Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1715 E. 2026/1220 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1715
- Karar No
- 2026/1220
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2021/1715
KARAR NO: 2026/1220
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/629
KARAR NO : 2021/63
DAVA TARİHİ: 12/07/2017
KARAR TARİHİ: 25/01/2021
DAVA: Genel Kurul İptali
KARAR TARİHİ : 30/09/2026
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların, davalı kooperatifin ortakları olduğunu, buna rağmen 18.06.2017 tarihli genel kurula davet edilmediklerini, kendilerine usulüne uygun çağrı yapılmadığını, usulüne uygun çağrı belgesi, tebligat gönderileri, yönetim kurulu faaliyet raporları, denetim kurulu faaliyet raporları, bilançolar ve bütçe dahil tebliğ edilmesi gereken hiçbir belgenin tebliğ edilmediğini, bu bağlamda çok sayıda ortağın bulunmadığı genel kurulda yapılan toplantının ana sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, hazirun cetvellerinde kayıtlı ortak sayısının toplantı ve karar nisaplarını etkileyecek şekilde düşük gösterildiğini, davalı kooperatifin hizmet alanından 1081 konut mevcut olduğunu, genel kurul hazirun cetvelinde ortak sayısının 195 olarak gösterildiğini, ancak ortak sayısının 1081 olması gerektiğini, oysa hazirun cetvelinde kooperatif üyesi olup ellerinde ortaklık senedi olan, kooperatifte daire sahibi olup halen bu dairelerde ikamet eden ve etmeyen çok sayıda üyenin kaydının bulunmadığını, dolayısıyla üye/ortak olarak kaydedilmeyen diğer ortakların toplantı ve karar nisaplarına dahil edilmesi durumunda genel kurulun ve genel kurulda alınan tüm kararların iptalinin söz konusu olacağını, genel kurula katılma hakkı bulunan müvekkilleri gibi diğer ortakların da (765 ortak) dahil edilmesiyle toplantı ve karar nisapları değişeceğinden sonuca etkili bir durum ortaya çıkacağından aksi halde hareket ile toplanan genel kurul ve alınan tüm kararların iptalinin gerektiğini, 18.06.2017 tarihli genel kurula dava dışı 570 ortağın çağrılmadığını ve hazirun defterine dahi yazılmadığını, çağrı usulsüzlüğü nedeniyle dava konusu 18.06.2017 tarihli olağan genel kurul kararlarının tamamının iptalinin gerektiğini, davalı kooperatif hakkında İstanbul 11. ATM'nin 2013/221 E. 2015/59 K. sayılı kararında davacıların tamamının kooperatifin ortağı olduğunun tespit edildiğini, 2012 hesap yılının 10.02.2015 tarihinde iptal edildiğini ve davalı kooperatif hakkında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ancak mevcut yönetim kurulunun bu karara uymadığını, 2012 hesap yılı İstanbul 11. ATM'nin 2013/221 E., 2015/59 K. sayılı kararı neticesinde 2013 hesap yılı İstanbul 6. ATM'nin 2014/668 E:, 2016/146 K. sayılı ilamı ile tüm genel kurul kararlarının iptal edildiğini, davalı kooperatifin tüm genel kurullarında kuruluştan itibaren kooperatif vekili Av. ...'nın divan başkanı olarak yer aldığını, tüm kararların yasaya aykırı bulunup mahkeme kararları ile iptal edildiğini, kuruluştan itibaren yönetime seçilen ve seçtirenlerin aynı şahıslar olduğunu, toplantıda muhalefet şerhi veren davacıların dilekçelerinin gerekçesiz şekilde kasti olarak reddedildiğini, davalı kooperatifin dava ve borç batağında olduğunu, genel kurulun 18.06.2017 tarihli toplantı gündem maddelerinden 3. ve 4. maddeleri yönetim ve denetim kurullarının faaliyet raporlarının afaki olarak geçiştirildiğini, davacılardan ..., ..., ..., ... ve ...'un tüm maddelere muhalefet şerhi koyarak mühürlü binaların kaçak ve yıkım kararlı olduğunu ve hukuka aykırı yapılan satışların yok hükmünde olduğunu beyan etmiş olmasına rağmen dikkate alınmayarak üstünün kapatıldığını, gündemin 5. maddesi ve devamındaki 6. 7. 8. 9. 10. ve 11. maddelerinin hiçbirini kabul etmediklerini, yapılan seçimlerin hukuka, kanunlara, ana sözleşmelere ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, 2012-2013-2014-2015 ve 2016 yıllarının genel kurullarında seçilen şahıslar/müdürlerin yine aynı kişiler olduğunu, tüm genel kurullar hakkında çeşitli iptal davaları açıldığını, davalar üzerine alınan genel kurul kararlarının iptal edildiğini, dava açan üye/ortakların haksız bir şekilde ihraç edildiğini, davacı ... aleyhindeki ihraç kararının İstanbul 3. ATM'nin 2015/847 E. sayılı kararıyla iptal edildiğini, ayrıca genel kurul tutanaklarının usulüne uygun olmadığını, alınan kararların belirsiz olduğunu, hiç bir kararın açık ve net olmadığını, belirterek 18.06.2017 tarihli 2016 hesap yılı olağan genel kurul kararlarının tamamının iptalini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ehliyeti bulunmayan bazı kişilerin dava dilekçesinde yer aldığını, davacı ...'in hiç bir zaman davalı kooperatife ortak olmadığını, davacı ...'ın kooperatif ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, kararın iptali istemiyle İstanbul 4. ATM'nin 2015/1151 esas sayılı ile açılan davanın reddedildiğini ve kesinleştiğini, davacı ...'ın iptali istenilen genel kurul tarihi ve dava tarihi itibariyle kooperatifin ortağı olmadığından genel kurula çağrılması ve katılmasının mümkün olmadığını, davacılar ..., ... ve ...'ın ödemelerini tamamladığını ve tapusunu alarak kooperatiften istifa ettiğini, isimleri yazılı 5 kişi dışında kalan 13 kişinin kooperatife ödenmemiş borcunun bulunduğunu, bu 13 kişiden 12 kişi hakkında ödemelerini yapmadıkları gerekçesi ile kooperatif ortaklığından çıkarılma kararı olduğunu, kooperatif ortaklar defterine kayıtlı ortakların tamamının genel kurula usulüne uygun olarak davet edildiğini, yönetim ve denetim kurulu raporları ile bütçe ve bilançoların ortaklara tebliğ edilmesi gibi bir uygulama ve hukuki düzenleme bulunmadığını, toplantının yasa ve ana sözleşme kurallarına uygun olarak yapıldığını ve alınan kararlarda da yasa ve iyi niyet kurallarına aykırı bir durum olmadığını, kooperatifin konut sayısı kadar ortak olması gerektiği şeklindeki ifadenin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacılardan 6 kişinin genel kurula katıldığını, divan heyetinin göreve başlamasından sonra divan başkanı tarafından gündemin okunarak gündeme ilave edilmesi istenilen bir husus olup olmadığının sorulduğunu, ancak davacılar arasında bulunan 6 kişinin herhangi bir öneride bulunmadan genel kurulun yapılmasına karşı olduklarını belirttiklerini ve tüm oylamalarda muhalif oy kullandıklarını, Gaziosmanpaşa CBS dosyasında elde edilen ortaklar listesi olarak sunulan listenin ortaklar listesi olmadığını, İstanbul 11. ATM'nin 2013/221 E. 2015/59 K. sayılı dosyasında kooperatif hakkında ihtiyati tedbir kararı olmadığını ve mahkeme kararına son derece itina gösterilerek karara uyulduğunu, genel kurula katılarak şerh vermek isteyenlerin dilekçelerinin işleme alınmadığı iddiasının da boş ve aldatmaya yönelik ifadeler olduğunu, davacıların delil olarak ileri sürdükleri dosyalar ile dava dilekçesi ekinde sundukları belgelerin iptali istenilen genel kurul kararları ile hiçbir ilgisinin olmadığını, alınan kararların kooperatifin rutin kararları olduğunu, davacıların ne yolla olursa olsun bir şekilde kooperatifi bloke etmeyi ve zor durumda bırakmayı amaçladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın davalı ... 18.06.2017 tarihli 2016 hesap yılı olağan genel kurul kararlarının tamamının iptali talebine ilişkin olduğu, davacıların genel kurulun hazirun cetvelinde 195 kişi olarak sayının toplantı ve karar nisaplarını etkileyecek şekilde düşük gösterildiği, ortak sayısının 1081 olması gerektiği, üye/ortak olarak kaydedilmeyen diğer ortakların tolantı ve karar nisabına dahil edilmesi durumunda genel kurulda alınan kararların iptalinin gerekeceği iddiasında bulunduğu, davanın 18.06.2017 tarihli genel kurula ilişkin olup, 12.07.2017 tarihinde açıldığı nazara alındığında bir aylık dava açma süresi içerisinde açıldığı, davanın davacılar ..., ... yönünden bu davacılar 14.05.2015 - 18.06.2017 tarihleri arasında kooperatiften ayrılan, istifa edenler listesinde yer aldıkları belirlenip, istifa etmiş olduklarından taraf sıfatı yokluğu sebebi ile usulden reddine, davacılar ..., ..., ... yönünden bu davacılar kayıtlarda ortak olarak görünmediğinden taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden; bu davacılar iptali istenilen genel kurula katılıp alınan karara muhalefet şerhi koydurmadıklarından taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği, geriye kalan davacılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden esastan inceleme yapılmış olmakla, İstanbul 11. ATM'nin 2013/221 esas sayılı dosyasında verilen karara göre 30.06.2013 tarihli genel kurulda yapılan toplantıda üye sayısı 549 olarak belirlendiği, bilirkişi ek raporunda da belirlendiği üzere davalı kooperatifin 30.06.2013 tarihli genel kurulundan itibaren 101 üyesinin istifa ettiği, dilekçeleri ve üye kayıt defterleri incelenerek tespit yapıldığı, kök raporda da 14.05.2015 ile 18.06.2017 tarihleri arasında 185 üyenin istifa ettiği tespit edildiği, 549 ortak sayısının mahkemece de yerinde görüldüğü, dava konusu genel kurulun yapıldığı 18.06.2017 tarihine kadar 185+101=286 ortağın kooperatif ortaklığından ayrıldığı ve ortaklık sayısının genel kurul tarihi itibari ile 549-286=263'e düştüğü, genel kurulun 72 ortağın katılımıyla yapıldığı ve belirlenen 263 üye ve 1/4 oranındaki toplantı nisabı dikkate alındığında 263/4=66 üye ile ortak şahsen veya temsilen hazır bulunma şartının, yani toplantı nisabının sağlandığı, dolayısıyla bu gerekçelerle genel kurulun iptali talebinin yerinde olmadığı, davacıların iptalini talep ettikleri genel kurul kararlarının sözleşme kooperatif kanunu ve tüm mevzuat ile iyi niyet kuralına uygun olup olmadığı incelendiğinde herhangi bir aykırılığa rastlanmadığı, bu yönü ile de genel kurul kararlarının iptalinin mümkün görülmediği gerekçesiyle ''DAVANIN; Davacılar ..., ..., ..., ..., ... yönünden ESASTAN REDDİNE, Davacılar ..., ... yönünden bu davacılar istifa etmiş olduklarından taraf sıfatı yokluğu sebebi ile USULDEN REDDİNE, Davacılar ..., ..., ... yönünden bu davacılar kayıtlarda ortak olarak görünmediğinden taraf sıfatı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden; bu davacılar iptali istenilen genel kurula katılıp alınan karara muhalefet şerhi koydurmadıklarından taraf sıfatı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE'' dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekilinin yasal süresi içerisinde sunduğu istinaf dilekçesinde; davaya konu genel kurul toplantısında toplantı nisabına ve karar yeter sayısına riayet edilmediğini, çok sayıda üyenin üye kayıt defterine kayıtlarının yapılmadığını, yine çok sayıda üyenin sabit fiyat satışı adı altında başka bir deftere kayıtlarının yapıldığını, başta bazı müvekkilleri de dahil olmak üzere çok sayıda üyeye ise çağrı yapılmadığını, genel kurul toplantısına ilişkin çağrının mutlak surette 948 üyeye yapılması gerektiğinin tapu kayıtları ile sabit olduğunu, davalı kooperatifçe baskı ile yapılan istifa ettirilme işleminin kooperatifler kanununa aykırılık nedeniyle yok hükmünde olması gerektiğini, yeterli çoğunlukla toplanmadığını, tüm üyelere çağrının yapılmamış olduğunu, Maliye Bakanlığı müfettiş raporunda kooperatif üye sayısının 765 kişi olduğuna ilişkin tespit ile Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı müfettiş raporundaki davalı kooperatifin üye sayısının 872 kişi olduğunu tespitine itibar edilmemesinin gerekçeli kararda değerlendirilemediğini, üye sayısının tespitinin gerektiğini, dosyaya defter asıllarının sunulmadığını, bu hususta da eksik inceleme yapılarak hüküm tesis edildiğini, müvekkili ...'ın tapusunu aldığını istifa dilekçesi vermediğini, istifa dilekçesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, istifaların zorla ve baskı altında hazırlatılmış ve imzalatılmış olup mahkemece bu hususun araştırılması gerekmekte iken direkt istifa beyanının kabulü hatalı olduğunu, davacı ...’in, bir başka üyeden üyelik devri yoluyla üye ve yeni malik olduğu halde, huzurdaki davada davacı olduğu için üyelik kaydının yapılmamış olmasının sorumlusunun davacı ... olmayıp davalı kooperatif olduğunu, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, tüm delillerinin toplanmadığını, gerçeği yansıtmayan hazirun cetvelinin doğru olarak kabul edilerek buna göre karar verildiğini, tapu kaydı esas alınmak suretiyle keşif ve bilirkişi tatkikatı yapılmadığını, davalı lehine iki farklı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddedilmiş olması durumunda dahi yalnızca tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Dava, kooperatif genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Davacılar kooperatifin 765 üyesi olmasına rağmen 18.06.2017 tarihli genel kurul toplantına ilişkin 215 üyeye çağrı yapılarak düzenlenen genel kurul için toplantı yeter sayısının bulunmadığını iddia etmiş, davalı ise genel kurul toplantı yeter sayısı bulunduğunu savunmuş olup İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde her bir davacı yönünden ayrı değerlendirme yapılarak davanın usulden ve esastan reddine dair verilen karara karşı davacılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Dava konusu 18.06.2017 tarihli genel kurul toplantı tutanağı:
"... 2016 hesap yılı olağan genel kurul toplantısı yapılmak üzere 18/06/2017 pazar günü saat 13.30’da hicret mahallesi yıldırım ... caddesi no ... (... rant) Arnavutköy /İstanbul adresinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Temsilcisi ... ve ... gözetiminde toplanıldı. Toplantının saat 13:30 da başlatılmasına, çağrıyı yapan organça (yönetim kurulu) karar verildi.
Genel kurul toplantısına başlamadan önce yapılan incelemede;
a) Genel kurul toplantısı ile ilgili duyurunun; (06/04/2017 tarih ve 836 sayı) 215 ortağa toplantı yer ve saati ile gündemi de gösterir çağrı mektuplarının 12/04/2017 günü Arnavutköy PTT şubesinden taahhütlü olarak gönderildiği; (çağrı mektupları gönderildikten sonra 20 ortağın istifa ettiği ve ortak sayısının 195 e düştüğü)
b) Yönetim Kurulunca, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 26. maddesindeki niteliklere ve Ortaklar Kayıt Defterindeki kayıtlara uygunluğu beyan edilip onaylanarak hazırlanan ve ortakların incelemesine sunulan Ortaklar Listesinde kayıtlı 195 (yüz doksan beş) ortaktan .57 (elli yedi) ortağın asaleten ve 15 (on beş) ortağın vekaleten katılımı ile, toplam 72 (yetmiş iki) ortağın toplantıda hazır bulunduğu, böylece toplantı için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu, çağrıya ve ilana karşı herhangi bir itirazın bulunmadığı anlaşılmıştır.
GÜNDEM MADDELERİ
MADDE 1 – Genel kurul toplantısı saat 13.30.de yönetim kurulu başkanı ...’ nin konuşması ile açıldı. ...ve şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşunda duruldu.
MADDE 2 – Divan heyeti seçimine geçildi. Divan başkanlığına ... katip üyeliğe ..., oy sayım memurluğuna ... önerildi. 6 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla seçildiler. Seçilen divan heyeti gündemi genel kurula okundu. Gündeme madde eklemek isteyenin olup olmadığı soruldu. bir klasör belge önergemiz var diyerek divan heyetine ... tarafından verilmek istendi. bakanlık temsilcisi açıklamada bulundu kooperatifler kanununun 46. maddesi gereğince gündeme maddenin nasıl ekleneceğini okudu. Klasör içeriği belgeleri vermek isteyen grup bunun bir davayla ilgili olduğunu söyledi. Gündemde bu konuyla ilgili madde olduğu, maddenin görüşülmesi sırasında söylediklerinin tutanaklara işleneceğini söyledi. Divan heyetine tutanakları imzalama yetkisi 6 ret oyuna karşı oyçokluğuyla kabul edildi.
MADDE 3 – Denetim kurulu faaliyet raporu ... tarafından okundu.
MADDE 4 – Yönetim kurulu faaliyet raporu ... tarafından okundu. Bilanço gelir gider tablosu ... tarafından okundu okunan raporlar müzakereye açıldı.
Okunan denetim raporu 5 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla, yönetim faaliyet raporu 5 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi, bilanço gelir ve gider 5 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla kabul edildi. Yönetim kurulu 5 ret oyuna karşılık oy çokluğuyla ibra edildi. Denetim kurulu ibraları oya sunuldu denetim kurulu ibrası 5 ret oya karşılık oy çokluğuyla ayrı ayrı ibra edildiler.
Yönetim ve denetim kendi ibralarında oy kullanmadılar.
MADDE 5 – Kooperatifin tasfiyeye geçişi görüşüldü 5 kabul oyuna karşılık oy çokluğuyla ret edildi.
MADDE 6 – Tasfiyeye geçiş kabul edilmediğinden yönetim kurulunca hazırlanan tasfiye bütçesi aynı haliyle tahmini bütçe olarak görüşüleceği açıklandı, karara bağlanması (sabit tahsis/satın alma yoluyla konut alanların ödeme tablosunda/ sözleşmesinde yazılı tutarların aynen tahsili hususu müzakereye açıldı. Söz alan olmadı. Daha önce belirlenen aidatların ve sabit satış taksitlerinin aynen tahsiline ve, fasıllar arasında aktarma yapma konusunda yönetim kuruluna 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla yetki verildi.
MADDE 7 – Gecikme faizinin aylık %2 olarak uygulanması oya sunuldu ve 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edildi.
MADDE 8 – Kooperatife borcu olan ortaklar hakkında izlenecek yol için nasıl yöntem izleneceği konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesi 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edildi.
MADDE 9 – Yönetim ve denetim kurullarının seçimi için yönetim kurulu asil adayları ..., ..., ...yedek adaylar ..., ..., ... oylamaya sunuldu ve 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edildi. 2 yıl süreyle 5 ret oyla karşılık oy çokluğu ile seçildiler. Denetim kurulu asil adayları ... yedek adaylar ...oylamaya sunuldu ve 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla 2 yıl süreyle görev yapmak üzere seçildiler.
MADDE 10 – Kooperatifin açtığı ve kooperatife açılan davalar hakkında kooperatif müdürü bilgi verdi.
MADDE 11 – Borcu 10.000,00 TL'nin altına düşen meyilere senet düzenlenerek tapusu verilmesi oylamaya sunuldu ve 5 ret oyuna karşı oy çokluğuyla kabul edildi.
MADDE 12 – Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan olmadı Şerh koyan olup olmadığı soruldu: ..., ..., ..., ..., ... vekili ... görüşülen tüm maddelere şerh koyduklarını beyan ettiler. Divan başkanı tarafında saat 16:00'da toplantı kapatıldı." şeklindedir.
İlk Derece Mahkemesince kooperatif mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı ve mali müşavirden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 26.11.2019 tarihli raporda:"...14.05.2015 tarihinde genel kuruldaki 380 ortak sayısı mahkeme kararlarıda dikkate alınarak doğru kabul edildiğinde dava konusu genel kurulun yapıldığı 18.06.2017 tarihine kadar yukarıda listesi verilen 185 ortağın kooperatif ortaklığından ayrılması ile ortaklık sayısının genel kurul tarihi itibari ile 195'e düştüğü tespit edilmiştir. 215 ortağa çağrı mektuplarının gönderildiği, çağrı mektuplarının gönderilmesinden genel kurula kadar istifa eden ortakların olduğu ve bu nedenle hazirun cetvelinin 195 ortak olarak düzenlendiği görülmüştür. Çağrının usulüne uygun olarak yapıldığı tespit edilmiştir. Tespit edilen üye sayısına göre 2016 hesap yılına ilişkin 18.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul 72 ortağın katılımı ile yapılmıştır. Koop K. Md. 45 f.3'e göre Toplantı nisabı ana sözleşmede gösterilir. Ancak kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün (olayımızda 49 ortak) şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır. Davalı kooperatifin karar defterlerinde yer alan üye sayısı dikkate alındığında toplantı nisabının sağlandığı görülmektedir. Koop K. Md, 51'e göre Kanun veya ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur. Bu durumda karar nisabı 37'dir ve anılan genel kurulda karar nisabı sağlanmıştır. Yukarıda ayrıntısı açıklandığı Üzere ..., ..., ... ... ve ... isimli ortakların dava açma şartına haiz oldukları; bunlar dışında ..., ... isimli ortakların 14.05.2015 — 18.06.2017 Kooperatiften ayrılan istifa edenler listesinde yer aldıkları; ..., ... ve ... kayıtlarda ortak olarak görünmedikleri tespit edilmiştir. Davacıların iptalini talep ettikleri genel kurul kararlarının, sözleşme kooperatif kanunu ve tüm mevzuat ile iyi niyet kurulanı uygun olup olmadığı incelendiğinde herhangi bir aykırılığa rastlanmamıştır." belirtilmiş aynı bilirkişi heyetinden alınan 09.12.2020 tarihli ek raporda ise:"...14.05.2015 tarihinde genel kuruldaki 549 ortak sayısı mahkeme kararları da dikkate alınarak doğru kabul edildiğinde dava konusu genel kurulun yapıldığı 18.06.2017 tarihine kadar yukarıda listesi verilen 185 + 101 = 286 ortağın kooperatif ortaklığından ayrılması ile ortaklık sayısının genel kurul tarihi itibari ile 549-286 = 263' e düştüğü tespit edilmiştir. 263 ortağa çağrı mektuplarının gönderilmesi gerekirken 215 ortağa çağrı mektubunun gönderildiği 48 ortağa çağrı mektubunun gönderilmediği, çağrı mektuplarının gönderilmesinden genel kurula kadar geçen zaman içerisinde 20 ortağın istifa ettiği dikkate alındığında 243 ortak için hazirun cetveli oluşturulması gerekirken 195 ortak için hazirun cetveli oluşturulduğu görülmüştür. İstifaların Kabulü Durumundaki Görüşümüz: Genel kurulun 72 ortağın katılımıyla yapıldığı ve olayımızda 263/4 = 66 üye ile ortak şahsen veya temsilen hazır bulunma şartı olduğu davalı kooperatifin üye sayısı dikkate alındığında toplantı nisabının sağlandığı görülmektedir. İstifaların Kabul Edilmemesi Durumundaki Görüşümüz: 549 üye esas olarak kabul edildiğinde 2016 hesap yılına ilişkin 18.06.2017 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katılan üye sayısı 1/4'ü olan 137 üye olması gerekirken toplantıda yer alan üye sayısı 72 kişi olduğu görülmüştür. Bu durumda toplantı nisabı sağlanamamıştır." şeklinde kanaat bildirilmiştir.
T.C. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kooperatif üye sayısının tespit edilerek ortaklar listesinin gönderilmesine dair 01.10.2015 tarihli müzekkeresi nedeniyle Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu İstanbul Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı'na hitaben Vergi Müfettişi ... tarafından gönderilen 06.10.2015 tarihli yazı ile ekindeki "...ÜYELERİ EV ALANLAR İLETİŞİM BİLGİLERİ BU KİŞİLERİN BİR KISMI TAPUSUNU ALMIŞTIR" başlıklı tabloda 765 kişilik bir 10 sayfadan ibaret listenin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacılar tarafından sunulan 21.08.2018 tarihli Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı'na hitaben Başmüfettiş ... tarafından sunulan 21.08.2018 tarihli raporun 113. Ve 114. sayfalarında:"...20.02.2018 tarih ve E.9 sayılı yazı ile Kooperatiften Kooperatif ortaklarının üyelik girişleri, üyelikten ayrılanların, istifa ve ihraçları için alınan yönetim kurulu kararları ile diğer evrakların talep edilmesi üzerine, söz konusu Kooperatif yönetimi tarafından 06.03.2018 tarihinde 872 kişilik liste ve bu listeye ait dökümanlar sunulmuş olup, teslim alınan evraklar üzerinde yapılan incelemelere göre;
Kooperatif ortaklarına ilişkin bilgilerin yer aldığı 872 kişilik listede, 872 ortaktan, 110 ortağın aktif ortak olarak görüldüğü, bu aktif ortaklardan 52 tanesinin Kooperatif ortağı olarak girişlerine ilişkin yönetim kurulu kararının bulunmadığı, Kooperatif ortaklarına ilişkin bilgilerin yer aldığı 872 kişilik liste ile birlikte verilen belgelerde;
Listede ismi olan 183 ortağın ortaklıklarına ilişkin hiçbir belgenin bulunmadığı,
Listede ismi olan 114 ortağın ortaklık giriş ve ortaklıktan ayrılışına (devir, istifa ihraç) ilişkin yönetim kurulu kararı olmadığı, bir ortağın giriş kararının olmadığı, devirlere ilişkin yönetim kurulu kararlarının mevcut olduğu,
Listede ismi olan 401 ortağın kooperatif ortaklığına giriş yönetim kurulu kararının bulunduğu, bu ortakların ortaklıktan ayrılmasına (istifa, devir, ihraç) ilişkin yönetim kurulu kararlarının ise bulunmadığı,
... 2006, 2007, 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına ait genel kurullarında; yönetim kurulu ve denetim kurulları raporlarının ayrı ayrı oy birliği ile kabul edildiği, 2014, 2015 ve 2016 yılları genel kurullarında; yönetim ve denetim kurulu raporlarının ise oy çokluğuyla kabul edildiği, genel kurul toplantılarının yapılmadığına yönelik iddianın yerinde olmadığı,
Yönetim kurulu kararlarının genelde, murahhas müdür ve yönetim kurulu başkanı imzası ile alındığı,
Tespit edilmiştir. " tespit edilmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/221 E., 2015/59 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi aleyhine 30.06.2013 tarihli genel kurulda alınan iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde 10.02.2015 tarihinde "Davanın KABULÜ ile; Davalı kooperatifin 30/06/2013 tarihli olağan genel kurulunda alınan tüm genel kurul kararlarının iptaline," dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu nedeniyle Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 21.06.2017 tarihli 2016/3579 E. 2017/1890 K. sayılı ilamı uyarınca " kararın (HÜKÜM) bölümünün 1 no'lu bendinde geçen “iptaline” kelimesinin çıkartılarak “yoklukla malul olduğunun tespitine” ibresinin yazılmasına" hükmün düzeltilmiş bu şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiş olup, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin ise Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarihli 2017/2383 E. 2019/1917 K. sayılı ilamı uyarınca reddedildiği, dosyanın 13.05.2019 tarihinde kesinleştiğine dair 21.06.2019 kesinleşme şerhinin düzenlendiği anlaşılmıştır.
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/741 E., 2020/607 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi aleyhine 22.06.2014 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile açılan davada yapılan yargılama neticesinde 20.10.2020 tarihinde "Davanın REDDİNE," dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan temyiz başvurusu nedeniyle Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27.12.2021 tarihli 2021/4699 E. 2022/6091 K. sayılı ilamı uyarınca hükmün onanmasına dair karar verilmiş olup, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 08.06.2023 tarihli 2023/1803 E. 2023/2253 K. sayılı ilamı uyarınca reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ..., ..., ..., Kemalettin Erbaşı, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., müteveffa davacı ... Mirasçıları, ..., ..., ..., ..., Müteveffa Davacı ... Mirasçıları, ..., ..., ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi aleyhine 14.06.2015 tarihli genel kurulda kararların alınan iptali istemi ile 13.07.2015 tarihinde açılan davada yapılan yargılama neticesinde 29.01.2016 tarihinde "Davacılardan Kemalettin Erbaşı, ..., ... ve Cansu Üstün'ün davadan feragat etmeleri nedeniyle, bu davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Davacı ...'ın davasını geri alması ve davalının bu geri almayı kabul etmesi nedeniyle, davacı ... yönünden davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 3-Diğer davacılar yönünden; 14.06.2015 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların YOKLUKLA MALUL OLDUĞUNUN TESPİTİNE," dair karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 18.06.2026 tarihli 2026/570 E. 2026/895 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi'nin toplantı nisabının sağlandığına dair gerekçesinin doğru olmadığından bahisle karar nisabının sağlandığı ispat edilemediğinden alınan kararların yoklukla malul olduğunun kabulü gerekçesiyle kaldırılarak tekrar aynı yönde hükmün tesis edildiği, karara karşı davalı tarafça yapılan temyiz başvurusu nedeniyle dosyanın Yargıtay incelemesinde bulunduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/793 E., 2020/688 K. sayılı dava dosyası incelendiğinde; davacılar ... ile ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından iş bu dava davalısı Tasfiye Halinde Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi aleyhine 26.06.2016 tarihli genel kurulda alınan kararların iptali istemi ile 22.07.2016 tarihinde açılan davada yapılan yargılama neticesinde 24.12.2020 tarihinde "Davacılar Muris ... mirasçılarının ve davacı ... ' in açmış oldukları 26/06/2016 tarihli ve 2015 hesap yılına ait olağan genel kurul kararının iptali davalarının aktif sıfat yokluğundan reddine, Diğer tüm davacıların açmış oldukları 26/06/2016 tarihli ve 2015 hesap yılına ait olağan genel kurul kararının iptali davasının sübut bulmadığından reddine," dair karar verildiği, karara karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu nedeniyle Dairemizin 30.09.2026 tarihli 2021/1096 E. 2026/1222 K. sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verildiği ve dosyanın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 45/3. maddesinde:"Toplantı nisabı anasözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantılarında ortakların en az 1/4'ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır.", 51/1. maddesinde; "Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur.", 52. maddesinde "Ortakların şahsi sorumluluklarının ağırlaştırılması veya ek ödeme yükümleri ihdası hakkında alınacak kararlar için bütün ortakların 3/4'ünün rızası gereklidir." düzenlemeleri yer almaktadır Kooperatifler Kanunu'nun 81/4. maddesinde; "Anasözleşme ile özel bir nisap belirlenmemiş ise, tasfiye halinde kooperatiflerin genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Kararlar oy çokluğu ile verilir." davalı kooperatifin Ana Sözleşmenin 33.maddesinde toplantı nisabının kayıtlı ortakların en az 1/4'ü olarak kabul edildiği, Sözleşmenin 87 maddesinde ise "Tasfiye kurulunun görevleri, tasfiyenin yürütülmesi" başlığı altında 9. bentte gayrımenkul satışının görüşüleceği toplantılar hariç olmak üzere tasfiye süresince yapılacak genel kurul toplantılarında toplantı nisabının aranmayacağının düzenlendiği görülmüştür.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2026 tarih ve 2025/3326 E., 2026/2796 K. sayılı ilamı:"...Asıl ve birleşen davalarda davalı kooperatifin diğer temyiz itirazlarında gelince; genel kurul kararlarını sakatlayan hukuka aykırılıklar bakımından Dairemizin yerleşmiş içtihatları gereğince kararlar yoklukla malul, mutlak butlanla malul ve iptal edilebilir kararlar olarak üçe ayrılmaktadır. Emredici kurallara aykırı kararlar bakımından kararın şekil ve kurucu unsurları bakımından emredici kurallara aykırılık halinde (örneğin, toplantı ve karar yeter sayılarının bulunmaması) yokluk yaptırımı ile karşı karşıya kalacağı, maddi-öze ilişkin kanunun emredici kurallarına aykırılık halinde ise (örneğin, kararın ahlaka ve adaba aykırı olması, konusunun imkansız olması, kesin hükme ve kanunun emredici madde hukuk kurallarına aykırı olması) alınan kararların mutlak butlanla malul olacağı, kişisel hakları ilgilendiren kanunun emredici olmayan hükümleri ile ana sözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı kararların ise iptal edilebilir kararlar olduğu kabul edilmektedir.
Bu kapsamda kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak alınan kararların yok hükmünde olduğu, bu kararlar bakımından taraflarca açıkça ileri sürülmemiş olsa dahi kararların yok hükmünde olduğunun hakim tarafından re’sen nazara alınacağı, bu kararlar bakımından dava açan üyenin genel kurula katılmış olması, karşı oy kullanması, muhalefet şerhinin tutanağa yazdırılması ile hak düşürücü süre içinde açılmış olması koşullarının aranmayacağı gibi yok hükmünde olan kararların baştan itibaren hukuk aleminde varlık kazanmayacağı kabul edilmektedir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, Anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olması durumunda, toplantıda bulunan ortaklar alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için dava açabilir. Ancak yukarıda ifade edildiği gibi emredici kurallara aykırılık halinde genel kurul kararları yok hükmünde veya mutlak butlanla batıl olacağından bu halde iptalleri için açılacak davalarda muhalefet şerhi aranmaz. Buna göre, genel kurul kararının iptaline ilişkin davalarda öncelikle emredici kurallarına aykırı olan gündem maddelerinin muhalefet şerhi ve hak düşürücü süreye tabi olmaksızın resen inceleneceği, Anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olan iptal edilebilir gündem maddeleri yönünden 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde öngörülen şartların aranacağı gözetilmelidir..."şeklindedir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.04.2026 tarih ve 2025/3772 E., 2026/1252 K. sayılı ilamı:"..Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere toplantı ve karar yeter sayılarının nisabları etkileyecek şekilde herhangi bir kuşku ve duraksamaya yol açmayacak şekilde tespit edilmediği, oylamaya katılma hakkı olmayan (üye olmayan) ların oy kullanmasının muhalefet şerhi gerekmeksizin iptal dava açma hakkı tanımasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 12.11.2013 tarih ve 2013/5795 E., 2013/7019 K. sayılı ilamı:"Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. İptali istenen genel kurul tutanağında ortaklar listesinde kayıtlı 33 ortaktan 17 ortağın asaleten 8 ortağın vekaleten katılımı ile 25 ortağın toplantıda hazır bulunduğunun yazılı olduğu, bakanlık temsilcisi tarafından ortaklar kayıt defterinde 21 ortağın kayıtlı olduğu, 2 ortağın ortaklığını devrettiği, dolayısıyla üye kayıt defterinde 19 ortağın kayıtlı olduğunun belirtildiği, hazirun cetveline göre ise 33 ortağın kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde hakim tarafından bilinemeyen, özel ve teknik bilgiyi gerektiren bir halin varlığı kabul edilerek 6100 sayılı HMK'nın 266. maddesine uygun olarak bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi kurulu tarafından eksik bilgi ve belgeler belirlenerek ön rapor hazırlandığı; davalı kooperatifçe üye kayıt defteri ibraz edildiği halde, ara karardan vazgeçildiğine dair bir karar alınmaksızın Dairemizin davalı kooperatifin başka genel kurul kararlarıyla ilgili işbu dava yönünden bağlayıcı olmayan bozma kararları emsal alınarak karar verilmiştir
...Bu durumda mahkemece, davacıdan iddiasını kişi ya da kişiler yönünden somutlaştırması da istenerek, somutlaştırılan kişi ya da kişiler yönünden sahip oldukları payların sayısı, devir edilip edilmediğine ilişkin kayıt ve belgeler üzerinde yeterince durulmalıdır. Katılmaması gerekenler olarak davacının adlarını ve sayılarını bildirmesi halinde bu kişi ya da kişilerin genel kuruldan önce üyeliğe kaydı yapılıp, istifa etmeyen ya da ihraç edilmeyen üyeler olması halinde sonradan üyelik koşullarını kaybetmiş bile olsalar, üyelikleri kendiliğinden düşmeyeceğinden, bu üyelerin genel kurula katılmalarında, oy kullanmalarında, bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ortaklık koşullarını taşımayan kişilerden olup, ortaklığa kaydı yapılmayanların genel kurula katılmamaları ve oy kullanmamaları gerekmektedir. Bilirkişi kurulu ön raporundaki eksik bilgi ve belgelerin tamamlanıp tamamlanmadığı denetlendikten sonra genel kurul tutanağındaki, bakanlık temsilcisi görüşündeki ve üye kayıt defterindeki üye sayısı ile ilgili çelişkileri gideren, oylamaya katılan ve olumlu oy kullanan kişilerin zımnî olarak ya da yönetim kurulunun açıkça aldığı bir kararla üye olup olmadıkları hususunu değerlendiren, ayrıntılı gerekçeli, denetime elverişli rapor alınıp, genel kurul tarihinden önce açıkça bir kararla ya da zımnen üye yapılan, ancak genel kurul tarihinden önce ihraç edilmeyen ya da ihracı kesinleşmeyen ortakların katılımı ile toplantı nisabının gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise, bu şekilde üye yapılmayan ya da üyelikleri genel kurul tarihinden önce ihracı kesinleşen ya da devir yolu ile üyelikleri sona eren kişilerin katılımının oylamanın sonucuna etkisinin bulunup bulunmadığı üzerinde durularak, sonucuna göre iptal ya da yokluk istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. "şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 06.03.2019 tarih ve 2016/4050 E., 2019/882 K. sayılı ilamı:"...Dava, kooperatif aidat borcundan kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Mahkemece, davalı kooperatife toplam 32 üyenin kayıtlı olduğu, dava konusu alacağa dayanak olan 21/5/2011 tarihli genel kurul toplantısının ana sözleşmenin 33.maddesinin 2.fıkrası uyarınca en az 8 üyenin katılımıyla yapılması gerekirken 6 üyenin katılımıyla yapıldığından alınan kararların geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Ancak, davalı kooperatifin tasfiye halinde olduğu yanlar oranında uyuşmazlık konusu değildir. Söz konusu alacağa dayanak yapılan genel kurul tarihinde de tasfiye hali devam etmektedir. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 81/4 fıkrası davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 87/9. maddesine göre tasfiye halindeki kooperatiflerde genel kurul toplantılarında nisap aranmaz. Dolayısıyla aranmayacak bir nisap nedeniyle anılan Genel Kurul' da alınan kararların geçersiz olduğundan bahsedilemeyeceğinden dava konusu alacağa dayanak yapılan genel kurul kararı geçerli olup burada alınan karar uyarınca tahsilat yapılabilir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 14.09.2017 tarih ve 2015/5104 E., 2017/2157 K. sayılı ilamı:"...Somut olaya gelindiğinde davalı kooperatifin ortaklar listesinde kayıtlı 476 ortağı bulunduğu, dava konusu genel kurul toplantısının başında 69 ortağın asaleten, 44 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 113 ortağın hazır bulunduğu, kooperatifin tasfiye halinde bulunması nedeniyle Kooperatifler Kanunu'nun 81/4. ve anasözleşmenin 87/9. maddeleri uyarınca taşınmaz satışının görüşüleceği toplantılar haricinde toplantı nisabı aranmadığından, toplantı nisabı yönünden alınan kararlar yönünden hukuka aykırı bir durumun bulunmadığı, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibrasına ilişkin 4. maddenin görüşülmesine 88 üyenin katıldığı, oylamalar sırasında çoğunluğun ibra edilmeme yönünde oy kullandığı, bu maddenin görüşülmesi sırasında bakanlık temsilcisinin isteği üzerine yapılan sayım sonucunda toplantıda asaleten ve vekaleten 50 üyenin bulunduğunun tespit edildiği, yapılan itirazlara rağmen toplantıya devam edildiği, üyelerden bir kısmının salonu terk ettiği ve nihayetinde 38 ortağın katılımı ile yeni bir divan heyeti teşekkül ettirildiği, sorumluluk davası açılmasına ilişkin 5. ve 6. maddelerin, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile tasfiye kurulu üyelerinin seçimine ilişkin 7. maddenin, tahmini bütçe ile yönetim kuruluna fasıllar arasında aktarma yapma yetkisi verilmesine ilişkin 8. maddenin, tasfiye kuruluna geçmiş hesapların incelenmesi için yetki verilmesi ve inceleme giderlerinin site yönetiminden karşılanmasına ilişkin 9. maddenin toplantıda hazır bulunan 38 ortağın oybirliği ile karara bağlandığı anlaşılmıştır. Hazirun cetveli, genel kurul toplantısına iştirak eden ortaklara toplantıya katıldıklarını imzaları ile tasdik imkanı veren bir belge olup, hazirun cetvelinde imzası bulunanlara toplantıyı sonuna kadar izleme ve kararlara katılma yükümlülüğü getiren yasal veya sözleşmeye dayalı bir düzenleme mevcut değildir. Yasa ve anasözleşmede belirlenen toplantı nisabını etkilememek kaydıyla (somut olayda etkilemediği görülmektedir), toplantıya katılan ortakların bir bölümünün genel kuruldan ayrılması mümkün bulunduğundan, karar nisabının da her gündem maddesinin oylamasına katılan kişiler üzerinden belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu genel kurulda karara bağlanan tüm maddeler yönünden toplantı nisabı ve karar nisabı sağlandığı gözönünde bulundurularak, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 20.10.2015 tarih ve 2014/10583 E., 2015/6695 K. sayılı ilamı:"...Somut olayda; davalı kooperatif 43 ortaklı olup, tasfiye edilmiş değildir. Bir kısım üyelerin dairelerinin bitirilmesi sonucu tapularının verilmesi ile ortaklıklarının sona ermiş olduğundan bahsedilemez. Bu hususlar bilirkişi raporları ile de açıklanmıştır. 17 ortağın çağrılması ve bu kişilerden 10 ortağın katılımı ile yapılan 29.06.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar yönünden, yukarıda zikredilen yasa ve anasözleşme hükümleri gereği aranan toplantı nisabı sağlanmamıştır. Mahkemece, bu genel kurul yönünden davanın kabulü ile alınan kararların mutlak butlan ile malul olduğunun tespiti gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır."şeklindedir.
Yargıtay 23. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 29.05.2012 tarih ve 2012/2301 E., 2012/3764 K. sayılı ilamı:"Davacılar, 24.07.2010 tarihli genel kurulun, anasözleşmenin 33.madesine göre yeterli nisap sağlanmadan toplanıp karar alındığı gerekçesi ile tescil edilmediğini, kooperatifin tasfiye halinde olması nedeniyle nisap aranmayacağını ileri sürerek, Ticaret Sicil Memurluğu'nun tescil talebinin reddine ilişkin kararının iptali ile tescil taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, anasözleşmenin 33.maddesinde öngörülen nisaba uyulmadan toplantının yapıldığı, alınan kararların geçersiz olduğu, bu nedenle tescil isteminin reddinin yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir."şeklindedir.
Somut uyuşmazlıkta, davacıların iddiası genel kurulda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 45. maddesine göre, toplantı nisabına uyulmamış olduğu, ortaklık şartlarını taşıyan kişilerin genel kurula davet edilmeyerek sayısal çoğunluğun azaltılarak değiştirildiği noktasında toplanmaktadır. Dava konusu edilen 18.06.2017 tarihli genel kurula katılma hakkı bulunan ortakların sayısının tespiti aşamasında yapılan araştırma ve incelemelerde yukarıda yer verilen önceki tarihli genel kurul tarihleri itibari ile üye sayısına yönelik olarak yapılan tespitler ile taraflarca sunulan kooperatife yönelik üye sayısına ilişkin verileri içeren raporlar itibarıyla değerlendirme yapılması gerekmektedir. İlk olarak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/221 E., 2015/59 K. sayılı kesinleşen karara göre 30.06.2013 tarihli genel kurula katılabilecek ortak sayısının 532 olarak belirlendiği, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/741 E., 2020/607 K. sayılı kesinleşen karara göre 22.06.2014 tarihli genel kurula katılabilecek ortak sayısının 374 olarak belirlendiği, daha sonra 14.06.2015 tarihli genel kurulun iptaline ilişkin açılan İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasında kooperatif defter ve kayıtların TTK’nın öngördüğü şekilde tutulmaması birtakım belgelerin imha edilmesi ve kayıtlardaki düzensizlik sebebiyle ortak sayısının tespit edilemediği kanaatine varıldığının bildirildiği söz konusu kararın henüz kesinleşmediği, son olarak işbu davadaki genel kuruldan hemen önceki tarihli son 26.06.2016 tarihli genel kurulun iptaline ilişkin açılan İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/793 E., 2020/688 K. sayılı dosyasındaki kesinleşmeyen 24.12.2020 tarihli kararda ise genel kurula katılma hakkı bulunan ortak sayısının 284 olarak tespit edildiği, ayrıca yukarıda yer verilen soruşturma dosyasına gönderilen Maliye Bakanlığı Vergi Müfettişi yazısına göre 06.10.2015 tarihinde ortak sayısına ilişkin 765 kişilik bir listenin mevcut olduğu ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müfettiş raporunda da kooperatif yönetimi tarafından verilen 06.03.2018 tarihli 872 kişilik ortak listesinde ortaklık kayıtlara ilişkin birçok eksik tespit edildiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin kooperatife yöneltilen gerek önceki tarihli genel kurullara yönelik incelenen yukarıdaki dava dosyalarındaki sunulan bilirkişi raporları ve gerekse de işbu davadan sonraki tarihli genel kurulları yönelik davalarda sunulan birçok bilirkişi raporlarını ayrı ayrı ibraz ettikleri anlaşılmıştır. Dava konusu 18.06.2017 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağında ise davalı kooperatifteki kayıtlı ortak sayısının 195 olduğu, çağrı kağıdının ortakların tamamına Arnavutköy PTT şubesinden taahhütlü mektup olarak gönderildiği, ortaklar listesinde kayıtlı 195 ortaktan 57 ortağın asaleten, 15 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 72 ortağın genel kurul toplantısında hazır bulunduğu ve toplantı nisabının sağlandığı, Bakanlık temsilcisinin katılımı ile toplantının yapıldığı belirtilmiştir.
Kooperatiflerin ortak sayısının tespiti yönünden kayıtlı ortakların istifa ve ihraç durumları ile yeni ortak alımı ile ortaklık devri söz konusu olması halinde bu ortakların denetim elverişli olarak belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle de davalı kooperatifin yukarıda yer verilen farklı tarihlerde farklı ortak sayılarının tespitine yönelik mahkeme kararları ve raporların olması doğal ise de, davalı yapı kooperatifinin taşınmaz teslimini yapıp tapusunu verdiği ortaklarının istifa edip etmediği konusunda uyuşmazlık bulunması ile kooperatif defter ve kayıtlarının usule uygun tutulmadığının bilirkişilerce tespit edilmiş olması karşısında kooperatifin üye sayısının tespiti konusunda farklı tespitler neticesinde aynı tarihe ilişkin ortak sayıları konusunda birbiri ile çelişkili şekilde değişik rakamlar tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince itibar edilen bilirkişi heyeti kök ve ek raporu dikkate alınarak dava konusu 18.06.2017 tarihli genel kurula katılma hakkı bulunan ortak sayısının 263 olduğu tespit edilmekle birlikte bu sayının belirlenmesine dayanak olarak İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/221 E., 2015/59 K. sayılı kesinleşen dosyasındaki 30.06.2013 tarihli genel kurula katılma hakkı olan 549 üye bulunduğu yönündeki tespitten hareket edilerek kooperatifin ortak sayısı belirlenmiş ise de bu kararda 24.06.2012 tarihli genel kurulu için 549, 30.06.2013 tarihli genel kurulu için ise 532 ortak sayısı kabul edilmiştir. Bu durumda temel alınan sayının hatalı tespit edildiği anlaşılmıştır. Yukarıda da yer verildiği üzere bu genel kuruldan sonra yapılan 14.06.2015 tarihli genel kurula ilişkin işbu dava dosyasındaki aynı davacılar tarafından açılan iptale yönelik İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasındaki ortak sayısının tespit edilemediğine yönelik kanaat işbu dava dosyasını etkileyecek niteliktedir. Zira davacıların genel olarak iddiaları aynı mahiyette olup tapusu verilen ortakların usulsüz şekilde kooperatif ortaklığından istifa ettirilmiş olması nedeniyle genel kurul toplantı nisabının bulunmadığına yöneliktir. Bu durumda da her ne kadar farklı tarihte yapılan genel kurul iptaline yönelik davalarda önceki tarihli genel kurul için dosyaların neticesini beklenilmesine dair içtihat ve yargı uygulaması bulunmamakta ise de iş bu davada yer alan davacıların bir kısmının benzer mahiyette tüm genel kurullara karşı toplantı nisaplarının oluşmadığına yönelik benzer iddialar içeren davalarının bulunduğu göz önüne alındığında kooperatif ortak sayısına ilişkin afaki farklar içeren bir çok veri ve belge olması karşısında da kararlar arasında çelişki olmaması amacıyla İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince ilk olarak davacılardan ...'in 29.12.2021, ...'nun 10.02.2020, ...'ın 12.06.2020 ve ...'ın mirasçısı ...'ın 15.10.2024 tarihlerinde ölüm kaydı bulunduğu uyap sistemi üzerinden yapılan kontroller ve nüfus kayıtları ile anlaşıldığından iş bu davacıların yargılama aşamasında vefatı nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Bir kısım davacılar yönünden "...iptali istenilen genel kurula katılıp alınan karara muhalefet şerhi koydurmadıklarından taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddine," dair karara ilişkin yukarıda yer verilen Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2026 tarih ve 2025/3326 E., 2026/2796 K. sayılı ilamı uyarınca emredici kurallara aykırılık halinin muhalefet şerhi aranmaksızın resen nazara alınacağı dikkate alınarak bu davacılar yönünden esasa ilişkin inceleme yapılması ile davalı kooperatifin son olarak işbu davadaki genel kuruldan hemen önceki 26.06.2016 tarihli genel kurulun iptaline ilişkin açılan aynı mahiyette iddiaları içeren İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/793 E., 2020/688 K. sayılı dosyasının temini ile akıbetinin sorulması ile üye sayısının tespiti hususunda ilgili dosyanın da gözönüne alınması ile ... ve ... yönünden aktif husumetin bulunup bulunmadığına yönelik davacıların itirazları itibariyle ilgili dosyadaki tespitlerinde tartışılarak bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Dosyanın esasına yönelik olarak ayrıca İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasının neticesinin bekletici mesele yapılması ile, 14.06.2015 genel kurul tarihi itibariyle kooperatif ortak sayısının tespit edilmesi halinde bu tespit edilen miktardan hareketle sonraki iş bu dava konusu 26.06.2015 tarihli genel kurula ilişkin katılma hakkı bulunan ortak sayısının ve toplantı ile karar nisabının, davalının savunması da birlikte değerlendirilerek tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için bilirkişiden yeni bir rapor alınarak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekmektedir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/30 E., 2026/83 K. sayılı dosyasında 14.06.2015 genel kurul tarihi itibariyle kooperatif ortak sayısının tespit edilemediğine yönelik kanaate ilişkin bu haliyle kesinleşmesi halinde ise, toplantı ve karar nisapları açısından davalı kooperatifin tasfiye halinde olması dikkate alınarak alınan kararlar itibarıyla üyelere ek yükümlülük yüklenip yüklenmediği de değerlendirilerek varılacak kanaate göre hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan sebeplerle; HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık halleri dikkate alınarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353/1.a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/01/2021 tarihli ve 2017/629 E. - 2021/63 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,
3-Davacılar tarafından yatırılan başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına, karar harçlarının talepleri halinde davacılara iadesine,
4-Davacıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026