İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/301 E. 2023/650 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/301
- Karar No
- 2023/650
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/301 Esas KARAR NO : 2023/650 DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/03/2023 KARAR TARİHİ : 12/07/2023 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 14/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ÖZETLE; şehitler mah. ... sk. No:... dükkan :... ... istanbul adresined kurulu bulunan işyerine 26/06/2022 tarihinde ... isimli davalıya ekte delil olarak sunduğu adi ortaklık sözleşmesiyle kar ortağı olarak aldığını anlaşmaya göre işyerinin tüm kiralarını ve faturalarını kendisi ödeyeceğini ancak sonrasında kendisinin verdiği sözlerini tutmadığı 30/10/2022 tarihinde bu işyerinin kapnışını vererek kendisiyle olan ortaklığı fiilen sona erdirdiğini, bunun üzerine davalı 2 yıl önce 200.000,00TL aldığı demirbaş eşyalarına kaba kuvvetle el koyduğunu Büyükçekmece CBS suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesinin 15.06.2023 tarihinde tebliğ edildiği süresinde cevap dilekçesinin sunulmamıştır. Dosyada öninceleme duruşma günü verilmiş, davalı taraf mazeret dilekçesi sunmuş, Mahkemenin görevinin davanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken bir husus olduğundan ve dosya üzerinden de değerlendirilebileceği dikkate alınarak duruşmada görev hususunun değerlendirilmesine geçilmiştir. Görev hususu dava şartlarından olup, mahkemece resen davanın her aşamasında incelenmesi gereken dava şartıdır. TTK nun 4. maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumu düzenlenmiştir. TTK nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Yine tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; TTK ndan, TMK nun 962–969. maddelerinden, TBK nun 202, 203, 444, 447, 487–501, 515–519, 532–545, 547–554, 555–560 ve 561–580. maddelerinden, fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. TTK nun 5. maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir. Bir davaya asliye ticaret mahkemesinin bakmakla görevli olabilmesi için görülecek dava veya işin; 1-Ya her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davası olması, 2-Ya da TTK nda düzenlenen bir konudan doğan hukuk davası olması, 3-Veyahut TTK 4/1. maddenin (b), (c), (d), (e), (f) bentlerinde sayılan konulardan doğan hukuk davası olması, 4-Yahut da diğer özel kanunlardan doğan hukuk davası olması gerekmektedir. Emsal İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi Esas No: ... , Karar no: ... sayılı ilamında;" Dava adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Yargılama sırasında Pendik Vergi Dairesinin 21/02/2022 tarihli müzekkere cevabında , ... ortaklığının 21.01.2014- 03.03.2017 tarihleri arasında KDV ve Gelir Stopaj (Muhtasar) yönünden adi ortaklık mükellefiyetinin bulunduğu, Gelir Geçici Vergi ve Gelir Vergisi mükellefiyetinin ortaklar adına tesis edildiği, söz konusu ortakların (... Vergi Kimlik Numaralı ... ve ... Vergi Kimlik Numaralı ...) 2014 ve 2015 yılında işletme esasına göre 2016 yılında ise bilanço esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağından T.T.K.'nun 14.maddesine göre “bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Yasa'nın 17.maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almakla 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edildiğinden TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17.maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Ayrıca 19.02.1986 tarih ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463.maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1- Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi Usul Kanunu'nun 177.maddesinin 1.fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2- Vergi Usul Kanunu’na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, TTK yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Dava konusu ortaklığın 2016 yılından beri bilanço esasına göre ticari defter tuttuğu vergi dairesince bildirilmekle,ortaklığın taraflarından herbirinin tacir oldukları belirlenmemiştir. Davada ortakların tacir oldukları tespit edilemediği gibi,sadece adi ortaklığın önce işletme defteri tutarken 2016 yılında bilanço esasına göre ticari defter tuttuğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiği görülmekle,bu aşamada görevsizlik kararının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu açıdan davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1a-6.madde gereği kaldırılarak yargılamaya devam edilerek karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir." Somut olayda; dava konusunun adi ortaklıktan kaynaklı icra takibininden dolayı borçlu olunmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu, davacının duruşmadaki beyanlarından davacı işyerinin adının ... olduğu, adi ortaklıktan önce işyerine ilişkin kazanç sağlanmadığı, adi ortaklığın bir şirket ortaklığı olmadığı, tarafların tacir araştırması sonucunda tacir olmadıkları, iş bu dosya kapsamında mutlak ve nispi ticari dava şartları oluşmadığı, Mahkememizin görevli olmadığı, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu dikkate alınarak açılan davanın görev dava şartı yokluğundan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kuruldu. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının HMK 114/1-c maddesi kapsamında mahkememizin görevli olmaması sebebiyle HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 2-HMK nun 20. maddesi gereğince gerekçeli kararın tüm taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren yasal iki haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-Belirtilen iki haftalık süre içinde talepte bulunulmaması veya süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar (ek karar) verileceğinin taraflarca bilinmesine, 4-Harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece bir karara bağlanmasına, 5-Artan gider avansının dosyasına aktarılmasına, Dair, davacı asilin yüzüne karşı davalı taraf yokluğunda verilen görevsizlik kararının taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul BAM ... HD’ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 12/07/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır