İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/683 E. 2025/808 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/683
Karar No
2025/808
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/683 Esas KARAR NO : 2025/808

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2017 KARAR TARİHİ : 02/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı, davalı ...'de faaliyet gösteren ... arasında 08/06/2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin İş Süresi başlıklı 13.madddesine göre davalı tarafın 15.04.2016 tarihine kadar yüklenici olarak sözleşme konusu işi teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının işi aksatması ve gereği gibi yerine getirmemesi nedeni işveren ... tarafından ... Yargıtay Kurulu İstinaf Mahkemesi Başkanlığı 2. Süleymaniye Medeni Mahkemesi'nin ...dosya nolu 18.10.2016 tarihli kararı ve 16.10.2016 tarihli Uzman Bilirkişi Raporu ile sözleşmeye istinaden toplam 2.078.835,10 $'lık iş yapılacağı konusunda tarafların anlaştıkları, ancak 1.130.876,50 $' lık işlerin tamamlanabildiği, tamamlanan işler çıkıldığında 947,958,60 $'lık işe tekabül eden %46 oranındaki işin halen bitirilmemiş olduğunun tespit edildiğini, davalı taraf ile sözleşmedeki işlerin bitirilmesi için defalarda görüşülmüş olmasına rağmen işlerin tamamının halen daha bitirilmediğini, ... 40. Noterliği'nin ... Yevmiye No'lu ve ... tarihli ihtarnamesi ile müvekkili firmanın aylık yaklaşık 150.000 $ zararı oluştuğunun davalı tarafa ihtar edildiğini ancak davalının ... 57.Noterliği'nin ... Yevmiye No'lu ... tarihli ihtarnamesi ile ana sözleşme ve ek sözleşmelere istinaden yapılması kararlaştırılan işlerin tamamının yapıldığını eksiklik veyahut gecikme söz konusu olmadığını belirttiğini, davalı tarafın iddiasının yersiz ve gerçek dışı olduğunu belirterek tüm bu nedenlerle, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL munzam zararın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile 08/06/2015 tarihinde Irak Süleymaniye' de bulunan ...' e ait ... projesinin dış cephe giydirme işlerinin yapımı konusunda karşılıklı olarak sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmenin revize edilip müvekkil üstlenmiş olduğu işlerin tamamını layıkıyla yerine getirmiş ve işveren davalı tarafa 15/04/2016 tarihinde teslim edildiğini, ayrıca iş bu sözleşmeye ile yapılması kararlaştırılan işler bir çok defa yeniden revize edilmiş olup işlerin bir çok kısmının iptal edilerek bu suretle de yeni birim fiyat teklifi sunulmuş ve karşılıklı olarak onaylandığını, bu sebeple ana sözleşmedeki işlerin bir çok kısmın iptal edildiğini, müvekkili firmanın üzerine düşen edimi yerine getirmiş ve bunun karşılığında tüm hakedişleri davacı tarafa sunarak teslim tutanakları ile birlikte hakedişlerin karşılığı olan ödemelerin kendilerine yapıldığını, dava dilekçesinde işin tamamının bedeli olarak 2.078.835,10 $ gösterilmiş olmasına rağmen yapılan ödemenin miktarının belirtilmediğini, yani herşeyden önce Borçlar Hukukunun gereği olarak her iki tarafa karşılıklı edimler yükleyen sözleşde karşı taraftan sözleşmenin edimini yerine getirmesini talep edebilmek için öncelikle üzerine düşen edimi yerine getirmiş olmak gerektiğini, davacı firma borca batık olup defaten çeklerin iadesini talep etmiş, süre uzatımları istemiş, mevcut çekleri ileri tarihli çekler ile değiştirildiini, müvekkili firmanın iyiniyetli olarak bu talepleri kabul etmiş ve yine de işini layıkıyla yaparak teslim ettiğini, davacı taraf işin hangi oranda yapılıp yapılmadığı ve eksik oranını tespit ederken sözleşmede belirtilen fiyatlandırma üzerinden hesaplama yoluna gittiğini ancak yapılması gereken asıl hesaplama ana sözleşmeye ek olarak şirketin maddi durumundan dolayı tadil edilmiş ek sözleşme ve birim fiyatların da dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, ana sözleşme bedeli ve müvekkiline yapılan ödemeler dikkate alınarak yapılan hesaplama yöntemi ile eksik kalan işlerin hesaplanmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia ettiği üzere işin %46 gibi büyük bir oranı yapılmadığı düşünüldüğü takdirde; tüm hakedişlerin onaylanması, tüm ödemelerin tarafımıza yapılmış olması ve karşılığında teslim tutanaklarının düzenlenmiş oldukları düşünüldüğü takdirde bu asılsız ve mensetsiz iddianın birde hayatın olağan akışına aykırı olacağını, müvekkili firmanın maddi zorluk içine girmiş hatta tüm malvarlığını kaybetmiş bir firma olup yapılan işin karşılığı olarak vermiş olduğu çekleri ödeyemeceğini söyleyerek iade almış ve yerine yeni ve ileri tarihli çekler verdiğini, buna rağmen müvekkilinin üstlendiği edimi yerine getirmekten imtina etmediğini, davalı tarafın kendisine haksız kazanç elde etmek amacıyla sözleşmede metre kare üzerinden hesaplama yapılacağı kararlaştırılmış olmasına rağmen kilogram üzerinden hesaplama yapmış ve sözleşmede belirtilen birim fiyatlarına riayet edilmeden hesaplamalar yapılarak müvekkili firmaya yükletilmeye çalışıldığını, bunun ile ilgili ihtarnameler çekilmiş olup aynı suretle bunun haksız ve sözleşmeye aykırı olduğuna ilişkin cevabi ihtarname göndermiş bulunduklarını, tüm bu suretle davacı tarafın kötüniyetli olarak kazanç elde etmeye çalıştığı bir çok defa haksız olarak çeşitli yollara başvurduğu ortada olup ayrıca sayın mahkemeniz nezdinde de dava açmak suretyile kötüniyetini devam ettirmekte olduğunu belirterek davacı tarafça haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak açılmış olan iş bu davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Taraflar arasında imzalanan 08/06/2015 tarihli sözleşme sureti, ticaret sicil kayıtları, 20/12/2017 tarihli İbra Protokolü, ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas s. ceza dava dosyası, kaydı, ...Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas s. ceza dava dosyası, İstanbul Vergi Dairesi kayıtları celp edilmiş, incelenmiştir. Dava, eser sözleşmesinden doğan maddi zarar ile munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 11/04/2018 tarihli 1.celsesinde davacı vekilince sulh olma durumunun bulunduğu, bu nedenle ön inceleme duruşmasının bir kereye mahsus ertelenmesini talep ettiği, aynı celsede davalı vekilince taraflar arasında imzalanmış bir protokol olduğu ifade edilmiş ve sulh aşamasında olunduğu tutanaklara geçmiştir. Akabinde, davalı vekili 18/05/2018 tarihli dilekçe ekinde taraflar arasında imzalanan "ibralaşma protokolü"nün aslını dosyaya sunmuştur. Protokol aslı incelendiğinde, taraf şirketler arasında protokolün alt kısmına kaşe vurulmak ve şirket yetkilileri tarafından ıslak imzalı şekilde imzalanmak suretiyle protokolün düzenlendiği, protokol içerisinde taraf şirketlerin karşılıklı olarak ibralaşarak davacı ... ... Ltd. Şti.nin ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan davada tüm hak ve alacaklarından feragat ettiği ve davalı .... Ltd. Şti.den hiçbir hak ve alacak talep etmemekle birlikte davalının ibra edildiği kararlaştırılmış / kabul edilmiştir. . Yine, protokolün taraflarca okunarak birlikte imza altına alındığı ifade edilmiştir. Bilindiği üzere, ibra, borcu sona erdiren sebeplerden olup, borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. (TBK m. 132) Ne var ki, tam da bu sebeple, davacı vekili 07/11/2018 tarihli celsede protokoldeki imzayı kabul etmediklerini, suç duyurusunda bulunacaklarını belirtmiştir (İnkar edilen imzaya ilişkin suç duyurusu yapılmamış, bu yönde dosyaya delil sunulmamıştır) Öncelikle, ön sorun olarak ibra protokolünün geçerliliğinin araştırılması zorunludur. İbra protokolünün düzenlendiği tarih itibariyle, davacı şirketi ... ve ...'nın ayrı ayrı ve münferiden temsil ve ilzama yetkili oldukları ticaret sicil kayıtlarından tespit edilmiş ve protokolde davacı şirket adına atfen atılan imzanın şirket yetkililerinden ... tarafından imzalandığı ileri sürülmüştür. İbra protokolündeki imza inkar edildiğinden, imza incelemesi yapılmasına yönelik gerekli ara kararlar oluşturulmuş, HMK 211/1-a. maddesi hükmüne uygun olarak araştırmaya başlanmıştır. Anılan Yasa hükmü gereği, ibra protokolü hakkında tarafların isticvap edilmesine karar verilmiş, davacı vekili 13/03/2019 tarihli 3.celsede davacı şirket yetkililerini bir sonraki celse hazır edeceğini beyan etmesine rağmen 17/07/2019 tarihli 4.celse, 22/01/2020 tarihli 5.celsede dahi hazır etmemiştir. 08/07/2020 tarihli 6.celse davalı şirket yetkilisi isticvap edilmiş, protokolün taraf şirket yetkililerince imzalandığı ve karşılıklı ibralaşıldığını beyan etmiştir. Bu sefere aynı celsede, imza inkarında bulunan davacı vekili ibra protokolünde imzası bulunan davacı şirket yetkilisinin ... Vatandaşı olan diğer ortak olduğunu, gelecek celse hazır edileceğini ve süre verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce talep yine olumlu karşılanmış, süre verilmiş, ancak 10/02/2021 tarihli 7.celsede davacı şirket yetkilisi (...) yine hazır edilmemiştir. 15/09/2021 tarihli 8.celsede davacı vekili bu sefer, yapılan görüşmeler uyarınca şirket yetkilisinin Kasım ayında geleceğini söylemiş, mahkememizce kabul edilmiş, ancak 17/11/2021 tarihli 9.celsede şirket yetkilisi yine isticvap için hazır edilmemiştir. Hasılı, 2018 yılından 2021 yılına kadar davacı vekilinin beyan ve talepleri uyarınca defalarca işlem tesis edilmesi ve ara karar oluşturulmasına rağmen şirket yetkilisi isticvap için mahkeme huzuruna (ısrarla getirileceği beyan edilmesine rağmen) getirilmemiştir. Akabinde, talep uyarınca mahkememizce isticvap için yurt dışı tebligat işlemlerine başlanıldığı, yine davacı vekilinin talebi gereği bildirilen yurt dışı adresine yetkilinin Irak vatandaşı olması sebebiyle uluslar arası istinabeye yönelik işlemlere girişildiği fakat 14/09/2022 tarihli 10.celse, 22/03/2023 tarihli 11.celse, 06/12/2023 tarihli 12.celse, 15/05/2024 tarihli 13.celsede davacı vekili tarafından talep edilmesine rağmen uluslar arası istinabe evraklarının mahkememiz kaleminden teslim dahi alınmadığı, şirket yetkilisinin Türkiye'ye gelme ihtimali ifade edilerek yargılamanın müteaddit kez sürüncemede bırakıldığı, (bu aşamada dosyaya giren ... 54. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dava dosyasında şirket yetkilisi...'nın 23/03/2022 tarihli celsede mahkemece sanık olarak ifadesinin alındığı, şirket yetkilinin Türkiye'ye geldiği fakat mahkememize getirilmediği tespit edilmiştir), sebepsiz yere yargılamayı sürüncemede bırakan vekil hakkında Harçlar Kanunun 12. maddesi uyarınca aleyhe celse harcına hükmedilmesine rağmen istenilen işlemlerin tamamlanmadığı, son olarak davacı vekili tarafından uluslar arası istinabe evraklarının mahkememiz kaleminden yapılan uyarılar sonucunda teslim alınmasına rağmen bu sefer Türkçe tercümelerinin sunulmayarak yine istinabenin evrakının yerine gereğinin getirilemediği / tamamlanmadığı görülmüş, bu çerçevede 15/05/2024 tarihli 13.celsede davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilerek dosya işlemden kaldırılmıştır. Davacı vekili tarafından yenileme dilekçesi sunulmuş, dava dosyası yenilenmiş, fakat 23/10/2024 tarihli 14.celse ve 18/12/2024 tarihli 15.celsede de uluslar arası istinabe işlemleri yine davacı vekilince yerine getirilmemiştir. 12/02/2025 tarihli 16. celsede davacı vekili bu sefer şirket yetkilisinin Türkiye'ye gelip gelmeyeceği hakkında bir bilgilerinin olmadığını, masraflar karşılanmadığı için uluslar arası istinabe evraklarını teslim almadığını, müvekkiline tebligat yapılmasını ifade etmesinden sonra durum davacı şirkete bildirilmek üzere ara karar tesis edilmiş, ayrıca aynı celse (2) numaralı ara karar ile davanın takip edilip edilmeyeceği hakkında meşruhatlı davetiye tebliğ edilmiştir. 12/02/2025 tarihli duruşma zaptının ekli olduğu, (2) numaralı celse ara kararın ihtar edildiği, davanın takip edilip edilmeyeceği yönünde tebligat zarfı üzerinde açıkça yer alan meşruhata rağmen, davacı şirket tarafından hiçbir beyan dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizce, 12/02/2025 tarihli celse (2) numaralı ara karar içeriği ve usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiye tebliği ile ihtar uyarınca 18/06/2025 tarihinde dosya işlemden kaldırılmıştır. Görüleceği üzere, ibra protokolünde yer alan davacı şirket imzasının inkar edilmesi sebebiyle imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda yapılan araştırma, en ufak tahkikat eksikliği bırakılmadan, en üst düzeyde gayret, çaba ve özen gösterilerek icra edilmeye çalışılmıştır. Ancak, tümüyle davacıdan kaynaklanan sebeplerle 8 yıl geçtiği halde, 6100 s. m. HMK 211/1-a isticvap, imza örnekleri alınması vs.. işlemler yerine getirilememiş, ilerleme dahi sağlanamamıştır. Bu çerçevede, dava dosyası kapsamı, gelinen durum, 12/02/2025 tarihli 16. celse (2) numaralı ara karar içeriği ve ihtarlar karşısında 18/06/2025 tarihinde dosya işlemden kaldırılmıştır. 6100 sayılı HMK m. 150 "...İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır" hükümlerini ihtiva etmektedir. Dosyanın 18/06/2025 tarihi itibariyle işlemden kaldırıldığı ve işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç aylık süre içinde taraflarca yenilenmediği anlaşılmakla HMK 150. maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın HMK 150. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile ‭bakiye‬ 273,85 TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/1., 13/1. ve 13/2. maddeleri uyarınca belirlenen 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/12/2025

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/683, K. 2025/808, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-683-e-2025-808-k-590bcd021755