Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2035 E. 2026/766 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2035
- Karar No
- 2026/766
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2035
KARAR NO: 2026/766
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/10/2022
NUMARASI: 2021/1072 Esas - 2022/923 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı (İcra Dosyasının Borçlusu) tarafından ....İcra Müdürlüğü’ nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, 20/01/2021 tarihli ticari fatura borcuna istinaden...... 20/01/2021 tanzim ve 20/01/2021 vade Davalı (Borçlu) şirketin menkul ve gayrimenkul mallarını 3. Kişilere satmak sureti ile elden çıkartama gayesinde oldukları için dava sonuçlanıncaya kadar ileride telafisi güç zararların ortaya çıkmasını önlemek adına menkul ve gayrimenkul malları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etme zarureti hasıl olduğunu, davalı tarafın müvekkilin ihtarlarına rağmen borcunu ödememiş olduğundan dolayı kendisi hakkında ....İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçilmiş olup; davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, bunun üzerine Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosu (Arabuluculuk No:... Büro Dosya No:...)'na başvurmuş ve herhangi bir şekilde uyuşmazlık çözülemediğinden mahkemenize başvurduklarını belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan faiz oranının uygulanmasına, faturamız sabit ,alacak likit ve itiraz kötü niyetli olduğundan %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen süresinde dava cevap sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,... davacının takipte asıl alacak bakımında alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 1.265.638,65-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin işlemiş faiz ve asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptali talebinin reddine, hüküm altına alınan asıl alacağa takip tarihinden itibaren takipteki taleple bağlı kalınarak 3095 sayılı Kan. Tacirler arasında faiz oranı olması nedeniyle uygun olduğu kanaatine varılarak avans faiz oranının 16,75-TL olarak uygulanmasına, alacağın faturaya dayalı ve likit bir alacak olması nedeniyle itirazın iptaline karar verilen miktar üzerinden alacağın %20'si oranında 253.127,70-TL icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davacı yararına hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve yine takibin kötüniyetli başlatıldığının da ispat edilemediği görülerek kötüniyet tazminatının reddine, davanın kısmen kabul kısmen reddine," karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; duruşmada sunulan deliller mahkemece incelenmeden karar verildiğini, davacı şirkete yapılan ödemelerin şirketin işçisinin hesabına gönderildiğini, bunu fırsat bilen davacının da davalıya karşı 2021 yılına ait faturalarla takip başlattığını, ancak ödeme dekontları sunulduğunda hem fatura tutarlarına uyumu hem de ödeme tarihlerindeki yüklü tutarların şirketin işçisine muhtasar ve SGK kayıtlarında sabit olacağının belirtildiğini, davalının, süresinde cevap dilekçesi sunmadığından tanık deliline dayanılamadığını, 20.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda dekontların celp edilmesi gerektiğinin açıkça ifade edildiğini, raporuna süresinde beyanda bulunulduğunu, beyan ekinde davacıya yapılan tüm ödeme dekontlarının sunulduğunu, karar duruşması akabinde dava dosyasının fiziken incelendiğini, fiziki dosyada sunulan delillerden yalnızca üç adet çekin dosyada olduğunun, geri kalan delillerin dosyada olmadığının ve UYAP'tan kontrol edilmediğinin görülüp teyit edildiğini, durumun anlaşılması üzerine mahkemeye bilgi verildiğini, usul ve yasaya aykırı olan ve bariz ve ağır hatanın gerekçeli kararda düzeltilmeye çalışıldığını, ancak bu haliyle gerekçeli karar ve sözlü yargılama neticesinde verilen karar arasında çelişki ve uyumsuzluk bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura (açık hesap) alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının dava dışı kişilere yaptığı ödemenin davacı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediği noktasındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "20/01/2021 ve 21/01/2021 tarihli fatura borcuna istinaden" borcun sebebi gösterilerek takip tarihine kadar işlemiş faiz ile bilikte toplam 1.299.036,73 TL alacağının tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.
Davalı tarafça süresi içinde davaya cevap verilmemiş olmakla HMK 128 madmdesi gereği davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş sayılır.
Ödeme itirazı, her zaman ileri sürülebilen itirazlardandır. Davalı tarafça cevap süresinden sora sunulan 04/03/2022 tarihli dilekçe ile; davacı yana müvekkilince ödeme yapıldığı, ödemelerin davacının talebi üzerine yanında çalışan işçisine yaptırdığını beyan ederek davanın reddi savunulmuş ancak bahsi geçen savunmaya ilişkin olarak, alacaklının talimatına ilişkin bir yazılı belge sunulmamıştır.
Davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraza ilişin dilekçesi ekinde bir kısım dekont ve çek fotokopisinin sunulduğu, sunulan dekontların açıklama kısmında ödemenin alacaklı şirkete ilişkin olduğuna dair hiçbir açıklama bulunmadığı, yine ödemelerin dava dışı ... adlı kişiye yapıldığı anlaşılmaktadır. İstinaf incelemesi aşamasında davacı şirketin ticaret sicili kayıtlarında yapılan incelemede ...'in şirketin temsilcisi olmadığı da anlaşılmıştır.
Yine mahkemece son celsede kurulan nihai karar ile gerekçeli karar arasında herhangi bir çelişki olmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 21.613,95 TL harcın, alınması gerekli olan 86.455,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 64.841,82 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026