İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2022/34 E. 2026/60 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2022/34
Karar No
2026/60
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/34 Esas KARAR NO: 2026/60 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 29/04/2021 KARAR TARİHİ: 15/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin ----- tarafından açılan ihaleye --------yataklı devlet hastanesi alt yapı ve çevre düzenlemesi işi için girildiğini, ve ihalenin müvekkil şirket tarafından kazanıldığında davalı ile adi bir ortaklık sözleşmesi kurularak işin birlikte yapılacağı hususunda anlaşıldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya göre davalının müvekkil şirkete 500.000,00 TL sermaye ile işe %50 ortak olarak başlayacaklarını işin tamamlanması iskan alınmasına kadar ortaklıktan, davalının bizzat başında duracağı, tüm işlemlerini bizzat kendisinin takip edeceği, şantiye alanında faal olarak çalışacağı, şantiyenin işçi ve taşeronları ile ilgilenerek ve tüm işleri bizzat kendisinin yürüteceği iş ile ilgili ödemelerin de bizzat gerçekleştirecek olup ödeme belgeleri ile yapılan işlemleri müvekkili şirkete ileteceğini, müvekkili şirket tarafından ihalenin alınması ve işe başlanmasının akabinde davalı tarafın taahhüt ettiği ------sermayeyi ortaya koyamadığı, -----karşılayabildiğini ve müvekkili tarafından kalan kısmının tamamlanarak işe başlandığını, müvekkili şirket tarafından davalıya belirli zamanlarda mevcut inşaat işleri için harcanması lazım gelen paraların gönderildiğini, gönderilen bir kısım paralar için müvekkil şirket ile davalı arasında dönemler halinde hesaplar görülerek davalının bir kısım ödemelerden ibra edildiğini, ancak ----yılları arasında davalıya 1.294.340,00 TL ödeme gönderildiğini, davalının gönderilen paradan 457.041,97 TL harcama yaptığını belgelendirdiği bir takım faturaları sunduğunu, geriye kalan tutarı yönünden tarafların mutabakat sağlayamadığını, davalının bu tutar üzerinden herhangi bir bilgi ya da belge sunmadığını bu nedenle bu miktarın davalının uhdesinde görüldüğünü, davalı tarafın aradaki sözleşmeye dayanarak işin başında sermaye olarak vermiş olduğu ücreti sözleşme gereği hak ediş olarak ödenek olan 1.000.000,00 TLyi talep etmiş olduğunu---------- esas sayılı icra takibi ikame etmiş olduğunu, müvekkilin itirazı üzerine ise------esas sayılı dosyası ikame edildiğini, ilgili itirazın iptali davasının davalı lehine sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle müvekkili tarafından davalıya fazla ödenen ancak davalı tarafından iade edilmeyen miktara ilişkin olarak davanın HMK 107 maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, İhtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalının taşınır, taşınmaz malvarlıkları ve üçüncü kişilerdeki alacakları yönünden ihtiyati haciz kararı verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, huzurdaki davayı davacı tarafın usule aykırı bir şekilde yetkisiz mahkemede ikame ettiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Genel yetkili mahkeme” başlıklı 6. Maddesinde “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.” hükmünün yer aldığını, müvekkilinin adresinin ----- oluşu sebebiyle yetkili mahkemenin -----Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini, dava dilekçesinde açıkça ----- tarihleri arasında müvekkilimize 1.294.340,00-TL gönderdiğini iddia ettiğini, ve bu bakiye içerisinden 457.041,97-TL’nin tarafımızca belgelendirildiğini ancak------- nezdinde mutabakat sağlanamadığını iddia ettiğini Bu durumda kanunda belirtilen asgari miktarın davacının iddiaları kapsamında 10.000,00-TL olmadığının ortada olmadığını, işbu dava 2 yıllık genel zamanaşımı süresi geçtikten sonra ikame edildiği ve zamanaşımına uğradığını, davacının haksız ve kötü niyetle işbu davayı ikame etmiş olduğundan davacının kötü niyet tazminatına hükmedilmesini belirterek, öncelikle, davanın açıldığı tarihte alacak miktarının tam olarak belirlenmesine rağmen, yasaya aykırı bir şekilde Belirsiz alacak davası olarak açılan iş bu davanın davacıya herhangi bir süre verilmeden hukuki yarar yokluğundan reddine, Davacı tarafın işbu davayı Kanun hükmü uyarınca Yetkisiz Mahkemede ikame etmesi sebebiyle davanın usulden reddine, Davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmaması sebebiyle usulden reddine, Davacı tarafın iddialarının afaki ve gerçeğe aykırı olması sebebi ile Müvekkilden alacağının bulunmaması, Davacı tarafın gerçeğe aykırı şekilde Müvekkilden talep etmiş olduğu alacak bedellerinin, Müvekkil tarafından Hastane yapım işi esnasında Protokol uyarınca ödenmiş olduğuna dair yazılı delillerin mevcut olması, Sebepleriyle davacının davasının esastan reddine, müvekkiline karşı haksız ve kötü niyetli bir şekilde ikame edilen işbu dava neticesinde sonradan telafisi imkansız durumların doğmaması ve müvekkilinin zarara uğramasının önlenmesi amacıyla, dava değeri ve yargılama giderlerinin de hesaplanarak davacı tarafa teminat yatırılması hususunda ihtarat yapılmasına, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, 6100 sayılı HMK madde 329 kapsamında davacının yargılama giderlerinden başka müvekkil ile aramızda kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamını tarafımıza ödemesine ve yine davacı hakkında beşyüz Türk Lirasından beşbin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve mahkeme masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davanın alacak davası olduğu görüldü. ----- Esas sayılı dosyasından verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın mahkememize tevzi edildiği görülmüştür.Dosya incelenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş, mali müşavir bilirkişisinin ---- tarihli raporunda özetle; Davacı tarafın ---- yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin sahibi lehine delil kabiliyetleri bulunduğu, taraflar arasında yapılan protokol sonrasında----- vergi mükellefi olmadığı davalı vekili tarafından beyan edilmesi sonucunda bu ortak çalışmada kendisinin hukuki durumunun tespiti, tarafların ortak olduğu bir adi ortaklık var ise bu ortaklığa ait ticari defter ve belgelerin ibraz edilmesi , adi ortaklık yok ise -----bu ortaklıktaki statüsünün tespit edilerek değerlendirmenin bu verilere göre yapılması doğru olacağı mütala edilmiş raporun sonuç kısmında, davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; davacı tarafın 2014 , 2015 , 2016 yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin sahibi lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, taraflar arasında yapılan protokol sonrasında, ----- vergi mükellefi olmadığının davalı vekili tarafından beyan edilmesi sonucunda bu ortak çalışmada kendisinin hukuki durumunun tespiti , tarafların ortak olduğu bir adi ortaklık var ise bu ortaklığa ait ticari defter ve belgelerin ibraz edilmesi, adi ortaklık yok ise ----bu ortaklıktaki statüsünün tespit edilerek değerlendirmenin bu veriler dikkate alınarak davacı tarafa ait 2014,2015 ve 2016 yıllarına ait ticari defterlere ait detaylı mali inceleme bilirkişi heyetinde bulunan teknik bilirkişinin de inceleme ve değerlendirmesi sonuçlarına göre tekrar yapılacağı belirtilmiştir.İnşaat bilirkişisinin 18/10/2022 tarihli raporunda özetle; Taraflar arasındaki anlaşmaya göre; ortaklardan------sermaye ile işe ----ortak olarak başlayacakları; işin tamamlanıp iskan alınmasına kadar ortaklardan ------ bizzat başında duracak ve tüm işlemleri bizzat takip ederek, şantiye alanında faal olarak çalışacağı, şantiyenin işçi ve taşeronları ile ilgilenecek ve tüm işleri bizzat kendisi yürüteceğı, işte ilgili ödemeleri de bizzat gerçekleştirecek olup ödeme belgeleri ve yapılan işlemleri diğer ortak müvekkili şirkete ileteceği, davacı şirket tarafından ihalenin alınması ve işe başlanmasının akabinde davalı taraf taahhüt ettiği 500.000,00 TL sermayeyi ortaya koyamadığı, 307.667,00 TL kadarını karşılayabildiği ve davalı tarafından kalan kısmı tamamlanarak işe başlanıldığı, bununla birlikte davacı tarafından davalıya belirli zamanlarda mevcut İnşaat işleri için harcanması lazım gelen paralar gönderildiği, gönderilen bir kısım paralar için davacı şirket ile davalı arasında dönemler halinde hesaplar görülerek davalı bir kısım ödemelerden ibra edildiği beyan edilmekle, sonuç kısmında, davacı tarafın----yıllarına ait ticari defterlerinin tasdik işlemleri yasal süreleri içerisinde yapılmış olup defterlerin sahibi lehine delil kabiliyetlerinin bulunduğu, taraflar arasında yapılan protokol sonrasında,---- mükellefi olmadığının davalı vekili tarafından beyan edilmesi sonucunda bu ortak çalışmada kendisinin hukuki durumunun tespiti , tarafların ortak olduğu bir adi ortaklık var ise bu ortaklığa ait ticari defter ve belgelerin ibraz edilmesi , adi ortaklık yok ise---- bu ortaklıktaki statüsünün tespit edilerek değerlendirmenin bu veriler dikkate alınarak davacı tarafa ait ----- yıllarına ait ticari defterlere ait detaylı mali inceleme İnşaat bilirkişisi olarak ben --- inceleme ve değerlendirme sonuçlarına göre mali müşavir görüşlerine katıldığı mütala edilmiştir. Bilirkişilerin --- tarihli raporlarında özetle; tüm dosya kapsamı verileri doğrultusunda, ----ihale kayıt numaralı ------ alt yapı ve çevre düzenlemesi işine ait geçici kabulün yapılmış olduğu ve iskân belgesinin alınmış olduğu anlaşıldığı, dava konusunun, işin yapımı için davalıya gönderilen yapım bedeline ilişkin tutarların davalı tarafından belgelendirilemeyen kısmına ilişkin alacak talebi şeklinde olduğu, davalı tarafın yapılan tüm harcamalara ilişkin tutarlara dair açıklamada bulunduğu görüldüğü, davacı taraf dilekçesinde, ----- yılları arasında davalıya 1.294.340,00 TL ödeme gönderildiği, davalının gönderilen paradan 457.041,97 TL harcama yaptığını belgelendirdiği, birtakım faturaları sunduğunu, geriye kalan tutar yönünden tarafların mutabakat sağlayamadığını belirttiği, mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede; davacı tarafın davaya konu iş kapsamında ödediği bedelin 1.294.340,00.-TL, davalı tarafın yaptığı harcama bedeli toplamının 1.124.320,87 TL olduğu belirtilmiş, ödemelere ilişkin belgelerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, hangilerinin davacının kabulünde, hangilerinin kabulünde olmadığı hususlarının tespiti ve takdirinin Sayın Mahkemeye ait olabileceği sonuç ve kanaatlerine varıldığı belirtildiği görülmüştür. Adi ortaklığın kabulü için tarafların ortak bir amaç için hareket etmesinin, kazanca ile zarara katılmasının ve bir ticari mükellefiyetin tesisi ile, bu mükellefiyete ait ticari defter tutmasının arandığı, taraflar arasında bu yönde bir adi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, taraflar arasındaki protokolün sui generis nitelikte bir hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilebileceği, inşai yönünden davalının üstlendiği yükümlülükleri yerine getirdiği, mali yönden davalının sunduğu 375.668,28 TL harcama belgesi ile 1.124.320,87 TL adi nitelikli ödeme belgesi olmak üzere Toplam 1.499.989,15 TL belgelerin, itibar edilebilir nitelikte olduğu mütala olunmuştur.Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde HMK 107. madde kapsamında belirsiz alacak davası olarak 10.000,00 TL olarak ikame edilen dava değerini 837.298,03 TL olarak artırdıklarına yönelik bedel artırım dilekçesi sunulduğu karşı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür. Davalı vekilinin, davacıya yemin metninin tebliğini talep ettiği, yemin deliline dayandığına ilişkin beyanda bulunduğu, davacı vekilinin yemin delilinin sunulmasına karşı itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür. Mahkememiz ---- tarihli celsede şirket yetkili---- yemin beyanında: "Davacı ------ yetkili temsilcisi sıfatıyla; namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün değerlerim üzerine yemin ederim ki: dava dosyasında, davalı ---- vekilinin davaya cevap dilekçesinde sunduğu EK-3 ten başlayarak ek 18'e kadar ekli belgelerde ve davalı ------ eklerinde yer alan ödeme ve delil listelerinde belirtilen ödemelerin, ... tarafından şirket nam ve hesabına yapılmadığını,- Bu ödemelerin yapıldığı belirtilen gerçek kişiler ile şirketlerin, dava konusu dönemde davacı şirket ile hiçbir ticari, hukuki veya fiili ilişkisinin bulunmadığını,- Şayet bu kişi veya şirketlerin davacı şirket ile herhangi bir ilişkisi var ise dahi, ------ tarafından bu kişi ve şirketlere şirket adına veya şirket hesabına herhangi bir ödeme yapılmadığını,-Dava konusu edilen tüm ödemelerin bizzat davacı şirket tarafından ve şirket kaynaklarıyla yapıldığını,- Davacı şirketin ticari defterlerinde, muhasebe kayıtlarında ve mali tablolarında, ödeme yapıldığı iddia edilen kişi ve şirketler adına herhangi bir borç veya alacak kaydının bulunmadığını,----, dava konusu edilen hiçbir ödemeyi davacı şirket nam ve hesabına yapmadığını,--- söz konusu ödemeleri yaparken davacı şirketin bilgisi, talimatı, onayı veya yetkilendirmesi ile hareket etmediğini,- ----- iddia edilen bu ödemeler bakımından şirket adına değil, tamamen şirket bilgisi dışında ve şahsi olarak hareket ettiğini,- Davacı şirket tarafından-----, bu ödemeleri şirket adına yapması yönünde verilmiş herhangi bir yazılı veya sözlü yetki, talimat veya mutabakat bulunmadığını,- Davacı şirket tarafından ---- dava konusu alacak kadar (837.298,03 TL) alacaklı olduğumuzu, bu beyanlarımın tamamının gerçeğe uygun olduğunu, aksi yönde bildiğim veya sakladığım herhangi bir husus bulunmadığını, namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün değerlerim üzerine yemin ederim. HMK'nın 238/1. maddesi uyarınca: yemin eden kimsenin beyanı dinlenip yukarıdaki şekilde tutanağa geçirildi ve yazılanlar yüksek sesle huzurunda okundu; beyanında ısrar edip etmediği soruldu.Yemin eden beyanında ısrar ettiğini beyan etti" şeklinde yemin eda ettirildiği görüldü. Somut olay da alınan bilirkişi raporun da Adi ortaklığın kabulü için tarafların ortak bir amaç için hareket etmesinin, kazanca ile zarara katılmasının ve bir ticari mükellefiyetin tesisi ile, bu mükellefiyete ait ticari defter tutmasının arandığı, Taraflar arasında bu yönde bir adi ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespit edildiği, taraflar arasındaki protokolün sui generis nitelikte bir hizmet sözleşmesi olarak değerlendirilebileceği, davacı ödemelerinin dekontlarla sabit olduğu, davacının bir kısım harcama belgelerini kabul ettiği, davalının sunduğu adi nitelikli ödeme belgelerinin ispata yeterli olmadığı, başkaca delillerle de ispat edemediğinden, cevap dilekçesinde de yemin deliline dayanmış bulunduğundan yemin metni sunması için süre verildiği yemin metni uyarınca davacı şirket yetkilisinin yemininin yaptırıldığı, bu hal de taraflar arasında adi ortaklığın kurulması için ortak bir amaç için hareket etmesinin, kazanca ile zarara katılmasının ve bir ticari mükellefiyetin tesisi ile bu mükellefiyete ait ticari defter tutmasının arandığı, dosya kapsamında adi ortaklığın kurulduğunun ispat edilememesi nedeniyle sözleşmenin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilerek davacının ödeme belgelerini ispat etmesi karşısın da davalının harcama belgelerini ispat edemediği anlaşılmakla usul yasaya uygun bilirkişi raporları da hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur

HÜKÜM: (Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere) Davanın KABULÜ İLE, 1-837.298,03 TL'nin dava tarihi olan 14/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 2-Harçlar Kanun Uyarınca alınması gereken 57.195,82 TL harcın, dava açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 170,78 TL peşin harç ile, 14.128,20 TL tamamlama harcı toplamından mahsubu ile eksik kalan 42.896,87 TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 59,30 başvuru harcı, 170,78 TL peşin harç ile, 14.128,20 TL tamamlama harcı toplamının 14.358,28 TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 3.506,90 TL tebligat- müzekkere reddiyatı, 9.000,00 TL bilirkişi reddiyatı olmak üzere toplam 12.506,9 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 131.594,70 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde -------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2022/34, K. 2026/60, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2022-34-e-2026-60-k-afeee4526b41