İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/248 E. 2025/964 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/248
Karar No
2025/964
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/248 Esas KARAR NO: 2025/964 DAVA: Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 18/03/2025 KARAR TARİHİ: 11/12/2025 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN -----ESAS SAYILI DAVA DOSYASI DAVA: Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı) DAVA TARİHİ: 18/11/2025 KARAR TARİHİ: 11/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Denizcilik Rizikosu Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TTK. 1267 maddesi hükmüne göre, sigortacı poliçeyi muayyen süre içinde sigorta ettiren kimseye vermediği takdirde, sigortalının sigortacıdan tazminat isteyebileceğini, bu sebeple istenebilecek zararın ya menfi veya müsbet zarar olduğunu, 6102 sayılı TTK- md. 1401’de; “Sigorta bir akittir ki bununla sigortacı bir prim karşılığında diğer bir kimsenin para ile ölçülebilir bir menfaatini halele uğratan bir tehlikenin (bir rizikonun) meydana gelmesi halinde tazminat vermeyi yahut bir veya birkaç kimsenin hayat müddetleri sebebiyle veya hayatlarında meydana gelen belli birtakım hadiseler dolayısı ile bir para ödemeyi veya sair edalarda bulunmayı üzerine alır.” şeklinde tanımlandığını, Sigorta sözleşmesinde sigortalının beyanının esas olduğunu, Sigortalı / sigorta ettiren, teminat altına aldığı nesneye ilişkin tüm bilgileri doğru olarak vermek; aynı şekilde sözleşmeye aracılık eden kişi de neyi, ne şartlar altında aldığı konusunda doğru ve gerçek bilgileri sigortalıya bildirmek zorunda olduğunu, Sözleşme hukukunda akid tarafların, aralarında henüz geçerli bir hukuki ilişki meydana gelmemiş olsa bile, karşılıklı olarak birbirlerinin menfaatlerini gözetmelerinin esas olduğunu, bu hususun, Medeni Kanun’un 2 nci maddesinde öngörülen “objektif iyi niyet” kuralının, sigorta sözleşmesinin “azami iyi niyet” akdi olmasının ve genel hukuk ilkelerinin doğal bir sonucu olduğunu, tarafların bu kapsamda gerçekleştirecekleri bilgilendirme yükümlülüğünün de aynı kapsam içinde değerlendirilmesi gerektiğini, TTK sorumluluk sigortasında sigortacının borç ve yükümlülüklerini, sorumluluk sigortalarını düzenleyen TTK m.1473 vd. belirtildiğini, TTK m.1473’te sigorta himayesi sağlama, TTK.1474’te hukuki koruma sağlama, TTK m.1476’da yardımda bulunma, TTK m.1478’te zarar görenin doğrudan talebi halinde bu talebi değerlendirme olarak müşahede ettikleri bu borç ve yükümlülüklerinin yanı sıra sigortacının TTK m.1485’in atfıyla; TTK m.1423’teki sigortacıyı aydınlatma TTK m.1424’te sigorta poliçesi verme yükümlülüklerinin de bulunduğunu, TTK m.18/II' ye göre, “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi gerekir” hükmünün bulunduğunu, mevzuatımız ve yargıtay uygulamalarının çok açık olarak sigorta şirketlerinin basiretli Tacir gibi hareket etmesini öngördüğü ve Sigortacının azami iyi niyet kurallarına uygun olarak hareket etmesi gerektiğini bildirmesine rağmen, davalı --------- iyi niyet kuralları dışında ve basiretli bir tacir gibi hareket etmeyerek, müvekkilinin resmi olarak ve mevzuata uygun olarak--------enetiminde cins değişikliğini ve değer artışını yaptığı ticari teknenin artan değerinin zeyilnamesini bütün ısrarlarına rağmen geciktirmesi, ancak sürekli ek evrak ve bilgi isteyerek süreyi uzatması nedeniyle, bu arada gerçekleyen tabi afet sonucu teknenin tam ziya olması nedeniyle, yasal mevzuatımız ve yargıtay kararları çerçevesinde müvekkilinin yazılı poliçe teminatının dışında gerçekleşen ve değer artışından kaynaklanan 83.000-EUR bakiye ticari tekne ziya hasarının karşılanmaması nedeniyle iş bu haklı davayı açmak durumunda kaldıklarını, müvekkili ----ait olan, ----- kapsamında, davalı ----- %01 muafiyetli bir şekilde sigortalandığını, müvekkiline ait ----- tarihinde,------- denetimde yapılan yenilik ve değişiklikler nedeniyle boyunun uzatılması ve liman başkanlığının talep ettiği cins değişikliği şeklindeki vasıflara sahip olması nedeniyle değerinde artış gerçekleştiğini, Ticari yat olarak adı geçen teknenin, -----olarak cins değişikliği zeyilnamesinin davalı Şirket tarafından yapıldığını, Davalı sigorta şirketine teknenin değerinin artması nedeniyle değer artışı ile ilgili artan değerden dolayı Zeyilname yapması için yazılı ve sözlü talepler yapıldığını, bunun üzerine davalı şirketin ------- tarihinde teknedeki değer artışının tespiti ve teknenin yeni değerinin tespiti için eksper gönderdiğini, Sigorta şirketinin yönlendirdiği ---------Eksper aracılığı ile söz konusu teknenin yerinde tespitinin yapıldığını ve teknenin fotoğraf ve videoları çekilerek, bütün evrakların ve donanımlarının tespit edildiğini, Sigorta Eksperi tarafından düzenlenen ekspertiz raporu kapsamında Ticari Tekne'nın değerinin 190.000,00 Euro olarak tespit edildiğini, bu şekilde de davalı Sigorta şirketine Eksper tarafından bildirim yapıldığını, ancak ne var ki davalı sigorta şirketinin, kendisine değer artışı Eksper tarafından bildirildiği halde ve müvekkili tarafından sürekli bir arayışla, davalı şirketin acentesi ----- üzerinden ve özellikle yetkilisi ------- sürekli aranarak ve ilgili evrak gönderilerek zeyilname yapması istendiği ve bir an önce zeyilname ile ortaya çıkacak pirimin ödemek istendiği bildirilmesine rağmen, davalı sigorta şirketinin hasarın gerçekleştiği tarihe kadar yani 58 gün boyunca sürekli oyaladığını ve değer artışını zeyilnameye dahil etmediğini, Ticari Teknenin, 19.11.2024 tarihli doğal afet nedeniyle ziya olduğunu ve -------, Poliçe kapsamında Müvekkiline 107 000 Euro zarar ve ziyan ödemesi yaptığını, karşı taraf Şirketin, kötü niyetli olarak zeyilname sürecini geciktirmesi; Müvekkilinin bu süreçte başkaca Sigorta şirketleri aracılığı ile zeyilname sürecini gerçekleştirememesi sebebiyle, müvekkilinin gerçek zararı olan, yani teknenin gerçek zararı olan 190 000 Euro yerine, zeyilname yapılmadığı gerekçesi ile sadece poliçeli teminat tutarı olan 107.000 EURO'luk kısmının karşılandığını, müvekkilinin bu nedenle karşılanmayan zararının 83.000 Euro olarak gerçekleştiğini, her sene teknenin bakımı ve donanımı ile evrakı ---------- tarafından mecburi olarak kontrol edildiği halde ve bu durumu da sigorta şirketi bildiği ve bu belgeler kendisine ulaştırıldığı halde, tamamen davalı sigorta şirketi yetkililerinin kötü niyetle zeyilname yapmayı geciktirdiklerini, Davalı sigorta şirketine tekne hasarı ortaya çıkmadan önce müvekkili tarafından sürekli aramalar yapılıp, bir an önce teknenin değer artışı ile ilgili zeyilname yapması ve yapacağı zeyilnameden kaynaklı ek primi tutarını bildirmesi istendiği halde, sürekli kasıtlı olarak zeyilname yapılmaması konusunda oyalama taktiği güden sigorta şirketine bu kötü niyetli yaklaşımı nedeniyle ortaya çıkan tekne zararı farkı olan 83.000,00 EURO' yu ödemesi için, önce davalı sigorta şirketine 22.04.2024 tarihinde ihtarname gönderildiğini, ancak netice alınamayınca bu defa ---------- başvurulduğunu, açılan dosyanın 17.01.2025 tarihinde uzlaşamama ile sonuçlandığını, bugüne kadar yaptıkları bütün başvuru ve ihbarlarına rağmen ve de arabuluculuk süreçlerine rağmen, haklı taleplerini karşılamayan kötü niyetli sigorta şirketine karşı iş bu davanın açılması zarureti doğduğunu, taleplerine rağmen zeyilname fark priminin ve hesap numarasını kendilerine bildirmeyen ve kasıtlı olarak ve gereksiz bir şekilde zaman kaybettirip, değer artışı exper raporu ile tespit edilen teknenin zeyilnamesiz yani sigortasız bırakılmasının, gerek Ticaret kanunun basiretli tacir hükmüne ve gerekse Sigortacılığın iyi niyet olduğuna dair Sigortacılık kanunu düzenlemelerine aykırı olduğunu, esasen Sigorta şirketi eksperini gönderdiğinde, eksperin teknede gerekli incelemeleri yaptığını, video ve fotoğrafları çekerek ve de 190.000-EURO olarak teknenin değerini belirleyip, sigorta şirketine gönderdiğini, ayrıca ------- o ay vermiş olduğu -----teknenin bütün donanımlarının eksiksiz ve tam olduğunu gösteren belgeyi de kendilerine gönderdikleri halde, buna rağmen davalı şirketin tamamen kötü niyetle zeyilname yapmamak için işi sürüncemede bıraktığını, Sigorta şirketi ile acentesi üzerinden yapılan başvurular, yazışmalar ve nihayetinde kötü niyetli yaklaşımlar karşısında, -------yat işletmeciliğinde, bu şirketin işlerini yürüten şirket sahibinin oğlu -------------- şahsın da olayla bizzat tanık olup, kendisi de sigorta şirketi ile yaşadıkları olaya şahit olduğunu ve kendisinin de bu olaydan zarar gördüğünü, tenezzüh teknesinin tüm açık ve kapalı alanlarında oluşabilecek küçük ve büyük çaplı hasarların, sigorta kapsamında değerlendirileceğini, tenezzüh teknesinin olumsuz hava koşulları, yağmur, kar, fırtına, dolu yağışı gibi durumlardan göreceği zararların, sigorta tarafından karşılanacağını belirterek, fazlaya ilişkin ve üçüncü kişilere karşı tüm talep hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkilinin şimdilik 3.000 Euro tutarındaki alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak, davacı tarafın, delillerini sunmadığını ve müvekkili şirkete tebliğ ettirmediğini belirttikten sonra, esasa ilişkin olarak; Davacının, müvekkili şirket tarafından, ---- tarihleri arasında geçerli olmak üzere -------- sigortalısı olduğunu, ----- tarihinde meydana gelen hasarın müvekkil sigorta şirketine ihbarı üzerine şirket nezdinde ----- no.lu hasar dosyası açıldığını, açılan hasar dosyası kapsamında yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucunda, Sigortalı teknenin gerçekleşen batma hadisesi sonrasında tam zayi olduğu, Emsal tekneler dikkate alınarak sigorta bedelinin 112.612,00 Euro olduğu, Sovtaj bedelinin 5.612,00 Euro olduğu, Hasar tutarının ise rayiç - sovtaj = 107.000 Eur olduğunun tespit edildiğini, yapılan işbu hesaplama sonucu tespit edilen tutar olan 107.000 Eur’un 12.02.2024 tarihinde davacıya ödendiğini, bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, bakiye borcun olduğu yönündeki iddiayı ispat yükünün davacı tarafta bulunduğunu, Davacının 83.000 Euro zarara uğradığını belirtmişse de söz konusu zarar tutarının nasıl belirlendiğinin belirsiz olduğunu, Sigortalı teknenin sigorta bedelinin emsalleri üzerinden değerlendirildiğini ve tespit edilen bu tutarın poliçe ile uyumlu olarak sigortalıya ödendiğini, Müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun gerçek zarar ilkesi ile sınırlı olup, hasar hesaplaması yapılırken hasar tarihindeki verilerin dikkate alınması gerektiğini belirterek, müvekkili aleyhinde haksız ve mesnetsiz açılan işbu davanın reddini talep etmiştir.------ esas ve----karar sayılı ilamı ile mahkememiz dosyası ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.Mahkememiz dosyası ile birleşen ------ esas sayılı dosyasında davacı vekili özetle; müvekkili-----ait olan, ----- numaralı yat statüsündeki ticari tekne ---- davalı ------ Tarafından %01 (yüzde bir ) muafiyetli bir şekilde sigortalandığını, --------- denetimde yapılan yenilik ve değişiklikler nedeniyle boyunun uzatılması ve liman başkanlığının talep ettiği cins değişikliği şeklindeki vasıflara sahip olması nedeniyle değerinde artış gerçekleştiğini, ticari yat olarak adı geçen teknenin, "gezi tenezzül" (günü birlik gezi teknesi) olarak cins değişikliği zeyilnamesi davalı şirket tarafından yapıldığını, davalı şirketin, 21.09.2023 tarihinde teknedeki değer artışının tespiti ve teknenin yeni değerinin tespiti için eksper gönderdiğini, söz konusu değer artış tespitine ve davalı sigorta şirketine yapılan bildirim neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, ticari Tekne'nin, 19.11.2023 tarihli doğal afet nedeniyle ziya olduğunu ve davalı ---------Poliçe kapsamında müvekkiline 107.000,00-EURO tutarında zarar ve ziyan ödemesi yapıldığını, davalı şirketin, kötü niyetli olarak zeyilname sürecini geciktirmesinin müvekkilde yeni zeyilname düzenleneceğine dair uyandırılan fikir nedeniyle müvekkilinin bu süreçte başkaca sigorta şirketleri aracılığıyla zeyilname sürecini gerçekleştirememesi müvekkiline gerçek zararı olan 190.000-Euro yerine mevcut poliçeli teminat tutarı olan 107.000,00-Euro'luk kısmının karşılanmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin, 83.000,00-Euro tutarında zararı karşılanmadığını, bu sebeplerle müvekkilinin daha önce -------- sayılı dosyasıyla talep edilmemiş olan 80.000,00-EURO tutarındaki bakiye zararının talebi için işbu davayı ikame ettiklerini, öncelikle davalarının kabulünü ve işbu dava dosyası ile -----sayılı dosyasının birleştirilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dava ve birleşen dava; yat sigorta poliçesi ile sigortalı teknede meydana gelen hasar bedelinin, poliçe kapsamında davalı sigortacıdan tahsili istemlerine ilişkindir.6762 sayılı eski TTK.nun 4.maddesine 20.04.2004 tarihinde 5136 sayılı yasanın 1. maddesi ile eklenen son fıkrası "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde ----- olumlu görüşü ile ----bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere ---------kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi ----- tarafından belirlenir." hükmünü havi olup, bu maddeye dayalı olarak -----sayılı kararı ile ----- kurulmuş, yargı alanı da--- hudutları olarak belirlenmiştir.Daha sonra özel kanunlarına göre kurulmuş olan ihtisas mahkemelerinin yargı alanlarının yeniden belirlenmesi ile ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde bu mahkemelerin görev alanına giren iş ve davalara hangi mahkemenin bakması gerektiği hususlarında-------- sayılı kararı almıştır. Bu ilke kararı gereğince;------Konusunda; I------- sayılı kararı ile ----kurulup faaliyete geçirilen-------- Mahkemesinin yargı alanın-------- mülki hudutları olarak belirlenmesine, II-Denizcilik ihtisas mahkemesi kurulmayan yerlerde a)-Ticaret mahkemesi bulunan yerlerde; 1-Bir ticaret mahkemesi bulunan yerlerde bu mahkemenin, 2-Birden fazla ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 1 numaralı ticaret mahkemesinde, b)Ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde; 1 ) Bir asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bu mahkemede, 2 ) Birden fazla asliye hukuk mahkemesi bulunan yerlerde, 1 numaralı asliye hukuk mahkemesinde bakılmasına karar verilmiştir. Öte yandan 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı yeni TTK.nun 5.maddesi; "Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler (1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir. (3) ------Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) ------- Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." hükmüne, Yine aynı tarihte yürürlüğe giren 6103 sayılı TTK.nun yürürlüğü ve uygulama şekline dair kanunun 8.maddesi de, "A) Deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davaları MADDE 8 – (1) 6762 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kurulmuş bulunan denizcilik ihtisas mahkemesinin görmekte olduğu davalar, Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi gereğince, Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından, Türk Ticaret Kanunu ile diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevli kılınacak asliye ticaret mahkemesine devredilir. (2) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce açılmış olan deniz ticaretine ve deniz sigortasına ilişkin hukuk davalarını görmekte olan mahkemeler, yargı çevreleri içinde ve görev alanlarına giren sonuçlanmamış davaları ve işleri devredemezler." hükmünü havi olup, 6103 sayılı kanunun 8.maddesi, 6102 sayılı kanunun 5/2.maddesinin HSK.na verdiği yetkinin kullanım şekline ilişkindir.Anılan kanunların verdiği yetki ile----- sayılı Yetki kararnamesi ile ,----- Ticaret Mahkemelerini----- Ticaret Mahkemesini TTK.dan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmak üzere münhasıran görevlendirilmesine karar verilmiş, ------sayılı yetki kararnamesi ile de, bu kez aynı konularda ---- Ticaret Mahkemesi ve ---- görevlendirilerek, önceki görevli mahkemelerin faaliyetinin durdurulmasına karar verilmiştir. Diğer yargı yerlerine ilişkin bir görevlendirme yapılmamıştır.Davacı vekili tarafından, yat sigorta poliçesi ile sigortalı teknede meydana gelen hasar bedelinin, poliçe kapsamında davalı sigortacıdan tazmini talep edildiği anlaşıldığından ve eldeki davaya ----Sigortalarına ilişkin hükümler uygulanacağından davaya bakma görevi deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından doğan davalara bakmakla görevli -------- ait olduğundan, görev hususu dava şartı olduğundan ve yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi geretiğinden, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliği ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı usulden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli--------- TİCARET MAHKEMESİNE (Denizcilik İhtisas Mahkemesi) GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına ancak Mahkememiz görevsizlik kararı sonrasında görevli ve yetkili mahkemede yargılamaya devam edilmemesi ve bu durum belirtilerek Mahkememizden talepte bulunulması durumunda harç ve yargılama giderleri konusunda Mahkememizce karar verilmesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/248, K. 2025/964, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-248-e-2025-964-k-4f4b2dcf519f