İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/116 E. 2025/1098 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/116
- Karar No
- 2025/1098
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/116 Esas KARAR NO : 2025/1098
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 01/02/2023 KARAR TARİHİ : 26/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile tapuda İstanbul ili, Esenyurt İlçesi, ..... ada, ..... parselde kain, A blok 74 numaralı bağımsız bölümün anahtar teslim olarak satış sözleşmesine uygun olarak Davacı'ya teslimini, Teslim sağlanamazsa, terditli olarak, taraflar arasındaki sözleşmenin taşınmazların anahtar teslim imal edilmesine (eser sözleşmesine) ilişkin edimlerinin ifasından vazgeçerek (satış sözleşmesi ayakta tutulmaktadır ve taşınmazın mülkiyeti korunmaktadır) bu edimlere ilişkin ifa yararının, dava konusu taşınmazın taraflar arasındaki sözleşme ve ekindeki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslim yapımı için gerekli olan inşaat maliyetinin ve belirsiz alacak kapsamında taleplerini artırmak üzere şimdilik 30.000 TL tazminatın davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile KDV hariç vekalet ücretinin Davalı Şirket'e yükletilmesini, karar verilmesini arz ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile Davalı şirket müflis olduğu ve adil yargılanma hakkının gereği için İİK m.194 uyarınca ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar davanın durdurulmasını,Davacının tüketici sıfatına haiz olmamasından ve dava konusunun tüketici işlemi olmamasından ötürü ve ayrıca iflas tarihinden sonra açılan ve kayıt kabul davası niteliğinde olan işbu davanın görevsizlikle usulden reddini, Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri yetkili olduğundan Tüketici Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, belirsiz alacak davası olarak açılamayacak davanın hukuki yarar yokluğundan reddini, dava dilekçesinde dava değeri gösterilmediğinden dilekçenin reddini, Sözleşmenin geçersiz oluşu, sözleşme geçerli sayılsa dahi zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçmiş olması, davacının temerrüde düşmüş olması, yenilik doğuran hakların kullanılmakla tükenmesi ve bu durumdan geri dönülememesi ve değindiği diğer nedenlerle davanın reddini, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK 235/1 maddesi uyarınca sıra cetveline itiraz davasıdır. İcra ve İflâs Kanunu’nun 235. Maddesinde; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir. İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar. Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür. Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur” şeklinde sıra cetveline itiraz ve neticeleri düzenlenmiştir. Anılan hüküm gereğince alacağı iflâs idaresi tarafından tamamen veya kısmen reddedilen ve sıra cetveline alınmayan yahut da sıra cetveline alınan başka bir alacaklının alacağına veya sırasına karşı koymak isteyen alacaklının, sıra cetvelinin ilanından itibaren on beş gün içerisinde iflâs masasına (idaresine) karşı iflâs kararı verilen yerdeki asliye ticaret mahkemesine sıra cetveline itiraz davası açması gerekir. Bu dava iflâs alacaklıları veya mülkiyet dışında istihkak iddiasında bulunanlar tarafından açılabilir; müflisin bu davayı açması mümkün değildir. (Atalı /Ermenek /Erdoğan, s. 613) Sıra cetveline itiraz davası, normal bir eda (alacak) davasıdır. Çünkü bu dava ile, alacaklı, iflâs idaresinin alacağını tamamen veya kısmen haksız olarak reddettiğini iddia ederek iflâs masasının (idaresinin) bu alacağı ödemeye mahkûm edilmesini ister. Uygulamada bu dava “kayıt kabul davası” olarak nitelendirilmekte ve dava dilekçesinde, alacaklı, alacağının sıra cetveline kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep etmektedir.(Kuru, s. 1333) Kayıt kabul davası bilindiği üzere alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. İspat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Sadece alacak belgesinin bulunması alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkilere inilip sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekli olup ispat hususu da alacaklıya aittir. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde, davacı tarafından davalı müflis şirketin ayıplı ifası nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, davacının aynen ifa talebinden vazgeçip para alacağı talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Satışına İlişkin Sözleşme ve Ön Ödemeli Konut Satış Sözleşmesine Ek Protokol kapsamında taşınmazlardaki teknik şartnameye uygun olarak anahtar teslimi için bedelin belirlenmesi ve tahsilini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde eser sözleşmesi hükümlerinin irdelenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir. Uygulamada ve Yargıtay içtihatlarında eksik iş, eser sözleşmelerinde yapılıp teslim edilen eserde yapılması kararlaştırılan bazı iş ve işlemlerin yapılmamış ya da olması gereken işlerin yapılmamış olması şeklinde tanımlanmaktadır. Özel hüküm bulunmamakla birlikte Yargıtay içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde işin eksik ifası sözleşmeye aykırılık olarak nitelendirilmekte ve TBK 112. maddesi ( BK 96 )gereğince borcun ifa edilmemesinin sonucu zararın istenebileceği kabul edilmektedir. Burada istenebilecek zarar da eksik işlerin giderim bedeli olup, olumlu zarar kapsamındadır. Eksik işlerin giderim bedelinin tespit edilebilmesi için eseri teslim alırken itirazi kayıt konulmasına (eksik işlerin giderim bedelinin saklı tutulmasına ) gerek yoktur. İş sahibi zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilecektir. Eksik işlerin giderim bedeli olarak talep edilebilecek miktar da eksik bırakılan işlerin mahalli piyasa rayiçleri ile giderim bedeli kadar olacaktır. Eksik işlerin giderim bedeli ile ilgili alacak teslimle istenebilir hale geldiğinden, iş sahibi teslimden itibaren makul süre içerisinde eksikleri tespit edip talep etmelidir. Aksi halde zamanaşımı süresi içerisinde eksik işlerin giderim bedelini talep edebilir ise de; davayı gecikerek açması nedeniyle giderim bedelinin artmasına sebep olacağından haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık halinde de uygulanacağından TBK 114/2 yollaması ile 52/1 maddesi gereğince giderim bedeli dava tarihine göre değil, teslimden itibaren tespit ve dava açmak için teslim tarihine eklenecek makul süre sonundaki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenecek ve ödenecektir. Dosyaya sunulan 07/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yayınlanan 2021 yılı Yapı yaklaşık Birim Maliyetlerinde 5. Sınıf A grubu yapının birim maliyetinin 2.970-TL/m2 olduğu görülmektedir. Dava konusu taşınmazın tamamlanma bedeli: 118,00 m2 x 2.970,00 TL/m2 x (1- 0,67) = 115.651,80 TL olarak hesap edilmiştir. Mahkememiz tarafından alınan raporun denetime ve hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmakla dava konusu taşınmazın tamamlanma bedelinin 115.651,80 TL olduğu, davacı vekilinin talep arttırım dilekçesi sunduğu anlaşılmış olup açılan davanın kabulü ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 115.651,80 TL'nin Bakırköy ...... İflas Müdürlüğü'nün ..... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis şirketin iflas masasına İİK'nın 235/1. maddesi uyarınca davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 25,60-TL vekalet harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 14.682,50 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.26/11/2025
Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır
"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."