İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1084 E. 2023/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1084
- Karar No
- 2023/413
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1084 Esas KARAR NO : 2023/413 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 01/12/2022 KARAR TARİHİ : 02/05/2023 K.YAZIM TARİHİ : 26/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde, Davacının vergi levhasında belirtilen adrese iş yerini 01.09.2022 tarihinde taşıdığını, davalı kurum ile abonelik sözleşmesi yaparak enerji almak istediğini fakat davalı kurumun tesisatın geçmiş dönem borcu olduğu belirtilerek ve tesisatta teknik sıkıntı olduğu bildirilerek enerji verilmediğini, eski abonenin borcunun kendisinin bağlamayacağını belirten davacının tesisattaki teknik sıkıntıları da giderek davalı kuruma yeniden başvuru yaptığını, eski kayıtlarda borç olduğu bildirilerek sistemin bu borç nedeniyle abonelik yapmadığını gerekçe gösterildiğini, davalı kurumun haksız tahakkuklar yaptığını, enerji tekelini elinde bulundurma durumunu kullanarak işletmeleri çalışamaz duruma getirdiğini, eski abonenin borcunun davcıdan istenemeyeceğini, eski abone ile hiçbir bağının olmadığının tespit edildiğini beyanla .... nolu tesisatla ilgili HMK 389. maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle sorumlu olmadığının tespiti için dava sonuçlanıncaya kadar elektrik kesme işleminin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, şimdilik 10.000-TL yönünden borçlu olmadığının tespiti ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı kuruma yükletilmesine" karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava açılmadan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yolunun işletilmediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, kurulan tedbir hükmünün, sadece dava konusu miktar ile sınırlı olması gerekirken, davacının hiçbir suretle elektriğinin kesilmemesi şeklinde verilmekle, davacının müvekkili şirkete dava konusu dışında da mevcut veya doğacak borçlarını kapsayacak ve hatta aylık dönem faturalarını dahi kapsayacak şekilde ucu açık olarak verilmiş olup bu durum müvekkili şirketin haklarının açıkça ihlali anlamına geldiğini, tedbir hükmünün “dava konusu miktar ile sınırlı olmak üzere dava sonuçlanıncaya kadar elektrik kesme işleminin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına” şeklinde düzeltilmesini talep ettiklerini, aksi durum halinde borçlunun ihtiyati tedbir kararı nedeni ile elektriğinin kesilmeyeceği güvencesi ile dönem borçlarını dahi ödemeyebilecek, müvekkil şirket tedbir kararı sebebiyle dönem borçları ödenmemesine rağmen elektriği kesemeyecek, davacı taraf bedelini ödemeden elektrik kullanmaya devam edeceğini, bu nedenle tedbirin kaldırılmasına yönelik tüm beyanları baki kalmak üzere, aksi kanaatin hasıl olması halinde en azından itirazlarının bu yönüyle kabulünü talep ettiklerini, tedbirin sadece 10.000,00 TL teminat karşılığında verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, %100 oranında teminata hükmedilmesini talep ettiklerini, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına aksi halde müvekkil kurum tarafından tahakkuk edilen alacak miktarının %100'nün teminat olarak depo edilmesini, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava HMK'nın 106. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5. maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. HMK'nın 2. maddesine göre; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; huzurda görülen davanın mutlak ticari davalardan olmaması nedeni ile mahkememizce davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığının tespiti için ilgili kurumlara müzekkereler yazılmıştır. Gelen müzekkere cevaplarında davacının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, vergi dairesi tarafından verilen yazı cevabında ise davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, davacının 01/09/2022 tarihinde işe başladığı, davacının yıllık beyannamesini henğz vermediği bildirilerek müzekkere cevabı ekinde davcıya ait KDV beyannameleri gönderilmiştir. KDV beyannamelerinin incelenmesinde dava tarihi itibariyle davacının faaliyetinin esnaf sınırında kaldığı tespit edilmiştir. Gelen müzekkere cevapları doğrultusunda davacının tacir olmadığının tespiti ile kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak dava konusu yerin iş yeri olduğu da gözetilerek HMK'nın 2. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2-6100 Sayılı HMK'nın 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 3-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü'ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra usulüne uygun talepte bulunulmaması nedeniyle davaya görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nın 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5- Yargılama gideri ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 6-Davacı ve davalılar vekilinin mazeretinin ayrı ayrı kabulüne, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/05/2023 Katip ... ☪e-imzalıdır.☪ Hakim .... ☪e-imzalıdır.☪