Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1638 E. 2025/659 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1638
- Karar No
- 2025/659
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1638 Esas
KARAR NO:2025/659 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2021/367 Esas- 2022/437 Karar
TARİH:13/05/2022
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:24/04/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" isimli sözleşmenin imzalandığını ve imzalanan bu sözleşme ile davalı şirket tarafından temin edilen elektrik enerjisinin müvekkili şirkete satışının kararlaştırıldığını, imzalanan bu satış sözleşmesine istinaden taraf şirketler arasında alım satıma dayalı ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkilinin ön ödemesini yaparak elektrik enerjisi kullandığını, müvekkili şirketin satın almış olduğu elektrik enerjisi için toplamda 60.000,00 TL ön ödeme miktarını davalı yana ait banka hesabına "diğer elektrik kullanım bedeli" açıklamasıyla birlikte gönderdiğini, taraf şirketler alım satıma dayalı olarak bir sözleşme imzalamış ve anlaşma sağlamış olsa da, davalı şirketin bu süreç içerisinde tedarik etmeyi borçlandığı elektrik enerjisini tedarik edemediğini ve müvekkilinin yapmış olduğu ödemenin karşılığı elektrik enerjisini müvekkiline kullandırmadığını, bu nedenle elektrik enerjisine istinaden ödenen tutarın iadesi davalı şirketten talep edildiği halde bu tutarın müvekkili şirkete ödenmediğini, davalı yanın müvekkili şirkete toplamda takip miktarı olan 60.000,00 TL'lik borcu doğduğunu, bu durum üzerine müvekkili şirketin, davalı tarafa ... sayılı icra dosyası üzerinden takip başlattığını, davalı tarafın bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu beyanla davalının ...sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazının iptaline, kötü niyetle takibe itiraz eden davalının alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih 2021/367 Esas- 2022/437 Karar sayılı kararında;"Dava, elektrik enerjisi satış sözleşmesine istinaden davacı tarafça yapıldığı belirtilen 60.000.00 TL ödemenin elektriğin davalı tarafından hiç kullandırılmadığından bahisle tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık taraflar arasında elektrik enerjisi alım satımına ilişkin bir ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise bu ilişki kapsamında davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı, sözleşmeye konu elektriğin davalı tarafça, davacı tarafa kullandırılıp kullandırılmadığı hususlarında olduğunun tespitine ilişkindir. ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplamda 60.000,00 TL'nin tahsiline ilişkin yürütülen takipte davalı takip borçlusunun süresinde itiraz etmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.Taraflar arasında akdedildiği belirtilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 3/2 maddesinde faturalama ve ödeme süresine ilişkin hüküm ve şartların düzenlendiği, buna göre ödemenin ön ödeme şeklinde yapılacağının kararlaştırılmadığı, elektriğin tedarik edileceği sürenin 01/09/2020 tarihinde başladığı ve Eylül ayında elektrik enerjisi alındığı, Ekim ayına ilişkin elektriğin alınmadığından bahisle ön ödeme olarak verilen tutarın iadesi talep edilmiş ise de ödemenin yapıldığı tarih dikkate alındığında elektriğin alınmadığı iddia edilen Ekim ayının henüz sona ermediği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacının ücret ödeme yükümlülüğünün henüz doğmadığı gibi yine sözleşmede ödemenin ön ödeme şeklinde yapılacağının da belirtilmediği, aynı zamanda sözleşmeye göre faturalandırmadan sonra davacının ödeme yükümlülüğünün doğacağı gözetildiğinde ödemeye dayanak bir faturanın da sunulmamış olduğu, Eylül ayında elektriğin alındığı ve ödemenin yapıldığı beyanı dikkate alındığında tarafların BA-BS formları arasında bir fark olmadığı ve ilgili vergi dairesine bildirimde de bulunduğu, Ekim ayına ilişkin BA-BS kaydının bulunmadığı, dekontta yer alan açıklamanın "diğer elektrik kullanım bedeli" şeklinde olduğu dikkate alındığında yapılan ödemenin açık ve anlaşılabilir şekilde Ekim ayına ilişkin olduğu yönünde bir açıklama bulunmadığından yapılan ödemenin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının kabulü gerektiği, bu hususun davacı tarafından usulüne uygun delillerle ispatlanması gerektiği, taraflara ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi için belirlenen inceleme gün ve saatinde tarafların mazeretsiz olarak hazır bulunmadığı, kaldı ki mevcut delil durumu ve dosya kapsamı itibariyle ticari defter ve belgelerin incelenmesinin de esasa herhangi bir katkısının olmayacağı, mevcut delil durumunun hüküm vermek bakımından yeterli olduğu, bu hale göre davacının, davasını ispatlayamadığı, diğer taraftan davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de HMK hükümleri gereği hakimin yemin hatırlatma görevi bulunmadığından (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/30674 Esas 2019/3408 Karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 2019/1178 Esas 2021/114 Karar, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 2019/1889 Esas 2019/1973 Karar, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2018/2495 Esas 2019/919 Karar, Ankara 6. Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi 2017/2915 Esas 2018/1885 Karar sayılı ilamları) davacı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağının hatırlatılmadığı, davacı tarafın da yemin deliline dayanacağı ve davalıya yemin teklif edeceği yönünde bir beyan ve talebinin bulunmadığı dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile ''AÇILAN DAVANIN REDDİNE,''karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararında taraflara ait ticari defterler ve belgelerin incelenmesi için belirlenen inceleme gün ve saatte tarafların mazeretsiz olarak hazır bulunmadığını ifade ettiğini, 17.09.2021 tarihli duruşma zaptının 2 nolu maddesinde defterlerin sunulması için taraflara süre verildiğini, aynı zaptın 4 nolu ara kararında bilirkişi ücretinin yatırılması için kendilerine 2 hafta kesin süre verildiğini ve bu ücreti zamanında yatırdıklarını, 2 nolu ara kararda ise ticari defterlerin mahkeme salonunda inceleneceğinin ifade edildiğini fakat bu inceleme için kendilerine süre verilmediğini, oysa ki söz konusu ticari defterlerin dava dilekçesinde dayanmış oldukları delillerden olduğunu, mahkemenin delillerin ibrazı için kendilerine süre vermediğini, söz konusu ara kararda sadece incelemenin yapılacağı günün belirtildiğini, fakat bu belgelerin ibrazı için süre ve ihtar yapılmadığını, bilirkişi için gerekli olan masrafın süresi içerisinde yatırıldığını, müvekkili şirketin Konya'da faaliyet gösterdiğini ve defterlerin de mahkeme salonuna getirilemeyecek durumda olduğunu, bu sebeple defterlerin yerinde incelenmesi için 21.12.2021 tarihli dilekçenin son maddesinde Konya mahkemelerine talimat yazılmasının talep edildiğini, fakat bu taleplerinin bir karara bağlanmadığını, bu haliyle yapılan incelemenin eksik olduğunu ve talep edilen delillerin toplanmadığını;Gerekçeli kararda dosya kapsamı gereği ticari defterlerin incelenmesinin dosya müfredatına bir katkısının da olmayacağının ifade edildiğini, bu yöndeki karara da katılmalarının mümkün olmadığını, deliller tam olarak değerlendirilmeden hükme varılmasının tek başına bozma sebebi olduğunu, bu sebeple Mahkemenin bu yönde vermiş olduğu kararı da istinaf ettiklerini; Yerel mahkemenin vermiş olduğu gerekçeli kararda davanın maddi deliller ile ispat edilmediğini ve mahkemenin de müvekkiline yemin delilini hatırlatmak zorunda olmadığını yönünde hükme vardığını, bu hükme varırken de bazı bölge adliye mahkemesi kararlarını dayanak gösterdiğini, söz konusu kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 225-238. maddelerinde yemin delilinin düzenlendiğini, yemin delili kati bir delil olmakla uyuşmazlığı kesin olarak sonuca bağladığını, ayrıca yemin delilinin bir diğer özelliğinin son çare olması olduğunu, tarafların yemin deliline ne zaman sıra geldiğini bilecek durumda olmadıklarını, bu sıranın mahkemece bilindiğini, bu nedenle hakim tarafından iddiasını başkaca ispat edememiş tarafa yemin deliline dayanmış olması halinde yemin hakkının olduğunun hatırlatılması gerektiğini, Yargıtay'ın görüşünün bu yönde olduğunu, Yerel mahkemenin belirtmiş olduğu kararların BAM kararları olduğunu, ekte sunulan Yargıtay kararlarının mahkemenin dayanmış olduğu BAM kararlarından çok daha güncel olduğunu beyanla Yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak istinaf sebepleri doğrultusunda dosyanın yeniden Yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, elektrik enerjisi tedarik edilmek üzere önceden ödendiği iddia edilen bedelin, elektrik enerjisinin tedarik edilmediğinden bahisle iadesi için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca davalının kendisine elektrik enerjisi tedarik etmeyi üstlendiğini, bu kapsamda bedelini önden ödemek suretiyle tedarik edilen elektrik enerjisini kullandığını, davalıya bu kapsamda ön ödeme olarak 60.000 TL'nin gönderildiğini, davalının ise elektrik enerjisini tedarik etmediğini, hakkında başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf cevap vermeyerek davayı tümü ile inkar etmiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; Mahkemece ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına dair verilen ara kararda davacı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere süre verilmediği, ticari defterlerin talimat mahkemesinde incelenmesi talepleri ile ilgili bir karar verilmediği, bu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulduğu ve Mahkemece yemin deline dayanılmış olmasına rağmen bu delilin hatıralatılmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ile 01/09/2020 tarihinden itibaren 12 ay süre ile davalı tarafından davacıya elektrik enerjisi tedarik edileceğinin kabul edildiği ve 2020 Eylül ayında davalının elektrik enerjisini tedarik ettiği, davacı vekili tarafından ödemenin 2020 Ekim ayı ve devamındaki elektrik enerjisi tedarik bedeli olduğu, Eylül ayı tedarik bedelinin daha önce ödendiğinin açıklandığı, dekontta herhangi bir ay belirtilmeksizin "diğer elektrik kullanım bedeli" açıklamasının bulunduğu, ödemenin 21/10/2020 tarihli olduğu, her ne kadar tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamış ise de incelenen BA-BS formlarında 2020 yılında karşılıklı olarak 51.073 TL alış ve satış işleminin bulunduğu,Mahkemece yapılan araştırmada Ekim ayında davalı tarafından davacıya elektrik enerjisi tedarik edilmediğinin anlaşıldığı, havalenin mevcut bir borcun ödemesi niteliğinde olduğuna dair kanuni bir karinenin mevcut olduğu, HMK'nın 190/2. maddesi uyarınca kanuni karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, bu hali ile davacı tarafından daha önceki döneme ilişkin tedarik bedelinin ödendiği ve dava konusu ödemenin karşılıksız kalan ön ödeme olduğunun ispat edilmesi gerektiği;Mahkemece 17/09/2021 tarihli 1 nolu celsenin 2 nolu ara kararı ile; 15/11/2021 günü saat 14:00'de Mahkeme salonunda tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde mali bilirkişi tarafından inceleme yapılmasına, 5 nolu ara kararı ile ise; taraf vekillerine inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmeleri, inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve aynı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemeleri hakkında kabul edilebilir bir mazeret de göstermedikleri ya da belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmedikleri taktirde, mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına ve ihtarat yerine geçmek üzere duruşma tutanağının davalıya tebliğine karar verildiği, kararda taraf vekillerine verilen sürenin kesin süre olmadığı ve taraflara, verilen sürede ticari defter ve belgelerin ibraz edilmemesinin sonucu olarak ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ve diğer tarafın ticari defterlerinde yer alan kayıtların esas alınacağının ihtar edilmediği, her ne kadar davacı taraf inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş ise de, 04/12/2021 tarihli dilekçesi ile ticari defterlerin Konya'da bulunması sebebiyle talimat mahkemesi aracılığı incelenmesini talep ettiği, Mahkemece bu taleple ilgili herhangi bir karar verilmediği, yine davacı taraf dava dilekçesinde açık bir şekilde yemin deliline dayanmış olduğu halde yemin delilinin hatırlatılmadığı, bu şekilde eksik inceleme yapıldığı anlaşılmıştır.Buna göre Mahkemece, öncelikle davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde talimat mahkemesi aracılığı ile mali bilirkişiye inceleme yaptırılarak, aralarındaki ticari ilişkinin ne zaman başladığı ve ne şekilde yürütüldüğü, davacı tarafından ticari ilişkinin en başından beri ön ödeme yapılıp yapılmadığı, davalı tarafından 2020 Eylül ve Ekim ayları için düzenlenmiş elektrik enerjisi tedarik faturasının olup olmadığı, var ise bedellerinin ödenip ödenmediği, dava konusu edilen ödemenin defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve davacının kendi ticari defterlerine göre alacaklı olup olmadığı konusunda rapor alınması, aynı hususlarda davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde de inceleme yapılması, bu noktada davalı tarafa HMK'nın 222. maddesine uygun ihtaratları içerir kesin süre verilmesi, alınacak raporların tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinden sonra gerekli görülmesi halinde davacıya yemin delilinin hatırlatılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih, 2021/367 Esas ve 2022/437 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.