İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/315 E. 2025/806 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/315
- Karar No
- 2025/806
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/315 Esas KARAR NO : 2025/806 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 02/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu bu ticari ilişkiden kaynaklı davacı tarafından davalı yandan alacak bakiyesinin oluştuğunu davalı tarafın borcunun ödemediği Davacı tarafından Bakırköy ... İcra Dairesi ... Esas takip başlatıldığını davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, ve bunun üzerine iş bu davanın açıldığını, tüm bu hususlar neticesinde kısmına ilişkin itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine ... icra tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ederiz. CEVAP:Davalı tarafın dosya kapsamına cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan cari hesap alacağına ilişkin ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü. Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının mahkememize gönderildiği anlaşıldı. Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun ... Numaralı dosyasında; 17/03/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; Alacaklı (Davacı) ...., vekili vasıtası ile 20.02.2025 Tarihinde Bakırkoy .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosya ile davacının borçlu aleyhine Davalı ... 325.063,68 TL'Lik Alacak için icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek faizi ile tahsilini, davalı tarafından 24/02/2025 tarihinde borcun tamamına itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının takip ve dava tarihi itibariyle davacının cari hesap nedeni ile alacaklı olup olmadığı, tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildiği toplandığı noktalarındadır. 6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 16/07/2025tarihine inceleme günü verilmiş olup tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapmak üzere bilirkişiye yetki verilmiştir. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 11/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında özetle;Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu Davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı yan tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, Davacı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 15.04.2025 tarihinde T.C. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiği belirlendiği, Davacı tarafın davalı yana kestiği faturaların E-Arşiv Portalından Davalı yanan gönderildiği davalı tarafından itiraz edilmediği görülmüştür. Bu hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemenize Aittir. Mahkemenizce Müzekkere ile Talep Edilen Davacı Tarafa 2024 yılına ait hizmet Alımında- Satımında KDV Hariç faturanın beyan edildiği, Bu Hususta Nihai Takdir Sayın Mahkemeye Aittir Davacı tarafında kesilen faturaların davalı tarafın ticari 2024 yılında davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davalı taraf kanuni süresinde itiraz edilmediği Davacı ... Tekstil tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu faturanın e-fatura şeklinde usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı yana e-arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı yanın faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, Taraflar arasında ticari ilişkinin 2024 yılına ait olduğu, Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 1.904.171,13TL'lik, Hizmet Satımı -Alımı olduğu, Yine Tarafların ticari Defter ve belgelerinde 1.579.107,45TL'lik Ödemelerin olduğu, Davacının yanın davalıdan kaydı olarak 325.063,68 TL tutarında Alacaklı Olduğu , münhasıran mahkemeye ait olduğu ait olmak koşulu ile, 12 sayfadan oluşan raporunu dosyaya sunmuştur. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, takip dayanağı faturalardan yalnızca birinin davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiği, diğer faturalar 5.000 TL altında olduğundan bildirime tabi olmadığı, davacı tarafından sunulan kargo teslim fişlerinin faturalar ve faturalarda yazılı malzemelerin davalıya teslim edildiğini kanıtlamadığı, davacının kendi defterinde kayıtlı olmasının da alacağın varlığını göstermediği, davalının ödemeye ilişkin sunduğu dekontların söz konusu faturaya ilişkin olduğuna yönelik kayıt olmadığı, bu konuda davacıya yemin de teklif etmediği, davalı takip öncesi temerrüte düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz de talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın teslim edildiği ispat edilen fatura yönünden kısmen kabulü ile itirazın 6.651,52 TL yönünden iptaline, likit olan alacağın %20’si oranında tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA.." T.C. Yargıtay ... Hukuk Dairesi , 25.10.2018 Tarih, ... Esas, .... Karar. "...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 325.063,68-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının alacağa dayanak faturanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların 2024 dönemlerinde VD karşılaştırılması BA-BS lerini eşleştikleri, davalı tarafından form BA belgeleriyle vergi dairesine bildirildiği, bu nedenle söz konusu faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiğinin kabulü gerektiğinden davacının 325.063,68-TL alacaklı olduğunu ispat ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Takip konusu alacak faturadan kaynaklı açık hesap alacağı olup, taraflarca bilinebilir ve likit bir alacak niteliğinde olup davacının ticari defterleri ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacak üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 325.063,68-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 65.012,74- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 22.205,09-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 3.925,96-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 18.279,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40- TL başvuru harcı, 3.925,96-TL peşin nispi harç, 87,50-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 4.628,86-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 8.110,00-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 52.010,19-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2025 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı