İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/184 E. 2025/358 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/184
Karar No
2025/358
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/184 Esas KARAR NO : 2025/358 Karar DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 24/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin .... Taşımacılığı ile Rusya gümrükleme işlemlerini icra eden bir lojistik kuruluşu olduğunu, davalı ... ile 04.11.2024 tarihli nakliye anlaşması ile .... taşıma sözleşmesi imzalandığını, malların bu sözleşme hükümleri uyarınca taşımacılık hizmetini üstlenen davalı ile Navlun bedeli olarak Araç başı 2.900,00-USD ödeneceğinin kararlaştırıldığını, boşaltma öncesi peşin beş araç bedelinin ödemesi hususunda uzlaşıya varıldığını, ayrıca yükleme programına alınan her araç için serbest süre mesai günü olarak yüklemede 2 gün ve boşaltmada 2 gün olarak belirlenmiş, aşılan her gün için 100,00-USD demoraj (bekleme süresi) bedeli öngörüldüğünü, sözleşmede belirlenen, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete taşımaya ilişkin ödeme bedellerinin fatura edildiğini, ancak davalı şirketçe söz konusu aylara ilişkin belirlenen tutarların ödenmediğini, toplamda 16.100,00-USD alacak 19.12.2024 tarihinde Bakırköy ... İcra Dairesi .... E. Sayılı ilamsız takip başlatıldığını, ilgili icra takibinin başlatılması ile davalı şirket söz konusu borcunun bir kısmını müvekkili şirkete ödediğini, asıl alacağa ilişkin yapılan ödemeler doğrultusunda yapılan ödemeler icra dosyasına bildirilmiş olup, takibin ferileri yönünden borç devam ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, açıklanan nedenler, somut durum, tüm deliller ve yerleşik Yargıtay kararları uyarınca, davalının haksız şekilde yapmış olduğu itirazının iptali ile davalının müvekkil şirket alacağını zamanında tahsil etmesine engel olması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı taraf sunduğu dava cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinin 4 numaralı ekinde sunduğu taraflar arası uyuşmazlığa konu kaşeli ve ıslak imzalı sözleşmenin 2. Sayfasının sondan bir önceki maddesi incelendiğinde ise "İş bu anlaşma ile yapılan taşımadan doğacak her türlü ihtilaf vukuunda İstanbul İcra ve Mahkemeleri salahiyetli kılınacaktır." ibareleri yer aldığını, davacının alacak talebinin haksız, mesnetsiz ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketle akdedilen sözleşme ve ilgili faturalar kapsamında icra dosyası kapsamında itirazın kaldırılması ve icra inkâr tazminatı talebinde bulunduğunu, davacının icra dosyasındaki bakiye alacağına ilişkin söz konusu iddialar gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, dava konusu edilen taşıma hizmeti ile ilgili olarak ifa eksikliği veya ödeme yükümlülüğü söz konusu olmadığını, ilgili faturalara karşılık gelen bedellerin de ödendiğini, açıklanan nedenlerle, davacı tarafça yetkisiz Mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle, nakliye sözleşmesi nedeni ile düzenlenen faturalar nedeni ile başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında; 28/01/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 16.100-USD asıl alacak yönünden 19.12.2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, davalı tarafından 03/01/2025 tarihinde borca ve ferilerine itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın asıl alacak bakımından bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki 04/11/2024 tarihli nakliye sözleşmesi olduğu, davacının edimlerini yerine getirip getirmediği, davalının ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklı davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, taraflar arasındaki yetki sözleşmesinin geçerli olup olmadığı mahkememizin yetkili olup olmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Davalı süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın yetki itirazının ileri sürülmesi başlıklı 19.maddesi hükmü "Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir." şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yetki sözleşmesini düzenleyen 17.maddesinde ise; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile getirilen yeniliklerden bir tanesi de yetki sözleşmelerine ilişkin olup, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Madde metninde tacirden anlatılmak istenen, işin ticari nitelikte olması değil, tarafların kanunlarda tacir olarak tanımlanan kişiler olmasıdır. Sözleşmenin konusunun ticari iş olması, gerçek kişilere yetki sözleşmesi yapma imkanı vermemektedir. Aksi kararlaştırılmadıkça, dava yalnız yetki sözleşmesinde belirlenen mahkemede açılır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkemelerin de yetkisinin devam etmesini isterlerse, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; HMK'nın yukarıda belirtilen maddeleri nazara alındığında; açılan davada dava şartları mevcut olup, davalının usulüne uygun yetki itirazı bulunmaktadır. Davacı ile davalı arasındaki 04/11/2024 tarihli "Nakliye Anlaşması ile ... Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede "İş bu anlaşma ile yapılan taşımadan doğacak her türlü ihtilaf vukuunda İstanbul İcra ve Mahkemeleri salahiyetli kılınacaktır" şeklinde düzenleme yapılmış olup taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmıştır. Yetki anlaşması olması, uyuşmazlığın para alacağına yönelik olması, kesin yetkinin bulunmaması sebepleriyle yetkili mahkemenin yetki anlaşması gereğince İstanbul Adliyesi olduğu anlaşılarak, davalı vekilinin süresinde ve usulüne uygun yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin yetkili olmaması nedeniyle, yetki sözleşmesi dikkate alınarak HMK'nın 114/1-ç ve 115. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince davacının yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE gönderilmesini talep etmesinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 331/2 maddesi gereğince yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet yetkisizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, 4-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İSTANBUL(ÇAĞLAYAN) Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/184, K. 2025/358, T. 24.04.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-184-e-2025-358-k-4ffcd71eaeb4