Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1991 E. 2026/746 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1991
- Karar No
- 2026/746
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1991
KARAR NO:2026/746
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:05.07.2022
NUMARASI:2019/848 Esas - 2022/714 Karar
DAVA:İtirazın İptali (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının sipariş ettiği ürünlerin üretilerek satıldığını ve karşılığında davalı şirkete 01.06.2019 tarih ve ... nolu 10.906,27 GBP bedelli fatura düzenlendiğini, fatura bedelinin vadesinde ödenmemi üzerine ihtar gönderildiğini, davalının fatura bedeline ve içeriğine itiraz ederek faturayı iade ettiğini, davalı şirketin ihtara rağmen borcunu ödememesi üzerine Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, müvekkilinin sipariş edilen ürünleri üreterek davalıya teslim ettiğini, faturanın iade edilmesine rağmen davalının iade faturası düzenlemediğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye dair mail yazışmaları bulunduğunu, alacağının defter incelemesi yapıldığında ortaya çıkacağını ileri sürerek, davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının faturaya dayalı takip başlattığını ve davanın itirazın iptali şeklinde açıldığını, itirazın iptali talebinde dava değerinin artırılamayacağını, takip bedeli üzerinden harç ödenmesi gerektiğini, davacının, ürün teslim etmediğini, buna ilişkin sevk irsaliyesi bulunmadığını, müvekkilinin ürünleri teslim aldığına dair imzalı evrak bulunmadığını, teslim edilmeyen ürünlere karşılık davacı şirketçe düzenlenen 01.06.2019 tarihli ... numaralı 10.906,272 ... bedelli faturanın süresinde Beyoğlu ...Noterliğinin 12.07.2019 tarihli ihtarnamesi ile iade edildiğini, müvekkilinin ticari defterlerinde bu faturadan kaynaklanan borç bulunmadığını, teslim edilmemiş ürünler hakkında fatura düzenlenip ve bu faturanın bedeli ile içeriğine itiraz edilmesine rağmen, bu faturayı dava konusu yapan davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında tekstil ürünleri alım satımına dayalı ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesap bakiye alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, HMK'da yapılan değişiklik gereğince uyuşmazlık değeri 500.000,00 TL'nın altında olduğundan davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, 10/05/2021 havale tarihli kök ve 06/04/2022 havale tarihli ek bilirkişi raporlarında; davacının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak yevmiye defteri kapanış tasdiki yaptırılmadığından lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 137.486,02-TL alacaklı olduğu, davalının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının davacıya 61.000,67-TL borçlu bulunduğu, takip tarihi itibariyle taraf ticari defterleri arasındaki cari hesap farkının (137.486,02 TL - 61.000,67 TL) 76.485,35-TL olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 339,80-TL olduğu, mezkur farkın kur farkından kaynaklı olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan diğer işlemler toplamının 10.906,27-TL olduğu, mezkur farkın davacının davalıya düzenlemiş olduğu, 01/06/2019 tarihli ... no.lu 10.906,27-£ tutarlı faturadan kaynaklı olduğu, mezkur faturanın davalı firmaya teslim edildiğine ilişkin faturaya dayanak bir evrak sunulmadığı, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 65.918,84-TL olduğu, mezkur işlemlere ilişkin sunulan ödeme dekontlarından (26.754,40-TL + 10.000,00-TL + 19.361,00-TL ) 56.115,40-TL'lik tutarın davalı tarafından davacıya gönderilmiş ödemeler olduğuna ilişkin tespitin yapılmış olduğu, ancak 9.803,44-TL'lik ödemenin dava dışı .... Şti.ne gönderilen EFT işleminden kaynaklı olduğu, mezkur işlemin davacı alacağından mahsup edilebileceğine ilişkin davacı alacaklının muvafakatinin veya talimatının davalı yanca sunulmadığı, bu itibarla davalı yanca 3. kişiye yapılan 9.803,44-TL'lik ödemenin hesaplama dışı bırakılmasının gerekeceği, davalı yanca ispata muhtaç bırakılan işlemlere ilişkin dekontların sunumu neticesinde takip tarihi itibari ile davacının davalıdan (61.000,67-TL davalı ticari defterlerindeki takip tarihi itibariyle borç + 9.803,44-TL davalının 3. kişiye yaptığı ödemenin davacının talimat/muvafakati olmaması nedeniyle hesap dışı bırakılması sonucunda) 70.804,11-TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; kesin delil niteliğinde bulunan yemin deliline dayanan taraf, bu delile sıra gelmiş olduğunu başka türlü bilemeyeceğinden; davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan 9.803,44-TL ödeme iddiasının ancak açıkça cevap dilekçesinde veya delil listesinde dayanılmış olması şartı ile yemin delili ile ispatlaması lazım geldiği kabul edilerek, davalı vekiline yemin hakkı hatırlatılmış, davacı şirkete gerekli uyarıyı da içerecek şekilde yemin metni tebliğ edilerek, yeminin ifası istenilmiş, davacı şirket yetkilisinin yeminli beyanı ile 9.803,44-TL ödeme iddiası yönünden davalı şirket tarafından dava dışı şirkete davacı borcuna mahsuben yapıldığı iddia edilen ödemeyi kabul etmediği görülerek, dosya kapsamında yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporları ile dosyaya ibraz edilmiş olan faturalar, taraf şirketlerin ticari defterlerindeki kayıtlarla hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları da dikkate alınarak; davacının davalıdan 70.804,11-TL alacaklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmakla; davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 70.804,11-TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile; takibin bu miktar üzerinden devamına, alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan 70.804,11-TL asıl alacağın %20'sine tekabül eden 14.160,82-TL icra inkar tazminatının..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 70.804,11 TL asıl alacak yönünden kısmen iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren takipteki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan 70.804,11 TL asıl alacağın %20'si oranında 14.160,82 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilinin hiç bir itirazının dikkate alınmadan ve yeterli inceleme yapılmadan, delil niteliği taşımayan davacı defterlerinin esas alınarak karar verildiğini, tüm aşamalarda belirtildiği üzere müvekkilinin davaya konu faturalara içeriği ürünleri almadığını, müvekkil şirketçe imzalanmış irsaliye bulunmadığını, müvekkili şirketin ürünleri teslim aldığına dair herhangi bir imzalı evrak mevcut olmadığı halde davacının bedel talep ettiğini, dava dosyasına bu konuda delil delil sunulmadığını ve kendilerine tebliğ edilmediğini, teslim dilmeyen bu ürünlere karşılık davacı şirketçe düzenlenen 01.06.2019 tarihli ... nolu ve 10.906,272 TL bedelli ve 10.07.2019 tarihinde tebliğ edilin faturanın Beyoğlu ... Noterliğinin 12.07.2019 tarihli ihtarı ile itirazen iade edildiğini, Kapanış tasdiki bulunmayan davacı defterlerinin, davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceğini, 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının 2019 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği bulunduğu ancak yevmiye defteri kapanış tasdiki yaptırılmaması sebebi ile sahibi lehine delil niteliği bulunmadığının tespit edildiğini, yapılan inceleme sonucu davacının 137.486,02 TL alacaklı olduğunun iddia edildiğini, davacının yerinde inceleme yetkisi talep etmediğini, davacının defterlerinin bilirkişi ile birlikte incelendiğini ve davacının ticari defterlerinin bomboş sayfalardan oluştuğu ve usulsüz tutulduğunun kendilerince de görüldüğünü, bu durum davacı vekili ve bilirkişi tarafından da şaşkınlıkla karşılandığını, Raporda davanın cari hesap alacağına ilişkin olduğunun belirtilmesine karşın taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, yazılı şekilde yapılmayan cari hesap sözleşmesinin geçersiz olduğunu ve bu hususun bilirkişi tarafından incelenmediğini, 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmının (f) bendinde farkın davacının davalıya düzenlemiş olduğu 01.06.2019 tarihli ... no’lu 10.906,27 ... tutarlı faturadan kaynaklandığı ve bu faturanın davalıya teslimine ilişkin evrak sunulmadığının belirlendiğini, ayrıca davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 65.918,84 TL olduğu, mezkur işlemlere ilişkin davalı taraftan dayanak evrak istenilmesine rağmen evrak sunulmadığı belirtilerek çelişki oluşturulduğunu, bilirkişinin fark olarak belirttiği miktarı sehven bir yerde Türk Lirası diğer yerde ise ... olarak yazdığını, bilirkişinin istediği tüm belgelerin sunulduğunu, bilirkişinin de tüm evrakları incelediğini, esasen belirlenen ... no’lu 10.906,27 ... tutarlı faturadan kaynaklı fark belirlendiğini ve buna ilişkin davacının dayanak belge sunmadığının da belirlendiğini, kaldı ki bu faturanın kabul edilmeyerek iade edildiğine ilişkin Beyoğlu .. Noterliğinin 12.07.2019 tarihli ihtarı ile davacının 01.06.2019 tarihli ... fatura nolu 10.906,272 ... fatura fotokopisinin iade edilerek bedeline ve içeriğine itiraz edildiğini, davacının gönderdiği fatura fotokopisi yasal sürede iade edilerek faturanın kesinleşmesine engel olunduğunu, 07.05.2021 tarihli bilirkişi raporunun (g) bendinde ise davalının takip tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu yansıtma faturaları, iade faturası ve kur değerlendirmelerine ilişkin hesap hareketleri ile faturaların hiçbirinin davacının ticari defterlerinde yer almaması sebebi ile dikkate alınmadığının belirlendiğini, davacının defterlerinin usulsüz ve boş olması, düzenlenen bu faturaların bilirkişinin talebi üzerine hepsinin bilirkişiye gönderildiğini, davacının defterine işlenmemesi davacının usulsüz defter tuttuğunu gösterdiğini, usule uygun tutulmayan ve delil niteliği olmayan defterlerin delil sayılarak buna göre hazırlanan raporun esas alınmasının hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında satım sözleşmesine ilişkin bir açık hesap ilişkisi bulunmaktadır. Davacı bu açık hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla takip başlatmıştır. Taraflar arasında TTK'nın 89 ve devamı maddelerinde tanımlanan cari hesap sözleşmesi bulunmadığı açıktır. Cari hesap terimi, tarafların karşılıklı mal teslim, ödeme, kur farkı faturaları gibi işlemlerinin izlendiği açık hesap ilişkisini oluşturduğu anlaşılmaktadır Takip dosyasının incelenmesinde, davacının cari hesap alacağından kaynaklı 71.000 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 17.06.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 20.06.2019 tarihinde takibe, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu, itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür.Görüldüğü gibi, takip belli bir fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılmamıştır. Tarafların karşılıklı har ve borçlarının kayıt edildiği açık hesap ilişkisinin sonuç borcu için takip başlatılmıştır. Bu itibarla itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olma koşulunun gerçekleştiği görülmüştür.Mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaparak düzenlediği 10.05.2021 tarihli raporda özetle, davacının 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdiki yaptırılmadığından defterlerin davacı lehine delil niteliği bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 137.486,02 TL alacaklı olduğu, davalının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ve davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalının davacıya 61.000,67 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Bilirkişi raporuna göre, cari hesap farkının (137.486,02 TL - 61.000,67 TL) 76.485,35-TL olduğu, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 339,80 TL olduğu, bu farkın kur farkından kaynaklandığı, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olup davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan diğer işlemler toplamının 10.906,27 TL olduğu, bu farkın da davacının davalıya düzenlediği 01.06.2019 tarihli ... no.lu 10.906,27 ... tutarlı faturadan kaynaklandığı, bu fatura içeriği emtianın davalıya teslimine ilişkin belge sunulmadığı, faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 65.918,84 TL olduğu, bu işlemlere ilişkin davalı tarafça herhangi bir evrak sunulmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, davalının takip tarihinden sonra düzenlediği yansıtma faturaları, iade faturası ve kur değerlemelerine ilişkin hesap hareketleri ve faturaların hiç birinin davacının ticari defterlerinde yer almadığı, bu nedenle takip tarihinden sonra davalı yanca düzenlenen bu faturaların değerlendirme dışı bırakıldığı, ispata muhtaç hesap hareketlerinin hesaplama dışı bırakıldığı mevcut duruma göre takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 126.919,51 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.İtiraz üzerine bilirkişinin düzenlediği 06.04.2022 tarihli ek raporun incelenmesinde, kök raporda her iki tarafın defterlerinin tablo halinde incelendiği, ispatına muhtaç bırakılan hesap hareketlerinin tenzili neticesinde çift tarafları teyit ile davacının takip tarihi itibariyle alacağının belirlendiği, davalının sunduğu ek belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olup davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan işlemler toplamının 65.918,84 TL olduğu, mezkur işlemlere ilişkin davalı taraftan kök rapor sonrası ödeme dekontlarının sunulduğu, sunulan ödeme dekontlarından (26.754,40 TL, 10.000,00 TL, 19.361,00 TL) 56.115,40 TL'lik tutarın davalı tarafından davacıya gönderilmiş ödemeler olduğu, ancak 9.803,44 TL'lik ödemenin dava dışı .... Şti.ne gönderilen EFT işlemine ilişkin olduğu, bunun davacının talimat veya onayı ile yapıldığına ilişkin delil bulunmadığın, bu nedenle davalının üçüncü kişiye yaptığı 9.803,44 TL'lik ödemenin hesaplama dışı bırakılması ile davacıya yapılan üç adet ödeme toplamı 56.115,40 TL'nin alacaktan mahsubu gerektiği, davalının 01.06.2019 tarihli ... no.lu 10.906,27 ... tutarlı faturaya yönelik yaptığı itiraza ilişkin olarak, ilgili faturanın .../TL para cinslerinin karıştırıldığı, bu karışıklığın davacının kayıt hatasından kaynaklı olduğu, bu durumunda kök raporun 6. Sayfasında açıklandığı ve faturanın davacı tarafından aynı miktar Türk Lirası olarak kayıt edildiği ile davalının bu faturayı iade ettiğinin belirlendiği, davacının ticari defterlerinde olup davalı ticari defterinde kayıtlı olmayan kök raporda da belirtilmiş olan ve davalının ihtarname ile iade ettiği 01.06.2019 tarihli ... no.lu 10.906,27-£ tutarlı fatura ile ilgili olarak kök rapor sonrası herhangi bir evrak ibraz edilmediğinden kök rapordaki görüş ve kanaatin değişmediği, davalının ticari defterlerinden hareketle kök raporda davalı yanca ispata muhtaç bırakılan işlemlere ilişkin dekontların sunumu neticesinde takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 61.000,67 TL davalı ticari defterlerindeki takip tarihi itibariyle borç + 9.803,44-TL davalının üçüncü kişiye yaptığı ödemenin davacının talimat/muvafakati olmaması nedeniyle hesap dışı bırakılması sonucunda davacının 70.804,11 TL alacaklı olduğu belirlenmiştir.Rapor ve gerekçede açıklandığı üzere 01.06.2019 tarihli ... no.lu 10.906,27 ... tutarlı fatura davacı tarafından aynı miktarda Türk Lirası olarak ticari defterlere kayıt edilmiştir. Diğer yandan davalı bu faturanın tebliği üzerine süresi içinde faturaya itiraz ederek iade etmiştir. Davacı bu faturaya ilişkin mal veya hizmeti teslim ettiğini de kanıtlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece bu fatura konusu alacağa hükmedilmemiş ve alacak bu fatura dışında belirlenmiştir. İstinaf başvurusunda belirtildiği üzere, davacının 2019 yılı yevmiye defterinin kapanış kaydının bulunmaması nedeniyle davacının ticari defterleri kendi lehine delil olarak kabul edilmeyecektir. Ancak mahkemece her iki tarafın ticari defterleri incelenerek borç alacak miktarı belirlenmiştir. Esasında davacının ticari defterlerine göre daha fazla alacak bulunmaktadır. Ancak incelenen davalı defterlerinde de davalının borçlu olduğu belirlenmiştir. Borçlunun yaptığı ödemeler sonrası dahi kendi defterlerine göre borçlu olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece davalı defterlerinde bulunan bu borç miktarına, davalının geçersiz kabul edilen ve üçüncü kişiye yapılan ödeme eklenerek davalının borcu bulunmuştur. Takip sonrası davalının düzenlediği ve dayanakları bulunmayan yansıtma faturalarına itibar edilmemiştir. Davalının dava dışı şirkete davacının talimatı olmaksızın yaptığı ödeme usulüne uygun bir ödeme olarak kabul edilemeyecektir. Bu durumda, davalının defterlerine göre belirlenen ve usulsüz ödemenin eklenmesi ile bulunan miktara hükmedilmesi yerindedir. Satım sözleşmesinden kaynaklanan likit alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmekle mahkemece icra inkar tazminatına karar verilmesi de yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 3.627,48 TL nispi istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 16.04.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.