İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/106 E. 2025/906 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/106
Karar No
2025/906
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/106 Esas KARAR NO : 2025/906

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/01/2018 KARAR TARİHİ : 03/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...'in 10.05.2015 günü ...'deki ...bulvarını kullanarak yolun karşısında bulunan ...istikametine doğru bulunan yaya geçidinde yaya olarak geçiş yapmak istediği esnada aynı cadde üzerinde seyir halinde olan davalı sürücü ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile davacıya çarpması neticesinde tek taraflı ve yaralamalı trafik kazasına sebep olduğu;kaza sonrası sürücünün kaçtığı bu sebeple kaza tespit tutanağı tutulamadığı,olay yerine gelen polis ekipleri tarafından düzenlenen görgü tespit tuanağında davacının çarpmanın etkisiyle 14 m. kadar sürüklendiği tespit edildiği; davalı araç sürücüsünün KTK.m. 52/1 uyarınca tamamen kusurlu olduğu; meydana gelen trafik kazasında davacının ciddi derecede yaralandığı; sonrasında ...Hastanesi'nde 10.05.2015-17.05.2017 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğü ve sağlık durumunun uçuşa elverişli hale gelmesiyle beraber ilk tedavisinin ardından yaşadığı ...'ya nakli gerçekleştirdiği ve tedavi gördüğü;davacı ... kaza sırasında ciddi biçimde yaralandığından sağlık sorunları nedeniyle ikamet ettiği ...'da da uzunca süredir tedavi gördüğü; kaza öncesinde ...'da hemşire olarak görev yapmakta iken 10.05.2015 - 04.10.2015 tarihleri arasında ortaya çıkan gelir kaybının 4.338 Euro olduğu; ayrıca kaza sırasında üzerinde bulunan kişisel eşyalarının zarar görerek kullanılmaz hale gelmesi nedeniyle de zarara uğradığı; müvekkilin bu zarar kalemine karşılık 350 Euro, kıyafet ve ayakkabıları için 150 Euro, hastane tedavisi için ödenen katkı payları için 70 Euro,ulaşım masraflarına karşılık 120 Euro, otel konaklamasını uzatmak üzere 228 Euro konaklama ücreti, rehabilitasyon katılım payına karşılık 200 Euro ve telefon masraflarına karşılık yapılan 100 Euro da dahil olmak üzere 1.388 Euro harcamayı kendi imkanlarıyla yaptığı, ayrıca müvekkilin uzun süredir tedavi görmesi nedeniyle yaşadığı manevi acı ve tatilini planladığı gibi geçiremeyen davacının yaşadığı sıkıntı sebebiyle, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla 5.726 Euro maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın avans faiziyle davalılardan tahsilini talep ettiği neticeten yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilin meydana gelen kaza neticesinde zarar gören kişisel eşyaları ve tedavi,ulaşım giderleri sebebiyle ortaya çıkan maddi zararlarına karşılık 1.388 Euro tutarındaki maddi tazminatın davalılar ... ile ... 'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, avukatlık Ücreti ve yargılama masraflarıyla birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; davacının kaza nedeniyle uğradığı mevcut ve beklenen geçici ve kalıcı iş göremezlik zararlarına karşılık olmak üzere toplanacak deliller ve bilirkişi raporlarında tespit edilecek tutarlar doğrultusunda HMK m.107 uyarınca artırılmak üzere şimdilik 4.338 Euro maddi tazminatın davalılar ... ile ... 'dan ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere .. Sigorta A.Ş.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarıyla birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline; müvekkil davacının kaza dolayısıyla ortaya çıkan manevi zararlarına karşılık ise 30.000 TL tutarındaki manevi tazminatın davalılar ... ile ... 'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, avukatlık ücreti ve yargılama masraflarıyla müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu haksız dava yetkisiz yer mahkemesinde açıldığı; sigorta sözleşmesini yapan acente ...'de olup iş bu sigorta poliçesi İzmir'de düzenlendiği; yetkili mahkeme ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu; davacının sigorta şirketine başvuru yapması gerektiği, ülkemizde dava açacak yabancıların teminat göstermesi gerektiği, davacının olayın yaşandığı anda yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışmadığı KTK'nın 68/1-b-l maddesi uyarınca kazada asli kusurlu olduğu; davacının 10.05.2015 - 04.10.2015 tarihleri arasında yatarak tedavi gördüğüne ilişkin delil olmadığı, davacının hastanede 2 gün yattığı, Almanya'da düzenlenmiş olan tedavi belgelerin doğruluğunun şüpheli olduğu, davacı kaza tarihinden yaklaşık 3 yıl sonra söz konusu davayı açtığı; dava dilekçesinde ve eklerinde öncelikle Türkiye sınırları içerisindeki hiçbir hastane ya da klinikte düzenlenmiş olan tek bir tedavi ya da sağlık raporu olmadığı; davacının iş bu belgeleri kendi ülkesinde muvazaalı bir şekilde elde etmediği hususu sabit olmadığı; bu belgeler tamamen mesnetsiz ve dayanaksız olgulardan ibaret olduğu; davacı tarafın maddi ve manevi tazminata hak kazandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte, asli kusurlunun davacı olduğu göz ardı edilerek 30.000 TL gibi fahiş oranda istenilen tazminatı kabul etmemiz mümkün olmadığı; davacının hukuka aykırı eylemi ile davalı müvekkilimizi bu kaza içerisine çekmiş olduğu; manevi tazminat hukukumuzda davalı tarafa atfedilecek bir ceza olmadığı gibi karşı tarafı zenginleştirecek veya mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasına dair bir amaç da olmaması gerektiği sonuçta müvekkil de kendi halinde, ev geçindiren bir kişi olduğu; davacının burada iyi niyetinden bahsetmek mümkün manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini neticeten yetki itirazlarımızın kabulüyle dosyanın yetkili yer mahkemesi olan ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, Yetki itirazımız yerinde görülmezse, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine; masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Mahkemenizce davanın esasına girilmesi halinde, husumet nedeniyle reddine, aksi kanaatte olunması halinde açıklanan nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı ... Sigorta A.Ş. ... A.Ş.) vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, MÖHUK'un 48. maddesi gereğince teminat göstermesi gerektiği; davacının kusura yönelik delil sunmadığı; davacı vekilinin belirttiğinin aksine sigortalı araç sürücüsünün olay yerinden kaçmadığı, aksine davacının kaldırıldığı hastaneye gittiği; dava dilekçesinin "Sonuç ve İstem" başlıklı bölümünün 2 no' lu bendinde 4.338-EURO tazminatın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ... Sigorta A.Ş.' den tahsiline denmesine karşın dilekçenin 8 no' lu bendinde müvekkil şirket ayrık tutulmaksızın "5.726-EURO maddi ve 30.000-TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmekteyiz." dendiği; Müvekkil şirketin, manevi tazminat ile 5.726-EURO maddi tazminata konu hasarlardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı; davacı tarafın eğer müvekkil şirketten tedavi giderlerinin tahsili talebi bulunmakta ise ifade etmek isteriz ki bu talebin muhatabı ve sorumlusu müvekkil şirket değil SGK' dır. Yabancı uyruklu kişilerin de trafik kazalarına bağlı tedavi giderleri SGK tarafından karşılandığı; Bunun haricinde davacının yurtdışında sürdüğünü iddia ettiği tedavi giderlerinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığı; davacı taraf, cep telefonu, özel üretim gözlüğü bedeli, kıyafet ve ayakkabı ve ulaşım masraflarını müvekkil şirketten talep etmekteyse bu masraflar da karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında olduğu; müvekkil şirketin bu giderlerden hiçbir sorumluluğu bulunmadığı; davacı tarafın kaza nedeniyle daimi maluliyeti olduğuna ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediği; bunun yanı sıra davacının sunduğu tedaviye ilişkin evraklarından "davacının 17.05.2015-23.05.2015 tarihleri arası yatarak tedavisinin yapıldığı ve taburcu edildiği, 1 ile 2 hafta bedensel yorgunluktan kaçınmasının uygun olduğu davacıya gerektiğinde psikiyatrik danışma önerildiği" görüldüğü; davacı taraf 10.05.2015 - 04.10.2015 tarihleri arasında ortaya çıkan gelir kaybının 4.338-EURO olduğunu iddia etmiş ise de bunu ispata yönelik de herhangi bir delil ibraz edebilmediği neticeten yasal ve hukuki dayanaktan yoksun bulunan davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, davacının yaralanmasının ve iş gücü kaybına uğramasından dolayı davalı tarafın tazminat ödeme sorumluluğunun bulunup bulunmadığı sürekli ve geçici işgörmezlik oranın ne kadar olduğu, diğer tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, tazminat talep edilip edilemeyceği ve miktarının ne kadar olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. Dava haksız fiilden kaynaklı tazminat davası olup sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49.maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine ve motorlu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı dava açabilir. TBK m.50 uyarınca zarar verenin kusurunu ve zararını ispat etmesi halinde maddi zararlarını da isteyebilir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 90. maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ilâ 51. maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler. Türk Borçlar Kanunu'nun "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklanmıştır. Davaya konu kazada yaralanan davacının Alman Vatandaşı olduğu, davalılar her ne kadar sigorta poliçesinin İzmir'de yapılmasından bahisle yetki itirazında bulunmuş ise de davalı sigorta şirketinin merkezi İstanbul olduğundan yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Davacının 1930 tarihli Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Devleti Arasında Hukuki ve Ticari Mevaddı Adliyeye Müteallik Münesabatı Mütkabileye Dair Mukavelename gereği Alman vatandaşı olan davacının teminat muafiyeti bulunmasına göre talebin reddine karar verildiği ve davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığına dair bilgi- belge ve posta evrakı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 21/11/2018 tarihli duruşma ara kararı ile ceza dosyası celp edildikten sonra ceza dosyası gönderilerek kaza yerinde keşif yapılmak suretiyle ve keşif mahallinde davacının tanıklarını hazır etmesi halinde dinlenmesi suretiyle trafikçi bilirkişiden tazminata esas kusur raporu alınması husususunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına ve dava dosyasının ATK 3. İhtisas Dairesine gönderilerek davacının iyileşme süresi ile maluliyet oranının tespiti konusunda rapor düzenlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. ... 4. ASHM ... talimat sayılı dosyası kapsamında 26/06/2019 tarihinde keşif icra edildiği ve talimat dosyasında makine mühendisi bilirkişiden alınan 11/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle, ... trafik kazasının oluşumunda 176,3 mg alkollü olduğu da dikkate alınarak KTK m.68/B ihlal edilmesi nedeniyle %100 (Yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ..., trafik kazasının oluşumunda %0 (Yüzde sıfır) oranında kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Mahkememiz 19/02/2020 tarihli duruşma ara kararı ile davacı vekiline maluliyet raporuna esas eksikliklerin giderilmesi için beyanda bulunmak üzere önümüzdeki celseye kadar süre verilmesine ve dosyanın İTÜ trafik kürsüsüne gönderilerek kürsüden oluşacak iki kişi ve mahkememizce resen seçilecek nörolog bilirkişi heyetinden tüm dosya kapsamı ve alınmış olan bilirkişi raporu da nazara alınmak sureityle vaki kazada tarafların tazminat esas kusur oranlarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Bu kapsamda ... Nöroloji uzmanı ... ve ...'dan alınan 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle, kazanın meydana gelmesinde neden olan sürücü ... olay yerini aracı ile terk etmiştir. Kamera kayıtları sonradan incelenmiştir. Düz eğimsiz, asfalt yolda kontrolsüz, tedbirsiz ve dikkatsiz olarak aracı kullanmış olup ;aracın hızını zamaninda kontrollü olarak azaltmayıp yol durumunu gözetmeyip yayaya çarparak yaralanmalı sonuçlanan kazanın meydana gelmesine neden olduğu; yaya ... de yüksek düzeyde alkollü olarak tedbirsiz davranarak yolun boş durumunu beklemeyip karşıya geçerken tedbirsiz davranmış dengesizlik yaşamış görüş keskinliği büyük ihtimalle azalmış olabilir ve alkol etkisiyle dikkatsiz olma ihtimali yüksektir. Kazanın meydana gelmesinde sürücü ve yayanın her ikisi de esit derecede kusurludur. Sonuçta nörolojik acidan mütalaa sonucu kazanın, munhasiran alkol etkisiyle meydana geldiği söylenemez. Neticeten davalı sürücü ... ile davacı yaya ...'in eşit derecede ve %50 (yüzde elli)'şer oranda kusurlu sayılmalarının uygun olacağı, kazanın munhasıran alkol etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği tespit edilmiştir. ... 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan... tarihli ... sayılı raporda özetle ... tarih, ... sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin 3 (üç) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir. Mahkememiz 01/06/2022 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın resen seçilecek aktüer bilirkişiye tevdi ile davacının talebi mümkün tazminat miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Bu kapsamda aktüerya bilirkişi Ayla Ülkü'den alınan 27/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında oluşan durum ile ilgili Yargıtay'ın yakın zamanda verdiği net kararlar doğrultusunda hesaplamada, TRH-2010 yaşam tablosu ve bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progresif rant” tekniğine göre hesaplama yapıldığı, Tazminat hesabında yasal asgari ücretlerin esas alındığı, mezkür kazada yaralanan davacı ...'in; 03 aylık geçici iş göremezlik zararının 1.457,92 TL olduğu ... adına tescilli... plakalı aracın, 23.04.2015 -23.04.2016 tarihleri arasını kapsayan ...düzenleme tarihli ... nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesiyle davalı ... Sigorta AŞ.nin sigortalısı olduğu, davalı ... Sigorta AŞ.nin 10.05.2015 kaza tarihinde kişi başı gideri için 290.000,00 TL teminat sunduğu, 10.05.2015 tarihli kazanın, davalı ... Sigorta AŞ.nin sunduğu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçe dönemi içinde meydana geldiği, hesaplanan geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketinin sunduğu teminat limiti dâhilinde kaldığı tespit edilmiştir. Mahkememiz 25/10/2023 tarihli duruşma ara kararı ile davacının Alman vatandaşı olarak elde ettiği gerçek gelirin ne olduğu; bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı ve nedeni de gözetilerek, mahrum kaldığı gerçek zarar miktarının yabancı para birimiyle ne olduğunun Alman yargı sisteminde aktüerya hesabında kullanılan/ kabul gören (PMF tablosu karşılığı) yaşam tablosu karşılığında hesaplanması için dosyanın...’ye tevdiine karar verilmiştir. Mahkememizin 27/11/2023 tarihli ara kararı ile her ne kadar mahkememizin 25/10/2023 tarihli duruşma 2 nolu ara karar gereği dosyanın Prof. Dr. ...’ye tevdi edilmiş ise de ...'nin Uyap bilirkişi sorgulamasında uzmanlık alanında aktüerya olmadığı görülmüş olmakla önceki bilirkişi raporunu hazırlayan aktüer bilirkişi ...'nün heyete eklenerek ortak rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir.Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan 09/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, .... dosyada görülen belgelerden davacının ... Klinik işverenin yanında personel olarak çalıştığı ve bu işi kapsamından aylık bir ücret aldığı anlaşıldığı, ancak davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bir tespit yapılamadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz 03/07/2024 tarihli duruşma ara kararı ile Yargıtay 4. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alınarak “… emeklilik yaşı dikkate alınıp kaza tarihinde çalışıp çalışmadığı, çalışıyor ise çalıştığı ...’da bulunan kurumdan kaza tarihindeki kazancını gösteren maaş bordrosu temin edilerek oradaki kazançlar üzerinden işlemiş dönemin, işleyecek dönem için ise...'daki asgari ücretin neti baz alınarak kat sayı belirlemesi ve işleyecek dönem hesabının ...'daki asgari ücretin belirlenen katı üzerinden yapılması; desteğin Almanya'daki emeklilik yaşına göre pasif dönemde kabul edilmesi halinde ise desteğin pasif dönem hesabının..'daki asgari ücretin neti üzerinden yapılması gerektiği” hususları da dikkate alınarak davacı vekiline davacı asilin çalıştığı Almanya’da bulunan kurumdan kaza tarihindeki kazancını gösteren maaş bordrosu temin edilerek iş bu bordronun noter onaylı yeminli tercümesinin takdiren 2 aylık kesin süre içerisinde mahkememize sunması için süre verilmesine, ara karar yerine getirildiğinde, dosyanın kök raporu düzenleyen aktüerya heyetine tevdi ile davacının oradaki kazançlar üzerinden işlemiş dönemin, işleyecek dönem için ise ...'daki asgari ücretin neti baz alınarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi heyetinden alınan 03/102024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle dosyada görülen belgelerden davacının ... Klinik işverenin yanında personel olarak çalıştığı ve bu işi kapsamından aylık bir ücret aldığı anlaşıldığı, ancak davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda bir tespit yapılamadığı, 10.05.2015 - 10.08.2015 tarihleri arası (03) aylık Geçici Tam İş göremezlik zarar hesabının, davacının yaşadığı ve çalıştığı ülke kazancının esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda detaylı açıklaması yapıldığı üzere davacının; 2015 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin tam dökümlü maaş bordrosu dosyaya sunulmuş olmasına karşın 2015 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin tam dökümlü maaş bordrosu olmadığından 2015 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin aylık net maaşı belirlenemediği, Davacı yararına 3 aylık geçici iş göremezlik tazminat hesabı yapılabilmesi için davacıya ait 2015 yıl Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin tam dökümlü maaş bordrolarının dosyaya kazandırılması sonrasında dosyanın hesap yapılmak üzere yeniden heyete tevdii edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Mahkememiz 04/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda davacıya ait brüt ücretin tespit edildiği ancak net gelirin tespit edilemediği anlaşılmakla davacının aylık ve yıllık net asgari ücretini gösterir belgeleri sunması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, davacının gelir durumuna ilişkin Alman Sosyal Sigortalar Kurumundan ... vatandaşı hemşire asgari gelir düzeyinin tespiti ve davacının geçici iş göremezlik döneminde ödeme alıp almadığı hususunun tespiti için Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’ne müzekkere yazılmasına, ara kararlar yerine getirildiğinde dosyanın rapor düzenleyen bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.Mahkememiz 17/01/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin sunduğu dilekçe ekinde davacıya ait aylık ve yıllık ücret durumuna dair belgelere ilişkin tercüme evrakların dosyaya sunulduğu anlaşılmakla Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün cevabi yazısı doğrultusunda istinabe evraklarının hazırlanmasına bu aşamada yer olmadığına, davacı vekilinin itirazları dikkate alınmak suretiyle dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile davacı vekilinin sunduğu dilekçe ekinde yer alan davacıya ait aylık ve yıllık ücret durumuna dair belgelere ilişkin tercüme evraklarındaki miktarlarda dikkate alınarak bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinin 08/03/2025 tarihli ön raporu ile dosyada görülen belgelerden davacının ... Klinik işverenin yanında personel olarak çalıştığı ve bu işi kapsamından aylık bir ücret aldığı anlaşıldığı, ancak davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde bir ödeme yapıldığı, ancak miktarının belirli olmadığı görülmüş olmakla bu tutarı gösteren belgenin dosyaya kazandırılması sonrasında dosyanın hesap yapılmak üzere yeniden heyete tevdi edilmesi gerektiğine dair ön rapor sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 21/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dosyada görülen belgelerden davacının ... Klinik işverenin yanında personel olarak çalıştığı ve bu işi kapsamından aylık bir ücret aldığı anlaşıldığı, ancak davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde bir ödeme yapıldığı, ancak miktarının belirli olmadığı görülmüş olmakla bu tutarı gösteren belgenin sunulması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde mevcut delil durumuna göre yargılamaya devam olunacağının ihtarına karar verilmiştir. Davacı vekili 03/06/2025 tarihli beyan dilekçesi ile 21.05.2025 tarihli celsesinin ara kararı gereğince işgöremezlik ödemelerine dair bilgi ve belgelerin sunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz 09/07/2025 tarihli duruşma ara kararı ile dava dilekçesinde davacının yaralanmasından kaynaklı tedavi, ulaşım giderlerinin de talep edildiği anlaşılmakla dosyaya eklenecek doktor bilirkişi ile davacı vekili tarafından dosyaya ibraz olunan belgeler incelenmek suretiyle yapılan ödemelerde dikkate alınarak Alman Federal Emeklilik Sigortası kapsamında davacıya işbu kaza nedeniyle yapılan ödemeler de dikkate alınarak geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminat talepleri yönünden davacının ödeme aldığı süre ve miktarın tespiti ile, davacının 27/06/2018 tarihli beyan dilekçesindeki kalemler dikkate alınarak tedavi giderleri yönünden yapılan harcamaların da miktar ile açıklanması için rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile dosyada görülen belgelerden davacının Thüringen Klinik işverenin yanında personel olarak çalıştığı ve bu işi kapsamından aylık bir ücret aldığı anlaşıldığı, ancak davacının bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda halin dahi bir tespit yapılamadığı, 10.05.2015 - 10.08.2015 tarihleri arası (03) aylık Geçici Tam İş göremezlik zarar hesabının, davacının yaşadığı ve çalıştığı ülke kazancının esas alınması gerektiği belirtilmiştir. Yukarıda detaylı açıklaması yapıldığı üzere davacının; iş bu ek rapor tarihi itibariyle dahi 2015 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin tam dökümlü maaş bordrosu dosyaya sunulmuş olmasına karşın 2015 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin tem dökümlü maaş bordrosu olmadığından 2015 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin aylık net maaşı belirlenemediği, dosyadaki veriler ışığında davacının 50 günlük geçici iş göremezlik zararının 1.119,25 Euro olacağı, tedavi gideri yönünden; kazada yaralanmasından dolayı; Türkiye'deki tedavi giderleri ile ilgili bilgi ve belge olmadığı, 500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, Almanya'da 280,00 Euro katkı payı ödediği, Toplam olarak Almanya'da 280,00 Euro, Türkiye'de 500,00 TL belgeli-belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, 128,00 Euro konaklama uzatma ücretinin değerlendirmeye alınıp alınmayacağının Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu, gözlük, cep telefonu, giyim-ayakkabı, telefon, e-posta kargo ücreti gibi giderleri kazada yaralanması ile illiyetli tedavi gideri olmadığı, değerlendirmeye alınmadığı, davacı kazanın meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olarak değerlendirildiğinden Almanya'daki tedavi giderinin 140,00 Euro kısmını, Türkiye'deki öngörülen belgesiz tedavi giderinin 250,00 TL kısmını talep edebileceği tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede davacı ...'nin 10/05/2015 tarihinde ...karşısında bulunan yolda yaya olarak geçmeye çalıştığı esnada davalı ... adına kayıtlı; davalı ... sevk ve idaresinde bulunan...plakalı aracın çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle iş bu maddi ve manevi tazminat davası açıldığı anlaşılmıştır. Kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle ile sigorta teminatı altına alındığı; davalıya 02/12/2016 tarihinde posta yoluyla başvuru yapıldığı ve davalının 8 iş günü sonrası olan 14/12/2016 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmıştır. Davaya konu kaza nedeniyle başlatılan soruşturma kapsamında ... CBS ... soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur raporunda davacının KTK m.68/b uyarınca asli kusurlu; davalı ...'un kusuru olmadığı tespit edilmiştir. Davalı ...'in kollukta alınan ifadesinde özetle, şeridin en sağında ilerlediği, bayan şahsın birden yola çıktığı, çarptığı bayanın gördüğü kadarıyla alkollü olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Davacının hastanede olan ifadesinde özetle, yaya geçidinin ortasına geldiğinde aracın durmayarak kendisine çarptığını, çarpmanın etkisiyle yere düştüğünü beyan ettiği anlaşılmıştır. İş bu soruşturma kapsamında şüphelinin kusur ve kabahatinin olmadığından bahisle kyok kararı verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce ... ASHM yapılan keşif sonucunda düzenlenen kusur raporunda da her ne kadar davacının tam kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de davacının alkollü olması nedeniyle nöroloji uzmanı bulunmayan bilirkişiden alınan iş bu raporlar hükme esas alınmamıştır. Davacının acil servise yaptığı başvuruda kan etanol seviyesinin 176,3 mg/dl olduğu alkollü olması nedeniyle mahkememizce aralarında nöroloji uzmanın da bulunduğu heyetten alınan 20/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda tarafların eşit derecede ve %50 oranda kusurlu olduğu, kazanın munhasıran alkol etkisiyle meydana geldiğinin söylenemeyeceği tespit edilmekle iş bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının iş bu kaza nedeniyle yaralanması sonrası Türkiye'de sonrasında Almanya'da tedavi gördüğü ve tedavi evraklarının dosyada mübrez olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin davacının yeniden Türkiye'ye gelip muayene olmayacağından mevcut delil durumuna göre davacı hakkında düzenlenen İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı raporuna göre davacının; 10.05.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı tespit edilmekle davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceğinden iş bu kalem yönünden Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacının iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) ay olacağının tespit edildiği anlaşılmıştır. Davacının 10/05/2015 tarihinden 10/08/2015 tarihine kadar geçici iş göremezlik nedeniyle talep edebileceği geçici iş göremezlik tazminatının tespiti gerekmektedir. Davacının ... Klinik adlı işyerinde hemşire olarak çalıştığı; davacının Temmuz 2015, Ağustos 2015'de işvereninden Haziran 2015’e kıyasla daha az maaş aldığı davacının sürekli, aynı net kazancı bulunmadığı, kazanç kaybının olduğu dönemde net gerçek gelirin ne olduğu hususu davacı tarafça geçici iş göremezlik zamanına ilişkin kesin ve net olarak ortaya konulamamıştır. ... Adalet ve Tüketici Hakları Bakanlığı’nın 18.09.2018 tarihli yazısı ile, Mahkeme’nin talebi genel olarak şekli şartlar eksikliği ile reddedilmiş ve eksikliklerin giderilmesi hususu belirtilmiş ise de dava dilekçesi ekinde yer alan hasar dosyasına sunulan belge, makbuz, aylık gelir ibrazına ilişkin belgede "normal işler için sabit net kazancının 1.473,00 euro olduğu; hastalık ödeneği aylık net 291 euro ile 304 euro maksimum 312 euro üzerinden değişkenlik gösterdiğini beyan ettiği ve davacı vekili tarafından 31/12/2024 tarihinde sunulan maaş bordrolarında anlaşılmakla davacının net sabit gelirinin olmadığı anlaşılmıştır. Davacının Alman vatandaşı olması nedeniyle elde ettiği gerçek gelirin ne olduğu; bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumlarınca kendisine iş göremez olduğu dönemde her hangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise miktarı ve nedeni de gözetilerek, mahrum kaldığı gerçek zarar miktarının yabancı para birimiyle ne olduğunun Alman yargı sisteminde aktüerya hesabında kullanılan/ kabul gören (PMF tablosu karşılığı) yaşam tablosu karşılığında zararın tespiti hususunda duruşma ara kararları uyarınca davacı vekili tarafından sunulan bilgi ve belgeler incelenmek suretiyle düzenlenen 15/09/2025 tarihli bilirkişi raporu dikkate alındığında davacının kaza tarihinde 54 yaşında olduğu anlaşılmıştır. T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün açık kaynak kabul edilen internet adresinde açık kaynaktan yapılan araştırmada emeklilik durumu yaştan dolayı emeklilik ...n sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca, yaşlılık aylığı bağlanması için, sigortalının asgari 60 ay (5 yıl) sigorta primi ödemiş ve 01.01.2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren Emeklilik Yaşını Yeniden Düzenleyen Kanun’a göre 65 yaş + öngörülen ayın doldurmuş olması gerekmektedir. Anılan Kanunla emeklilik yaşı kademeli olarak 65 yaşından 67 yaşına yükseltilmiştir. Buna göre 1964 doğumlu bir kişi kural olarak en erken 67 yaşında emekli olabilecektir. Bu durumda davacının geçici iş göremezlik zamanında çalışma gücünün devam ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekili tarafından ibraz olunan yeminli tercüme evraklarda Alman Sosyal Kanunu'nun Dokuzuncu Kitabı madde 51 (5) uyarınca geçiş ödeneğinin tıbbi rehabilitasyon yardımının tamamlanmasından sonraki dönem için geçerli olduğu 05/10/2015 tarihinden bu yana aşamalı yeniden entegrasyonun davacının 3 aylık geçici iş göremezlik zamanı içerisinde kalmadığı anlaşılmıştır. Davacının kazancına ilişkin tüm belgelerde davacının sabit günlük veya aylık bir kazancının olmadığı, her ay farklı tutarlarda ücret ödemesi yapıldığı; davacının temel ücretinin tespiti mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Geçiş ödeneğinin hesaplanması için ücret belgesinde "21.06.2015 tarihine kadar ücretler ödenmeye devam ediyor" ibaresinin yer aldığı; 30/06/2015 tarihli yazıda kurum tarafından davacının hastalık maaşı alma hakkını kontrol etmek için ücret belgesi talep edildiği anlaşılmıştır. Davacının Mayıs 2015 maaş bordrosu incelendiğinde 04/05/2015- 15/05/2015 tarihlerinde 9 gün izinli olması nedeniyle net maaş ödemesinin 1.394,54 euro olarak yapıldığı; davacının kaza nedeniyle geçici iş göremezlik zararını talep edebileceği anlaşılmıştır.10/05/2015- 30/05/2015 tarihleri için net 1497,99 Euro için 20 gün olarak 998,66 Euro talep edebileceği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin 02/08/2018 tarihli müzekkere cevabı doğrultusunda davacıya ait 2015 yılı Mayıs- Haziran aylarına ilişkin ücret bordrosu incelendiğinde davacının 04/05/2015- 15/05/2015 kadar 9 gün izinli; 01/06/2015- 21/06/2015 kadar 5 gün ve 22/06/2015-30/06/2015'e kadar 7 gün raporlu hastalık olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Davacının Haziran 2015 maaş bordrosu incelendiğinde net maaş tutarının 1.239,84 euro olarak yer aldığı; davacının 50 günlük geçici iş göremezlik kazançları toplamı 2.238,50 Euro olduğu anlaşılmıştır. Temmuz 2015 için 01/07/2015- 31/07/2015 tarihlerinde raporlu işgöremezlik süresinin 23 gün için 305,31 euro maaş bordrosunda ödeme yer alması nedeniyle Temmuz ayına ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Ağustos 2015 için 01/08/2015-31/08/2015 tarihlerinde raporlu işgöremezlik süresinin 21 gün için 240,43 euro maaş bordrosunda ödeme yer alması nedeniyle Ağustos ayına ilişkin geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği anlaşılmıştır.13/08/2015 tarihli çalışma hayatına yeniden entegrasyon planı kapsamında hastalık ödeneğinin sağlık sigorta şirketi tarafından ödenmeye devam edilmesi hususu davacının 3 aylık geçici iş göremezlik tazminat tarihi sonrası olması nedeniyle dikkate alınmamıştır. Davacının kaza nedeniyle yaralanmasından kaynaklı öncelikle Türkiye'de ..Hastanesi'nde tedavisine başlandığı; 10/05/2015- 15/05/2015 tarihlerinde yatarak tedavi gördüğü ve 17/05/2015 tarihinde itibariyle yolculuğa hazır olduğunun tespit edildiğinin raporlandığı; 17/05/2015-23/05/2015 tarihlerinde ...'da Ortopedi ve Kaza Cerrahisi Kliniği'nde yatarak tedavi gördüğü; Gera Vergi Dairesi'nce düzenlenen Sosyal Güvenlik Kanunu 39. Md.4. Fıkrası uyarınca 01/01/2004 tarihinden itibaren katılım payı için hastanın, hastane bakımının başlangıcından itibaren takvim gününe göre en fazla 28 gün boyunca hastaneye 10,00 euro ödeme yapması gerektiği, yıllık 280,00 euro ödemenin talep edildiği anlaşılmıştır. Davacının iş bu kaza nedeniyle Vergi Dairesi'ne ödeme yapması hususu tespit edilmiştir. Davacının ... adlı işyerinde hemşire olarak çalıştığı ve yukarıda sayılan aylar bakımından yukarıda belirtilen maaşı aldığı; davacının Temmuz 2015, Ağustos 2015'de işvereninden Haziran 2015’e kıyasla daha az maaş aldığı anlaşılmakla birlikte, anılan döneme ait gerçek gelirin ne olduğu hususu davacı tarafça geçici iş göremezlik zamanına ilişkin kesin ve net olarak ortaya konulamamıştır. Bu nedenle davacı yararına 3 aylık/ 90 günlük geçici iş göremezlik döneminin 40 günlük kısmının tazminat hesabının yapılabilmesi için, davacıya ait 2015 yıl Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin tam dökümlü maaş bordrolarının davacı tarafça tam olarak ibraz edilmediğinden davacının 50 günlük geçici iş göremezlik zararı, davalının % 50 kusurlu durumuna göre 2.238,50 Euro x % 100 iş göremez x % 50 Kusur = 1.119,25 Euro davacının talep edilebileceği anlaşılmıştır. "... Kabule göre, Yukarıda ifade olunan yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurulduğunda, yabancı para borcunun alacaklısı olan davacı tarafın, fiili ödeme günündeki kur üzerinden talepte bulunma hakkına sahip olduğu gözetilerek ve davacının talebiyle de bağlı kalınarak karar verilmesinde ve ödeme tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiğinden oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... E. ve ... K.sayılı kararı). " dikkate alınarak 1.119,25 EURO geçici iş göremezlik tazminatının ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren ; davalı sigorta şirketi yönünden 14/12/2016 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesi kapsamında zarar gören cep telefonu, özel üretim gözlüğü, kıyafet ve ayakkabılar için zararın tazminini talep etmiş ise de talebe konu bu eşyaların zarar gördüğüne ilişkin dosya kapsamında delil mahiyetinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu eşyaların zarar gördüğüne ilişkin kolluk görevlileri tarafından herhangi bir tutanak düzenlenmediği veya davacı tarafından delil tespiti yaptırılmadığı anlaşılmakla dava dilekçesi ek-5'de yer alan hasar dosyasına ibraz edilen kalemler yönünden de bu tazminat kalemleri için belge ibraz edemediğini beyan ettiği anlaşılmakla iş bu kalemler yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hastanede kaldığı sürece oteldeki konaklaması uzatılması tedavi gideri niteliğinde olmadığından talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında dosya kapsamından davacı vekili dilekçesinde, belgeli tedavi gideri olarak; hastane katkı bedeli ile belgesiz tedavi gideri olarak da, davacının hastaneye gidip gelmesi için ulaşım gideri ve yemek gideri gibi masraflarını talep etmiş olmakla, davacının belgeli ve belgesiz şekilde tedavi harcamaları yaptığı anlaşılmakla Gera Vergi Dairesi'nce düzenlenen Sosyal Güvenlik Kanunu 39. Md.4. Fıkrası uyarınca hastaneye 10,00 euro ödeme yapması gerektiğine dair belge dikkate alındığında 280 Euro katkı payı belgesinin %50 olan 140 euro hastane ve rehabilitasyon masrafı olarak ve dava dilekçesi ekinde yer alan 13/05/2015 tarihli Side Taksi Kooperatifince düzenlenen satış fişi (6 x 20) 120 Euro yönünden %50 olan 60 euro talepte bulunabileceği anlaşılmıştır. Davacının talep edebileceği tedavi giderinin 200 euro olduğu hükümde sehven rakam hatası yapılarak 300 EURO ibaresinin yer aldığı anlaşılmıştır. Davacının ameliyat veya yarası olmadığından pansuman gideri olmadığı; ilaç, bakım için tıbbi malzemeler ve korse için Türkiye’de dönemsel rayiç bedellerle 500,00 TL belgesiz tedavi gideri olacağı tespit edildiği anlaşılmakla %50 kusurlu olması nedeniyle 250,00 TL tedavi giderinin ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. TTBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesinde ""Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir..” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta davacının uğradığı zararın ağırlığı, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, tarafların kusur durumu, tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak kaza nedeniyle 3 aya kadar geçiçi engelli kaldığı; kazanın oluşunda %50 kusurlu olduğu, kazanın 10/05/2015 tarihinde meydana geldiği de dikkate alındığında hükmedilen maddi tazminat miktarı da dikkate alındığında 25.000,00 TL manevi tazminatın ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının kısmen kabulüne, 300EURO (hastane, ulaşım ve rehabilitasyon gideri) tedavi giderinin ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, 250,00 TL tedavi giderinin ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 1.119,25 EURO geçici iş göremezlik tazminatının ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren ; davalı sigorta şirketi yönünden 14/12/2016 tarihinden itibaren (poliçe limiti ile sınırlı kalmak kaydıyla) 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Davacının kalıcı iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 25.000,00 TL manevi tazminatın ... ve ...’dan 10/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin talebin reddine, Maddi Tazminat Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 615,40 TL karar harcının 190,48 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 424,92 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 6.653,86 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 6.653,86 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Manevi Tazminat Yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.707,75 TL karar harcının 190,48 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 1.517,27 TL harcın davalılar ... ve ...’dan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 25.000,0 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...’dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Davalılar ... ve ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar ... ve ...’a verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 33.334,10 TL yargılama giderinden davanın kabul red miktar ve oranı göz önüne alınarak hesaplanan 18.561,86 TL yargılama giderinin ve 190,48 TL peşin harç ve 35,90 TL başvurma harcı toplamı 18.788,24 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak ve istinaf başvurma ve karar harcı ile istinaf gider avansı yatırılmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenmesi için tarafların istinaf kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2025

KATİP ¸e-imzalıdır

HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/106, K. 2025/906, T. 03.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-106-e-2025-906-k-9cfa0b411e7a