İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/493 E. 2025/897 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/493
Karar No
2025/897
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/493 Esas KARAR NO:2025/897

DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :27/08/2024 KARAR TARİHİ:20/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVACI İDDİASI VE TALEP: Müvekkili ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin, yol-yardım faaliyeti konusunda uzman, alanının en iyilerinden olan, tecrübeli, üst düzey bir yol-yardım şirketi olduğunu, davalı şirket yetkilisi ...'ın müvekkili arayarak yol-yardım konusunda çözüm ortağı olacak şirketin belirlenmesi için bir ihale yapacaklarını, katılım sağlamak isteyip istemediğini sorduğunu, müvekkil şirket yetkilisi ...'nin, şirket olarak ihaleye katılım sağlamak istediklerini bildirdiğimi, davalı şirket, "e-ihale süreci daveti" başlıklı "..., ...” mail adresinden müvekkil şirket yetkilisi ...'nin ...(â)... uzantılı mail adresine ulaşarak, Müvekkil şirketi e-ihale sürecine davet ettiğini, mail davetinde, İhale no: 1445, başlangıç tarihi 29.04.2024 tarihi olduğu bilgisi verildiğini ve kendisine ihale şartnamesi gönderildiğini, davalı şirket yetkilisi ...'ın, yine davalı şirket yetkilisi ...'in de bilgide olduğu mailde, canlı ihale duyurusu paylaşımı yaptığını ve ihaleye https://... üzerinden erişim sağlanabileceğini belirttiğini, müvekkil şirketin, 26.4.2024'te yol-yardım konusunda çözüm ortağı olacak şirketin belirlenmesi için yapılan ihaleye katıldığını ve dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerle karşılaştığını, davalı şirket çalışanı ...'ın, müvekkil şirket yetkilileri ile 2024 yılı Mayıs dönemi ihale duyurusunu paylaşması üzerine, müvekkil şirket yetkilileri tekliflerini sisteme yazarak gönderdiklerini, 26 Nisan Cuma günü ihale kapanarak tamamlandığını,, müvekkile ihale sonrası, ihaleyi kazandığına ilişkin bir sürü tebrik telefonu geldiğini, tüm piyasa ihaleyi müvekkilin kazandığını bildiğini, ne olduysa davalı firma, ihaleyi kazanan müvekkile işi vermekten vazgeçtiğini ve yine piyasadaki herkesin bildiği ve şirket kayıtlarından da görüleceği üzere ihale öncesinde de çalıştığı yol-yardım şirketi olan ... ... firmasına işi verdiğini, üstelik ... ... firması ihaleye katılmadığını, davalı şirkete 07.06.2024 .... Noterliği'nin ... Sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarname davalıya e-tebliğ yapıldığı halde, davalı tarafından hiçbir cevap verilmediğini, tüm ihale süreci değerlendirildiğinde, ihaleyi kazanacak şirketin baştan belirlendiği, ihalenin amacının dışına çıktığı son derece açık ve net olduğunu, bu hukuka aykırı ihale sürecinden dolayı, müvekkil maddi ve manevi zarara uğradığını, ihaleden sonraki süreçte en düşük teklifi verip, normal şartlarda ihaleyi kazanmış olmasına rağmen ihale konusu iş verilmeyen müvekkilin durumunu mevcut iş çevresi duyduğunu, hali hazırda iş yaptığı tedarikçiler, bunların anlaşmalı olduğu diğer filo ve sigorta şirketleri durumu öğrenince müvekkile karşı olan güvenleri sarsıldığını, hiç kusuru olmayan müvekkille ilgili kafalarda soru işareti oluştuğunu, bu süreçte ... Sigorta isimli sektörün önemli firmaları ihale açtığını, fakat müvekkili davet etmediklerini, müvekkilin çağrılmadığı bu ihalelerden dolayı uğradığı zararın en az 30 milyon TL olup, devam eden süreçte hali hazırda katılamayacağı ihaleler düşünülürse, davalı şirket tarafından hukuka aykırı olarak maruz kaldığı bu davranıştan ötürü zararı 80 milyon TL'ye kadar çıkacağını, müvekkilinin maddi zararının fatura vs. gibi somut delillerle ispatı zor olmakla, maddi zarara uğradığı son derece açık ve net şekilde ortada olduğunu, fakat asıl önemli olan, manevi zararı olduğunu, müvekkilinin ciddi anlamda manevi zarara uğradığını beyan ederek davalı şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 55. Maddesi gereği dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri nedeniyle, dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son vermesi, haksız rekabetin önlenmesine ilişkin kararın Türkiye'deki en yüksek tirajlı gazetede ilan ettirilmesi, ihtiyati tedbir kararı verilmesi, müvekkilin uğramış olduğu 250.000 TL manevi zararın tazmini ile yargılama gideri ve karşı vekalet ücretinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVALI CEVABI : Müvekkili davalı ... Anonim Şirketinin, uzun yıllardır araç kiralama sektörünün önde gelen firmalarından olup, kurumsal bir firma olmanın gerektirdiği şekilde, ilke ve prensiplerine bağlı olan profesyonel bir şirket olduğunu, müvekkil şirket tarafından yol yardım sektöründe tecrübeli bir firma ile çalışmak ve iyi bir fiyat almak amacıyla ihale yapılmasına karar verildiğini, müvekkil sulüne uygun duyurular yapıldığını, her aşamada mevzuata uygun bir şekilde hareket edildiğini, söz konusu ihalenin ilk defa yapılıyor olması sebebiyle daha detaylı teklif alabilmek ve sağlıklı kıyas verileri elde edebilmek adına ihale tekrarlandığını, ihale usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirilip kazanan firmaya gerekli bildirimler yapıldığını, davacı tarafın kendilerine ihaleyi kazandıklarına ilişkin bildirimde bulunulduğunu iddia etmekteyse de, bu iddialarına dayanak teşkil edecek bildirime dair herhangi bir delil sunamadığını, cevap dilekçesi ekinde sunmuş oldukları ihale duyurusunda da görüleceği üzere; "13. ... ihaleyi geçersiz kılma, iptal ve tekrar etme ile gerek görülmesi halinde ihaleye ek turlar düzenleme hakkına sahiptir. Bu nedenle ihale sonucunda kazandığını belirten yazılı iletişim kesin sonuç olarak kabul edilecektir." Şeklinde olduğunu, davacı tarafa ihaleyi kazandığına dair bir bildirim yapılmamış olup davacının iddiaları gerçeğe dayanmadığını, doktrinde, haksız rekabet, dürüstlük kuralına aykırı olarak ekonomik düzeni bozan ekonomik düzenin aktörlerinin aleyhine sonuçlar doğurmaya yönelik olan fiiller olarak açıklandığını, bu kapsamda rakipler arasında hakkaniyetli ve haksızlık içermeyecek rekabetin korunması için TTK uyarınca özel düzenlemeler getirildiğini, bilindiği üzere, TTK madde 54 bütün katılanların menfaatini, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasını hedefler ve “rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranış ile ticari uygulamalar”ın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ifade ettiğini, davacı tarafından manevi tazminat talep edildiğini, ancak manevi tazminat talebinin kabul edilebilmesi için öncelikle maddi bir zarar doğmuş olması ve bu zararın oluşmasına diğer tarafın kusurlu davranışıyla sebep olması gerektiğini, bununla beraber, maddi tazminat davasının kabulü davacının somut bir zarara uğramış olmasını ve dava konusu fiil ile zarar arasında nedensellik bağının mevcudiyetini gerektirdiğini, gerek zararın, gerekse haksız rekabete yol açan fiil ile zarar arasındaki nedensellik bağının mevcudiyetini ispat yükü davacıda olduğunu, müvekkil şirket tarafından yayınlanan ihale duyurusu madde 13'te de görüleceği üzere; "13. ... ihaleyi geçersiz kılma, iptal ve tekrar etme ile gerek görülmesi halinde ihaleye ek turlar düzenleme hakkına sahiptir. Bu nedenle ihale sonucunda kazandığını belirten yazılı iletişim kesin sonuç olarak kabul edilecektir." ihale usulüne uygun bir şekilde yapıldığını, duyuruya uygun bir şekilde süreç yönetildiğini, davacıların iddialarının aksine; ihaleye katılan ve kazanan Firma'ya (... ...) duyuruda öngörülen usul ve şartlara uygun bir şekilde yazılı bildirimde bulunularak anlaşma sağlandığını, ihale duyurusunda açıkça belirtildiği üzere, müvekkil şirketin ihaleyi iptal etme, geçersiz sayma ve ek turlar düzenleme hakkı bulunduğunu, bu kapsamda, müvekkil şirket tarafından yapılan tüm işlemler hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, ihalenin geçersiz sayılması ya da yeni turların düzenlenmesi tamamen duyuru şartlarına uygun olup, davacının bu sürece yönelik herhangi bir itirazı hukuken geçerli olmadığını, davacı tarafın, ihale sürecinden kaynaklanan maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ettiğini, ancak, davacının manevi zarar iddiası somut delillerle desteklenmediğini, piyasa itibarının zedelendiği ya da ticari kayba uğradığına dair bir kanıt sunulmadığını, ayrıca, maddi zarar iddiaları da yeterince desteklenmemekte ve TTK'nın 54. maddesinde tanımlanan haksız rekabet koşullarının sağlanmadığı görüldüğünü, davacının, müvekkil şirket tarafından kendisine ihaleyi kazandığına dair telefonla bilgi verildiğini iddia ettiğini, ancak, ihale sonucunun kazanan tarafa yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olduğunu, işbu hususun müvekkil şirketin yayınlamış olduğu ihale duyurusunda da açıkça bildirildiğini, asla kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydıyla; davacının usulüne uygun olmayan bildirimin varlığını iddia edip dayanak göstererek bundan haksız rekabet fiilinin işlendiğine ilişkin taleplerde bulunması hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, kaldı ki, davacıya kazandığına ilişkin bir yazılı bildirim de yapılmadığını, davacının iddiaları tamamen soyut olup, ihaleyle ilgili herhangi bir haksız rekabetin veya hukuka aykırılığın varlığına dair somut bir delil sunulmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği anlaşıldı. Bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 16/09/2025 tarihli raporunda; Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olduğu, Somut olayda belirtildiği üzere davalının bazı süreleri planlanan bitiş saatinden önce kapatması ve bazı ihaleleri iptal etmesi, davacının ilgili ihalelere girerek teklif vermesi, davalının ihaleleri güncellemesi, bazı ihalelerde teklif aşamasının çok kısa sürede kapanması ve iptal edilmesi, katılımcıların fiilen teklif verme süresini tam olarak kullanamaması, e-ihale süreçlerinde standart ve öngörülebilir akışın sağlanamaması, bazı ihale süreçlerinin olağan dışı kapanması veya iptal edilmesi dolayısıyla katılımcıların teklif sunma imkânlarının kısıtlanması, TTK m. 18/2 uyarınca basiretli davranma yükümlülüğü altında bulunan davalı fiillerinin TTK m. 54/2 gereğince haksız rekabete neden olduğunu gösterdiği, Dosyadan davacının maddi ve manevi zararına dair herhangi bir belgenin varlığı anlaşılamadığını beyan etmiş, davalı fiillerinin haksız rekabet eylemi teşkil ettiği kabulünün takdirinde bulunduğu kanaatine varılmış. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil ediyorsa bu eylemlerinin tespiti ile ortadan kaldırılmasına ve önlenmesine, zararlarının telafisi amacıyla 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, TTK 59 maddesi uyarınca kararın Türkiye çapında traji en yüksek gazetede ilan ettirilmek suretiyle yayınlanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. Dosyada yapılan yargılama, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 6102 sayılı TTK' nun 54 ve devamı maddeleri ile haksız rekabet düzenlenmiş, 54. maddede "(1) Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir. Yasanın 56. Maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşılaşanın açabileceği davalara yer verilmiştir. Somut olayda, davalının 26/04/2024 Tarihli yol-yardım konusunda çözüm ortağı olacak şirketin belirlenmesine ilişkin yaptığı ihalede haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin bulunduğu, ihale konusunda haksız rekabet uzmanı bilirkişi marifetiyle sistem üzerinde yerinde inceleme neticesinde e-ihale sistemine ait log kayıtları ve platform arayüzüne ilişkin bulgular, bazı ihale süreçlerinde bitiş tarih ve saatlerinin birden fazla kez kısa aralıklarla değiştirildiğini, bazı süreçlerin planlanan bitiş saatinden önce kapatıldığını ve bazı ihalelerin ise iptal edildiğini ortaya koyduğu, yine davacı firmanın ilgili ihalelere ilişkin sisteme giriş yaparak teklif verdiği, tekliflerini güncellediği ve belgeleri görüntülediği açıkça tespit edildiği, bununla birlikte, bazı ihalelerde teklif aşamasının çok kısa süre içinde kapandığı veya iptal edildiği, katılımcıların fiilen teklif sunma sürecini tam anlamıyla kullanamadığı belirlendiği, sistem üzerinde yalnızca davacı kullanıcı hesabına ait tekliflerin görüntülenebildiği, diğer katılımcıların teklif bilgilerinin erişilebilir olmadığının gözlemlendiği, davalı tarafından yapılan e-ihale süreçlerinde standart ve öngörülebilir bir akışın sağlanamadığı, bazı ihale süreçlerinin olağandışı şekilde erken kapatıldığı veya iptal edildiği, bu durumun katılımcıların teklif sunma olanaklarını sınırladığı anlaşılmakla davalının eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğu bilirkişi raporu ile sabittir. TTK 'nın 54. maddesinde "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " denilmiştir. Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ilgili ticari uygulamalar başlıklı TTK.nun 55/1maddesi “aşağıda sayılan haller haksız rekabet hallerinin başlıcalarıdır: 1- e “...iş şartlarına uymamak, özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur.” TTK. 56 /1 “Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a-Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b-Haksız rekabetin men’ini ., d-kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini isteyebileceği düzenlenmiştir.Bu davalardan haksız rekabetin tespiti, men’i ,ref’i davaları bakımından, zarar tehlikesinin varlığının davacı tarafça ispatı yeterli görülmüş, ancak maddi ve manevi tazminat davaları bakımından davacının zararı ve miktarını TBK 50 maddesi gereği ispatı gerektiği düzenlemesine yer verilmiştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD. 2012/8581 E., 2014/726 K.) Somut olayda, tarafların ticari durumları, faaliyette bulundukları sektör, söz konusu sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı, ticari gelirleri, haksız rekabet teşkil eden eylemin işlenme şekli ile TBK'nın 52/2 maddesine göre kararın yayınlanması da kamuoyunun bilgilendirilerek ticari itibarın düzeltilmesi yönünde manevi zararın bir giderim yolu olduğu gözetildiğinde davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin açmış olduğu haksız rekabetin tespiti ve men'ine ilişkin davanın KABULÜ ile davalı ... Anonim Şirketi tarafından 26/04/2024 Tarihli yol-yardım konusunda çözüm ortağı olacak şirketin belirlenmesine ilişkin yapılan ihaleye ilişkin eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile HAKSIZ REKABETİN MENİNE, 2-Haksız rekabete ilişkin karar özetininin TTK 59 uyarınca karar kesinleştiğinde tüm Türkiye de yayınlanan trajı en yüksek 3 büyük gazetede masrafı davalıya ait olmak üzere 1 defaya mahsus ilanına, 3-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile 200.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 13.662,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.269,38-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.392,62-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı taraf duruşmalarda (manevi tazminat yönünden) kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-10 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 45.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 4.269,38-TL Peşin/nisbi Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 315,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.315,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 12.252,00-TL'ik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 10-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul reddi oranında yapılan hesaplama neticesinde 720,00 TL'sinin davacıdan, 2.880,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazine adına gelir kaydına, 11-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK yönetmeliğinin 47/1 maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzene karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/493, K. 2025/897, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-493-e-2025-897-k-da834dd4735b