İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/300 E. 2025/835 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/300
- Karar No
- 2025/835
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/300 Esas KARAR NO : 2025/835 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 09/10/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf T.c. Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in, davalı borçlu ...'in şantiyesinde hafriyat atığı toplayacak olup taraflar bu konuda anlaştıklarını, müvekkili ile davalı borçlunun davalının hafriyat atığını kaldıracağı konusunda anlaşmaları üzerine .... Büyükşehir Belediyesine başvuru yapılmış ve hafriyat atığı toplama konusunda müvekkiline taşıma kabul kaydı oluşturulmuş olduğunu, akabinde müvekkili tarafından belirlenen tarihte işe başlanmış ve müvekkil işini layığı ile yerine getirdiğini, Müvekkili işe başlamış ve iş bir noktaya geldiğinde davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmış olup söz konusu ödemeler banka kanalıyla ödendiği için dekontlu olup davalı borçlunun yaptığı tüm ödemelere ilişkin dekontları dilekçemiz ekinde sunduklarını, davalının yaptığı ödemelerin toplamının 80.000,00 TL olmakla müvekkili tarafından yapılan ve faturalandırılan iş bedeli toplamının 85.019,00 TL olduğunu, davalı tarafa teslim edilen faturalara davalı tarafça itiraz edilmediği gibi, davalı 08.03.2023 tarihli faturadan sonra yapılan işlere ilişkin yeniden fatura kesilmesini istemiş müvekkiline de 31.03.2023 tarihli faturayı kestiğini, ancak davalı borçlu tarafça müvekkilin yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan alacağı 5.019,00 TL bugüne kadar müvekkiline ödenmediğini, davalı borçlunun söz konusu faturalara itiraz etmediği gibi zaten büyük bir bölümünü de ödemiş ancak kalan bakiyeye müvekkiline hiç bir gerekçe sunmadan ödenmemiş müvekkilini mağdur etmiş olduğunu, davalı tarafın yaptığı ödeme tarihlerinden sonra işin devam ettiği ve ek masraf çıktığını bildiğini, ... yazışmaları bu durumu doğrular nitelikte olup, davalı borçlunun ... telefon numarası ile dava dilekçemize sunduğumuz taşıma kabul kaydı belgesinde davalının cep telefonu olarak bildirdiği numaranın birbiri ile eşleşmediğini, yani davalının birebir müvekkiline fatura tarihinden sonra yapılan işlerinde faturasını kesmesini söylemiş müvekkilin de bu faturayı kesip davalıya göndermiş, ancak davalının yaptığı ödemeler düşünce kalan 5.019,00 TL bakiye davalı tarafça ödenmemiş, kısaca müvekkili davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu ile anlaşılan iş bazında iş layığı ile yapılmış olup ancak yapılan ve davalıya fatura edilen iş karşılığı ödemenin tamamı davalıdan alınamamış, davalının ödemekten kaçınmış olduğunu, davalı tarafın bile isteye müvekkilini mağdur etmek derdinde olup müvekkilinin mağduriyetinin telafisi için Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibi açılmış ancak davalı borçlu tarafından söz konusu takibe haksız şekilde itiraz edilmiş, davalının haksız ve kötü niyetli itirazda bulunmuş olması nedeniyle davalının %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini beyan ederek, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına neticede haklı davamızın kabulüne, Davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli itiraz etmiş olması sebebiyle %20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ... üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı tarafça dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Büyükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/12/2024 tarihli, ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla verdiği görevsizlik kararı ile mahkememizin yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır. Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari ilişki nedeni ile düzenlenen fatura bakiye alacağı nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... numaralı dosyasında; 17/01/2024 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Büyükçekmece .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 5.019,00-TL Fatura kalan bakiye alacağı (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) olmak üzere toplam 5.019,00-TL yönünden 04/05/2023 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borcun sebebi olarak fatura alacağı gösterildiği, davalı tarafından 10/05/2023 tarihinde ödeme emrine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, Davacının hizmet bedelinin eksik ödenip ödenmediği ve davacının icra takibinde haklı olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde 16/07/2025 tarihinde inceleme günü verilmiş olup davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde hazır olduğu, davalı tarafın hazır olmadığı görülmüştür. Dosyanın bilirkişiye verildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan 21/08/2025 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; "Dava Konusunun; 6100 Sayılı HMK'nın 105 ile 113. md arasındaki düzenlemeye göre; Taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının İtirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacı tarafından Cari Hesap Alacağının tahsili amacıyla ile Büyükçekmece .... İcra Dairesi , ... Esas numarası ile takibe geçtiği, davalı tarafından borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davacı ... tarafından yapılan itirazın iptali talebi doğrultusunda 09/10/2023 tarihinde T.C. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı huzurdaki davanın ikame edildiğinin belirlendiği, davalı tarafın davalı ... kestiği faturaların e arşiv portalından davacı ... gönderildiği, davacı tarafından itiraz edilmediğinin görüldüğü, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu, davalı tarafından kesilen faturaların davacı tarafın ticari 2023 yılında ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafın kanuni süresinde itiraz edilmediği, davacı tarafından davalı ... adına tanzim edilen takibe konu faturanın e fatura şeklinde, usulüne uygun düzenlendiği, faturanın davalı ... e arşiv portalı üzerinden teslim edildiği, davalı ... faturaya takip öncesi itirazının olmadığı, fatura içeriği ürün hizmetine konu faturaları dava dosyası davacının takip dayanağı alacağına esas fatura münderecatındaki hizmetinin davalının bilgisi dahilinde olduğu kanaatinin hasıl olduğu, neticeten, davacı tarafa ait ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemede 2023 yıllarında davacı tarafın davalı ... alacak bakiyesinin 85.019,00-TL olduğu görülmüş ise de davacı beyanında ve sunulan dekontlar incelendiğinde davacı tarafın davalı ... yapılan ödemeleri cari hesap ekstresinde kayıt altına almadığının görüldüğü, davacı tarafından her ne kadar ödemeler cari hesap kaydına işlenmemiş ise de davacı beyanı ve sunulan ödeme dekontları dikkate alındığında davacıya asıl borcunun 5.019,00-TL olduğunun görüldüğü" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Bilirkişi raporu HMK 280. Maddesi uyarınca taraflara tebliğ edilmiştir. Faturaya konu malların teslimi hukuki bir işlem olup, ancak TMK'nın 6 ve HMK'nın 190, 200 maddeleri gereği yazılı delillerle ispat edilebilir. Davacı yasal delillerle teslim olgusunu ispat etmelidir. TTK'nın 21/2.maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması da bu olguyu değiştirmez. Bu durumda borçlu taraf, faturayı ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını, malın teslim edilmediğini veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu' nun 222/3. maddesinin 22/07/2020 tarih ve 7251 sayılı yasa ile değiştirildikten sonraki hali " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." şeklindedir. ...Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki ( ticari defterlerindeki ) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir..." T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi , 13/02/2020 Tarih, ... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte somut olay bakımından değerlendirildiğinde; Fatura, sözleşmenin kurulması aşaması ile ilgili bir belge olmayıp, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgilidir. Bir başka ifadeyle fatura edimlerin ifası aşamasında düzenlenerek edimlerin içeriğini gösterir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin ikinci fıkrası gereğince itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de sözleşmesinin ifasına ilişkin hususlar hakkında olmalıdır. Faturanın itiraz edilmeyerek kabul edilmiş sayılmasına ilişkin düzenleme niteliği itibarıyla kanunî bir karinedir. Ayrıca aksine bir düzenleme olmaması nedeniyle de, adi (aksi ispat edilebilir) kanunî karinedir Bu nedenle ispat yükünün yer değiştirmesi mümkün olmaz. Kanunî bir karineye dayanan taraf, karine temelini ispat ettikten sonra (faturaya itiraz edilmediğini), karine sonucu (fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması) ortaya çıkar. Bu karinenin aksi ise, fatura muhatabı tarafından iddia ve ispat edilebilir. Fatura muhatabının bu faaliyeti bir asıl ispat faaliyetidir. Somut olay bakımından, ispat yükünün davacı üzerinde olması ve bilirkişi deliline dayanması nedeni ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalıya meşruhatlı tebligatta, ibraz süresi ve ibrazdan kaçınmanın sonuçları da ihtarı ile birlikte inceleme gün ve saati usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen davalı defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Ticari defterlerin delil olma durumlarına ilişkin hukuki düzenlemeler TTK ve HMK’da olmak üzere iki ayrı kanunla belirlenmiştir. Kişinin kendi ürettiği delili kendi lehine kullanamama durumunun özel bir istisnası olan ticari defterlerin delil fonksiyonu, HMK m. 222 ile sınırları ve koşulları sıkı sıkıya belirlenmiştir. Maddenin birinci ve ikinci fıkrasında ticari defterlerin delil olmasına ilişkin genel şartları, üçüncü fıkrasında lehe delil olması için gereken şartları, dördüncü fıkrasında aleyhe delil olabilmesi için gereken şartları ve son fıkrasında ise delilin hasredilmesi olarak nitelendirilen ayrıksı durum ele alınmıştır. Bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ticari defterlerine göre 5.019,00-TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının alacağa dayanak faturanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre, tacirin ticari defterlerini ibraz etmemesi ve karşı taraf defterlerinin aksini kesin delille de ispat edememesi halinde, ispat mübrez defterlerdeki kayıtlar yönünde gerçekleşeceği kabul edildiğinden davacının ticari defter ve kayıtları ile söz konusu davacının defterlerinde kayıtlı olan 5.019,00-TL faturanın ve fatura içeriği malzemenin teslim edildiği davacının alacaklı olduğu ispat ettiği anlaşılmakla davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. İİK'nın 67/2. maddesine göre itirazın iptali davasında, alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hükmün usulüne uygun yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içerisinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gerekir. Burada borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması veya alacağın bir belgeye bağlanması koşulu aranmaz. Bu yasal koşullar yanı sıra takibe konu alacağın likit olması da gerekir. Bir alacağın likit olup olmadığı her olay özelliklerine göre değişmekle birlikte alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilerek sonuca ulaşılmalıdır. Buna göre, likit bir alacaklıdan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması yada borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi ya da bilinmesinin gerekmesi gerekir. Böylece borçlunun borç miktarının tahkik ve tayin etmesine mümkün olması, başka bir anlatımla borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunun tespit edilebilir durumda olması gerekir. Borç ve borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacaktan söz edilebilir. Davacının ticari defterleri, faturalar ile belirlenen alacağın likit olduğu ve İİK'nın 67/2. maddesinde belirlenen icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu anlaşıldığından kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; Davanın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca KABULÜNE, 1-Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafından yöneltilmiş olan itirazın iptali ile 5.019,00-TL asıl alacağın, asıl alacak tutarına icra takip tarihinden itibaren davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca, kabul edilen alacağın takdiren %20 oranında hesaplanan 1.003,8- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL ilam harcın davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin nispi harç, 60,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 600,5-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 7.126,50-TL toplam yargılama giderlerinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacı tarafa iadesine, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına) 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye irat kaydına, 8-Davacının kendisini bir vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen olunan 5.019,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Mahkemece verilen kararın niteliği nazara alınarak davalı tarafın yapmış olduğu masrafın yine davalı üzerine bırakılmasına, 10-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince tarafların talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı