İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/769 E. 2025/169 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/769
Karar No
2025/169
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/769 KARAR NO :2025/169

DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/09/2025 KARAR TARİHİ:01/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adresinde ...isimli işletmeyi çalıştırdığını, kullanıma ilişkin olarak abone sözleşmesinin müvekkiline ait olduğunu, elektrik sözleşmesi ile ilgili hizmet noktası ..., sözleşme hesap no ..., etso kodu: ..., tesisat no:..., sayaç no:..., kofra no:... olduğunu, usulsüz elektrik kullanımı gerekçesi ile müvekkilinin bilgisi dışında tutanak düzenlenmiş, sonrasında ise tarafımıza herhangi bir bildirim yapılmaksızın 15/09/2025 tarihi itibariyle bakaç borcu sebebi ile kesme işlemi için davalı şirket çalışanlarınca adrese gelinmiş, elektrik kesme işlemi yapıldığını, kaçak enerji kullanımı nedeniyle kullanıldığı iddia olunan enerji tüketimine ilişkin olarak 03/09/2025 fatura tarihli, 15/09/2025 son ödeme tarihli, 305.539,19 TL'lik fatura düzenlendiğini, işbu fatura ödenmediği gerekçesi ile de elektrik kesme işlemine geçildiğini, elektriğin kesilmemesi bakımından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı alındığını beyan ederek mevcut tedbirin devamı ile 305.539,19 TL yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, 03/09/2025 fatura tarihli, 15/09/2025 son ödeme tarihli, 305.539,19TL faturanın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı davayı açmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu arabuluculuk sürecini başlatmadığını, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı, dava dilekçesinde kaçak elektrik kullanmadığı hususunda sadece beyanla yetinmiş somut hiçbir delil sunmadığını, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup müvekkili şirket işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, menfi tespit isteminden ibarettir. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir. 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren ve 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre : MADDE 5/A- (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Bu haliyle eldeki 26/09/2025 tarihli menfi tespit davasında dava şartı olan arabuluculuk şartı davacı tarafından yerine getirilmediği, her ne kadar 30/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ile arabuluculuk tutanağı sunulmuş ise de yapılan incelemede arabulucuya 17/09/2025 tarihinde başvurulduğu, son tutanağın 16/10/2025 tarihli olduğu, elde ki davanın ise 26/09/2025 tarihinde açıldığı görülmekle arabuluculuk son tutanağının dava açıldıktan sonra düzenlendiği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, tazminat davasının TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça açılan DAVANIN, TTK'nın 5/A-1, HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından harcanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşmalı ön inceleme tutanağı düzenlenmediğinden ve davalılar kendilerini vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince maktu vekalet ücretinin yarısına isabet eden 22.500,00 TL vekalet ücretinin tek olarak davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde bakiye avansın yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/769, K. 2025/169, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-769-e-2025-169-k-a72ee5f6e4d4