, bu tür arızaların değişik yer ve zamanlarda meydana gelebildiği, davacının kusurunun olmadığı, davalının zorunlu yasal prosedür gereği alması gereken tüm önlemleri aldığı ancak sorumluluğu altındaki bu tür hatlarda benzer hasarların oluşma ihtimalini göz önüne alarak, enerji aldığı tarafı korumak adına, tavsiye niteliğindeki ilave koruma önlemlerini de alması gerektiği, davalı tarafın, kendi sorumluluğundaki YG hattına kuş çarpması sonucu meydana gelen hasarla doğrudan bağlantılı olduğu, davacı tarafın 64.860,58 TL hasarının karşılanması gerektiğinin belirtildiği gerekçesiyle 64.860,58 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesi ile; davaya konu olayın bir martının elektrik hatlarında çarpılması ile kısa devre sonucu hatların kopması nedeniyle meydana geldiğini, müvekkili kurumun bu olayda hiçbir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil kurum tarafından zorunlu yasal prosedür gereği alması gereken tüm önlemlerin alındığını, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği Madde-8.b, 1.3,iii)’de “Yeraltı kablolu şebekelerde, uygulanabildiğinde iç aşırı gerilimlere karşı parafudr veya arktan dolayı zarar oluşmayacak yerlerde eklatör(atlama aralığı) kullanılması tavsiye edilir.” İbaresi bulunmakta olup Elektrik Tesislerinde Topraklamalar Yönetmeliği “Madde 10’un c-Ölçme ve denetleme kısmı 6.1.1) Bütün şebeke şekilleri için yapılacak kontroller:” başlığı altında “Aşırı akım, hata akımı koruması, yalıtım kontrol düzenleri ve parafudrlar gibi koruma düzenlerinin, ilgili yönetmeliklerde belirtilen kriterlere uygun olarak seçilip seçilmediğinin kontrolü.” ibaresi mevcut olduğunu, yalnızca tavsiye edilen bir ekipmanın yerinde olmamasının bir kusur olarak görülmemesi gerekmekte olup, bu nedenle böyle nitelikte bir ekipmanın denetlenmesi ve kontrolünün yapılabilmesinin de söz konusu olamayacağını, kaldı ki, davacı şirketin panosunda da parafudr benzeri bir koruma ekipmanı bulunmadığını, nitekim, müvekkili kurum ile davacı taraf arasında arasında 20/12/2013 tarihli bir "Hizmet Sözleşmesi" imzalanmış olup, sözleşmenin "Özel Hükümler - Elektrik " başlıklı 21. Maddesinin "1- Müşterinin Sorumluluğu ve azami Güç" kısmında 3. ve 4. paragraflarında açıklandığı şekilde davacı tarafın da kendi tesislerinde gerekli koruma tesislerini yapması gerektiği, ilave koruma taçhizatının davacı tarafta da olması gerektiği hususu açıkça görüldüğünü, buna göre, kanunen zorunlu olmayıp yalnızca tavsiye niteliğinde tesis sahibinin inisiyatifine bırakılan koruma önlemlerinin alınmadığı gerekçesiyle tüm kusurun müvekkili kuruma atfedilip hasarın tamamından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bu nedenle işbu kararın İstinaf incelemesi ile kaldırılması gerektiğini, dosyada 28/02/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre de, "... meydana gelen hasarda bir kast bulunmadığı, YG dağıtım hattının teknik olarak asgari şartları sağladığı, zaman zaman dış etkenlerle bu tür kısa devre arızalarının değişik yer ve zamanlarda meydana gelebildiği, dolayısıyla bu durumun doğal bir olay olarak değerlendirilebileceği, tüm olayların 3-5 sn gibi çok kısa bir sürede meydana geldiği, bu süre içerisinde mevcut koruma rölelerinin hattın enerjisini kesmesiyle son bulduğu, hasarın sınırlı bir alanda oluşması ve elektrik çarpması kaynaklı can kaybının oluşmaması YG hattına bağlı koruma sistemlerinin devreye girdiğinin işareti olduğunu, parafudr türü koruma sistemlerinin kullanılmasının kanunen zorunlu olmayıp tavsiye niteliğinde tesis sahibinin inisiyatifine bırakıldığı, müvekkil kurumun zorunlu yasal prosedür gereği alması gereken tüm önlemleri aldığı" şeklinde tespitlerde bulunulmuş olup, patlama neticesinde meydana gelen zarar ile müvekkili kurum arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunduğunun belirtilmediğini, buna göre kanunen zorunlu olmayıp yalnızca tavsiye niteliğinde tesis sahibinin inisiyatifine bırakılan koruma önlemlerinin alınmadığı gerekçesiyle tüm kusurun müvekkili kuruma atfedilip hasarın tamamından sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Elektrik Dağıtım Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği - 26/1 "Kullanıcısının kendi hatasından kaynaklanmaması kaydıyla kullanıcıya ait teçhizatta ortaya çıkan ve dağıtım şebekesinden kaynaklanan hasara ilişkin zararın tazminini için kullanıcı tarafından dağıtım şirketine zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on) iş günü içerisinde talepte bulunabilir." maddesi gereği ise, davacı şirket tarafından müvekkil kuruma söz konusu arıza nedeniyle oluşan zararın tazmini hakkında başvuruda bulunulması gerekmektiğini, ancak davacı şirketin müvekkili kuruma böyle bir başvurusunun da bulunmadığını, Bursa 3. Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/74 D. İş numaralı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre, davacı şirket yönünden üretim tesislerine ait iç tesisatlarına selektif olarak günün teknolojik olanaklarının gerektirdiği elektriksel koruyucu güvenlik önlemlerinin alınması bu kapsamda zayıf akım sistemlerinin beslendiği panolarda ve tali tablolarda akım ve gerilim koruma rölelerinin takılı ve faal halde bulundurulmadığı, bu suretle hasarın büyümesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından %50 oranında kusurlu bulunduğu, buna göre, davacı şirketin panosunda da parafudr benzeri bir koruma ekipmanı bulunmamakta olup, dolayısıyla söz konusu hasarın meydana gelmesinde davacı şirketin de kusuru bulunduğunu, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile tüm bu hususlar göz ardı edilerek ve dosyadaki mevcut işbu delil hükme esas alınmayarak, ilaveten gerekçesi de hüküm kısmında belirtilmeden ve dosyada mevcut bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf incelemesi ile kaldırılması gerektiğini belirtmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, elektrik panosunda meydana gelen patlama neticesinde oluşan zarara ilişkin alacak istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yürütülen tahkikat kapsamında alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; "arızanın, bir kuşun (Martı olması mümkündür) ...önünde bulunan ve YG hattının sağa - sola ayrıldığı direğe konması esnasında kanatlarının, enerjili durumdaki iki tele aynı anda değmesi sonucu (su kuşu olduğundan üzerinin nemli olma ihtimali de yüksektir.) iki fazın kısa devre olması sonucu meydana gelmesi yüksek ihtimal olduğu, yüksek gerilim hattı olması ve yüksek derece güç taşıması nedeniyle şiddetli patlama, ışık, kablo erimesi, kopan çıplak kabloların sağa sola savrulması olağan bir durum olduğu, kısa devre sonucu kopan bir telin savrularak yakınındaki metal aydınlatma direğine teması ile direk gövdesi topraklama hattının enerjilenmesi ve oluşan yüksek akımı aydınlatma panosu ile onun enerji aldığı mahalde hasar oluşturması teknik olarak mümkün olduğu, tüm bu olayların 3-5 sn. gibi çok kısa sürede meydana geldiği, bu süre içinde mevcut koruma rölelerinin hattın enerjisini kesmesiyle son bulduğunun söylenebileceği, YG dağıtım hattının teknik olarak asgari şartları sağladığı, belli bölgelerde açıktan ve çıplak telle götürme zorunluluğu olduğundan zaman zaman dış etkenlerle bu tür kısa devre arızalarının meydana geldiğinin bilindiği, hasarın sınırlı bir alanda oluşması ve elektrik çarpması kaynaklı can kaybı oluşmaması YG hattına bağlı koruma sistemlerinin devreye girdiğinin işareti olarak algılanabileceği, yüksek kısa devre akımının aydınlatma panosuna ulaşarak burada ve fabrika içinde, enerji aldığı panoda meydana getirdiği hasarı önlemek için parafudr türü koruma sistemlerinin piyasada mevcut olduğu, ancak bunların kullanılmasının kanunen zorunlu olmayıp tavsiye niteliğinde tesis sahibinin inisiyatifine bırakıldığı, gerek dışarıdaki gerekse içerideki panolarda yasal mevzuat gereği zorunlu tutulan Alçak Gerilim sigorta ve kaçak akım rölelerinin bulunduğu, parafudr türü bir koruma cihazı takılmadığı, mevcut koruma cihazlarının da kısa devre akımının yüksek olması nedeniyle gerekli korumayı sağlayamadığının değerlendirildiği, sokak aydınlatması için ayrı bir AG hattı oluşturmak yerine en yakın fabrikalardan sayaçla enerji temin edilmesi uygulamasında, taraflar arasında bir sözleşme yapılması ihtimalinin yüksek olduğu, her ne kadar genel yasal mevzuatta zorunlu olmasa da Bursa OSB Müdürlüğünün, bu tür havai YG hatlarının yakınında tesis edilmiş AG metal sokak aydınlatma direkleri besleme panolarına, dışarıdan gelecek, yüksek kısa devre akımını geldiği ilk noktada kesecek şekilde bir sistem kurması gerektiğinin değerlendirildiği, dosya içinde yer alan, Bursa 3.Sulh Hukuk Mahkemesine sunulmuş, davaya ilişkin 27/11/2019 tarihli Bilirkişi Tespit Raporunda geçen "dosyaya sunulan onarım faturaları gözetilerek yapılan değerlendirmeler sonucu hesaplanan toplam tutar KDV dahil ceman 64.860,58 TL'ye tekabül etmektedir." ifadesine katıldıklarını, meydana gelen hasarda bir kasıt bulunmadığı, bu tür arızaların değişik yer ve zamanlarda meydana gelebildiği, davacının bu olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, davalının zorunlu yasal prosedür gereği alması gereken tüm önlemleri aldığı ancak sorumluluğu altındaki bu tür hatlarda benzer hasarların oluşma ihtimalini göz önüne alarak, enerji aldığı tarafı korumak adına, tavsiye niteliğindeki ilave koruma önlemlerini de alması gerektiği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dosya kapsamı içerisindeki bilgi ve belgeler, ilk derece mahkeme gerekçesinde dayanılan deliller ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; hükme esas alınan konusunda uzman bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunun bilimsel ve gerekçeli olup raporda,davacının bu olayda herhangi bir kusurunun olmadığı, davalının sorumluluğu altındaki bu tür hatlarda benzer hasarların oluşma ihtimalini göz önüne alarak, ilave koruma önlemlerini de alması gerektiği belirtilmiş olmakla; ilk derece mahkemesi kararı ve gerekçesi yerinde olduğundan ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ek kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.430,62 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.107,65 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.322,97 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 12/02/2025
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ...