Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1685 E. 2026/427 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1685
Karar No
2026/427
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/1685

KARAR NO:2026/427

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:22/12/2020

NUMARASI:2018/149 Esas - 2020/858 Karar

DAVA:Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında, davalının satış lisansına sahip olduğu her türlü sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetine ilişkin olarak acentecilik ilişkisinin tesisi konusunda 01.08.2016 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmesinin 26. maddesinde, sözleşmenin 01.08.2016 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olduğunun, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren bir ay önce noter aracılığı ile haber verilmediği takdirde, sözleşmenin otomatik olarak bir yıl daha uzayacağını kararlaştırıldığını, sözleşmenin davalı tarafça bir yıllık süre dolmadan haksız olarak tek taraflı olarak feshedildiğini, haksız fesih nedeni ile davacı şirketin kar kaybına uğradığını beyan ile davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshi nedeni ile davacının yoksun kaldığı karın, uğramış olduğu zararın, yapmış olduğu masrafların ve tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 16/11/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi marifetiyle hesaplanan 52.242,00 TL kar kaybı üzerinden ıslah ederek kaybın avans faizi ile birlikte tarafımıza ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını beyan ve talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının TTK kapsamında tacir sıfatını haiz olup hem TTK hem de taraflar arasında akdedilen acentelik sözleşmesi gereği ticari defterleri ve her türlü kaydı eksiksiz tutmakla yükümlü olduğundan, belirsiz alacak davası açmada hukuki menfaati bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki vakıaların HMK 119/f fıkrası gereği hangi delillerle ispat edileceği ilişkilendirilmediğinden, HMK 119.maddeye aykırılıktan dolayı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden, sözleşmenin eki niteliğinde olmak üzere 01.08.2016 tarihinde ise ... ve ... numaraları iki protokol akdedildiğini, davacının fesihten önce, acentelik sözleşmesine aykırı hareket ettiği ve söz konusu ihlalin devamı halinde hukuki süreçlere başvurulacağı konusunda yasal ihtar ile uyarıldığını, söz konusu uyarılar doğrultusunda faaliyete devam edilmemesi ve sözleşmenin ihlali niteliğindeki davranışların sürdürülmesi nedeniyle de davacının acentelik ilişkisi sona erdirildiğini, feshin haklı ve geçerli olduğunu, davacının kendi kusuru ile feshe sebep olduğundan denkleştirme talep edemeyeceğini beyan ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı ile davalı arasında 01/08/2016 tarihli acentelik sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme ile davacının davalı sigorta şirketinin acentesi olarak faaliyet gösterme edimini üstlendiği, sözleşmenin 1 yıl geçerli olacağının, kararlaştırılan bu tarihten bir ay önce noter kanalı ile bildirim yapılmadığı takdirde, 1 yıl daha uzayacağının kararlaştırılmış olduğu, davalının 15/05/2017 tarihli ihtarı ile sözleşmeyi tek taraflı olarak 11/05/2017 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, davanın, davacının davalının erken, tek taraflı feshi nedeni ile ve feshin haksız olduğu iddiası ile ile sözleşmenin bitimine kadar uğradığı kar kaybının tahsilini talep eder olduğu, davalının feshin haklı nedene dayandığını ve davacıya borçlu olmadığının savunduğu, taraflar arasındaki ihtilafın feshin haklılığı, davacının sözleşmenin bitim tarihinden 2-3 ay gibi bir süre öncesinde bitmesi nedeniyle her hangi bir kar kaybına uğrayıp uğramadığı, uğramış ise bunu talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklandığı, davacının davalı adına bireysel emeklilik sigorta sözleşmesi yapılması hususunda sigorta aracılık hizmeti verdiği, davalı sigorta şirketinin sözleşmelerin katkı payı üzerinden davacı acenteye avans komisyonu vermeyi üstlendiği, mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının inceletildiği, ancak davacının açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve süresinde yapılmakla tarafı lehine delil vasfı taşıyan ticari kayıtlarında, davalıdan aldığı komisyonlara karşılık çok sayıda iade komisyonu kestiğinden, kayıtlarındaki bu karışıklık nedeni ile poliçe üretim komisyonunu hesap etmenin mümkün olmadığı rapor edilmiş,, aldırılan kök ve ek raporda davalı acentenin sözleşmeye aykırı sigorta işlemleri yaptığı tespit edilmiş olup, sözleşmenin 26. Maddesine göre, sigorta şirketi sözleşmeye aykırılık hallerinde süreye uymadan sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğundan, davalını yaptığı ve denetime açık bilirkişi kurulu raporu ile tespit edilen sözleşmeye aykırı işlemler nedeniyle davalı sözleşmeyi fesihte haklı olduğundan ve davacının bu nedenlerle zarar tazmini isteyemeyeceğinden davacının davasının reddine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında davalının satış lisansına sahip olduğu her türlü sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetine ilişkin olarak acentecilik ilişkisinin tesisi konusunda, 01.08.2016 tarihli acentelik sözleşmesi imzalandığını, hizmet sözleşmesinin 26. Maddesinde tarafların sözleşmenin süresini belirlenmiş olup sözleşmenin 01.08.2016 tarihinden itibaren 1 yıl geçerli olduğunu, sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren bir ay önce noter aracılığı ile haber verilmediği takdirde sözleşmenin otomatik olarak bir yıl daha uzayacağını kararlaştırdıklarını, sözleşme bir yıllık süre dolmadan haksız olarak tek taraflı olarak 15.05.2017 tarih, ...yevmiye numaralı azilnamesi ile tek taraflı olarak feshettiğini, söz konusu bu haksız fesih ile davacı şirket kar kaybına uğradığını, söz konusu acentelik sözleşmesini haklı bir nedene dayanarak feshettiklerini iddia etmiş olsalar da 03.01.2020 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda da belirtildiği üzere mevcut dosyada yapılan incelemede davalının iddialarını destekleyen, ispata yarayan herhangi bir delile rastlanmadığını, mahkemece yapılan değerlendirmede tarafların ticari defter ve kayıtlarının inceletildiğini ancak davacının açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun ve süresinde yapılmakla tarafı lehine delil vasfı taşıyan ticari kayıtlarında davalıdan aldığı komisyonlara karşılık çok sayıda iade komisyonu kestiğinden, kayıtlarındaki bu karışıklık nedeni ile poliçe üretim komisyonunu hesap etmenin mümkün olmadığından bahisle davalının haklı fesih yaptığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE:Dava, sigorta acenteliği sözleşmesinin feshi nedeniyle kar kaybı, zarar ve yaptığı masrafların tahsili davasıdır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının kar kaybı ve zararı bulunup bulunmadığı noktalarındadır.Taraflar arasında 01.08.2016 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalanmış olup, Sözleşmenin Süresi ve Feshi başlıklı 26.maddesinde, ''İşbu sözleşme imzalandığı tarihten başlamak üzere bir yıl süreyle geçerlidir. Sözleşme, bu sürenin bitmesinden bir ay önce noter aracılığıyla fesih ihbar edilmedikçe, bir yıl müddetle uzatılmış olur. Bu sözleşme, gerek acente gerekse acentenin çalıştırdığı bireysel emeklilik araçlarının mevzuata veya işbu sözleşme hükümlerine veya ...ve ... direktif ve genelgelerine aykırı davranmaları yahut mutabık kalınan hedefleri gerçekleştirilememeleri veya haklı bir sebebin ortaya çıkması halinde ...tarafından süre verilmeksizin, tek taraflı olarak her zaman feshedilebilir. İş bu sözleşmenin sebep her ne olursa olsun feshi halinde fesih ihbarının sonuçları, fesih ihbarı sonrası komisyon uygulaması ve sair düzenlemeler için varsa acente ile ... arasında akdedilmiş olan Protokol hükümleri uygulanacaktır. Acente ile ... arasında akdedilmiş herhangi bir protokol bulunmaması halinde işbu sözleşmenin 23. maddesi hükümleri uygulanacaktır.'',Güven ve Yetkiyi Kötüye Kullanma başlıklı 23. Maddesinde, '' ... tarafından acente'ye verilecek boş ve/veya doldurulmuş her türlü sözleşme, teklif formu yahut diğer ... belge ve formları amaç dışında kullanıldığı, ... tarafından acenteye gösterilen güven kötüye kullanıldığı vaya acente tarafından ...'in isim ve itibarı ve iş ilişkileri zadelendiği takdirde, acente bu yüzden Bu maddi veya manevi bütün zararları tamamen tazmin etmek zorundadır '',Feshin Sonuçları başlıklı 27. Maddesinde, ''.....Her ne sebeple olur ise olsun sözleşmenin gerek acente gerek ...tarafından feshi halinde acente...'den herhangi bir nam altında hiçbir hak ve tazminat talep edemez.'' hükümleri düzenlenmiştir.Davalı tarafından, Beyoğlu .... Noterliği 27.06.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, Şirketleri ile arasında acentelik sözleşmesi bulunan diğer acentelerinin mevcut portföylerinde yer alan katılımcılarının bilgilerine ulaşılması suretiyle diğer acentelerin müşterilerine yoğun olarak telefon aramaları yapılması, Genel müdürlük VİP müşteriler departmanı tarafından arama yapıldığı bilgisi verilerek müşterilerin yanılması katılımcıların talebi ve rızası olmadan katılımcılar adına sözleşme tanzimi, katkı payının düşürülmesi, ara verme ve çıkış taleplerinin iletildiği hususları tespit edildiği, yukarıda belirtilen fiillerin TTK, TCK ve Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun, Bireysel Emeklilik Mevzuatına ve sair mevzuatlara aykırı olduğu, şirketlerinin bu tür davranışlarda bulunan acente çalışanlarının şirketi adına aracılık işlemlerine devam etmemesini tercih ettiklerini, bu hukuka aykırı fiilleri global yapıları da göz önüne alındığında kabul edilemez bir eylem olup devam etmesi halinde acenteye tazminat davası da dahil tüm hukuki süreçlerin başlatılacağı, şirketin yasa dışı hiçbir fiili kabul etmesinin mümkün olmadığı hangi niyetle yapılmış olursa olsun bu tür fiillerden doğan zararların doğrudan acenteden tahsil edeceği ve acentenin de işveren olarak bu fiillerden sorumlu olduğunu bildirmekle birlikte ilgili kişilerin savunmasının alınması ve ilgili kişilere ilişkin alınacak önlem ve yaptırımın iş bu mektubun tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde şirkete bildirilmesi ihtar edilmiştir.Davalı tarafından gönderilen, Beyoğlu ... Noterliği 15.05.2017 tarihli ... yevmiye numaralı Azilname ile, acentelik sözleşmesinin 11 Mayıs 2017 tarihi itibari feshedilmiş olduğu bildirilmiştir.Davacı tarafça, feshin haksız olduğu iddiasıyla acentelik sözleşmesinin feshi nedeniyle, kar kaybı, zarar ve yaptığı masrafların ödenmesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı ise, davacının acentelik sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle sözleşmenin haklı feshedildiğini, davacının tazminat talep edilemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.TTK'nın 122/1 ve 3. maddesine göre, müvekkilin, feshi haklı gösterecek bir eylemi olmadan, acente sözleşmeyi feshetmesi veya acentenin kusuru sebebiyle sözleşme müvekkil tarafından haklı sebeplerle feshedilmesi halleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra; müvekkil, acentenin bulduğu yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da önemli menfaatler elde ediyorsa, somut olayın özellik ve şartları değerlendirildiğinde, ödenmesi hakkaniyete uygun düşüyorsa acente müvekkilden uygun bir tazminat isteyebilir. Denkleştirme tazminatına hak kazanabilmenin şartları birbirine eklenir(kümülatif) tarzda belirtilmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 23/16. maddesi de aynı mahiyettedir.5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23/16 hükmüne göre, sigorta acentesinin denkleştirme tazminatına hak kazanabilmesi için, sigorta acentelik ilişkisinin sona ermesi nedeniyle sigortacının acentenin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde etmesi, hakkaniyetin tazminat verilmesini gerektirmesi, acentenin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi feshetmemiş olması yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olmaması şarttır. Bu şartlardan birinin mevcut olmaması halinde sigorta acentesi denkleştirme talep edemez. Bu şartları açıklanacak olursa;Sigortacının acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaat elde etmesi, acentenin aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla acentelik ilişkisinin sona ermesinden sonra da prim elde etmeye devam etmesini ifade eder. Sigortacı tarafından önemli menfaat elde edilip edilmediğinin tespitinde, sigorta acentesinin ahdettiği yeni ya da yeni sayılabilecek sigorta sözleşmelerinin sayısı yanında bu sözleşmeler dolayısıyla elde edilen prim miktarı da esas alınmalıdır; zira sigortacının önemli menfaat elde edip etmediği hususunda acentenin portföyünün ekonomik değeri de belirleyicidir. Acentenin portföyünün ekonomik değeri acentenin aracılık ettiği veya ahdettiği sigorta sözleşmeleri dolayısıyla tahsil edilen veya edilecek olan prim miktarına göre belirlenir.

Sigorta acentesi, hakkaniyet gerektirdiği takdirde ve oranda denkleştirme talep edebilir. Bu koşul, somut durumun tüm özellikleri dikkate alınarak denkleştirme ödemesinin adil bir sonuç olup olmayacağının belirlenmesini ifade eder. Denkleştirme isteminin sınırları; sözleşmeden kaynaklanan menfaatler, sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar göz önüne alınıp çizilir. (Koç, Mehmet, Acentenin Denkleştirme İstemi, s. 90).Müşterileri sebebiyle sigortacının önemli menfaatler elde ettiğini ispat yükü acente üzerindedir. Buna mukabil sigortacı, denkleştirme talebinin hakkaniyete uygun olmadığını veya bedelin indirilmesi gerektiğini ispat yükü altındadır(Yargıtay 11. HD'nin 24/02/2020 Tarih ve 2019/1475 E.- 2020/1949 K. Sayılı kararı).Denkleştirme yani portföy tazminatı belirlenirken, tazminatı belirleme noktasında, sözleşmeden kaynaklanan menfaatler,sözleşmenin tarafları arasındaki risk paylaşımı, acentelik sözleşmesinin süresi, acentenin gelir miktarı, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirmek için harcanan emek ve zaman, sözleşme dışı kazanç ve kayıplar, tarafların mal varlığı ve gelir ilişkileri, kişisel durum (Yaşlılık, sağlık durumu, çalışma yeteneği), işin önemi, acentenin tek firma-çok firma acentesi olması, kazandırılan müşteri sayısı, markanın etkisi (unvanın), rekabet yasağının ihlal edilmesi, sözleşmenin sona erme nedeni ve varsa kusur oranları gibi hususlar bir bütün olarak dikkate alınması gerekir(Yargıtay 11. HD'nin 30/06/2020 Tarih ve 2019/2876 - 2020/3326 E-K sayılı kararı). Bahsi geçen hususlar hakimin hukuk bilgisiyle açıklığa kavuşturulamayacağından HMK'nın 266. Maddesindeki, mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir, şeklindeki düzenlemeye uygun olarak bilirkişi incelemesi yapılması gerekir. Ayrıca bilirkişi raporunda davacı acentenin, davalı adına ne tür poliçeler düzenlediği, bu poliçelerin süreleri, davalının ne gibi önemli menfaatler(prim) elde edeceği ve hakkaniyet ilkesi gereği portföy tazminatı verilmesinin gerekip gerekmediği hususlarının değerlendirilmesi gerekir.Kar kaybı talep edilebilmesi için de, karşı tarafın borca aykırı davranışı nedeniyle sözleşmenin haklı sebeple feshi veya karşı tarafça haksız olarak feshedilmesi gerekir.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre, 30.04.2017 tarihi ile kayıtlı olan üretilen komisyon tutarlarının 2017 yılı ilk 4 ay için 169.504,23 TL'nin kayıtlı olduğu, davacı tarafından sözleşmenin feshedildiği 15.05.2017 tarihinden sonra, komisyon iadesi açıklaması ile gider faturası ile davalıdan almış olduğu komisyonları çok çok fazlası ile iade ettiğinin, davacının defter ve kayıtlarının gelişi güzel olarak tutulduğu, dava konusunda delil olabilmek ve kararda kendisine dayanabilecek nitelikte bulunmadığı, davacının yapmış olduğu masraf varsa ticari defterlerini işlemediği bu sebeple masraf adı altında tazminat talep etme hakkının olmadığı, taraflar arasında imzalanmış acentelik sözleşmesinde yazılı olan hükümlerden 10., 22., 23. ve 26. madde kapsamında ve sözleşmenin dayandığı kanunların emredici hükümleri çerçevesinde değerlendirildiğinde, feshin haklı olduğu tespit edilmiştir.Somut olayda, taraflar arasındaki acentelik sözleşmenin 26.maddesinde, haklı bir sebebin ortaya çıkması halinde ... tarafından süre verilmeksizin, tek taraflı olarak her zaman feshedilebileceği, 27. maddesinde de, her ne sebeple olur ise olsun sözleşmenin gerek acente gerek ... tarafından feshi halinde acente ...'den herhangi bir nam altında hiçbir hak ve tazminat talep edemeyeceği düzenlenmiş olup, davalı tarafından gönderilen Beyoğlu .... Noterliği 27.06.2016 tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davacının acentelik sözleşmesine aykırı davranışları nedeniyle ihtar edilerek, Beyoğlu ... Noterliği 15.05.2017 tarihli ... yevmiye numaralı Azilname ile davacının azledildiği sabit olup, dosyada bulunan mail yazışmaları ve tüm dosya kapsamından davalının, davacının taraflar arasındaki acentelik sözleşmesine aykırı davranması nedeniyle sözleşmeyi haklı feshettiği, fesihte davacı kusurlu olduğundan davalıdan kar kaybı ve tazminat talep edemeyeceği, davacının masraf talebine ilişkin de dosyaya herhangi bir belge sunmamış olması, davacının defter ve kayıtlarında da masrafa ilişkin bir kayıt bulunmaması nedeniyle Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR:Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.05/03/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1685, K. 2026/427, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1685-e-2026-427-k-ef9227bf58bd