İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/1025 E. 2024/285 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/1025
Karar No
2024/285
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/1025 Esas KARAR NO : 2024/285 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 27/10/2023 KARAR TARİHİ : 11/03/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin iş yerinde su sızıntısı meydana geldiğini ve bu su sızıntısı neticesinde davalının iş yerindeki zararı nedeniyle Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile davalılar tarafından müvekkili aleyhine, 328.000 TL bedel ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkilin söz konusu ilamsız icra takibinden, 02.08.2023 tarihinde adrese fiili hacze gelinmesi ile haberdar olunduğunu, 02.08.2023 tarihinde haciz mahallinde, o günkü dosya hesap raporunu karşılar miktarda müvekkile ait altının haczedildiği ve icra kasasına alındığını, bunun yanında müvekkilinin ..., ..., .... plaka sayılı araçlarına haciz şerhleri işlendiğini, ayrıca aynı icra dosyasından 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilerek ... Bankası nezdinde bulunan 201.235,99 TL ye de bloke konulduğunu, diğer tüm banka hesaplarına da bloke konularak müvekkilinin ticari hayatını idame ettirmesinin imkansızlaştırıldığını, öncelikle telafisi imkansız zararlara sebebiyet verilmemesi açısından, İİK m.72/3 uyarınca icra dosyasına yatırılacak paranın, yargılamanın sonuna kadar tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, müvekkili şirketi araçları üzerine, banka hesapları üzerine konulmuş tüm hacizlerin fekki ile, fiili haciz esnasında haczedilerek icra kasasına alınan altının da iadesi yönünde tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iş yerinin müvekkili'nin üst katında bulunduğunu, müvekkili .... ve diğer müvekkili .... Sanayi Ve Ticaret A.Ş'nin yetkilisi/yönetim kurulu başkanı ve taşınmaz sahibi olduğunu, müvekkillerinin iş yerinin bazı bölümlerine üst kattan su sızıntısı/akıntısı olduğunu fark ettiklerini, meydana gelen su sızıntısı/akıntısı sebebi ile iş yerinde bulunan kamera sistemleri ve diğer elektronik bazı aletler/sistemler vs zarar gördüğünü, konuyla alakalı davacı ile yapılan şifahi görüşmeler ile iş yerinde meydana gelen zararın ödenmesinin talep edildiğini ancak davacı tarafın meydana gelen zararı ödemeyeceğini belirttiğini, davacı aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesi tarafından icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19. Maddesinde, her kat malikinin anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı sorumlu olduğunun hüküm altına alındığını, aynı Kanun'un Ek 1. Maddesinde "Kat mülkiyetinden kaynaklanan her türlü uyuşmazlığın değerine bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemesi'nde çözümleneceği" düzenlemesine ve 17/3. Maddesinde ise "Kat irtifakı kurulmuş gayrimenkullerde yapı fiilen tamamlanmış ve bağımsız bölümlerin üçte ikisi fiilen kullanılmaya başlanmışsa, kat mülkiyetine geçilmemiş olsa dahi anagayrimenkulün yönetiminde kat mülkiyeti hükümleri uygulanır" düzenlenmesine yer verildiğini, tapu kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere dava konusu taşınmazların tapu kaydında taşınmaz tipi : Kat Mülkiyeti olarak yazmakta olduğunu, hal böyle olunca huzurdaki davada görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan, davanın reddini istemiştir. Dava, Davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespiti ve dava sonuçlanıncaya kadar icraya yatırılacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi talebi istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTK’nda ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatını haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği açıktır. (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E. 2018/2531 K. 2018/11280 T. 19.06.2018) İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmalarına göre; davalının iş yerinde oluşan hasarın ortak alandan kaynaklandığı iddiasıyla icra takibi yaptığı, davacı tarafın borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmakla, tapu kaydına göre anataşınmazın tek parsel üzerine kurulu olduğu, kat mülkiyeti kurulmuş olduğu, uyuşmazlığın, nispi veya mutlak ticari uyuşmazlık kapsamında bulunmadığı, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun "Görevli Mahkeme" başlıklı ek madde 1'de yer alan (...Ek 2814-13.4.1983) "...Bu kararın uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık sulh mahkemelerinde çözümlenir." hükmünce görevli mahkemelerin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan Mahkememizin görevsizliğine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli Mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA, 3-HMK 20. Maddesi gereğince süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde iki hafta içinde mahkememize müracaat ile dosyanın görevli mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstinaf Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2024 Katip ... ¸ Hakim .... ¸

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1025, K. 2024/285, T. 11.03.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-1025-e-2024-285-k-ffd224803487