Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/302 E. 2025/1672 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/302
Karar No
2025/1672
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/302

KARAR NO : 2025/1672

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/09/2021

NUMARASI : 2016/1232 Esas - 2021/539 Karar

DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025

Taraflar arasındaki Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı bankanın Kalamış Şubesi nezdinde hesap sahibi olduğu, şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, bütün işler için, bizzat yetkili ile gerçekleştirilmesi zorunluluğunun bulunduğu, bu gerekliliğe rağmen davalı bankanın Kalamış Şubesi yetkililerinin basiretsiz davranarak ...’nın bilgisi dışında talep edilen çek koçanlarını teyit dahi almaksızın hiçbir sıfatı olmayan ...’a teslim etmeleri neticesinde maddi zarar meydana geldiği, bankacılık uygulamalarında hesap sahibinin çek karnesi talep etmesi halinde bu talebin gerçekliğinin araştırılmasının ilk aşama olduğu, hesap sahibinin gerçekten çek karnesi talep ettiği tespit edilir ise, bu defa basılan çek karneleri bizzat şirket yetkilisine yada görevlendirdiği vekiline teslim edilmesinin gerektiği, somut olayda ise müvekkilinden hiçbir şekilde teyit alınmadığı gibi haber verme gereği dahi hissedilmeden basılan çek karneleri ...’a teslim edilmiş bulunduğu, müvekkilinin imzasını taşımayan çek teslim tutanağı ile teslim olunan çeklerden yine müvekkilinin imzası olmadığı halde, ödeme yapılan- 20.06.2016 tarihli/ ... nolu ve 17.000 TL tutarlı çek ile, 20.06.2016 tarih/ ... nolu ve 22.300 TL tutarlı çekler olduğu, anılan çekler ile alakalı teyit alınma zorunluluğu olduğu halde, teyit alınmadan ödeme yapılmış ve imza müvekkiline ait olmadığı halde müvekkilinin kabul edilerek maddi zarar oluşturulduğu, somut olayda müvekkiline kusur atfedilmesinin, hukuken imkansız olduğu, zira haberi olmadığından, olaya müdahalede bulunamadığı, banka kayıtlarında ...’nın şahsi cep telefonu ve şirket e-posta adresi tanımlı olduğu halde hiçbir bilgi ulaştırılmadığı, davalı banka Kalamış Şubesi’nin çalışanları ile irtibata geçen ...’un müşterek eylemleri neticesinde davacı şirketin zarara uğratıldığı, açıklanan nedenlerle davalı banka şubesi nezdinde davacıya ait hesaplar ile ilgili olarak gerçekleştirilen usulsüz işlemler nedeni ile uğranılan maddi tazminatın şimdilik 10.000 TL’sının ileride arttırma haklarının saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsilini ve davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu çeklere ilişkin, çek karnesinin ...’a teslim edilmediğini, davacı tarafın talimatı doğrultusunda ...’a teslim edildiğini, davacı tarafın, çek karnesinin kendisinden teyit alınmaksızın ...’a teslim edildiğini ve iki çekin ödendiğini, çeklerden haberi olmadığı için müdahale edemediğini belirttiği oysa dava konusu çeklere ilişkin çek karnesinin, davacının talimatı ile bilgisi dahilinde ... isimli şahsa teslim edildiğini, iş bu çeklerden 5 tanesinde iptal kodu, 3 tanesinde tahrifatlı kodu bulunmakta olup, diğer 17 adet çekin ödendiğini, davacı tarafın diğer çeklere ilişkin herhangi bir itirazda bulunmayıp ödeme yaparken işbu 2 adet çeke itiraz etmesinin haksız olduğunu, ayrıca davacı tarafın, bugüne değin işbu çek karnesinin teslimatına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkili banka tarafından, davacının talimatı ile bilgisi dahilinde çek karnesi teslim edilmiş olup davacı tarafın çeklerden haberdar olmadığına ilişkin iddialarının dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın 227351 ile başlayan çeklerine ilişkin çek karnesinin, davacının yazılı talimatı gereğince, ... isimli şahsa teslim edildiğini, davacı tarafın ...’a teslim edildiğini belirttiği çek defterinin, 227351 ile başlayan 227375 ile biten çek karnesine ilişkin olduğu, ... isimli şahısın, 28.07.2016 tarihinde bankaya gelerek davacının yazılı ıslak imzalı talimatını bankaya sunduğunu, müvekkili banka tarafından imza kontrolü yapıldığını ve davacının imzası ile talimat üzerinde yer alan imzanın uyumlu olması nedeni ile çek karnesinin teslim edildiğini, davacı tarafın, müvekkili bankaya işbu çek karnesinin teslimatına ilişkin bilgisi olmadığını ilettiğini ve Savcılığa ... hakkında şikayette bulunduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2016/110658 Sor. numaralı dosyası ile işbu çeklere ilişkin ödeme yasağı kararı verildiğini, kararın müvekkili banka kayıtlarına işlendiğini, işbu çek karnesine ilişkin herhangi bir çek ödemesi yapılmadığını, dolayısıyla davacının herhangi bir zararının bulunmadığını, davacı tarafın dava konusu ettiği çeklere ilişkin itirazını ise daha önce müvekkili Bankaya iletmediğini, dava ile haberdar olunduğunu, davacı taraf gerek Savcılık şikayetinde gerekse de müvekkilim Bankaya yaptığı olduğu itirazlarda işbu çeklere ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu aşamadan sonra davacı tarafın itirazda bulunabilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu uyuşmazlıkta müvekkili bankanın kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte yargılama sonunda müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesi ihtimali söz konusu olduğunda, ... numaralı çek bedelinin ödendiği, ... numaralı çek bedelinin ödendiği, dava konusu çekin ibraz edildiği tarihte ödenmemesine ilişkin herhangi bir mahkeme/savcılık kararı bulunmadığı, müvekkili banka tarafından üzerine düşen tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline

karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Dava dosyasında mübrez, davacı Depom İnşaat Malzemeleri Müh. Taah. Madencilik Nak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından imza ve kaşe edilmiş olan, üzerinde ... ismi bulunan, 15.01.2016 tarihli talimat yazısında ... Kalamış Şubesi Müdürlüğü'ne hitaben; “Şubenizden firmamıza ait 10 yapraklı çek koçanının firma personelimiz ... TC Kimlik no'lu ...'a teslim edilmesini rica ederiz.” ifadeleri yer almaktadır. 15.01.2016 tarihli çek teslim belgesinde; 0226651'den 0226675'e kadar seri numaralı çek yapraklarının ... tarafından teslim alındığı görüldüğünü, Davalı banka kayıtları üzerinde tarafımdan yapılan incelemelerde; dava konusu edilen ... numaralı çekin bedelinin 22.300,00-TL ve ... numaralı çekin bedelinin 17.000,00 TL olduğu, her ikisinin ödeme tarihinin 20.06.2016 olduğunun görüldüğü, dava konusu edilen çeklerin içinde bulunduğu çek koçanlarınında, dava konusu edilen çeklerden daha önceki tarihlerde ... numaralı çekin bedelinin 4.099,00-TL, 226659 numaralı çekin bedelinin 40.000,00 TL, 226651 numaralı çekin bedelinin 60.000,00 TL ve ... numaralı çekin bedelinin 60.000,00 TL olduğu; ödeme tarihlerinin sırası ile 15.04.2016, 20.04.2016, 02.05.2016 ve 30.05.2016 tarihleri olduğu, dolayısıyla söz konusu çeklerin ödeme tarihlerinin, dava konusu edilen çeklerden daha önce olduğunun görüldüğü, Davacı vekili 27.03.2017 tarihli cevaba cevap dilekçesinde; “Beşiktaş 22.Noterliği'nin 10.08.2016 tarih ve ... yev nolu ihtarnamesi ile olayın davalı bankaya bildirildiğini ancak ne yazık ki olumlu cevap alınamadığını, bu ihtarname kapsamında davalı bankanın savunmalarında gerçek dışı beyanda bulunduğunun somut bir şekilde ortaya çıktığını, ayrıca davalı bankaya Beşiktaş 22.Noterliği'nin 15.08.2016 tarih be .. yev nolu ihtarnamesi ile ikinci kez bildirimde bulunulduğunu” belirttiği ancak dava konusu edilen ... numaralı ve ... numaralı çeklerin ödeme tarihlerinin 20.06.2016 olduğunun görüldüğü sonuç olarak, tarafların beyanları, deliller ve tarafların dosyaya sunduğu delillerin incelenmesi sonucunda, dava konusu edilen ... numaralı çekin bedelinin 22.300,00 TL ve ... numaralı çekin bedelinin 17.000,00 TL olduğu, her iki çekin ödeme tarihinin 20.06.2016 olduğu, dava konusu edilen ... numaralı ve ... numaralı çeklerin içinde bulunduğu çek koçanlarınında toplam 17 adet çek için ödeme yapılmış olduğu, dava konusu edilen çeklerden daha daha önceki tarihlerde 15.04.2016 tarihinde ... numaralı çek için 4.099,00 TL, 20.04.2016 tarihinde 226659 numaralı çek için 40.000,00 TL, 02.05.2016 tarihinde 226651 numaralı çek için 60.000,00 TL ve 30.05.2016 tarihinde ... numaralı çek için 60.000,00 TL ödeme yapılmış olduğu, dava konusu edilen ... numaralı ve ... numaralı çeklerin içinde bulunduğu çek koçanlarının 15.01.2016 tarihinde ... tarafından teslim alındığı ve dava konusu edilen ... ve ... numaralı çeklerin bedelinin 20.06.2016 tarihinde ödendiği, her ne kadar, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 17.02.2020 tarihli raporunda, 22.300,00-TL bedelli olan ... numaralı çekin üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığının belirtilmiş ise de, Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi içerisinde yer alan 8.4 maddesinde; “Müşteri'nin keşide ettiği çeklerin takasa ibraz edilmesi halinde, Bankalar arası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği ve bankalar arasında imzalanan ilgili protokol hükümleri ve elektronik takas sistemi itibarı ile, çek aslının görülmemesinden ötürü çek, çekteki imza ile Banka nezdindeki imza karşılaştırılmadan işleme alınacaktır.” maddesinin yer aldığı, davalı bankanın sözleşme çerçevesinde değerlendirildiğinde ... ve ... numaralı çekin ödeme prosedürü açısından sorumluluğuna uygun davrandığı ve buna göre iddiaların ispat edilemediği anlaşılmakla, davanın reddine ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme talebi olmasına rağmen 14/01/2021 tarihli Bilirkişi raporu düzenlenirken müvekkilinin defterlerinde bir inceleme yapılmadığını, tek taraflı olarak sadece davalı tarafın incelemesinin yapıldığını, bu yönüyle bilirkişi raporunun eksik ve tek taraflı inceleme yapıldığı için kabul edilemeyeceğini, bu rapora dayanan Mahkeme kararının da hatalı olduğunu, bu bağlamda bilirkişi raporu ve mahkeme sadece 2 adet çek üzerine yoğunlaşmış ve sadece bu çeklerin hesaptan çıktığı yönünde tespitlerde bulunduğunu, davaya konu olan çek koçanlarının yetkisiz bir kişiye hiçbir talimat olmadan teslim edilmiş olması hakkında hiçbir yorum getirilmediğini, bilirkişinin sadece 2 adet çek üzerinde yoğunlaşmış olmasına rağmen bunları da birbirine karıştırdığını, çek numaralarını karıştırdığını, tutarları karıştırdığını ve çelişkili bir rapor düzenlediğini, bilirkişinin kendisine tevdi edilen görevi titizlikle yapmadığını ve maddi hatalarla dolu bir rapor düzenlendiğini, böyle karışıklık ve yanlışlıklarla düzenlenen bir raporun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davalı bankanın gerçekten çok büyük ihmaller içerisinde bulunduğunu ve müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin uğradığı maddi zarar, ciro kaybı ve kar mahrumiyeti konularında bir inceleme yapılmadığını ve müvekkilinin defter ve kayıtlarının da incelenmediğini, açıklanan nedenlerle İlk derece Mahkemesi kararının bozulmasını ve Müvekkilinin ticari defterlerinin de incelenerek ciro kaybı, kar mahrumiyeti ve maddi zarar gibi taleplerinin de incelenmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :Dava, davalı banka tarafından davacı şirket yetkilisi olmayan çalışanına çek koçanının teslim edilmesi ve sahte imzalı çekler için ödeme yapılması nedeniyle oluştuğu iddia edilen zararın davalı bankadan tazmini talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafça, çek karnelerinin bizzat şirket yetkilisine ya da görevlendirdiği vekiline teslim edilmesi gerektiği, hiçbir talimat olmadan, teyit alınmaksızın ve haber verilmeksizin basılan çek karnelerinin şirket yetkilisi olmayan ...’a teslim edildiği, davacı şirket yetkilisinin imzası olmadığı halde ... ve ... nolu çeklerle alakalı teyit alınmadan ödeme yapıldığı, bu nedenlerle maddi zarar meydana geldiği iddia edilmiş; davalı tarafça, davacının talimatı ile bilgisi dahilinde, davacının imzası ile talimat üzerinde yer alan imzanın uyumlu olması nedeni ile çek karnesinin teslim edildiği, bu çek karnesine ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığından davacının bir zararının bulunmadığı, ... ve ... numaralı çeklerin ödemesinin yapıldığı tarihte herhangi bir mahkeme/savcılık kararı bulunmadığı, bankanın üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği savunulmuştur. Dosyada fotokopisi mevcut 28.07.2016 tarihli "çek beyannamesi" başlıklı yazıda davalı banka nezdinde bulunan hesaba bağlı olarak çek defteri verilmesi yönünde bir talepte bulunulduğu, belge üzerinde davacı şirket kaşesi ve imza bulunduğu; aynı tarihte başka bir belge ile davacı şirkete ait 25 yapraklı çek koçanının davacı şirket personeli olan ...'a teslim edilmesine ilişkin talepte bulunulduğu, bu belge üzerinde de davacı şirket yetkilisi olan ... ismi ile şirket kaşesi ve imza bulunduğu, anılan belgeler kapsamında dava dışı ...'a 0227351 ile 0227375'e kadar seri numaralı çek yapraklarının teslim edildiğine ilişkin davalı banka tarafından 28.07.2016 tarihli bir belge tanzim edildiği, belgenin ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Dosya kapsamına göre İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/110658 sayılı soruşturma dosyasında, ... ve dava dışı kişiler hakkında nitelikli dolandırıcılık, evrakta sahtecilik suçları hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle davalı banka tarafından ...'a teslim edilen 0227351 ile 0227375'e kadar seri numaralı 25 adet çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiği, 17 adet çekin davacıya iade edildiği ihtilafsızdır. Davalı banka cevabı yazısında, 0227356 seri numaralı çekin 11.08.2016 tarihinde ibraz edildiğini, 65.000 TL tutarındaki bu çekin aslının soruşturma dosyasına alındığını, ... seri numaralı çekin ise Ziraat Bankası tarafından 29.08.2016 tarihinde takas merkezine ibraz edildiğini ancak keşideci imzası uyumsuz olduğundan iade edildiğini, bu çekin kim tarafından ibraz edildiğinin ve çekin aslının / fotokopisinin ilgili bankadan istenilmesi gerektiğini, bu iki çek dışında kalan 23 çekin ibrazına rastlanmadığını belirtmiştir.Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir (Battal, Ahmet; Güven Kurumu Nitelendirmesi Işığında Bankaların Hukuki Sorumluluğu, Ankara 2001, s. 106). O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. Bu itibarla, bankacılık işlemi dolayısıyla meydana gelen bir zararda müşterinin kusuru var ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112.maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür. Bir kredi ve güven kurumu olan dolayısıyla yaptığı işin niteliğine göre diğer tacirlerden daha dikkatli ve basiretli davranması gereken davalı bankanın 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 18. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Ancak bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklılık arz etmektedir. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır.Somut olayda davacı, 0227351 ile 0227375'e kadar seri numaralı çek yapraklarının ...'a teslimine dayanak olan 28.07.2016 tarihli "davacı şirkete ait 25 yapraklı çek koçanın davacı şirket personeli olan ...'a teslim edilmesi" talimatı içeren yazı altındaki imzayı inkar etmiş olup, 28.07.2016 tarihli belge aslı dosyaya kazandırılarak belge altındaki imzanın davacı şirket yetkilisine aidiyeti konusunda HMK'nın 211. Maddesi uyarınca imza incelemesi yapılarak sonuca gidilmediği gibi taraflar arasında çek koçanının teslimine ilişkin uygulamanın ne şekilde olduğu, talimatların ne şekilde verildiği, çek koçanı teslimine ilişkin talimatların telefon veya başka yöntemlerle teyidi yönünde bir anlaşma veya teamül bulunup bulunmadığı, taraflar arasında şirket yetkilisi olmayan kişilere çek karnesi/koçanı teslim edilmesi şeklinde bir uygulama oluşup oluşmadığı, davacı şirketin yapılan işlemlere muvafakat edip etmediği yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanısıra davalı bankanın 07.11.2018 tarihli yazısı değerlendirilerek, davacı şirket çalışanı ...'a teslim edilen 25 çekten davacıya iade edilen 17 çek haricindeki çekler için ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmak ve bu çeklerden 227356 seri numaralı çek hakkındaki İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ilamsız icra takibine ilişkin icra dosyası celp edilmek suretiyle bu çekler nedeniyle bir zarar doğup doğmadığı konusunda da mahkemece herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Bu nedenle davacının, 28.07.2016 tarihinde şirket çalışanı ...'a teslim edilen çek koçanı nedeniyle oluştuğunu iddia ettiği zarar istemi hakkında mahkemece istinaf incelemesine konu kararda hiçbir gerekçeye yer verilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Diğer yandan davalı banka kayıtlarına göre dava konusu edilen ... ve ... seri numaralı çeklerin içinde bulunduğu çek koçanlarının 15.01.2016 tarihinde şirket çalışanı ... tarafından teslim alındığı, ... seri numaralı çekin davalı banka şubesine ibraz edilerek çek bedelinin 20.06.2016 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/110658 sayılı soruşturma dosyasında şüpheli olarak ifadesi alınan ... adına düzenlenen ... seri numaralı 22.300 TL bedelli çek ve ... adına düzenlenen ... seri numaralı 17.000 TL bedelli çek yönünden eldeki davada imza incelemesi yapılmış olup , dosya kapsamına alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ... seri numaralı çekteki keşideci davacı şirket adına atılan imzanın kuvvetle muhtemel davacı şirket yetkilisinin eli ürün olduğu , ... seri numaralı çekin ise davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığı belirtilmiştir. Bu durumda ... seri numaralı çekteki keşideci imzasının kuvvetle muhtemel davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olduğu anlaşılmakla, bu çek hakkında yapılan ödeme nedeniyle davalı bankanın herhangi bir sorumluluğu yoktur.Ancak keşideci imzasının sahte olduğu tespit edilen ... seri numaralı çekin takas odasına ibrazı sonrasında çek bedelinin ödendiği anlaşılmakta olup, taraflar arasında imzalanan 03.06.2013 tarihli Çek Hesabı Açılış Sözleşmesinin 8.1. maddesinde davacının keşide ettiği çeklerin takasa ibraz edilmesi halinde, Bankalar arası Takas Odaları Merkezi Yönetmeliği ve bankalar arasında imzalanan ilgili protokol hükümleri ve elektronik takas sistemi itibarı ile çek aslının görülmemesinden ötürü çekin, çekteki imza ile Banka nezdindeki imza karşılaştırılmadan işleme alınacağı kararlaştırılmış ise de anılan sözleşme hükmü, hafif kusurlarından dahi sorumlu olan bankaların bu sorumluluğunu kaldırmaya yönelik sözleşmelerin geçersiz olacağına ilişkin TBK'nın 115/3 ve 116/3. madde hükümleri karşısında davalı bankanın sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. TTK'nın 12. maddesinde "sahte veya tahrif edilmiş bir çeki ödemiş olmasından doğan zarar muhataba ait olur; meğerki, senette düzenleyen olarak gösterilen kişiye, kendisine verilen çek defterini iyi saklamamış olması gibi bir kusurun yüklenmesi mümkün olsun" şeklinde bir düzenleme mevcut olup, anılan düzenlemeye göre keşideci imzasının sahte olduğu tespit edilen çek hakkında TTK'nın 812.madde kapsamında davalı bankanın sorumlu olup olmadığı değerlendirilerek sonuca göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.Ayrıca davacının çek karnesiyle ilgili aynı sebeplere dayanarak aynı nitelikte başka bir banka aleyhine açtığı İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1268 Esas sayılı dava dosyasında verilen kararın İstanbul BAM 13.Hukuk Dairesinin 2022/568 Esas ve 2024/1497 Karar sayılı kararı ile kaldırılmış olduğu gözetildiğinde hukuki güvenilirlik ilkesi uyarınca aynı nitelikteki uyuşmazlığa ilişkin farklı kararların önüne geçmek amacıyla anılan dosyanın da celp edilerek bir değerlendirme yapılması gerekir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

KARAR :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/302, K. 2025/1672, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-302-e-2025-1672-k-5ddc7d5f3324