İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1006 E. 2025/1036 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1006
Karar No
2025/1036
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/1006 Esas KARAR NO : 2025/1036 DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; "Müvekkile ait... plakalı araç ile... plakalı araç arasında 28.06.2024 Tarihinde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleşmiş olup gerçekleşen kazada müvekkile ait araçta değer kaybı zararı oluşmuştur. İşbu dava bu değer kaybı zararının tazmini ve değer kaybının tespiti için aldırdığımız ekspertiz raporu ücretinin talep edilmesi için açılmıştır. İkame etmiş olduğumuz bu dava TTK gereğince mutlak ticari dava olup bu kapsamda dava açılmadan önce arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Arabuluculuk aşamasında dava konusu hususlar müzakere edilmiş ve anlaşılamamıştır. Müvekkile ait ... plakalı araç ile... plakalı araç arasında 28.06.2024 Tarihinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen trafik kazasında...plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, müvekkile ait...plakalı aracın kusuru bulunmamaktadır. Mahkemeniz nezdinde gerçekleştirilecek kusur incelemesi ile de maddi hasarlı trafik kazasında mevcut kusur durumları netlik kazanacaktır. 28.06.2024 tarihli kaza neticesinde müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper...'a dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya tespit raporunu sunmuştur. Raporda da görüleceği üzere müvekkilin aracında 60.000,00 TL (altmışbin lira) değer kaybı tespit edilmiştir. Ekteki faturada da görüleceği üzere ekspere hizmet bedeli olarak 1.109,81 TL (KDV dahil) ödenmiştir. Müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı zararı sayın mahkemenizce gerçekleştirilecek bilirkişi incelemesi ile netlik kazanacaktır. Bu zararlarımızın tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 18.09.2024 tarihinde yapılan yazılı olarak başvurulmuştur. Başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından müvekkilin zararı karşılanmamıştır. İlgili kusurlu araç kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamındadır. ukarıda arz ve izah edilen sebepler doğrultusunda; talep edilebilir tazminat bedelinin sayın mahkemenizce yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile tespit edileceği baz alınarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla davamızda şimdilik, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 1.109,81 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını Mahkemenizden talep ederiz." şeklinde talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, "Uyuşmazlık konusu 28.06.2024 tarihinde meydana gelen kazaya karışan ...5 plakalı araç Müvekkil ... Sigorta A.Ş. Tarafından 23.03.2024/2025 tarihlerini kapsayan ...numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olup, müvekkil sigorta şirketinin işbu kaza sonucunda ... plakalı araçta oluşan değer kaybına ilişkin poliçeden dolayı sorumluluğu 200.000,00 TL ile sınırlıdır. Davacı tarafından müvekkil şirkete başvuruda bulunulmadığından huzurdaki davanın usulden reddini arz ve talep ederiz. Davacı tarafından müvekkil şirkete taleplerine ilişkin olarak başvuru yapılmaksızın doğrudan dava yoluna gidilmiş olup huzurdaki davanın usulden reddi gerekmektedir. Başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerekmektedir. Eksik evrakla başvuru yapan davacının aracında ekspertiz yapılması mümkün olmadığından müvekkil şirketçe ödeme yapılması gerekiyorsa bile ödeme yapılamamıştır. Zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna başvurmaksızın, dava açma hakları bulunmamaktadır. Davacının, başvuru şartını yerine getirmemiş olması, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil etmektedir. Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenen sigorta şirketine başvuru şartı ile davanın görülmesinden ziyade davanın açılabilmesine dair bir ön şart getirilmiştir. Somut olayda müvekkil şirkete ulaşan talep olmadığından, davacı, Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartlarının yukarıda işaret edilen düzenlemelerindeki yükümlülüklerini yerine getirmeden, doğrudan dava yoluna gitmiş olması nedeniyle HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın usulden reddini arz ve talep ederiz. TTK madde 5/A gereği dava şartı yokluğu nedeniyle huzurdaki davanın reddi gerekmektedir. Huzurdaki dava ikamet edilmeden evvel dava şartı olarak arabuluculuğa başvurmak zorunlu olup işbu hükmün yürürlük tarihi 01.01.2019’dur. Buna karşın davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmadan huzurdaki davanın ikame edilmesi hukuka aykırı olup, dava şartı yokluğundan usulden red sebebidir. Bu nedenle davanın usulden reddini arz ve talep ederiz. Davacının belirsiz alacak davası ikame etmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Davacı yan, dilekçesinin talep ve sonuç kısmında, hakkını saklı tutarak şimdilik belirsiz alacak şeklinde davasını açtığını beyan etmiştir. Belirsiz alacak davası açan davacı, kısmi davanın sonuçlarından yaralanamayacağı gibi kısmi dava açan davacı da belirsiz alacak davasının sonuçlarından yararlanamaz. Hâkim de kısmi dava olarak açılmış bir davayı belirsiz alacak davası olarak nitelendiremeyeceği gibi, belirsiz alacak davası olarak açılan davaya da kısmi dava olarak devam edemez. Kanun lafzında da anlaşılacağı gibi belirsiz alacak davası ancak ve ancak alacağın belirlenmesinin taraflardan beklenemeyeceği durumda açılır. HMK’nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle dava usulden reddedilmelidir. Davacı aracı için 30.07.2024 tarihinde davacı vekili ...ya 41.405 TL ve 23.07.2024 tarihinde yine ...ya 8.281 TL maddi hasar ödemesi yapılmıştır. Ayrıca 23.09.2024 tarihinde ...ya 40.000 TL değer kaybı ödemesi yapılmıştır. Dolayısıyla müvekkil şirketin işbu poliçeden kaynaklanan başkaca bir sorumluluğu kalmamıştır. Davaya konu araçta meydana gelen değer kaybı bedelinin belirlemesinin yapılması durumunda poliçe tanzim tarihinin 04.12.2021 sonrası olduğu göz önüne alınarak yeni genel şartlara göre hesaplama yapılması gerekmektedir. Müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranındadır. Bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alınmaktadır. Maddi giderler için geçerli olan teminat her halükarda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranındadır. Haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerekir. Bu nedenle sorumluluğa esas kusur oranlarının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmasını arz ve talep ederiz. Ortada müvekkil şirket tarafından karşılanmamış gerçek bir zarar bulunmadığından işbu başvurunun reddi gerekmektedir. Hasar bedeline ilişkin olarak oluşan zarar şirket tarafından karşılanmış, bakiye oluşturacak ek bir zarar tespit edilmemiştir. Yukarıda açıklanan ve mahkemeniz tarafından re'sen dikkate alınacak sebeplerle; davanın reddine karar verilmesini mahkemenizden saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. " şeklinde cevap verdiği görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. Davacı 28/06/2024 tarihli trafik kazasında... plakalı aracın işleteni olup, davalı ...plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyendir. KTK' nın 97. Maddesi gereği başvuru şartı incelendiğinde dava dilekçesinin ekinde yer alan belgeye (e-mail) göre davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğu, sigorta şirketi tarafından hasar dosyasının açıldığı ve 23/09/2024 tarihinde 40.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı görülmüştür. Dava açıkça belirsiz alacak davası olarak ikame edilmemiş olması halinde dahi; İzmir BAM.... H.D.' nin ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; "6100 Sayılı HMK’nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi hükmüne göre, belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir. Dava dilekçesinin istem kısmında, davanın açıkça belirsiz davası olarak açıldığının belirtilmemiş olması, açılan davanın kısmi dava olduğunun kabulü için yeterli olmayıp, dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirilerek, davanın niteliği belirlenmelidir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası olup davacının tazminat miktarının ancak rapor alındığında belirlenebilecek olması dikkate alındığında davanın belirsiz alacak davası olduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay HGK 24.02.2022 tarih ve 2019/11-220 E. - 2022/376 K. sayılı ilamı) " davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığının kabulü gerekmiştir. Davalının sorumluluğu değerlendirildiğinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1.maddesine göre “işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.3 maddesinde de “sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta teminat limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür." şeklinde sigorta şirketin sorumluluğunun kapsamı ifade edilmiştir. Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Kazaya karışan ... plakalı araç 26.03.2024-2025 tarihleri arasında zorunlu mali sorumluluk trafik sigortası ile davalıya sigortalıdır. Kaza 28/06/2024 tarihinde meydana gelmiş olup, risk periyodu içerisinde olduğundan davacının talep ettiği değer kaybı bedelinden dava dışı araç sürücüsünün kusuru oranında sigorta şirketi sorumlu olacaktır (Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD'sinin 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ). TBK' nın 50. maddesi uyarınca davacı zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Bu sebeple davacı bilirkişi deliline dayanmış olup mahkememizce bilirkişiden davacının maliki olduğu aracın tramer kaydı da celp edilerek kusur ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi için rapor aldırılmıştır. Bilirkişilerden alınan 05/05/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre;" Kusur yönünden; -... plaka sayılı araç sürücüsü ...n kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 57/a ve 84/h maddesinde belirtilen kuralları ihlal ettiği, -Davacının maliki olduğu,... plaka sayılı araç sürücüsü ...” in kazanın oluşumunda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ihlal eden bir davranışı tespit edilemediğinden dolayı atfı kabil kusurunun olmadığı, Değer Kaybı yönünden; -...plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 50.000,00 TL olabileceği, ancak davalı ZMMS sigorta şirketinin 23.09.2024 tarihinde davacı vekiline 40.000,00-TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle, ödenen bu miktar düşülmesi durumunda bakiye değer kaybı farkının 10.000,00-TL olabileceği görüş, kanaat ve tespitine varıldığı... " şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. Bilirkişi tarafından değer kaybına ilişkin hesaplama; trafik kazası sebebiyle davacının malik olduğu araçta oluşan değer kaybının aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ile önceki hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki farka göre değerlendirme yapıldığından itiraz mahkememizce kabul edilmemiştir. Kaldı ki 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden tarafı olmadığı zmms sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması ve Anayasa Mahkemesi'nin nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 Sayılı Kanunun 3.maddesiyle değiştirilen 90. maddesinin birinci cümlesinde yeralan “ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yeralan “ve genel şartlarda ’’ ibaresinin iptal edilmiş olması sebebiyle uygulanmayacağından hükme esas alınmıştır. Mahkememize sunulan bilirkişi raporu, açıkça itiraza uğramayan ve sürücülerin imzalarını taşıyan kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğundan kusura ilişkin değerlendirme hükme esas alınmıştır. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile; 10.000,00 TL değer kaybı tazminatının avans faiziyle tahsilini talep etmiştir. Tüm bu nedenler ile;28/06/2024 tarihli çift taraflı trafik kazasında... plakalı aracın sigorta şirketi dava dışı sürücünün kusuru oranında sorumlu olacağından, dava dışı sürücünün tam kusurlu olduğu ve davacının maliki olduğu araçta mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre 50.000,00 TL değer kaybının bulunduğu, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketi tarafından 40.000,00 TL ödemenin yapıldığı görülmekle karşılanmayan bakiye tazminat bedeli yönünden davanın kabulüne, kabul edilen maddi tazminat kalemine davalı sigorta şirketi başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda temerrüte düşecek ise de yapılan kısmi ödemenin tarihi 8 iş gününden önce olduğundan kısmi ödeme tarihinden itibaren zarar veren araç ticari olmadığından yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar, sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar, Yargıtay 4. H.D. 09/09/2024 tarih, 2022/2615 Esas 2024/7426 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; -10.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden (bakiye kalan 110.314,00.-TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 23/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 683,10 TL karar ve ilam harcının yatan 784,47 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu artan 101,37 TL' nin davacıya iadesine, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 683,10 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 472,50 TL posta ve diğer giderler, 1.109,81 TL ekspertiz ücreti ile 9.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 11.693,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 10.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/11/2025 Katip ... e-imza

Hakim... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/1006, K. 2025/1036, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1006-e-2025-1036-k-c0f27f0cf3ab