İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/179 E. 2025/898 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/179
- Karar No
- 2025/898
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/179 Esas KARAR NO : 2025/898
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/03/2024 KARAR TARİHİ : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/04/2020 tarihinde yaya konumunda olan müvekkilinin karşıdan karşıya geçerken plakasını ve sürücüsünü bilinmeyen bir motosikletlinin müvekkiline çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, ... Hesabı'nın sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından davalı şirkete başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bu mağduriyetinin maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak kaydıyla; 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş görmezlik, 10 TL sürekli bakıcı gideri ,15 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: husumetin müvekkili kuruma yöneltilebilmesi için kazaya neden olan aracın müvekkili ... Hesabı’nın sorumluluk kapsamında bulunan araçlardan olması gerektiğini, varlığı netleşmeyen, plakası tespit edilemeyen ve tescile tabi olup olmadığı veya tabi ise tescilinin bulunup bulunmadığı bilinmeyen aracın kazaya neden olduğu sabit olmadığından bununla birlikte plakanın tespiti ile aracın trafik sigortası bulunup bulunmadığı bilinmediğinden davanın husumetten reddi gerektiği, davacı tarafından müvekkili kuruma eksik/geçersiz evrak ile müracaat yapıldığı tespit edildiğinden davanın usulden de reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise olayın trafik kazası olup olmadığı, trafik kazası ise plakası tespit edilemeyen aracın mevcudiyeti, tescile tabi olup olmadığı, ZMMS yaptırma yükümlülüğü hususları somut delillerle ispat edilemediğinden davacı yanın taleplerinin de reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun araç sürücüsünün kusuru oranında ve her durumda kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili kurumun, kazaya sebep olduğu iddia edilen aracın kusuru oranında, kaza tarihindeki teminat limiti dahilinde sorum olup, bu limitin kaza tarihi itibariyle 410.000,00-TL olduğunu, 2918 sayılı karayolları trafik kanunu ve trafik sigortası genel şartları kapsamında, sigorta poliçesi ile poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, işletene düşen hukuki sorumluluk temin edilir, dolayısıyla Karayolları Trafik Kanunu 86. madde gereğince araç işleteninin ve sürücüsünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının ve dolayısıyla müvekkili kurumun da tazminat ödeme yükümlülüğünün olmayacağını, eldeki verilerle, kazaya dair kesin kanaat içerir bir kusur tespiti yapılmasının mümkün görülmemekle birlikte davacının tek taraflı olarak aldırmış olduğu raporun kabulünün mümkün olmadığını belirterek usule ilişkin itirazlarının kabulünü ile davanın müvekkilli kurum bakımından husumet yokluğu nedeniyle reddine, ayrıca davacının tüm taleplerin reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, sosyal ve ekonomik durum araştırma yazısı, hizmet döküm cetveli, SGK rücu yazısı, hasar dosyası, celp edilmiş incelenmiştir. Dava, trafik kazasından doğan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. ... ili ... ilçesinde 22/04/2020 tarihinde saat 17:30 sıralarında, plakası tespit edilemeyen kimliği meçhul motosiklet sürücüsünün yolun karşısına yaya olarak geçmekte olan davacıya çarpmak suretiyle trafik kazasının meydana geldiği, kaza nedeniyle davacının yaralandığı anlaşılmıştır. Davaya konu trafik kazasının yaralanmayla sonuçlanması nedeniyle soruşturma da yürütülmüş; ancak ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... s. soruşturma dosyasında şüphelinin kimliği tespit edilemediğinden 05/02/2021 tarihinde daimi ara kararı verilmiştir. Davacı trafik kazasında yaralanması sebebiyle maddi tazminat isteminde bulunmuştur. Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu geçici ve sürekli iş göremezlik kaybı ile bakıcı gideri zararının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu ya da Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Davacının trafik kazası sebebiyle yaralanmasına ilişkin olarak görmüş olduğu tıbbi tedavilere yönelik tüm hastane kayıtları getirtilmiş, akabinde maluliyetinin tespiti için dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir. Ancak, İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu ... tarihli geri çevirme evrakında; maluliyet raporunun tanzim edilebilmesi için davacının mutlak suretle yeni çekilecek grafilerinin ( Radius distal fraktürüne yönelik yeni yaptırılacak eklem açıklıklarını dereceleri ile belirtir, nötral sıfır metoduna göre, sağ ve sol taraf mukayeseli (sağlam tarafla karşılaştırmalı) ortopedik muayenesi (kısalık-atrofi-pseudoartroz belirtir) ile yeni çekilecek kırık alanını içine alan iki yönlü direk grafilerin) dosyaya kazandırılması, bu hususların tespiti için de davacının bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Üniversite Hastanesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği'ne veya Ortopedi kliniğine sevki sağlanması gerektiğini bildirmiş, akabinde dosyanın gönderilmesini talep etmiştir. Ne var ki, bu aşamadan sonra, dosyada ilerleme kaydedilememiştir. Şöyle ki; 20/11/2024 tarihli 2. celsede davacı vekilinin talebi doğrultusunda ATK geri çevirme evrakında belirtilen eksikliklerinin tamamlanması için Karadeniz Teknik Üniversitesi Hastanesine yazı yazılmış, davacı vekiline elden takip yetkisi imkanı dahi verilmiş, ancak hastaneye başvuruda bulunulmamıştır. 30/04/2025 tarihli 3. celsede davacı vekili duruşmaya katılım sağlamamış, talep gereğince işlem yapılmasına rağmen hastaneye başvuru yapılmadığı tutanağa geçirilmiş, eksik tıbbi tedavi kayıtlarının ikmali, davacının hastaneye başvuruda bulunması, istenilen evrakların tamamlanması için yeniden süre ve imkan verilmiştir. Ayrıca, ara kararlara ilişkin duruşma tutanağı davacı vekiline tebliğ edilmiştir. 01/10/2024 tarihli 4.celsede davacı vekili duruşmaya yine katılmamış, önceki celse ara kararlar uyarınca herhangi bir beyan dilekçesi sunmamış, işlemleri yerine getirmemiş, bu durum yine tutanağa geçirilmiş, davacının hastaneye başvuruda bulunmaması sebebiyle eksiklikler tamamlanamamıştır. Aradan geçen bir yıllık süreye rağmen davacının hastaneye başvuruda bulunmaması, davacı vekili tarafından sürekli mazeret dilekçesi gönderilmesi, duruşmalara katılım olmaması, ara kararların ikmal edilmemesi, meşruhatlı davetiye tebliğine rağmen ara kararların ikmali için yasal bir mazeret bir yana hiçbir beyan dilekçesi sunulmaması karşısında usul ekonomisi, makul sürede yargılanma hakkı, hak arama hürriyeti ihlali olmak üzere yargılamanın akıbeti belirsiz hale gelmiş ve sürüncemede bırakılmıştır. Bu çerçevede; 01/10/2025 tarihli 4.celse de (1) numaralı ara karar ile; "İstanbul Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Kurulunun ... tarihli ön raporunda belirtilen eksik tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırılması noktasında davacı asilin raporda belirtilen sağlık kuruluşlarına bizzat başvuruda bulunarak muayenesinin yapılması, bu suretle yeni film ve grafilerinin çekilmesi, akabinde bu tedavi kayıtlarının raporlanarak yeniden Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiği, Esasen ön raporda yapılacak işlemlerin neler olduğunun detaylıca açıklandığı, Ne var ki, davanın ikame edildiği tarihten bu yana halen belirtilen eksikliklerin giderilemediği, hali hazırda kesin maluliyetin de davacının muayene gitmemesi sebebiyle düzenlenemediği, Müteaddit kez süre ve imkan verildiği, Buna rağmen davacı / vekilince hiçbir beyanda bulunulmadığı ve işlem yapılmadığı, Adli Tıp Kurumu tarafından kesin maluliyet durumunun belirlenmesi ve raporun tanzim edilmesi için ön raporda gösterilen eksikliklerinin giderilmesinin zorunlu olduğu, Nitekim bu hususta çekişme de bulunmadığı, Mahkememizce tüm çaba ve özenin en üst düzeyde gösterildiği, Anayasa temel hak ve hürriyetler uyarınca yargılamaların makul sürede bitirilmesi gerektiği, Yargıda hedef süre politikaları uyarınca ayrıca mevcut davalar için ortalama dava sürelerinin belirlendiği, bu suretle uyuşmazlıkların kişiler bakımından muhtemel sonuçlanma süresinin bildirildiği, Ancak davacı asilden kaynaklanan nedenlerle yargılamanın makul sürede bitirilmesinin ön görülemez hale geldiği, Diğer taraftan; 6098 s. Türk Borçlar Kanunun 50/1.maddesi "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" şeklinde düzenlenmekle, eldeki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat davasında davacı zarar görenin trafik kazasında maluliyetinin oluştuğunu, bu suretle iş göremezliğe ilişkin zararının varlığını ispat külfeti altında olduğu gözetilerek; İstanbul Adli Tıp Kurulu ... İhtisas Kurulunun ... tarihli ön raporunda belirtilen eksik tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırılması ve özellikle davacının muayenesinin yapılması için son kez ve kati suretle yapılacak işleme uygun olarak davacı vekiline 8 HAFTALIK KESİN SÜRE VE İMKAN VERİLMESİNE, AKSİ HALDE DAVACININ MALULİYET RAPORUNA İLİŞKİN BİLİRKİŞİ DELİLİNDEN VAZGEÇMİŞ SAYILACAĞI VE ZARAR GÖREN ZARARININ VARLIĞINI İSPAT EDEMEDİĞİNDEN MEVCUT DELİLLER UYARINCA ARTIK İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLECEĞİNİN İHTARINA (işbu duruşma zaptının tebliği suretiyle yapılmasına)" şeklinde ara karar oluşturulmuştur. Ve, bu ara karar davacı vekiline 07/10/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Ancak, davacı vekilince yine hiçbir işlem yapılmamıştır. 17/12/2025 tarihli 5.celsede davacı vekili, önceki celselerde olduğu gibi, yine ara kararları yerine getirmeksizin ve hiçbir işlem yapmadan mazeret dilekçesi göndermiş, ancak bu sefer az yukarıda sayılan gerekçe ve ara karar içerikleri doğrultusunda belgelendirilmemiş mazereti kabul edilmemiş, davalı vekilinin de davaya devam edeceklerine yönelik beyanı uyarınca dosya işlemden kaldırılmamış, davacın yokluğunda yargılamaya devam olunmuştur. Davacı vekiline 01/10/2025 tarihli duruşma zaptının ve duruşma zaptında yer alan ihtarların (İstanbul Adli Tıp Kurulu 2. İhtisas Kurulunun 22/07/2024 tarihli ön raporunda belirtilen eksik tedavi kayıtlarının dosyaya kazandırılması ve özellikle davacının muayenesinin yapılması için son kez ve kati suretle yapılacak işleme uygun olarak davacı vekiline 8 HAFTALIK KESİN SÜRE VE İMKAN VERİLMESİNE, AKSİ HALDE DAVACININ MALULİYET RAPORUNA İLİŞKİN BİLİRKİŞİ DELİLİNDEN VAZGEÇMİŞ SAYILACAĞI VE ZARAR GÖREN ZARARININ VARLIĞINI İSPAT EDEMEDİĞİNDEN MEVCUT DELİLLER UYARINCA ARTIK İSPATLANAMAYAN DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLECEĞİNİN İHTARINA) 07/10/2025 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak ara kararın yerine getirilmediği, hastaneye başvuru yapılmadığı, hiçbir beyan dilekçesinin sunulmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir Esasen, Mahkememizce tüm çaba ve özen en üst düzeyde gösterilmesine rağmen yargılama süreci boyunca davacının geçici ve sürekli iş göremezlik ile bakıcı gideri zararı kapsamında iyileşme süresi, maluliyetin varlığı ve oranı, geçici yahut sürekli olarak bir başkasının bakımına muhtaç durumda olup olmadığı belirlenememiştir. Mahkememizce talepler olumlu karşılanmıştır. Müteaddit kez süre ve imkan verilmiştir. Verilen süreler davanın reddine dayanak oluşturmak için değil, gerçekten de tamamlanması gereken işlemin yapılması ve bu işlemin ikmaline uygun olarak tayin edilmiştir. Usul ekonomisi ilkesi ve adil yargılanma ilkesi kapsamında makul yargılama süreleri, mahkememizden kaynaklanmasa da her seferinde davacı vekillerinin talepleri doğrultusunda ve davacı lehine yorumlanarak dahi aşılmış, ancak davacından kaynaklanan bu uzamaya rağmen istenilen sonuca ulaşılamamıştır. Hasılı, davacı trafik kazasında cismani zarara uğradığını ve zararının varlığını ispatlayamamıştır. Konuya ilişkin emsal niteikte; İSTANBUL BAM 9. HD.... E. ...K. SAYILI İLAMINDA: "...6098 sayılı TBK'nun 50.maddesine göre "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, hakim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." Dava yaramalı trafik kazası nedeniyle sürekli bakım gideri istemine dayanmakta olup TBK'nın 50. maddesi gereğince tazminatın belirlenmesi için öncelikle davacının kalıcı maluliyeti bulunup bulunmadığı, varsa sürekli bakımı gerekip gerekmediğinin belirlenmesi için maluliyet raporu alınması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta, dosya kapsamından dava dilekçesine ekli bir kısım tıbbi belge sunulmuş ise de maluliyet raporu tanzimi için dosyanın ATK'ya gönderilmesi üzerine ATK tarafından 05/05/2017 tarihli ön rapor gönderilerek bazı eksikliklerin tamamlanması, muayenelerin yaptırılması ve belirlenen günde davacının hazır bulunması istenmiş, davacı, ATK tarafından belirlenen günde muayene için hazır bulunmamış, ATK ön raporu geldikten sonra İlk Derece Mahkemesince 30/05/2017, 03/04/2018 ve 09/10/2018 tarihli duruşmalarda eksiklikleri gidermesi ve muayeneleri yaptırması için her duruşmada süre verilmiş olmasına rağmen eksiklikleri tamamlamamış, davacıya en son 02/04/2019 tarihli duruşmada, bir sonraki duruşma gününe kadar muayenelerin yaptırılarak ilgili belgelerin sunulmaması halinde maluliyet raporuna dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağına ve mevcut dosya durumuna göre karar verileceğine dair ihtarlı kesin mehil verildiği halde davacı tarafından gerekli muayeneleri yaptırılarak dosyaya sunulmadığı görülmüştür. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre İlk Derece Mahkemesince muayene için kesin süreye uyulmamış olması nedeniyle dosyadaki mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılarak "Davacı taraf davasının ispatlayabilmek için kendisine verilen kanuni süreler içinde iddiasını ispata yarar belgeleri dosyaya sunmak zorundadır. Davacı tarafa davasını ispat edebilmesi için verilen süreler içinde gerekli belgeleri tamamlamamış, 2016 yılında açılan davada, 2017 yılından 2019 yılına kadar davacının ATK ön raporundaki eksiklikleri tamamlaması beklenmiş ancak ön rapordaki muayeneleri yaptırmamış olması nedeni ile halen maluliyet raporu alınamamıştır. Davacının maluliyet durumu ve sürekli bakıma muhtaç olup olmadığı hususunun tespiti teknik bilgi gerektirmektedir. Mevcut dosya kapsamı, davacı tarafından dosyaya sunulan veya müzekkere yazılarak toplanan delillerle, davacının dava konusu kaza sonucu sürekli bakım giderine muhtaç olduğu hususu ispat edilemediğinden, ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar vermiştir. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK 50). Yapılan açıklamalar, emsal Bölge Adliye Mahkemesi ilamı ve anılan Yasa hükümleri uyarınca; 6098 sayılı TBK 50. maddesi uyarıca davacının zararını ve karşı tarafın kusurunu ispatla yükümlü olduğu mahkememizce yargılama sürecinde en üst düzeyde tüm özen ve çaba sarf edilmesine rağmen davacının kesin maluliyetinin belirlenemediği, davacı tarafça hastaneye başvuruda bulunulmadığı, maluliyetin varlığının ispatlanamadığı, davacı zararının varlığını ispat edemediğinden işbu davanın reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600 TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/12/2025
Katip
Hakim