İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/1001 E. 2023/261 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/1001
- Karar No
- 2023/261
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/1001 Esas KARAR NO : 2023/261 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 02/01/2020 KARAR TARİHİ : 23/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/04/2023 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve İşletmeleri A.Ş.'nin 24/12/2019 tarihli genel kurulunda yeni yönetim kurulu seçildiğini ve bazı kararlar genel kurulun onayına sunulduğunu, bu kararlara karşı genel kurul toplantı tutanağına müvekkillerince muhalefet şerhleri işlendiğini, bazılarının Türk Ticaret Kanunu anlamında batıl olması ve çoğunluk hissedarınca azınlık haklarını iyi niyet kurallarının dışına çıkacak şekilde baskılamaya çalışması nedeniyle bahse konu kararların Yürütmenin (Tedbiren) geri bırakılması ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Yat.veİşl.A.Ş. Yönetim Kurulu Bşk. ..., Bşk. Vekili ... ve Üye ... cevap dilekçesinde özetle; dava şartı olan kararlara karşı olumsuz oy kullanmak ve muhalefetlerini tutanağa geçirme şartının yerine getirilmemiş olduğu, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiği, dava şartı bulunmayan davada, iptal davası açamayacak olan davacıların genel kurul kararlarının yürütmenin geriye bırakılması talebi de ileri süremeyeceği, hukuk tekniği olarak da, genel kurul kararlarının butlanının tespiti davası açılması gereken yerde iptal davası açılamayacağı, gerekçesiz ve sebepsiz sadece yürütmenin durdurulmasını talep ettiklerinden genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve İşl. A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Her ne kadar davacıların iptalini dava ettikleri ...,...,... ve ... nolu genel kurul kararlarıyla ilgili müzakerelerde, oylama yapılmadan önce olumsuz oy kullanacaklarını beyan etmiş olsalar da, genel kurul tutanağına geçirilmiş bir muhalefet şehrinin bulunmadığını, oysa TTK md 446/1 (a) hükmü çok açıktır; “Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten”pay sahibi iptal davası açabilir. Her ne kadar davacıların yetersayı sağlanmadığı iddiası ile iptalini dava ettikleri kararlar için sadece yetersayı bakımından muhalefet şerhine gerek olmasa da, “kanuna” ve “objektif iyiniyet kurallarına” aykırı olduğunu iddia ettikleri genel kurul kararları için tutanağa geçirilmiş bir tane bile muhalefet şerhleri bulunmadığından, iptal davası açma hakları da olmadığından davanın reddini talep etmekteyiz. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İş bu dava, davalı şirketin 24/12/2019 tarihinde yapılan 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait Genel Kurul Toplantısı'nda alınan kararların iptali talebine ilişkindir. Eldeki davada uyuşmazlık konusunun; davalı şirketin 24/12/2019 tarihinde yapılan 2015-2016-2017 ve 2018 yıllarına ait Genel Kurul Toplantısı'nda alınan ...,...,... ve ... nolu kararların ana sözleşme, yasa ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduklarının tespiti ve ayrı ayrı iptal taleplerinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptalinin düzenlendiği TTK md. 445'e göre; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. TTK md. 446-1-a fıkrasına göre ise; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirtenler iptal davası açabilir. Dosyada mübrez davalı ... ve İşletmeleri A.Ş.'nin sicil kayıtları uyarınca; davacıların şirket ortaklarından olması sebebiyle aktif dava ehliyetlerinin bulunduğu ve davalı şirketin merkez adresi itibariyle de mahkememizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Davacılar tarafından iptal davası açabilmeye ilişkin TTK md. 445. Maddede belirtilen genel kurul kararından itibaren 3 ay içerisinde dava açma koşulunun da yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda iptale konu genel kurul tutanağının yapılan incelemesinde; davacılar tarafından iptal davası açabilmeye ilişkin TTK md. 446 da anılan toplantıya katılma halinde muhalif kalma ve muhalefeti zapta geçirtme koşulunun, ... ve ... nolu kararlar dışındaki iptale konu kararlar yönünden yerine getirildiği anlaşılmaktadır. İptale konu ... ve ... nolu kararlar yönünden ise TTK 446/1-a uyarınca davacıların muhalefet şerhinin bulunmadığı, bu kararlar yönünden muhalefet şerhini gerektirmeyen sebeplerin de somut olayda bulunmadığı takdir ve sonucuna varılarak, bu kararlar yönünden davacıların talebinin ön şart yokluğu nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Alınan bir kısım kararların kanuna, esas sözleşmeye veya afaki iyi niyet kurallarına aykırılık bakımından şirketin mali tablolarının ve kayıtlarının incelenmesi zorunluluk arz etmesi sebebiyle bilirkişi incelemesine karar verilmiş ve hazırlanan rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınmıştır. Gündemin ... nolu maddesine ilişkin yapılan değerlendirmede; 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantısının 5 no.lu maddesi, 2015, 2016, 2017, 2018 yılları için yönetim kurulu üyelerinin birlikte ve ayrı ayrı ibrasına ilişkindir. Eldeki dava dosyasına konu uyuşmazlıkta davacılar, 5 no.lu gündem maddesi kapsamında yönetim kurulu üyeleri ...’ın 2015, 2016, 2017, 2018 yılları için ve vefat eden ...’ın 2018 yılı için ibra edilmesine ilişkin kararların oydan yoksun kişilerin oy kullandıklarından bahisle iptalini talep etmişlerdir. Dava konusu genel kurul tutanağı uyarınca, yönetim kurulu üyesi ... ’ın 2018 yılı için 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.840.000 olumlu oyla ve yönetim kurulu üyesi ...’ın 2015, 2016, 2017, 2018 yılları için 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.834.200 olumlu oyla ibralarına karar verilmiştir. Pay sahiplerinin oydan yoksunluğunu düzenleyen TTK m. 436 hükmü uyarınca; “(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri yada hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz.” Bu yasal düzenleme uyarınca vefat eden yönetim kurulu üyesi ...’ın 2018 yılı için ve ...’ın 2015, 2016, 2017, 2018 yılları için ibraları oylamasında ilgili dönemdeki yönetim kurulu üyeleri ... ile ...’ın TTK m. 436/2 gereği oylamaya katılmaması, olumlu ya da olumsuz oy kullanmaması gerekir. Şu hâlde, oydan yoksun olan ... (964.350) ile ...’ın (2.554.160) oyları toplamı (3.518.510), toplantıda temsil edilen oylara (6.400.000) ilişkin karar nisabı matrahından düşüldüğünde, toplantıda temsil edilen oy sayısı (2.881.490) olup, bu durumda TTK m. 418/2 kapsamında çoğunluğu sağlamak için gereken asgari karar nisabı da (1.440.746) olmaktadır. ... tarihli genel kurul toplantı tutanağındaki ...,....,....,... no.lu kararlardaki 2.560.000 oya karşılık 3.840.000 oy ayrışmasından ve genel kurul tutanağındaki ifadeler ile davalı şirketin pay sahipliği yapısından çıkarımla; vefat eden ...’ın 2018 yılı için 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.840.000 olumlu oyla ibrasına karar verilmiştir. ...’ın ...’ın ibrasında olumlu oy kullandığı varsayımında, ...’ın oyları (964.350) düşüldükten sonra kalan olumlu oy sayısı (2.875.650) olup, bu rakam asgari karar nisabı olan (1.440.746)’dan yüksek olduğu için ...’ın 2018 yılı için ibrasında karar nisabının yine de sağlandığı anlaşılmaktadır. ...’ın 2015, 2016, 2017, 2018 yılları için 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.834.200 olumlu oyla ibrasına karar verilmiş olup, kullanılmayan oy sayısı 5.800’dir. ...’ın oy sayısı ise 964.350’dir. Bu durumda ...’ın kendi ibrasında oy kullandığı sonucuna gidilebilse de ...’ın oyları (964.350) düşüldükten sonra kalan olumlu oy sayısı (2.869.850) olup, bu rakam asgari karar nisabı olan (1.440.746)’dan yüksek olduğu için ...’ın 2015, 2016, 2017, 2018 yılları için ibrasında karar nisabının yine de sağlandığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle ... tarihli genel kurul toplantısının ... no.lu gündem maddesi yönünden TTK m. 418’deki toplantı ve karar nisabının oluştuğu ve anılan kararların geçerli olduğu anlaşılmakla davacıların bu yöndeki butlan ve iptal taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Gündemin ... nolu maddesine ilişkin yapılan değerlendirmede; ... tarihli genel kurul toplantısının ... no.lu maddesi, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin davacısı ..., ...,... olan, "2012 yılı Olağan Genel Kurul Kararlarının İptali” için Şirket (... A.Ş.) aleyhine açılan ... Esas, ... Karar no.lu davanın hükmünün; Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin... tarihli ... Esas, ... Karar no.lu Yargıtay ilamıyla kesinleşen Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ve ... Esas, ... sayılı kararı gereği; 2012 Yılı Genel Kurulu'nun 6. Gündem maddesinin "TTK'nın 395. ve 396. Maddeleri Gereğince Yönetim Kurulu Üyelerine Yetki ve İzin Verilmesine İlişkin Kararın Kaldırılması Hükmü” ile ilgili Yargı Kararına hem 2577 sayılı "İdari Yargılama Kanunu Yasasının” 28. maddesinin hükmü gereği hem de "T.C. Anayasasının” 138. maddesinin hükmü gereği, kesinleşmiş Mahkeme Kararına istinaden zorunlu olarak tekrardan karar alınması; yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395. ve 396. maddelerinde sayılı hususlar gereğince yetki ve izinlerin verilip-verilmemesi hakkında karar alınmasına” ilişkindir.Eldeki dava dosyasına konu uyuşmazlıkta davacılar, 9 no.lu gündem maddesi kapsamında yönetim kurulu üyeleri ... ve ...’a TTK m. 395-396 uyarınca izin/yetki verilmesine ilişkin kararlarda oydan yoksun kişilerin oy kullandıklarından bahisle iptalini talep etmişlerdir. İlgili gündem maddesi kapsamında, TTK m. 395 uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli yetki ve izinlerin verilmesi 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.840.000 olumlu oyla oy çokluğu ile; TTK m. 396 uyarınca yönetim kurulu üyelerine gerekli yetki ve izinlerin verilmesi 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.840.000 olumlu oyla oy çokluğu ile kabul edilmiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve yapılan inceleme neticesinde, yönetim kurulu üyeleri ... ve ...’a TTK m. 395-396 uyarınca izin/yetki verilmesine ilişkin kararlarda hem kendilerinin hem de ...’ın (anne) olumlu yönde oy kullanmış oldukları, TTK m. 436/1 uyarınca pay sahibinin kendisi ve altsoyu ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme ilişkin müzakerelerde oy kullanamayacağının düzenlendiği, yönetim kurulu üyesine TTK m. 395 ve 396’daki izinlerin verilmesinin, pay sahibi ile şirket arasındaki şahsi bir iş niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, ilgili kararların oydan yoksun kişilerin olumlu oylarıyla alındığı ve oydan yoksun kişilerin oyları hariç tutularak yeniden yapılan hesaplamada ... ve ... için TTK m. 395 ve 396’daki izinlerin verilmesinde TTK m. 418/2’deki asgari karar nisabının sağlanamadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı şirketin ... tarihli genel kurulda alınan ... nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyeleri ... ve ... yönünden alınan TTK 395 ve 396 maddeleri uyarınca izin / yetki verilmesi ilişkin kararının mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Gündemin 10 nolu maddesine ilişkin yapılan değerlendirmede; 24.12.2019 tarihli genel kurul toplantısının 10 no.lu gündem maddesi esas sözleşmenin değiştirilmesi ve tadil metnindeki değişikliğin gerçekleştirilmesine ilişkindir. Bu madde, 2.560.000 olumsuz oya karşılık 3.840.000 olumlu oy ile kabul edilmiştir. Dava konusu 10 nolu gündem maddesi uyarınca alınan kararların, esas sözleşme değişikliği/nama yazılı payların devrinin sınırlandırılması niteliğinde olduğu, söz konusu kararın TTK m. 421/3-c uyarınca sermayenin %75’ini oluşturan payların sahiplerinin olumlu oyu ile alınması gerekirken bu nisabın sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle 10 nolu gündem maddesi kapsamında alınan kararın mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın Kısmen Kabulü ile, 1-Davalı şirketin ... tarihli genel kurulda alınan ... nolu gündem maddesinin yönetim kurulu üyeleri ... ve ... yönünden alınan TTK 395 ve 396 maddeleri uyarınca izin / yetki verilmesi kararının ve ... nolu gündem maddesi kapsamında alınan kararın mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun TESPİTİNE, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 179,90-TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 54,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 125,50-TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç ile dosyada yapılan 7.500,00.-TL bilirkişi ücreti ve 920,00-TL posta gideri olmak üzere toplam 8.528,00-TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre 5.120,00-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısma ilişkin olarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 6-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/03/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır