İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/476 E. 2025/211 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/476
Karar No
2025/211
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili

T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/476 KARAR NO : 2025/211

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2025 KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 07/04/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ... plaka sayılı aracın hasar gördüğünü, söz konusu kazada .... Şti.nin maliki/işleteni olduğu ... plaka sayılı araç sürücüsününü % 100 kusuru neticesinde meydana geldiğini, müvekkilinin 10 gün boyunca aracını kullanamayarak aracından mahrum kaldığını belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle şimdilik 100,00-TL araç mahrumiyet bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı araç mahrumiyet bedeli hususlarına ilişkindir. 30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevi kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre: a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar, b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi) c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer. Somut olaya gelindiğinde;Vergi dairelerinden alınan yazı cevaplarına göre; davacının tacir kaydının bulunmadığının ve herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan ruhsat fotokopisinden davaya konu aracın kullanım amacının ticari olmadığı, hususi olduğu görülmüştür. Davanın, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının talebinin kaza sebebiyle davacı aracının tamirde kaldığı süre içinde oluşan kazanç kaybına yönelik olduğu görülmekle her ne kadar davalı tacir ise de, davacı tarafın tacir olmadığı, davanın ve zararın haksız fiilden kaynaklandığı, her iki taraf da tacir olmadığından davanın mutlak ticari davalardan olmadığı davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu kanaatine varılmıştır. (Benzer mahiyette Ankara BAM 26. HD. 2017/694 E, 2017/1163 K sayılı ilamı) Tüm bu açıklamalar, kanuni düzenlemeler ve dosyaya kazandırılan bilgi belgeler ışığında; vergi dairesinden alınan cevabi yazıdan da davacının tacir olmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;

1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve yasal sürede başvurulması halinde dosyanın görevli Ankara Batı Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK'nun 331/2 madde gereğince süresi içerisinde müracaat yapıldığı takdirde yargılama giderlerine gönderilen mahkemece dikkate ALINMASINA, 4-Kararın kesinleşmesinden itibaren 6100 Sayılı HMK'nun 20/1-son cümle gereği dosyanın iki haftalık süre içerisinde görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin istenilmemesi halinde DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesi için dosyanın yeniden ele ALINMASINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/11/2025

Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/476, K. 2025/211, T. 27.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-476-e-2025-211-k-9b0c98f3ce6a