İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/901 E. 2025/870 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/901
- Karar No
- 2025/870
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/901 Esas KARAR NO : 2025/870 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 20/10/2025 KARAR TARİHİ : 21/10/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2025 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı .... arasında ... Sigorta Sözleşmesinin akdediliğini, sözleşme ile ... Mah. .... Sok. C1 Blok No:78/13 Pamukkale/Denizli adresli taşınmazda meydana gelebilecek rizikolar müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta himayesine alındığını, 20.06.2021 tarihinde, müvekkili şirket sigortalısı konutta davalının konutundaki su tesisatından akan sular nedeniyle hasar meydana geldiğini ve söz konusu hasarın müvekkili şirketçe ödendiğini, bu kapsamda 09.07.2021 tarihinde müvekkili şirketçe 3.000,00.-TL tutarında hasar bedelinin ödendiğini, bunun üzerine de 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına kanuni halef olunduğunu, davacı müvekkili şirketin bahsi geçen hakka dayalı olarak, davalıya karşı huzurdaki dava konusu zararın rücuen tahsili için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlattığını, söz konusu takibe karşı davalı tarafça yetkiye, borca ve faizlere itiraz edildiğini, buna istinaden yetki itirazı nedeniyle dosya Bakırköy .... İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, ... E. numarası ile yeni bir dosya açıldığını, ancak borçlunun yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itiraz sonucunda icra takibinin durdurulduğunu, neticede taraflarınca davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası üzerinden açılan icra takibine konu olan alacağın, müvekkilinin haklı alacağı olduğunu, davalı borçlunun itirazının, müvekkili şirketin yasal alacağının tahsiline engel olmaya yönelik kötüniyetli bir itiraz olduğunu, anılan sebeplerle, itirazın iptali ile birlikte, takip konusu alacak likit olduğu için asıl alacağın % 20’sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK madde 138 uyarınca dava şartları ve ilk itirazlar dosya üzerinden karar verilebileceği dikkate alınarak mahkememizce öncelikle dava şartları incelenmiştir. Dava, 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) Dava, davacı ... tarafından ".... Sigorta" Poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen hasar bedelinin, halefiyete istinaden zarar sorumlusu olan davalı şirketten tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Buna göre, uyuşmazlık; 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın zarar sorumlusundan tahsili isteminden kaynaklanmaktadır. Dava halefiyete dayalı olarak açıldığına göre davacının selefi olan dava dışı sigortalı taraf davalı aleyhine hangi mahkemede dava açacak ise o mahkemede dava açması gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. 3). 6502 sayılı yasanın 73. Maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için sözleşmesel ilişkinin bir tarafının tüketici ve diğer tarafının ise satıcı/sağlayıcı veyahut tek taraflı işlemlerde lehine taahhütte bulunulan kişinin tüketici olması gerekir. Somut olayda; gerçekleşen riziko, gerçek kişi sigortalıya ait konutta davalı şirket tarafından satış ve montajı yapılan su arıtma cihazının filtre plastiğinin kendiliğinden çatlaması/kırılması sonucunda ev ve muhtelif eşyaların akan sulardan dolayı hasar görmesine ilişkindir. Bu itibarla, davacı ... şirketinin sigortalısına halef olarak açmış olduğu işbu davanın hukuki sebebi, dava dışı sigortalı ile davalı şirket arasındaki bir tüketici işlemi olan satış sözleşmesinin ayıplı ifasından kaynaklanmakta olup, davalıya karşı tüketici konumda bulunan sigortalıya halef olarak açılan davaya bakmak görevi tüketici mahkemesine ait bulunmaktadır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesinin 13.02.2024 Tarih ve 2023/2347 E- 2024/566 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK' nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır ve aynı kanunun 115.maddesine göre mahkemeler dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu durumda davaya bakmaya Tüketici Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 21/10/2025 Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı