İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/393 E. 2025/771 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/393
Karar No
2025/771
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/393 Esas KARAR NO : 2025/771

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/06/2019 KARAR TARİHİ : 10/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; müvekkili şirketin teknik bakım, onarım ve temizlik gibi tesis yönetim hizmetleri veren bir işletme olduğu, uluslararası alanda ... merkezli ... firmasının Türkiye çapında hizmet veren grup şirketi olduğunu; davalı ... şirketinin de yine ... merkezli ...firmasının Türkiye çapında Lojistik ve depolama hizmeti veren grup şirketi olduğunu; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 19.09.2017 tarihli hizmet sözleşmesi kurulduğunu, bu sözleşme ile davalı yana ... 1,2,3; ..., ... 6,7,8; ..., ..., ... ve .. dışındaki tesislerinde müvekkili şirketin bilgi birikimi ve tecrübesi ile tesis yönetim hizmeti vermesi hususunda tarafların anlaştıklarını; işbu sözleşmenin eki niteliğinde olan 03.08.2017 tarihli Tesis Yönetim Hizmetleri Çerçeve Anlaşmasının da tarafların uluslararası alandaki grup şirketleri arasında akdedildiğini, sözleme ile müvekkili şirketin davalı şirket ait tesislerin sürekli ve aksama olmadan düzenli bir bütün halinde bulunması üzere temizlik, teknik bakım ve onarım, ikram, ilaçlama, kontrol, tesis yönetimi kapsayan çok yönlü bir hizmetin verilmesin üstlendiğini, müvekkili şirketin üstlendiği birden fazla edimlerin ifası için personel istihdam edilmesi başta olmak üzere birçok maliyet kalemi üzerinden harcama yaptığını, sözleşmeye göre müvekkili tarafından sunulan hizmetlerin maliyetleri ile ilgili karşılıklı mutabakat ile maliyet baz taban çizgisinin oluşturulacağını, hizmet maliyetlerinin bu çizgiyi aşmayacağı, sözleşmeye göre davalının en son mali yılı boyunca veya taraflar arasında üzerinde anlaşmaya varılan ve Operasyonel hizmetlerin hizmete alma başlangıç tarihi öncesinde daha uzun sürede davalı tarafından gerçekleştirilen tarafların kabul ettiği toplam maliyetlerin ...olarak kabul edileceğini, sözleşmeye göre gerçekleştirilen hizmet maliyeti olarak tanımlanan bedele ek olarak, toplam yönetim bedeli, geçiş maliyetleri, kontrol edilemeyen giderler ve büyük proje yönetim bedeli davalı yanın ödemeyi üstlendiği ücret kalemleri olduğunu, sözleşmenin fiilen uygulanması sırasında ...Çizelgesi üzerinden mutabakata varılmadığından sözleşmenin yürürlükte kaldığı 13 aylık süre zarfında, davalı şirketin temin ettiği bilgilere göre hazırlanan ön ... taslağına istinaden ayık avans ödemelerinin alındığını, taraflar arasında kurulan sözleşme ile müvekkili şirketin davalı yana ait söz konusu tesislerinde tesis yönetim hizmeti vermesi edimi karşısında, davalı yanın sözleşme kapsamındaki tüm hizmetlerinin ticari defter ve kayıtlarındaki geçmiş yıllara ilişkin tüm maliyetler dikkate alınarak (enflasyon, döviz kuru, maliyet artışları da gözetilerek); gerçekleşen hizmet maliyeti, toplam yönetim bedeli, mobilizasyon ve geçiş maliyetleri, kontrol edilemeyen giderler ve büyük proje yönetim bedeli tutarlarının belirlenerek sözleşme gereği müvekkili şirkete ödenmesinin kararlaştırılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından işbu dava ile sözleşme süresince davalı yanın tesislerinde verdiği hizmetlerle ilgili tahsil edilemeyen maliyetler ile temel yönetim ücreti ve sözleşmenin süresinden önce feshine hileli davranışları ile sebebiyet vermesi nedeniyle uğradığı zararları davalı yandan talep ettiğini belirterek; davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; sözleşmenin feshinden önce doğan Müvekkili şirketin gerçekleşen maliyetlerine ilişkin ödenmeyen alacaklarının KDV dahil 3.758.170,22 TL ve müvekkilinin sözleşme kapsamında hak kazandığı temel yönetim ücretinin KDV dahil 846.556,39 TL’sinin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve müvekkili şirkete ödenmesine, sözleşmenin süresinden önce davalı şirketin kusuru ve hileli davranışları nedeniyle feshi sebebiyle müvekkili şirketin müspet zararının tespiti ile şimdilik 100.000-TL’sinin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlere yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; 03.02.2016 tarihinde davacının da aralarında bulunduğu davetli şirketler ile görüşme yapıldığını, görülecek hizmetin ölçeği maliyeti gibi konularda davetli şirketlere bilgiler verildiğini, ayrıca 3-6 yıllık dönemler halinde tekliflerini sunmaları bilgisinin verildiğini, 18.07.2016 tarihinde ise ihale süreci başladığını, teklifler ve ihale teatisinin yapıldığını; davalı şirket tarafından verilen teklifte müvekkili şirketin verdiği bilgiler, maliyetler ve iş kapsamı yönünden bir çekince bulunmadığını, davacının da aralarında bulunduğu ihale katılımcıları, ihalenin devamında depo ve tesislere yönelik alınan bütün hizmetlere ilişkin giderlerde yıllık bazda hangi oranda tasarruf edebileceklerini anlattıklarını ve tekliflerini ilettiklerini, müvekkili şirket tarafından katılımcılar ile paylaşılan verilerin müvekkili şirketin 2015-2016 yıllarında tesis yönetim ve hizmetleri alanında aldığı; teknik bakım, onarım, personel tedariki ve ikram dahil olmak üzere ihale katılımcılarından beklenen hizmet ölçeklerinin tamamını kapsayan gider ve harcamaları kapsadığını, 29.08.2016 tarihinde ise ihale sürecinin sonlandığını, ihaleyi diğer katılımcılara nazaran son derece agresif oranlarda tasarruf teklif eden davacı Apleone şirketinin kazandığını, davacı şirketin ilk yıl için %11+1, ikinci yıl için %3,5 ve üçüncü yıl için %3 oranlarında tasarruf teklifi sunduğunu, %11+1 ifadesindeki 1’lik kısmın işin ölçeği ve maliyetlerine ilişkin bilgilerin tamamı kendilerine aktarıldıktan sonra verildiğini, davacının diğer ihale katılımcılarına göre agresif bir teklif sunmasındaki amacın ulusal ve uluslararası boyutlarda yeni gelişen “Entegre Tesis Yönetimi” tipi sözleşmelerin yaygınlaşması ve gerek davacı şirketin ve gerek davalı şirketin Almanya Merkezli grup şirketin Türkiye’deki şirketleri olması sebebiyle bir basamak ve referans olarak görmesinden kaynaklandığının açık olduğunu, ihale aşamasının sona ermesinden sonra müvekkili şirketi ile davacı şirketin grup şirket yetkilileri arasında gerçekleşen görüşmeler neticesinde tarafların grup şirketleri arasında 03.08.2017tarihli Tesis Yönetimi Hizmetleri Çerçeve Anlaşması (Çerçeve sözleşme) ve bu sözleşmeye ek olarak 19.09.2017 tarihli Tesis Yönetimi ve Hizmetlerin Sağlanmasına İlişkin Hizmet Sözleşmesi (Sözleşme) akdedildiğini, ardından tarafların ortak mutabakat ile hazırlanan veriler üzerinden Excel Dosyası Maliyet Taban Çizelgesi hususunda anlaşmış ve 02.10.2016 tarihinde davacının hizmet vermeye başladığını, taraflar arasında mutabık kalınan maliyet taban çizgisinin ikinci ve üçüncü yıllarına ilişkin ücretlerin enflasyon değişikliklerini yansıtmadığını, zira tarafların 4.586.185-TL olarak mutabık kaldıkları maliyet taban çizgisinde 01.01.2018 tarihi itibariyle asgari ücret artışı uygulanmış ve sözleşmede de belirtildiği üzere ortak mutabakatı 4.878.843-TL olarak yeniden revize etmiş olduklarını, davacının müvekkili şirkete hiçbir itirazı kayıt düşmeden fatura kesmesi ve müvekkili şirket tarafından ödenen bedelleri de hiçbir itirazı kayıt ileri sürmeksizin tahsil etmesinin Maliyet Taban Çizgisinin tarafların ortak ürünü olduğunu gösterdiğini; davacı tarafından sonradan talep edilen değişikliklerin de müvekkili şirket tarafından kabul edilmiş ve buna istinaden müvekkili şirkete fark faturalarını ibraz ettiğini, bu faturaların da eksiksiz olarak ödendiğini, sözleşmenin haklı nedenlerle müvekkili şirket tarafından feshedilmiş olduğunu ve davacının 19.11.2018 tarihli feshi ihbarnamesinin herhangi bir sonucu olmadığının açık olduğunu; davacının sözleşme ile yüklendiği edimleri gereği gibi yerine getirmediğini ve bu nedenle müvekkili şirket tarafından defaatle uyarıldığını, müvekkili şirketi periyodik bakımlarını düzenli olarak yapmadığı gibi bakım raporlarını da paylaşmadığını; 25.09.2018 tarihinde davacı şirketten bakımlarla ilgili güncel raporlar talep edilmesine rağmen davacı şirketin sözleşmeye aykırı olarak bundan kaçınmış olduğunu; ... 7 tesisi yangın algılama sistemi kurulması gerekirken davacı şirket tarafından kurulmadığını; davacı tarafından yapıldığı iddia edilen bakımların yapılmadığının tespit edildiğini; davacının sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmeyeceğini ikrar ettiğini belirterek; davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava; hizmet sözleşmesine dayalı alacak, tazminat ve teminat iadesi taleplerine yönelik eda davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; yukarıdaki sözleşmeler kapsamında; taraflar arasında "..." üzerinde mutabakata varılıp varılmadığı; davacının mutabakat sağlanmadan hizmet vermeye başlandığı, davacının, çerçeve anlaşmanın 5 ve 6 maddelerine göre gerekli bilgi ve belgelerin sağlanmaması nedeniyle "..." mutabakatı sağlanmadığı iddialarının yerinde olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeler çerçevesinde davalının paylaşmakla yükümlü olduğu bilgi ve belgelerin kapsamının ne olduğu (dava dilekçesinin 4 sayfasında sıralanan bilgi ve belgelerin paylaşılmasının gerekip gerekmediği), buna göre davalının baz taban çizgisi oluşturulması için yeterli bilgi paylaştığının kabul edilip edilemeyeceği, "..."nin kapsamına hangi bedellerin girdiği, davacının, "gerçekleşen hizmet maliyeti", "toplam yönetim bedeli", "mobilizasyon ve geçiş ücreti" kalemleri haricindeki "kontrol edilmeyen giderler" ve "büyük proje yönetim bedeli" kalemlerinin "..." kapsamında olmadığı, bu nedenle bu kalemlerde istenecek bedellerin üst limitinin bulunmadığı iddialarının yerinde olup olmadığı, davacının taraflar arasında mutabık kalınan bir taban çizgi bulunmadığı için tüm alacak kalemlerinin üst limit olmaksızın gerçek bedellerinin talep edilebileceği yönündeki iddiasının yerinde olup olmadığı, talep edilen her bir alacak kaleminin kapsamının ne olduğu, buna göre davacının davalıdan; "gerçekleşen hizmet maliyeti", "toplam yönetim bedeli", "mobilizasyon ve geçiş ücreti""kontrol edilmeyen giderler" ve "büyük proje yönetim bedeli" kalemlerinde bakiye alacağının mevcut olup olmadığı ve miktarının ne olduğu,davacının davalının eksik bilgi paylaşımı ve hileli davranışları nedeniyle baz taban çizgisi mutabakatı sağlanamadığı sebebine dayalı olarak, sözleşmenin 10.2.a bendi uyarınca sözleşmeyi feshinin haklı ve geçerli olup olmadığı, davacının sözleşmenin haklı nedenle feshi iddiasına dayalı olarak müspet zarara dayalı tazminat alacağının varlığı ve miktarı, bu talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği, davacının 400.000,00-EURO bedelli teminat mektubunun iadesi talebinin yerinde olup olmadığı; davalının taraflar arasında "..." mutabakatı yapıldığı, nitekim çerçeve sözleşmenin 5.14 maddesi kapsamında davacı tarafından hizmet verilmeye başlandığı, çizgide yapılan iki revizyonun sözleşmeye dayalı olduğu, davacının aldığı ödemelerin avans ödemesi olmayıp, mutabık kalınan çizgi çerçevesinde kesilen faturalara istinaden yapılan ödemeler olduğu, davacının (cevap dilekçesinin 19 ila 27 sayfalarında sıralanan) sözleşmeye dayalı edimlerini eksik ve ayıplı ifa ettiği, sözleşmenin 10.2.a bendine dayalı olarak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği yönündeki savunmalarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. Davacı vekili tarafından Uyap üzerinden gönderilen 07/11/2025 tarihli dilekçesi ile, dava dilekçesi sonuç ve talep bölümü 2 ve 3 no'lu talepleri kapsamındaki toplam 4.704.726,61-TL tutarındaki alacak ve tazminat talepleri bakımından feragat talebimiz doğrutusunda karar verilmesini, dava dilekçesi sonuç ve talep bölümü 5 no'lu talep olan teminat mektubunun iadesi yönünden, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dava dilekçesi sonuç ve talep bölümü 5 no'lu talep bakımından, davanın açılmasına davalı sebebiyet vermiş olduğundan bu talep bakımından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından Uyap üzerinden gönderilen 17/11/2025 tarihli dilekçe ile; davacının feragat beyanı doğrultusunda işbu davanın alacak talepleri yönünden reddine, yargılama harç ve giderlerinin davacı şirket üzerinde bırakılmasına, reddedilen alacak miktarı üzerinden davalı şirket lehine vekalet ücretine ve yargılama harç ve giderlerine hükmedilmesine, teminat mektubunun iadesi ve iptali yönünden konusuz kalan davacı şirket talepleri ve dava yönünden davacı vekilinin de talebi doğrultusunda hüküm kurulmasına yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davadan feragat HMK'nın 307.maddesi hükmü gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Feragat bildirimi de HMK'nın 309.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu da tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle Mahkememizce davanın feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş; Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK 331.maddesinde esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri düzenlenmiş olup, 1.Fıkrasında davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edilerek hükmedileceği belirtilmiştir. Eldeki davada, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği nazara alındığında davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğu kanaatine varıldığından davalı aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı şirketin gerçekleşen maliyetlerine ilişkin ödenmeyen alacaklarının KDV dahil 3.758.170,22 TL ve davacının sözleşme kapsamında hak kazandığı temel yönetim ücretinin KDV dahil 846.556,39 TL nin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve Sözleşmenin süresinden önce davalı şirketin kusuru ve hileli davranışları nedeniyle feshi sebebiyle davacı şirketin müspet zararının tespiti ile şimdilik 100.000-TL’sinin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsili istemlerinin yer aldığı dava dilekçesi sonuç ve talep bölümü 2 ve 3 no'lu talepleri kapsamındaki toplam 4.704.726,61-TL tutarındaki alacak ve tazminat talepleri bakımından Feragat nedeniyle davanın REDDİNE, 2-Dava dilekçesi sonuç ve talep bölümü 5 no'lu talep olan ... bankasının 15/08/2017 tarih 100Bg11701060 seri numaralı 400,000 Euro bedelli teminat mektubunun iadesi yönünden, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 80.344,97-TL peşin harç, 45.189,11-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 125.534,08-TL harçtan mahsubu ile artan 124.918,68-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Konusuz kalan dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Feragat nedeniyle red yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 631.519,93-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Konusuz kalan dava yönünden; davacı tarafından yapılan 44,40-TL başvuru harcı, 76.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.126,10-TL posta masrafı olmak üzere toplam 78.170,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK nun 333. Maddesi gereğince davacı tarafından yatırılan gider avansından geriye kalan avansın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 8-Davalı tarafça yapılan 200,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafça yatırılan gider avansından bakiye avans kalmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde mahkememize verilecek dilekçe ile, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Açıklandı.10/11/2025

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2019/393, K. 2025/771, T. 10.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-393-e-2025-771-k-984693e764b9