İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/454 E. 2025/906 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/454
Karar No
2025/906
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/454 Esas KARAR NO :2025/906

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:27/06/2025 KARAR TARİHİ:25/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dDavalı aleyhine vekil eden adına ... 1. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, söz konusu takip gereğince davalıya örnek no 7 ödeme emri tebliğ edildiğini, davalının borca itiraz etttiğini, borçlu davalının bu itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davaya konu tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası 15/11/2021 günü saat 08:15 sıralarında vekil eden sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsü ..., ... plaka sayılı araç ile ... ... Otoyolu üzerinde ... istikametine seyri sırasında...geldiği esnada sol şeritten yola çıkan başıboş hayvana aracının ön kısımlarıyla çarpması neticesinde tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, otoyolun bakım, onarım, tadilat, temizlik ve güvenlik çalışmalarını üstlenen davalı, otoyola hayvan girmesini engelleyecek gerekli tedbir ve önlemleri almayarak (çit vb.) sigortalı aracın hasar görmesinde kusurlu olduğunu, davaya konu kazada hasarlanan ... plakalı araç vekil eden davacı sigorta şirketi nezdinde sigorta teminatı altında olduğunu, bu nedenle vekil eden davacı sigorta şirketince tanzim edilen ekspertiz raporuna ve hasar faturasına göre sigortalısına hasar bedeli olarak 8.055,02-TL ödendiğini, vekil eden sigorta şirketi davalı kurumun 8.055,02-TL tutarındaki hasar bedelini davalı kurumdan 8.055,02-TL asıl alacak ve ferilerini rücu ettiğini, davalı kurum, icra dosyasına hasar bedelini ödememiş olması nedeni ile takibe itiraz ettiğini, takibin durmasına sebebiyet verdiğini, 15/11/2021 tarihinde alacaklı davacı Sigorta şirketi nezdinde sigorta ile teminat altında bulunan ... plakalı araç yolda gerekli önlemlerin alınmamış olması sebebiyle hasara uğradığını, tüm bu nedenlerle, davalıların ... 1. Genel İcra Müdürlüğü 2023/... E. Numaralı dosyasına yaptığı itirazın iptal edilerek takibin devamına, borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, genel yetki kuralınca müvekkili şirket adresi ... olmakla yetkili mahkeme ... Mahkemeleri olduğunu, somut davada kaza yerinin Karacabey-... olduğunu, açılan davaya yetki yönünden de itiraz ettiklerini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacı vekili tarafından ikame edilen bu dava için görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleri değil, Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, bu sebeplerle davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Davanın, davacı sigorta şirketinin, sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi nedeni ile, davalının kusurlu olduğu iddiası ile halefiyet ilkesi gereğince, ödediği bedelin rücuen tazmini için başlatılan takibine davalı tarafça başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu analaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114.Maddesinin 1. fıkrasının “c” bendinde “Mahkemenin görevli olması” dava şartı olarak belirlenmiştir. Aynı kanunun 115.maddesinde ise; “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. …” hükmünü amirdir. 6102 sayılı TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketi, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. Yine; 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E., 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır. Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarihli ve 37 E./9 K. Kararına göre de, "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği davada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuan tahsili isteminden ibarettir. Davacı sigorta şirketi bu davayı sigortalısına halefen açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında, sigortacı halefiyet hukuku ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahiptir. Bu nedenle dava dışı sigortalı ile davalı arasında dava görülmüş olsa idi hangi mahkeme davaya bakmaya görevli ise davacı sigortacının da açacağı davaya bakmaya aynı mahkeme görevlidir. Somut olayda davacı sigorta şirketinin, sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi nedeni ile, davalının kusurlu olduğu iddiası ile halefiyet ilkesi gereğince, ödediği bedelin rücuen tazmini için başlattığı takibe itiraz edilmiş ve akabinde iş bu dava açılmıştır. Yukarıda da açıklandığı üzere, davacı sigorta şirketi, sigortalısının halefi durumunda olup, dava dışı sigortalı ile dava Otoyol şirketi arasında dava görülmüş olsa idi hangi mahkeme görevli ise, sigorta şirketi ile davalı arasında görülecek davada da o mahkeme yetkilidir. Dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ihtilafın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görüleceği, bu durumda tazminat alacaklısının halefi olan sigorta şirketinin de, rücu ettiği bu alacak yönünden davanın Asliye Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 Sayılı HMK.'nın 2. maddesi uyarınca ilgili ihtilaflara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemelerine ait olduğu, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla, işbu davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 114/c maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE 2-HMK 20. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesine müteakip taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, taraflarca 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği takdirde RESEN davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına , 3-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik ve yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceği, gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkemenin dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceği ön görüldüğünden yargılama giderleri konusunda bu aşamada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 4-Yargılama, harç ve masrafların ve diğer hususların görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 25/11/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/454, K. 2025/906, T. 25.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-454-e-2025-906-k-b02e4f638f80