İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/680 E. 2025/55 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/680
Karar No
2025/55
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/680 Esas KARAR NO : 2025/55 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/08/2021 KARAR TARİHİ : 20/01/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin haksız gerekçeler sonucu müvekkili ile ticari ilişkisini sonlandırdığı ve akabinde www...com içeriğinde müvekkili şirket hakkında, kötüleyici, dürüstlük kuralına aykırı ve haksız rekabet teşkil eden paylaşımda bulunduğunu, Davalının internet sitesinde “…Şirketimiz"in İstanbul bayiliğini yapmakta olan .... San. Tic. Ltd. Şti.'nin şirketimize ait fikri mülkiyet haklarını ihlal etmesi, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı eylemleri ve ticari ahlaka mugayyir tutum ve davranışları nedeniyle gönderilen Beyoğlu .... Noterliğinin 25.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüm iş ve ticari ilişkisini sonlandırmıştır. Şirketimiz tarafından iyi niyet çerçevesinde yürütülen görüşmeler yine ticari ahlak kurallarına aykırı şekilde .... Ltd. Şti. tarafından olumsuz şekilde sonlandırılmıştır Şirketimizin her türlü hak kayıplarından doğan maddi ve manevi zararların tazmini için hukuki yollara başvurulacağını, sorumlu kişiler hakkında da adli sürecin başlatılacağını tüm kamuoyuna ilan ederiz." Paylaşımı yaptığını davalının ayrıca çalışanları ve yetkililerince de 27.05.2021 tarihinde sosyal medya ortamında (... durum, ... durum, ... durum, ve diğer paylaşım siteleri) paylaşılarak, paylaşımın çok sayıda kişi tarafından görüldüğünü, Davalının internet sitesinden yaptığı bildirimin sebebiyle plastik sektöründe saygın konumda olan ve müvekkilinin manevi zarara uğradığını, davalının internet sitesi ile çalışanları ile yetkililerinin sosyal medya ortamında yapılan paylaşımlardan sonra müvekkili müşterisi olan kişi ve kuruluşların müvekkili ile iletişime geçerek ticari ilişkilerini sonlandırma kararı aldıkları, müvekkili şirketten mal satın alamayacaklarını ve ticari ilişkiye devam etmeyeceklerini beyan ettikleri ve müvekkili satışlarında 27.05.2021 tarihinden itibaren sürekli olarak azalma meydana geldiği, Müvekkilince gönderilen ihtarnamelere davalı tarafından cevap verilmediği gibi, internet ortamından yapılan paylaşımların kaldırılmadığı gibi, zararlarının giderilmesi taleplerine ilişkin şirket yetkililerinin iletişim kurmaktan imtina ettiklerini, Davalı şirket tarafından gönderilen ... yevmiye numaralı, 25.05.2021 tarihli ihtarnameye karşı tarafımızca Bakırköy .... Noterliğinin .... yevmiye numarası ile 01.06.2021 tarihli ihtarname hem cevaben hem de yukarıda yer verdiğimiz hususlar ihtaren gönderildiğini, İhtarnamemiz içeriğinde, "..Güncel paylaşım olduğu; gerçeğe aykırı olduğu, eleştiri sınırları dahilinde olmadığı, doğrudan müvekkil şirketin haklarına ağır saldırı niteliğinde ve ticari itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, internet ortamında gerçek dışı beyanlarınız sebebiyle müvekkil şirketin müşteri çevresinin daraldığı; müvekkil şirketin ticari işlerini tamamen etkilediği, müvekkil şirketin ticari işlerinin olumsuz etkilendiği ve etkileneceği, müvekkil şirketin ticari unvanına saldırı niteliğinde olduğu ortadadır. Tarafımızca Arabuluculuk başvuru süreci başlatılmıştır. Bu yüzden müvekkil şirketin ticari anlamda uğradığı tüm maddi ve manevi zararların tazminini tarafınızdan talep ediyoruz ve tarafınıza ihtar ediyoruz. İhtarımıza ilişkin uğradığımız zararların tespiti ve zarar miktarının belirlenmesi için işbu ihtarnamenin tarafınıza tebliğinden itibaren 3 gün içinde tarafımızla iletişime geçmenizi ihtar ediyoruz.", denilerek uğradıkları zararların talep edildiğini, Yine birebir aynı içerik ile davalı şirket tarafından Bakırköy .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile 28.05.2021 tarihînde ikinci bir ihtarname gönderilmiştir. Gönderilen bu ihtarnameye karşı da müvekkilince Tekirdağ .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile 14.06.2021 tarihinde (EK-8, ... yevmiye numaralı ihtarname) hem cevaben hem de kendi ihtarlarına ilişkin gönderildiği, davalı tarafından yapılan bu paylaşım içeriğinde yazılan fikri mülkiyet haklarının ihlali, TTK hükümlerine aykırı eylemlerde bulunulması, ticari ahlaka mugayir tutum ve davranışlarda müvekkili şirketin bulunmadığını, yapılan paylaşımın; eleştiri sınırları dahilinde olmadığı, gerçeğe aykırı olduğu, dürüstlük kurallarına aykırı paylaşım olduğu, haksız rekabet teşkil ettiği, güncel paylaşım olduğu, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmeyeceği, doğrudan müvekkil şirketin haklarına saldırı niteliğinde ve ticari itibarını zedeleyici nitelikte olduğu Müvekkil şirketin, karşı tarafın fikri mülkiyet haklarını ihlal etmediği, TTK hükümlerine aykırı eylemlerde bulunulmadığı, ticari ahlaka mugayir tutum ve davranışlarda bulunulmadığı, ... Plastik şirketi tarafından müvekkili aleyhine hukuk yahut ceza mercileri nezdinde alınmış bir karar da olmadığı, ... Plastik şirketinin müvekkili şirket hakkında gerçek dışı birtakım iddialarda bulunarak açıkça müvekkili şirketin itibarını zedelediği, müşteri çevresini daralttığı, müvekkil şirketin ticari işlerini tamamen etkileyecek davranışlarda bulunduğu müvekkil şirketin beyanlarda bulunduğunun açık olduğunu, maddi tazminat talebi hakkında: davalının internet sitesinde ve şirket yetkili ve çalışanları tarafından müvekkili şirket aleyhine yapılan paylaşım içeriklerinizin; güncel paylaşım olduğu, gerçeğe aykırı olduğu, eleştiri sınırları dahilinde olmadığı, doğrudan müvekkili şirketin haklarına ağır saldırı niteliğinde ve ticari itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, internet ortamında gerçek dışı beyanları sebebiyle müvekkilişirketin müşteri çevresinin daraldığı, ticari işlerini tamamen etkilediği, ticari işlerinin olumsuz etkilendiği ve etkileneceği, ticari unvanına saldırı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla haksız haksız rekabet teşkil ettiği ortada olan paylaşım içeriği sebebiyle müvekkilişirketin ticari işlerinde maddi kayıplar meydana gelmiş, müşteri çevresinde azalma olmuş, iş potansiyeli olumsuz etkilenmiş ve piyasadaki tanınırlığına istinaden müşterilerinde olumsuz izlenimler oluşmasına sebebiyet verdiğini, davalı şirket tarafından 27.05.2021 tarihinde internet üzerinden yayınlanan ve haksız rekabet teşkil eden paylaşımlar sonrası, işlerinde 27 Mayıs' tan sonraki ciddi azalma, müşterilerin mal satın alımındaki azalma görüldüğünü, Müvekkil şirketin iş yaptığı, ... Paz. Ltd. Şti, ... San. Tic. Ltd. Şti., .... San. Tic. Ltd. Şti., ... Tüketim Ürünleri ve Ambalaj, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ... San. Tic. Ltd. Şti., ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Şirketleri ile olan işlerinde azalma ve hatta cari hesap ekstresinde görülen bazı şirketlerdeki işlerinde sona erme olduğunu, davalı şirketin böylesine haksız rekabet içerir davranışlarla müvekkili maddi zarara uğratması, kendi lehine müvekkili şirket aleyhine davranışları TTK hükümlerine, ticari ahlaka mugayir davranışlar olup, davalı şirketin kötüleme yoluyla haksız rekabet (TTK md. 55/1 a-l) davranışları dolayısıyla müvekkili şirketin maddi ve manevi tazminat alacağı doğduğundan, Müvekkil şirketin fiili ve yoksun kaldığı kazancının hesaplanmasını talep etmiştir. manevi tazminat talebi hakkında: Müvekkili şirketin ekonomik faaliyetini yürütürken kazandığı saygınlık, onun kişisel değerleri içinde yer aldığı üzere; ticari şeref ve haysiyetinin çiğnenmesi durumunda itibarı sarsılmış olduğu üzere, davalı şirket bu asılsız ithamlarda bulunduğu üzere, manevi tazminat davalarının haklı dava olduğu, Ticari faaliyetini yürüten müvekkilinin, kendisine karşı ticari itibarını zedeleyecek şekilde asılsız ithamlarda bulunan davalı şirket hakkında manevi tazminat davamızın kabulüne hükmedilmesinin zaruri olduğunu, Yine tüzel kişi yönünden manevi tazminat davasının kabulüne ilişkin Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 09.07.2007 tarihli, 2006-7934, 2007/10510 sayılı kararını emsal olarak göstererek, Müvekkili şirketin manevi yönden uğradığı zararların tazmini için 50.000 TL manevi tazminat davalarının kabulünü talep etmiştir. Davalı şirketin internet sitesine ve şirket yetkili ve çalışanları tarafından müvekkili şirket aleyhine yapılan paylaşım içeriklerine yukarıda yer verildiği üzere, "paylaşımın güncel paylaşım olduğu, gerçeğe aykırı olduğu, eleştiri sınırları dahilinde olmadığı, doğrudan müvekkili şirketin haklarına ağır saldırı niteliğinde ve ticari itibarını zedeleyici nitelikte olduğu, internet ortamında gerçek dışı beyanlarınız sebebiyle müvekkil şirketin müşteri çevresinin daraldığı, müvekkili şirketin ticari işlerini tamamen etkilediği, müvekkil şirketin ticari işlerinin olumsuz etkilendiği ve etkileneceği, haksız rekabet teşkil ettiğinden DAVALI şirketin ve çalışanlarının internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yapılan paylaşımlara ilgili erişim engeli kararı verilmesisin talep ederek, davalı şirketin internet sitesi www...com içeriğinde, "https://www..." URL' sinde müvekkili şirket aleyhine yapılan paylaşım içeriğinde, müvekkili şirketin ticari itibarını zedeleyen sözlerde ve davranışlarda bulunarak, müvekkili şirketin ticari ilişkilerini sürekli vaziyette etkileyecek nitelikte asılsız, gerçek dışı birtakım söz ve beyanlara davalı şirketin internet ortamında yer vermiş olması dolayısıyla ve şirket yetkilileri ve çalışanlarınca da sosyal medya ortamında (... durum, ... durum, .... durum, ve diğer paylaşım siteleri) bu içeriğin paylaşılmış olması dolayısıyla • İnternet ortamındaki davalı şirketin paylaşımlarının TTK kapsamında haksız rekabet Sayıldığının tespiti ile haksız rekabet fiiline son verilmesini (meni) ; haksız rekabet neticesi olan maddi durumun-fiilin ortadan kaldırılmasını (ref'i); haksız rekabet teşkil eden davranışlar dolayısıyla müvekkil şirketin uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi için maddi ve manevi tazminat talepli davanın kabulünü; bilirkişi marifetiyle maddi zararın tespiti sonucunda belirlenmesi üzerine artırılacak olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminat davasının kabulünü; müvekkili şirketin manevi yönden uğradığı zararların tazmini için 50.000 TL manevi tazminat davanın kabulünü; yargılamanın devam ettiği şu aşamada ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davalı .... Plastik şirketinin internet sitesinde ve yetkililerin ve çalışanların sosyal medya hesaplarında yaptığı tüm paylaşımlara ilişkin tedbiren erişim engeli kararı verilmesini; yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli markaları ve tescilli tasarımları olduğunu, tescil ödülleri sahibi olduklarını, Uluslararası standartlarda, bir çok küresel firmaya ve tanınmış markaya sahip olan gıda firmalarına, tescilli ... ibareli markaları ve tescilli tasarımları olan gıda ambalajı cinsi ürünleri ürettiğini, Hem iç hem dış piyasadaki tanınırlılığı ve güvenirliliği nedeniyle, kötü niyetli kişiler tarafından ürünlerinin taklit edildiğini ve piyasaya sürüldüğünü Yaptıkları araştırmalar neticesinde, bu kötü niyetli kişiler arasında yer alan Davacı şirket ....’in yer aldığını tespit ettiklerini, .... adına tescilli markalı, tasarım tescilli ürünlerini, Davacı şirket ... ve beraberinde hareket eden .... tarafından Davacı ... adına üretilerek taklit edildiğini ve üretilen bu taklit ürünlerin piyasada satışa sunulduğunu tespit etmeleri üzerine, taklit ürünlerin Davacı ... tarafından ... markası ile satış yaptığı ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ’ndeki raflarda satışa sunulduğunu gösterir .... tarafından düzenlenen 07.05.2021 satış fişi ve delil numunesi ile birlikte, tescilli marka ve tasarım haklarına tecavüz edildiğinden bahisle, 23/06/2021 tarihinde Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını, ... ŞİRKETİ’nin davacı şirket ...’ın siparişi üzerine, izinsiz şekilde ... markalı ve tasarımlı taklit ürün ürettiğini, Davacı ... PLASTİK’in ise, ... şirketi tarafından taklit üretilen bu ürünlerin piyasaya satışını yaptığını, Davacı ... PLASTİK’in taklit üretilen bu ürünleri ...... PASTA adlı firmaya sattığının tespit edildiğini, Bu durumun tespiti ile, ... PLASTİK olarak, Davacı ... PLASTİK tarafından ... PLASTİK markası ve tasarımı ile taklit ürünlerin satışının yapıldığı ... PASTA ŞİRKETİ’nden delil olarak taklit ürün satın aldıklarını ve buna dair satış fişinin ve delil numunesinin Savcılık makamlarına sunulduğunu ve ayrıca satın alınan delil numunesi üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığını, Satın alınan taklit ürün ile ... PLASTİK markası ile ürettikleri orijinal ürünün karşılaştırmalı şekilde incelenerek düzenlenmiş olan 29.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; bilirkişinin, ...’den satın alınan ürünün üzerinde ... PLASTİK marka ibaresinin yer aldığını, ürün tasarımının ... PLASTİK’e ait tescilli tasarımının benzeri olduğu ve ürünün taklit niteliğinde olduğunu belirttiğini, ... PLASTİK ile davacı ... PLASTİK arasında herhangi bir satıcılık sözleşmesi olmadığını, aralarında inhisari/inhisari olmayan bir sözleşme olmamasına rağmen, davacı şirket ... PLASTİK’in, kendilerine ait tescilli ... PLASTİK markası ile, yine kendileri adına tescilli gıda ambalajı cinsi ürün kalıplarını, hukuka aykırı şekilde ... PLASTİK’e izinsiz şekilde ürettirdiğini ve taklit olarak üretilmiş bu ürünleri satışa sunduğunu, Davacı ... PLASTİK’in, ...... PLASTİK’in tescilli marka ve tasarım haklarına tecavüz etmek suretiyle haksız rekabete sebebiyet vermiş olmasına rağmen, işbu huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu kötü niyetli taleplerin hukuken himaye altına alınmayacağını Huzurdaki dava tarihinden önce, taklit ürünleri Davacı ... PLASTİK için üreten ... PLASTİK KALIP VE MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ’nin yetkilisi ...... ’ın, ... PLASTİK’e ait işyerine geldiğini, nisan ayının 1. haftası ile 3. haftası arası 40.100 adet ürün üreterek, Davacı Şirket ... PLASTİK’e sevk etmek suretiyle sebep olduğu bu haksız eylemlerini kabul ettiğini ve özür dilediğini ve de ... PLASTİK’e vermiş olduğu zararlardan dolayı 250.000 TL ödeyeceğini beyan ettiğini ve bu beyanı yazılı olarak imza altına aldıklarını, Taklit ürünlerin üretilmesinden sorumlu ... PLASTİK ve taklit üretilmiş bu ürünlerin satış ve pazarlamasından sorumlu davacı şirket ... PLASTİK’in anlaşma şartlarını yerine getirmemesi üzerine, Beyoğlu ...... Noterliği’nin 25.05.2021 tarih ve ....... yevmiye nolu ihtarname gönderdiklerini ve bu yolla, ... PLASTİK olarak, tüm iş ilişkilerine son verdiklerini ihtar ettiklerini, İhtarname sonrası, ticari iş ilişkisinin sonlandırıldığına dair bildirim içeriğine sahip, davaya konu olan internet ilanını yaklaşık 1 hafta boyunca yayınlandığını, Bu yayın sonrası, kendi kusuruna dayandığı halde işbu huzurdaki davayı açtığını, Davacı ... PLASTİK’in, ... PLASTİK’in marka ve tasarım haklarına tecavüz etmek suretiyle, ... PLASTİK’i maddi ve manevi zarara uğratmalarının yanı sıra, Davacı ... PLASTİK’in, ... PLASTİK’in muaccel alacaklarını da ödemediğini, faturalardan kaynaklı alacaklarının tahsili zımnında davacı şirket ... PLASTİK aleyhine Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nde ...... E. Sayılı dosya üzerinden takip başlattıklarını, Davacı şirket ... PLASTİK’in kendi kusurlarına dayanarak hak elde edemeyeceklerinden dolayı, davacının maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, Türk Ticaret Kanunu 56. Maddesi (d) bendindeki ‘Kusur varsa zarar ve ziyanın tazmini’ ve (e) bendindeki Türk Borçlar Kanunu’nun 58. Maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir’ hükümleri gereğince davacının manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, Davacı ... PLASTİK’in, huzurdaki davayı kötüniyetli olarak ikame ettiği, kötü niyetli taleplerin hukuken korunamayacağı, hukuki himaye yolu olan ihtiyati tedbir için, davacının haklılığını ispat etmesi gerektiği, bu sebeple yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddini, davacının taleplerinin reddini, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Davalı şirkete ait marka tescil bilgileri, davalı şirkete ait taklit edilen tasarıma ilişkin teknik çizim, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ...... Sor. Sayılı dosyası ve bu dosyadan alınan bilirikişi raporu, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalı şirketin internet sitesinde yapılan paylaşımların haksız rekabet teşkil edip etmediği, haksız rekabet teşkil etmesi halinde haksız rekabetin meni, refi ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişiler ....., .....'ten oluşan bilirkişi heyetinin 21/09/2022 tarihli raporunda; "Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; Somut olayda davacı yanın dava dilekçesine ek 3 olarak sunduğu internet çıktısı incelendiğinde; dosya da mübrez davalı yanın iddialarını tevsik eder davacı yan aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararı mevcut olmadığından kötülemenin doğrudan doğruya davacı yanın işletmesine yönelik gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Bu açıdan kötülemenin haksız rekabet niteliğinde olduğu, Maddi tazminat konusunda davacının “satışlarım azaldı” iddiası yukarıdaki tablo verileri karşısında takdir mahkemeye ait olmak üzere geçersiz iddia olduğu, Davacı yanın manevi tazminat talebinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varılarak nihai ve hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenize ait olmak üzere işbu bilirkişi raporunu saygı ile arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ...... 'tan oluşan bilirkişi heyetinin 15/05/2023 tarihli raporunda; "Davalı ... PLASTİK tarafından, delil olarak dosyaya sunulmuş olan, Davacı tarafından üretilen ve satışa sunulan ürünlerden alınan delil numunesinin resimler ve bilirkişi raporları üzerinden yapılan incelenmesi neticesinde, numunenin, Davalı ... PLASTİK’in tescilli tasarımlarına ait ürün ile karıştırılmaya sebebiyet verecek şekilde benzer olduğu ve Davalı ... PLASTİK’in tescilli markasını üzerinde barındırdığı, delil numunesinin taklit ürün olduğu ve Davalının tescilli markasının ve tasarımlarının bir taklidi niteliğinde üretilmiş olduğu, Davacı ... PLASTİK’in, iltibas ve iktibas yoluyla, izinsiz şekilde taklit ürün ürettiği ve satışa sunduğu ve marka kullanımına ilişkin, hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde kullandığı, bu yolla, Davalı ... PLASTİK’in tescilli marka ve tescilli tasarım haklarına tecavüz ettiği, Davacının, davalı tarafından bayilik yoluyla kendisine verilen bayi lisans haklarını, davalının fason üretim yaptırdığı ... firmasına, Davalının izni olmadan ürün ürettirmesi suretiyle izinsiz şekilde genişlettiği, davacıya bayi ve satış iznine dayalı bir lisans hakkı tanıyan Davalının izni olmadan, taklit niteliğinde ürün üreterek ve satışa sunarak, lisans veren davalının bayilik lisansı haklarını ihlal ettiği, Davacının, Davalının tescilli marka ve tasarım haklarına tecavüzü neticesinde, Davacı ... PLASTİK’in Davalı ... PLASTİK aleyhine haksız rekabet ettiği, Davalı ... PLASTİK’in davaya konu olan internet paylaşımının, Tescilli marka ve tasarımlarından doğan haklarını korumak, Davacının taklit olarak ürettirdiği ve satışa sunduğu taklit ürünlerin, Davalının müşterileri, piyasadaki diğer ticari işletmeler ve kurumlar ve nihai tüketiciler tarafından satın alınması neticesinde oluşacak zararları engellemek, Davalının müşterileri tarafından bahse konu bu taklit ürünlerden satın alınması sonucu, bu ürünleri satın alan ticari müşterilerin ve bu ticari müşterilerden ürün alan nihai tüketicilerin kalitesiz, sağlıksız, denetimsiz ürünler sebebiyle zarar görmelerini ve müşteri ve tüketicilerin bu sebeple davalının ‘...’ ibareli markasını kötülemelerini engellemek, Kalitesiz veya hatalı ürünlerin müşterilere davalının markası adı altında sunulması neticesinde, davalının yaşayabileceği ticari itibar kaybı ve müşteri kaybını engellemek, Davalının tescilli markasının ticari itibarı ve ticari marka değerini korumak maksatlı, Davalı tarafından yapılmış zaruri bir bildirim ve tedbir niteliğinde olduğu, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54, 55 ve devamındaki maddelerde, dürüst olmayan, aldatıcı, yanıltıcı, haksız, gerçek dışı, gereksiz yere incitici nitelikte yapılan eylemler, haksız rekabetin unsurları arasında sayıldığından, Davalı ... PLASTİK’in bu paylaşımındaki bilgi içeriğinin, aldatıcı, gerçek dışı veya gereksiz yere incitici olmadığı, Davalının sınai mülkiyet haklarının Davacı tarafından ihlali neticesinde yapılmış ve gerçek bir duruma dayalı yayın olduğu, Yukarıda belirtilen sebeplerle, Davalı ... PLASTİK’in paylaşımlarının, Davacı ... PLASTİK aleyhine haksız rekabet teşkil etmediği, Davacı ... PLASTİK’in maddi zarar talebi kapsamında yapılan mali incelemelerde, dava konusu paylaşımın 27.05.2021 tarihinde yayınlandığı, davacı taraf da bu tarihten sonra satışların azalma olduğunu iddia ettiği, bu minvalde yapılan tetkiklerde, davacı şirketin iddiasının aksine 27.05.2021 tarihinden sonra satışlarında artış olduğu, Davacı yanın maddi zarar talebi kapsamında mali yönden yapılan incelemelerde, dava konusu paylaşımın 27.05.2021 tarihinde yayınlandığı, davacı taraf da bu tarihten sonra satışların azalma olduğunu iddia ettiği, bu minvalde yapılan tetkiklerde, davacı şirketin iddiasının aksine 27.05.2021 tarihinden sonra satışlarında artış olduğu tespit edilmiş olup satışlarının artmasının sebebinin ise, satılan ürünlerin satış fiyatının günden güne artması kaynaklı olabileceği düşünüldüğü, buna ilişkin davacı şirket kayıtlarından tetkik edilen fiyat listeleri incelendiğinde, örnek olarak 25.06.2021 tarihinde ÖSK20 adlı ürünün koli fiyatı 150,73 TL olduğu, aynı ürünün 07.10.2021 tarihinde koli fiyatının 155,68 TL’ye yükseldiği, bu şekilde satılan tüm ürünlerin fiyatlarının yükseldiği göz önüne alındığında satışlardaki artışın fiyatların artmasından (zam) kaynaklı olabileceği kanaati edinilmekle davacı yanın, dosya içeriğinde maddi zarar tazminine ilişkin başkaca somut bir verinin yer almadığı, İnternet paylaşımı ile yapılan inceleme neticesinde, paylaşımın inceleme sırasında yayında olmadığı ve açık internette yapılan araştırmada hangi tarihlerde yayında olduğunun tespit edilemediği, yine sosyal medya hesaplarında yapılan incelemede bu paylaşımların inceleme esnasında sayfalarda bulunmadığı, daha önce paylaşıldı ise de bu paylaşımların yapılıp kaldırıldığı tarihlerin tespitinin mümkün olmadığı, Davalı şirketinin 27.05.2021 tarihindeki internet paylaşımında, bayisi olan davacı şirketin fikri mülkiyet haklarına ve TTK’ya aykırı faaliyetleri sebebiyle aralarındaki ticari ilişkinin Beyoğlu ...... Noterliği’nin 25.05.2021 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi sonlandırdığı açıklamasının, davacı şirketin SMK ve TTK hükümlerine aykırı davranışlarda bulunması sebebiyle, yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici olduğunu söylemek zor olduğundan TTK m. 55/1a1 kapsamında kötüleme teşkil ettiğinin söylenemeyeceği; 27.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda söz konusu açıklamanın “davacı yan aleyhine kesinleşmiş bir mahkeme kararı mevcut olmadığından” haksız rekabet teşkil ettiği yönündeki değerlendirmeye katılmadığımızı, zira TTK m. 59’da haksız rekabet ile ilgili kesinleşmiş mahkeme kararının istem üzerine masrafı karşı tarafından alınarak mahkemenin belirlediği şekil ve kapsamda ilan edileceği yönündeki hükmün somut olayda uygulanmasının söz konusu olmadığı ve davalı şirketin kendi internet sitesinde bayisiyle olan ticari ilişkiyi bayinin fikri mülkiyet ve TTK hükümlerine aykırı tutum ve davranışları sebebiyle sonlandırdığını açıklamasına engel olmadığı, söz konusu açıklamanın yanlış, yanıltıcı ve gereksiz yere incitici olmaması şartıyla yapılabileceği; Davacı şirketin maddi zararının tespit edilemediği, sonuç ve kanaatine varılmış olup, görüş ve kanaatimizi bildiren işbu raporumuzu, karar ve takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, 42 (kırkiki) sayfa olarak tanzim ve imza ederek saygılarımızla arz ederiz." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ....... 'dan oluşan bilirkişi heyetinin 31/03/2024 tarihli raporunda; "Davalı şirketin internet web sitesi ve instagram hesaplarında davacı şirket aleyhine yaptığı paylaşımların davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği, Davalı şirketin 27.05.2021 tarihinde yayınlandığı haksız rekabet teşkil eden paylaşımlarından sonra davacı şirketin bu tarihten sonra satışların azalma olduğu, ürünlerin 2021 yılı sonrasında miktar olarak satış rakamına 2022 ve 2023 yılında da ulaşamamış olduğu, Somut olayda, satış adetinin düşmesinin sadece haksız rekabete bağlanamayacağı, davacının haksız rekabet nedeniyle uğradığı zararın net olarak ispatlanamayacağı bu sebeple TBK 51. Madde uyarınca maddi tazminatı hakimin takdir etmesi gerektiği, Tespit ve kanaatlerimizi nihai hukuki takdir ve değerlendirme Sayın mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunarız." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bilirkişiler ...... dan oluşan bilirkişi heyetinin 09/09/2024 tarihli ek raporunda; "Davalı şirketin internet web sitesi ve instagram hesaplarında davacı şirket aleyhine yaptığı paylaşımların davacı şirket aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin kök raporumuzdaki tespit ve kanaatimizde herhangi bir değişiklik olmadığı, Mart-Mayıs dönemine isabet eden toplam satış miktarı; 3.676.836,00/ 11.262.830 adet= 0,32645756 birim fiyat ortalaması olduğu hesaplanmış, İhtilafa konu dönemde, 3.212.729 adet satıştan 10.905.538,00 adet satış geliri elde edilmiştir. Davacının iddiasında haklı olduğunun kabulü halinde satışlarının en az ihtilafsız dönem olan Mart-Mayıs dönemi kadar olabileceği varsayılırsa; 11.262.830 adet *0,32645756 =3.676.836,00 davacının zararı olabileceği hesaplanabilmektedir. Tespit ve kanaatlerimizi nihai hukuki takdir ve değerlendirme Sayın mahkemenize ait olmak üzere saygı ile sunarız." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Davacı vekili 02/12/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda, talep arttırıma konu tutarlar ile dava dilekçesindeki maddi tazminat taleplerini arttırarak neticede; davalı şirketin haksız rekabet teşkil eden davranışları dolayısıyla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmakla belirsiz alacak davası olarak 1.000,00-TL maddi tazminat talepli davalarının kabulünü, maddi ve manevi tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte hükmedilmesini, dava dilekçelerinde talep ettikleri manevi tazminat taleplerinin kabulünü, yargılama harç ve giderlerinin ihtarname masraflarının davalıya yükletilmesini vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep etmiştir. Mahkememizin 15/02/2022 tarihli 2 nolu celsesinde; Davacı tanığı ...: "Davalı ... Plastik 27/05/2021 tarihinde yayınladığı paylaşım sitelerinde yapmış olduğu paylaşım yüzünden bir kaç tane müşterimizi kaybettik, rakamı tam bilmiyorum ama baya bir müşteri kaybettik maaşlarımızı bile zor aldığımız dönem oldu, şuan bile durum orta seviyededir iyi değildir, önceden günde 2-3 araba sevkiyat yapıyorduk şimdi yarım araba bile dolmuyor, ... plastik firmasının paylaşım yaptığını gördüm ancak bu firmanın şirket çalışanları ve yetkililerince sosyal medyada paylaşım yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, bu paylaşım sonrasında çalıştığım şirketi arayan bir kaç tane müşteri bu paylaşımın doğru olup olmadığını sordu, ondan sonrada bizden mal almamaya başladılar, aşağı yukarı bu paylaşım sebebi ile ... 500-600 bin TL maddi zarara uğramıştır, önceden ciromuz 500-600 binken şuan 100 bin ancadır, bu paylaşım sonrasında yarıdan fazla müşterimiz gitmiştir, bu müşterilerin azalma sebebi davalı şirketin paylaşımıdır, ... şirketinin satışlarında 27/05/2021 tarihinden bu güne azalma devam etmektedir, ... şirketinin ticari itibari etkilenmiştir, etkilenmese bu kadar müşteri kaybı olmazdı, müşteri çevresi daralmıştır, depoda mal varken müşteri kaybı oldumu şirketin zararı oluyor, belirli ürünler sipariş üzerine yapılarak baskılı olarak yapıldığından mallar alınmadığında şirketin elinde kalıyor, buda başka bir firmaya satılamamaktadır bazı ürünler bu şekildedir, davalı şirket 27/05/2021 tarihinde ilk paylaşımı yaptı diye hatırlıyorum yaklaşık 5-6 ay boyunca bu paylaşım internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında yayınlandı, yine bildiğim kadarıyla 31/10/2021 tarihinde kaldırıldığı, ben davacı şirkette depo elamanı olarak 2007 yılından beri çalışırım halen devam ediyorum, benim bildiklerim bu kadardır tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ...: "Ben davacı şirkette 15 senedir şoför olarak çalışırım, ... plastik tarafından sosyal medya paylaşımı yapıldığını, bunun ... aleyhine olduğunu gördüm, burada davacı şirketi karalayıcı ve zarar verici ibareler olduğunu okudum, davalı ... Plastik tarafından internet sitesinde paylaşım yapıldığını biliyorum ancak davalı şirket çalışanları ve yetkililerinin paylaşım yapıp yapmadığını bilmiyorum, bu paylaşımdan sonra müşterilerden şirketi arayıp bunun ne anlama geldiğine dair soranlar oldu, ... şirketi bu paylaşım nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğramıştır, müşteriler paylaşımı yanlış anladılar bize sahtekarlık yapıp yapmadığımızı sordular ben yetkili olmadığımdan tam bilemiyorum, biz ... Plastiğin ürünlerini satıyoruz bu olaydan sora ... plastik bize ürün vermeyi kesti ve yarı yarıya ciddi anlamda satışlarımızda azalma oldu, ben bu paylaşımdan sonra davacının müşterilerinin ticari ilişkilerini sonlandırma kararı aldığını biliyorum, paylaşım dolayısıyla tepki gösteren müşterilerin mal satın almaya devam etmediklerini biliyorum ancak bunların isim isim ayrıntısını bilmiyorum, 27/05/2021 tarihinden sonra satışlarda azalma meydana gelmiştir, müşterilerimiz hep ... nin ürünlerini istediği için bizde ... ile ilişkiyi sonlandırdığımız için müşteriler hep gitmektedir diğer ürünleri istemiyorlar, biz ... ürünlerini sattığımız için herkesle iletişim halindeydik herkes ürünleri bizden alıyordu, ancak bu olaydan sonra alımlar kesildi şirketin ticari itibarı etkilendi, müşteri çevresi azaldı, ... plastiğin yaptığı paylaşım tam olarak hatırlamasamda uzun süre kalmıştır yaklaşık 3-4 ay kaldı diye biliyorum, paylaşımı kaldırıp kaldırmadığını bilmiyorum, bildiklerim bu kadardır tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...: "Ben 2003 yılı ile 2021 yılları arasında çalıştım işten tam olarak ayrıldığım tarihi hatırlamıyorum ramazan ayıydı, ben davacı şirkette sevkiyat elemanı olarak çalışıyordum, ... plastik ....ta mal yaptırıyorlardı, koliler baskısızdı, ... plastiğin bayisi olduğu için ben şüphelendim, kolilerin altındaki ürünlerde ... plastiğin baskısı olduğunu gördüm, ...ın ortağı ...., ...ve ...'a bu durumu sordum, kesinlikle bunu 2. Bir şahıs duymasın, ... hanım duymasın dedi, ben bu durumu ... plastikte çalışan ... beye ilettim, ....ta ürün yapılıyor ... plastiğin klişesi basılarak ... tarafından satışı yapılıyor dedim, ben bu ürünleri ....tan alıp kendim bizzat ürünleri dağıttım, ... ve ... plastik arasında ticaret vardı ancak bu ticaretin ne kadar sürdüğünü bilmiyorum, ... ... plastikten mal alıp satıyordu, benim gördüğüm ürünler ... plastikten alınmış ürünler değildir, termomaktan alınmış ürünlerdir ve bu ürünleri ben bizzat aldım az evvel bahsettim 3 kişi bu hususun 2. Kişilerin duymaması gerektiğini söylediklerini tekrar yineliyorum, bu ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmadığını bilmiyorum, ben ... plastikteki ... beye bu durumu söyledikten sonra davacı şirket beni işten çıkarmıştır, bende kendilerine iş davası açtım davam henüz devam etmektedir, benim bildiklerim bu kadardır tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı ...: "Ben olay tarihinde davalı şirketin satış müdürüydüm, şuan ... plastikle bağlantılı başka bir şirkette çalışıyorum, benim ekibimden satış şefi ... bey beni aradı bana ... tan ... beyin kendisini aradığını, gimsaşın bizim ürünlerin sahtesini ve korsanını ürettiğini paylaştığını söyledi, ben kendisine genel müdürümüz ... hanıma haber vermesini söyledim, bu bilginin doğruluğunu tespit etmek için .... beyin söyleyeceği bir kaç müşteriye bakmasını söyledim ... bey bu müşterilerdeki ürünlere bakmış bir tanesinin sahte olduğunu net olarak tespit etmiş, ürünün altında ... Plastik yazdığını bizim marka klişemiz olduğunu görmüş ancak ürünün bize ait olmadığını tespit etmiş, ürünlerle ilgili bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmadığını hatırlamıyorum, ancak ürünün şekli bizim ürün değildi bende resimden gördüm bizim ürettiğimiz üründen farklıydı, mehmet tarafından ürünlerin ... şirketinde üretildiği ... beye iletilmiş ben ... şirketi ile iletişime geçmedim ancak ilgili şirketle irtibat kurulmuş, kendisi bizim şirkete gelerek bu durumu kabul etmiş ve bir evrak imzalamış diye biliyorum, beni davacı şirketin yetkilisi ... aradı, o dönemde onun oğlu .... ve .... şirketin resmi sahipleriydi, ... bey bana bizim çocuklar yapmış hatalıyız ama büyütmeyelim bu aramızdaki ticarete zarar vermesin dedi, sonrasında ... da beni aradı , ... da aradı, hatalarını kabul ettiler bizim bu olayı büyütmememizi istediler, ... bey beni bir kaç defa daha aradı birden fazla görüşme gerçekleştirdik, ... plastiğin sahipleri ... hanim ve ... hanımın kendilerini affetmesini istediler, o esnada orda olmasamda ... un durumu kabul ettiğini ve evrak imzaladığını biliyorum, sonrasında ... 'un eşi ve oğlu ... un ... hanımın evini ziyarete gittiğini, kendisini affettirmek için görüşmek istediğini biliyorum, çünkü ... bey beni arayıp haber verdi, ancak görüşemediklerini biliyorum, biz piyasada en pahalı fakat en kaliteli markayız, müşteriler kaliteli olduğundan özellikle ... markasını istemektedirler, hem bizim markamızı bizden izin almadan üretmeleri hemde gıda ile direk temas eden ürünlerin kişileri zehirlemesine neden olmaması için biz kendi sitemizde sadece bizi takip eden müşterilerimizin görebileceği şekilde duyuru paylaştık, internet kurumsal sitesinde paylaşıldığını biliyorum ancak diğer sosyal medya hesaplarında paylaşıldığını hatırlamıyorum ancak piyasadaki hiçbir firmaya bilgilendirme amacıyla e-posta gönderilmemiştir, ... ile ... arasındaki ilişki bu olaydan sonra sonlanmıştır, ben şirkette 5 yıldır çalışıyordum ancak bildiğim kadarıyla taraflar arasındaki ilişki 20 yılın üzerindedir, ... plastik sitesinden yazının çok uzun olmayan 5-6 gün süre içerisinde kaldırıldığını şuan olmadığını biliyorum, bu paylaşım şirketin almış olduğu karar üzerine paylaşılmıştır, mahkeme kararı olup olmadığını bilmiyorum, ... bizim 40 in üzerindeki bayimizden bir tanesiydi bizden ürün alırdı, bizim satış şefimiz ... bey ... isimli bir müşteride kendisi fotoğraf çekmiştir, bu bizim DKA 1/2 olarak dediğimiz içine tatlı, pastane ürünleri konan bir üründür, ürün bizim kalıbımız değildi, biz .... beyin ... adına teslimat yaptığı yer olduğundan orada fotoğraf çekimi yaptırdık, oranın gimsaşın müşterisi olduğunu biliriz, ürünün gimsaştan alınıp alınmadığı ile ilgili olarak müşterinin ... beye verdiği yanıt dolayısıyla bilgi sahibiyim, ... plastik ile ... arasında ticari ilişki vardır, ... bize ürün yapıyor, üretim süreciyle ilgili olduğundan bilgim yoktur, bildiğim kadarıyla termomakın ürettiği ürünlerde ... ismi yazmaktadır, benim gimsaşın yetkilileri ile aramda bir husumet yoktur, ... bey ile hemşeriyiz, ikimizde trakyalıyız, ... plastik ... şirketi ile bu olaydan sonra çalışmasını sonlandırmıştır, ben satış müdürüyüm neyin nereye ürettirildiğini bilmiyorum ama bu olaydan sonra tüm ilişki bitmiştir, benim bildiklerim bu kadardır tanıklık ücreti talebim yoktur"şeklinde beyanda bulunmuştur. TBK 49 madde: Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TTK MADDE 54– (1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlıklı TTK MADDE 55– (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, 3. Paye, diploma veya ödül almadığı hâlde bunlara sahipmişçesine hareket ederek müstesna yeteneğe malik bulunduğu zannını uyandırmaya çalışmak veya buna elverişli doğru olmayan meslek adları ve sembolleri kullanmak, 4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, 5. Kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek, 6. Seçilmiş bazı malları, iş ürünlerini veya faaliyetleri birden çok kere tedarik fiyatının altında satışa sunmak, bu sunumları reklamlarında özellikle vurgulamak ve bu şekilde müşterilerini, kendisinin veya rakiplerinin yeteneği hakkında yanıltmak; şu kadar ki, satış fiyatının, aynı çeşit malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerinin benzer hacimde alımında uygulanan tedarik fiyatının altında olması hâlinde yanıltmanın varlığı karine olarak kabul olunur; davalı, gerçek tedarik fiyatını ispatladığı takdirde bu fiyat değerlendirmeye esas olur, 7. Müşteriyi ek edimlerle sunumun gerçek değeri hakkında yanıltmak, 8. Müşterinin karar verme özgürlüğünü özellikle saldırgan satış yöntemleri ile sınırlamak, 9. Malların, iş ürünlerinin veya faaliyetlerin özelliklerini, miktarını, kullanım amaçlarını, yararlarını veya tehlikelerini gizlemek ve bu şekilde müşteriyi yanıltmak, 10. Taksitle satım sözleşmelerine veya buna benzer hukuki işlemlere ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek, peşin veya toplam satış fiyatını veya taksitle satımdan kaynaklanan ek maliyeti Türk Lirası ve yıllık oranlar üzerinden belirtmemek, 11. Tüketici kredilerine ilişkin kamuya yapılan ilanlarda unvanını açıkça belirtmemek veya kredilerin net tutarlarına, toplam giderlerine, efektif yıllık faizlerine ilişkin açık beyanlarda bulunmamak, 12. İşletmesine ilişkin faaliyetleri çerçevesinde, taksitle satım veya tüketici kredisi sözleşmeleri sunan veya akdeden ve bu bağlamda sözleşmenin konusu, fiyatı, ödeme şartları, sözleşme süresi, müşterinin cayma veya fesih hakkına veya kalan borcu vadeden önce ödeme hakkına ilişkin eksik veya yanlış bilgiler içeren sözleşme formülleri kullanmak. b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek; özellikle; 1. Müşterilerle kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onları başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, 2. Üçüncü kişilerin işçilerine, vekillerine ve diğer yardımcı kişilerine, haketmedikleri ve onları işlerinin ifasında yükümlülüklerine aykırı davranmaya yöneltebilecek yararlar sağlayarak veya önererek, kendisine veya başkalarına çıkar sağlamaya çalışmak, 3. İşçileri, vekilleri veya diğer yardımcı kişileri, işverenlerinin veya müvekkillerinin üretim ve iş sırlarını ifşa etmeye veya ele geçirmeye yöneltmek, 4. Onunla kendisinin bu tür bir sözleşme yapabilmesi için, taksitle satış, peşin satış veya tüketici kredisi sözleşmesi yapmış olan alıcının veya kredi alan kişinin, bu sözleşmeden caymasına veya peşin satış sözleşmesi yapmış olan alıcının bu sözleşmeyi feshetmesine yöneltmek. c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; 1. Kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, 2. Üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, 3. Kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak. d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek; özellikle, gizlice ve izinsiz olarak ele geçirdiği veya başkaca hukuka aykırı bir şekilde öğrendiği bilgileri ve üretenin iş sırlarını değerlendiren veya başkalarına bildiren dürüstlüğe aykırı davranmış olur. e) İş şartlarına uymamak; özellikle kanun veya sözleşmeyle, rakiplere de yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur. f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak. Özellikle yanıltıcı bir şekilde diğer taraf aleyhine; 1. Doğrudan veya yorum yoluyla uygulanacak kanuni düzenlemeden önemli ölçüde ayrılan, veya 2. Sözleşmenin niteliğine önemli ölçüde aykırı haklar ve borçlar dağılımını öngören, önceden yazılmış genel işlem şartlarını kullananlar dürüstlüğe aykırı davranmış olur." şeklindedir. Haksız rekabetin varlığı halinde açılacak davalar anılan Yasanın 56. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini talep edebilir. TTK m. 55/1-a,maddesi uyarınca haksız rekabetten söz edebilmek için; başkalarını veya onların mallarını, işlerin, ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini, yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, kendisini mallarını iş ürünlerini faaliyetlerini, fiyatlarını gerçeğe aykırı, yanıltıcı rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde başkalarının malları, iş ürünleri veya fiyatları ile karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek filleri haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. TTK’nin 55/1.a.1 maddesi gereğince; ''Başkalarını veya onların emtiasını, iş mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek'' haksız rekabettir. Buradaki ''kötüleme'' kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. Görüldüğü üzere kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir beyanın (açıklamanın) olması; bu beyanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekir. Yanlış beyan, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır. Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. Lüzumsuz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır (Suluk, Cahit/Karasu, Rauf/Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, Ankara, 2017, s. 428.). Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz. Yine tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d). Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise; ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Haksız rekabet nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesinin temel şartı haksız rekabet fiilinin davacının kişilik haklarına zarar vermiş olmasıdır. Kötüleme, genel bir ifade ile bir kişi hakkında olumsuz intiba yaratılmasıdır. Ancak yaratılan olumsuz intibanın kişinin ticari hayatını da etkilemesi halinde haksız rekabet söz konusu olur. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için, bir açıklamanın mevcut olması, bu açıklamanın başkalarının şahsı, malları, iş ürünleri, fiyatları, faaliyetleri ve ticari işleri hakkında olması, bu açıklamanın yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olması gerekmektedir. TTK m.55/1,(a),(1)'in gerekçesinde "Kötüleme soyut olaya göre karalamayı, perdelemeyi, değerini küçümsetmeyi ve düşürtmeyi kapsar... Kötüleme iki eylemle ifade edilmiştir: yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalar. Bu iki eylemin de nesnel bir değerlendirme ile gerçek olmaması gerekir; yani kötülemede bulunanın açıklamaları gerçekse haksız rekabet oluşmaz ... “yanıltıcı” kavramı; iş ürününe, faaliyete ... ilişkin açıklamanın veya nitelendirmenin, ... hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenimle, bunların açıklama konusunu olduğundan değişik ve olumsuz algılaması" şeklinde ifade edilmiştir. “Yanıltıcı” ibaresi, hedef kitle veya farklı bir deyişle muhatapla birlikte değerlendirilmelidir. Gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargılarıdır; amacın aşılmasıyla yargılar (eleştiri de denilebilir), gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmiştir. Ölçüsüzlük ve üslup gerçek payının mevcudiyetine rağmen eleştiri kavramı ile uyuşmuyorsa, eleştiri (beyan) inciticidir. Ölçüsüzlük hatta gerçeğe uygunluk sınırını zorluyorsa, gene gereksiz yere inciticilikten söz edilir." açıklamaları yer almıştır. Şikayet, eleştiri ve ifade özgürlüğü hakkı anayasal haklardan olup, Türk Medeni Kanunu ile korunan kişilik hakkına saldırı bulunmuyorsa bu hakkın kullanılması engellenemeyecektir. Dava konusunu oluşturan 27.05.2021 tarihli internet paylaşımında; ''Şirketimizin İstanbul bayiliğini yapmakta olan ... Plastik Mak. İnş. Gıda San. Tic.Ltd. Şti'nin şirketimize ait fikri mülkiyet haklarını ihlal etmesi, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı eylemleri ve ticari ahlaka mugayir tutum ve davranışları nedeniyle gönderilen Beyoğlu ...... Noterliği'nin 25.05.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tüm iş ve ticari ilişkisini sonlandırmıştır. Şirketimiz tarafından iyiniyet çerçevesinde yürütülen görüşmeler yine ticari ahlak kurallarına aykırı şekilde ... Plastik Ltd. Şti tarafından olumsuz şekilde sonuçlandırılmıştır. Şirketimizin her türlü hak kayıplarından doğan maddi ve manevi zararların tazmini için hukuki yollara başvurulacağını, sorumlu kişiler hakkında da adli sürecin başlatılacağını tüm kamuoyuna ilan ederiz." şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Davalı tarafından paylaşımlarda yer alan davacının “ahlaka mugayir tutum ve davranışlarının olduğu” ifadelerinin ticari faaliyetlerinin hitap ettiği müşteri kitlesi (talep edenler) nezdinde davacı aleyhine imaj yaratan ifadeler olduğu, davalının belirtilen paylaşımlarının muhataplarını bilgilendirerek sektördeki gelişmeler aktarma ve tartışma amacına hizmet etmeyen, eleştiri. sınırının ötesinde, davacının faaliyetlerini gereksiz yere incitici, dürüstlük kuralına aykırı olup, davacı aleyhine haksız rekabet teşkil ettiği kanatine varılmıştır. Bu açıklamaların ileri sürülen iddialar bakımından kötüleme niteliği taşıdığı, yazının internet sitesi ile erişime tamamen açık şekilde yayımlanması nedeniyle rekabet ortamını etkilemeye elverişli olduğu, açıklamanın ulaştığı kitlenin ortalama bir ferdi nezdinde küçük düşürücü nitelikte olduğu anlaşılmakla, haksız rekabet teşkil ettiğinin ve davacıların ticari itibarı ile kişilik haklarını zedeleyecek nitelikte olduğu ve yine bu kapsamda davacı lehine manevi tazminat verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, mezkur içeriğinin davalının internet sitesi içerisinde ve https:/Awww... bilgilendirme adresinde yapılan incelemede, böyle bir içeriğe ulaşılamadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bilirkişi marifetiyle yapılan incelemede sonucunda açık internette yapılan araştırmada hangi tarihler arasında yayında olduğunun tespit edilemediği, yine sosyal medya hesaplarında yapılan incelemede bu paylaşımların inceleme esnasında sayfalarda bulunmadığı, bu paylaşımların kaldırıldığı tarihlerin tespitinin mümkün olmadığı gibi davacı yanın dosya içeriğinde maddi zarar tazmin talebine ilişkin başkaca somut bir verinin yer almadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının maddi zararının ispatlanamadığı sonucuna varılmış ve aşağıdaki şekilde davanın kısmen reddi ve kısmen kabulüne dair hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 1-Davalı şirkete ait internet sitesinde https:/www... bilgilendirme adresinde yayınlanan içeriğin TTK'nın 55/1-a-1 maddesinde belirtilen "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek," şeklindeki eyleminin haksız rekabet olduğunun tespiti ile, bu suretteki haksız rekabetinin men'ine ve ortadan kaldırılmasına 2-Davacının maddi tazminat talebinin reddine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 4-Alınması gerekli 1.024,65-TL harcın davacı tarafça yatırılan 870,96-TL peşin harç ve 17.060,42-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 17.931,38-TL harçtan mahsubu ile 16.906,73-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 870,96-TL peşin harç ve 59,30-TL başvurma harcı, olmak üzere toplam 930,26-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan 27.574,70-TL yargılama giderinin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 393,00-TL tutarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Manevi tazminat bakımından AAÜT gereğince hesap edilen 15.000,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat bakımından reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 15.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 18,00-TL tutarının davalıdan, bakiye 1.302,00-TL tutarının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 11-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 12-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı ve davalı vekillerinin yüzünde açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/01/2025 10:22:46 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/680, K. 2025/55, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-680-e-2025-55-k-ff6b10a43daa