İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/353 E. 2025/1088 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/353
Karar No
2025/1088
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/353 Esas KARAR NO : 2025/1088 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/04/2025 KARAR TARİHİ : 10/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin uzun yıllardır araç kiralama sektöründe havalimanları başta olmak üzere 7 ilde mukim ofisiyle, filosuna dahil ettiği yüzlerce araçla kiralama faaliyeti göstermiş, bugüne kadar yüzlerce araç alım-satımı olduğunu, müvekkili şirket, davalı şirket -------- ve yetkilisi -------- ile ile uzun yıllar (araç kiralama-alım satım vb) ticaret yaptıklarını, 20/05/2024 tarihinde bir kısım şahıslar tarafından ofislere silahlı kişilerce baskın düzenlenerek ofislerde bulunan eşyalar, çek karneleri ve araçlar (leasingler dahi) çalındığını, şirket personelleri silahla tehdit edilerek kasalar boşaltıldığını, olaya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş iş bu dosyalar ile başka dosyalar ------- nolu dosyada birleştirildiğini, müvekkili şirket yetkililerinin beyanına göre bu gruplardan biri de davalı şirket yetkilisi ve çalışanları olduğundan davalı aleyhine -------- E. Sayılı dosyası ile ayrıca şikayette bulunulduğunu, davalı alacağı olmamasına rağmen yedinde bulunan çekleri müvekkili şirketin olaylar nedeniyle malen güç duruma düşmesinden faydalanarak zarara uğratma kastı ile kötü niyetli olarak çeklerin vadesi geldikçe icra takipleri başlattığını, icra ceza şikayetlerinde bulunmuş ve hatta alacaklı olmadığı halde müvekkili şirket yetkilisinin akrabalarını araştırarak nam-ı müsteara dayalı müvekkille ilgisi dahi bulunmayan üçüncü kişilerin taşınmazlara yönelik tasarrufun iptali davaları dahi ikame ettiğini, taraflar arasındaki hukuk davaları ve soruşturma dosyaları davanın delili olmakla müvekkilin borcu olmadığının ispatı olduğunu, olay günü müvekkilinin çek karneleri de çalınıp tedavüle verildiğinden; müvekkili gerçek ve çalınan çekleri ayırt edemediğinden ve aniden icra takipleri başlatıldığından tereddütlü çeklere imzaya/borca itiraz davaları ikame edildiğini, davalının tüm bu eylemleri karşısında zarara uğrayan müvekkile karşı kötüniyetli başlatılan icra takiplerinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine yönelik açıldığını, müvekkilinin iş bu davanın ikame edilmesinde hukuki yararı olduğunu, müvekkili şirketin mali durumunun sıkıntıya girmesi nedeniyle iş bu dava harçların yüksekliği nedeniyle ancak iş bu dilekçe tarihi ile açılabildiğini beyan ederek davanın kabulü ile -------- İcra Dairesi -------- ve --------- İcra Dairesi --------- E. Sayılı dosyalarında müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine dava değerinin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, icra dosyasında davalının teminata yeter hacizleri olduğu gözetilerek, dava sonuçlanıncaya kadar dosyaya para yatması ihtimalinde davalı/alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, davanın şirket yetkilisi ---------- ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili --------- ve sahibi olduğu --------Ş isimli firma ---------- İlçesi sınırları dahilinde basiretli bir tacir olarak çok uzun yıllardır faaliyet gösteren bir ticari işletme olduğunu, tek başına bu rapor dahi incelendiğinde hakkında bir tane dahi icra takibi, vergi veya --------- borcu bulunmayan, bünyesinde 30 personel çalıştıran, kredibilitesi oldukça yüksek bir firma olmasının yanı sıra yılda 500 den fazla araç satışı ve yetkili bayiisi olduğu -------- ve --------- gibi global markaların 1000 e yakın motosiklet satışını yapan bir firma olduğunu, ayrıca --------- önde gelen -------, --------, --------, ---------- gibi markaların büyük FİLO müşterisi olduğunu, davacı DMR yetkilisi --------- ve birleştirilmesini talep ettiği diğer davalı -------- yetkilisi--------- ile 2018 yılından bu yana tanışıklıkları ve müvekkilinin şirketinin 2021 yılındaki kuruluşundan beridir de yoğun ticari ilişkileri (araç alım satımı ve gayrimenkul alım satımı) bulunmakta olduğunu, davalı --------- Şti yetkilisi ---------- ve dava dışı birleştirme talep edilen diğer dosya davacılarından -------- ise -------- Şti yetkilisi olup ikisi de kardeş olduğunu, 2021 yılından bu yana her iki taraf arasında gerçekleştirilen ticari faaliyet; müvekkilinin sirkülasyon halinde satın aldığı araçları davacıya ve diğer dava davcısına kiraya vermek suretiyle gelir elde etmesine dayanmakta olduğunu, davalıya ait şirketler kiralama sektöründe aktif faaliyet gösteren ve bilinen firmalar olarak geniş bir müşteri ağına sahip olduğundan, kiraya verilecek araçlar galericiler tarafından kiralanmak suretiyle temin edildiğini, ticaretleri süresince karşılıklı olarak sayısız araç alıp satılmış ve kiraya verildiğini, nitekim 2024 yılında dahi müvekkilinin 150'den fazla aracı davacıya kiralanmış ve araç satışı yaptığını, ayrıca müvekkili ile davacı şirket arasında gayrimenkul alım satımları da olduğunu, aralarında senelerden beridir devam eden güven, dostluk ve ticaret ilişkisi 2024 yılının 21 Mayıs gününe kadar bu şekilde devam etmiş ise de bu tarih itibariyle müvekkilin dolandırıldığını fark etmesi üzerine yasal prosedürü işletmesi gerektiğini, taraflar arasındaki alacak ilişkisi kiralama dahil araç alım satımına dayanan genel bir ticari alacak olduğunu beyan ederek davacı tarafından farklı takip dosyalarına ilişkin olarak ayrı ayrı menfi tespit davaları açılmış ise de, usul ekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi açısından, tüm menfi tespit davalarının tek dosya üzerinden yürütülmesi için huzurdaki davanız ile-------- Esas, --------- Esas ve ---------- Esas sayılı dosyaların birleştirilmesini, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında düzenlenen araç kiralama sözleşmesi kapsamında davacının davaya konu çekler sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti talebinden ibarettir.Davacı tarafın tedbir talebine ilişkin mahkememizin 23/05/2025 tarihli ara kararı ile "İcra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davacı tarafça takibe konu 2.477.460,00- TL alacağın %20’i oranında hesaplanan 495.492,00 TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu ile gösterilecek teminat karşılığında icra veznesine giren paranın takip alacaklısına ödenmesinin İİK 72/3 maddesi uyarınca tedbiren durdurulmasına," kararının verildiği görülmüştür. -------- Esas,--------- Esas, --------- Esas, --------- Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak savcılıklarının -------, --------, --------- soruşturma, -------- Esas,-------- Esas,-------- Esas, --------- Esas, ---------- Esas sayılı dosyaları celp edilmiştir. HMK 138. maddesine göre mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir. ---------sayılı kararında görevsizlik nedeniyle davanın dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde ve tensip ile birlikte dava şartı noksanlığından usulden reddedilmesinde HMK 30. maddesi de gözetildiğinde bir isabetsizlik olmadığına karar verilmiştir. Anılan karara göre, dava şartlan yargılamanın her aşamasında denetlenip, dava şartının bulunmaması halinde HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca dosya üzerinden karar verilmesi mümkündür. Bu kapsamda dosya öncelikle mahkememizin görevli olup olmadığı yönünden incelenmiştir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; dava dilekçesinde belirtildiği üzere, davacı ile davalılar arasında araç kiralama sözleşmesinin varlığı iddia edilerek husumet yöneltildiği, bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı, araç kiralama ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere, kiralama ilişkisinden doğan tüm hukuki uyuşmazlıklara konu alan davaların Sulh Hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, dolayısıyla uyuşmazlığın araç kiralama sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından, davanın sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Tüm bu nedenlerle taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu temel ilişkinin araç kiralama sözleşmesinden doğması, HMK.'nın 1. maddesi gereğince görevin kamu düzeninden olması ve HMK.'nın 115. Maddesi uyarınca davanın her aşamasında dikkate alınabileceği gözetilerek Mahkememizin görevsizliği nedeniyle açılan davanın, HMK 4, 114/1-c ve HMK 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine, karar vermek gerekmiş ve hüküm aşağıdaki şekilde oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK m.114/c ve m.115/2 gereği usûlden reddine, 2-Mahkememizin görevsizliğine, Görevli Mahkemenin ---------- Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğunun tespitine, 3-6100 Sayılı HMK m.21 kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli ve yetkili Mahkemeye gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 4-6100 Sayılı HMK m.331/2 uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/353, K. 2025/1088, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-353-e-2025-1088-k-c8b855ca316a