İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/337 E. 2025/374 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/337
- Karar No
- 2025/374
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/337 KARAR NO : 2025/374 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2025 DAVA; Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: Davacı müvekkili ile dava dışı ..... İnşaat Mühendislik Proje Hizm.tekn. İth.ihr.a.ş. ile arsa sahipleri davalı ..... ve ..... arasında İstanbul İli, Beylikdüzü İlçesi, .... Mah. ...... Ada, ..... Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması amacıyla sözleşme yapıldığını, bu inşaat sözleşmesinin, arsa sahipleri, Skyscraper A.ş. ve ......‘in taraf olduğu başka bir sözleşme ile tüm hak ve borçları ile .... tarafından davacı .....’e devredildiği, sözleşmenin devri ile birlikte .....’in yeni sözleşme kapsamında hak edişi inşaat maliyetlerinin %8,5+KDV olarak düzenlendiğini, sözleşmede hak ediş bedelinden arsa sahipleri davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olacağının düzenlendiği, davacı müvekkili ..... Şirketi'nin, sözleşme hükümlerine göre bina kabası, duvarlar, elektrik ve sıhhi tesisatlar, inşaat işleri, iç ve dış tasarımlar ile genel inşaat sahası çalışmalarını yaptığını ve çizimleri gerçekleştirdiğini, arsa sahiplerinin sözleşme hükümlerine uymamaları ve taşeron olarak proje yüklenicisi olan müvekkili şirketinin alacaklarını ödememeleri nedeniyle ihtarların kendilerine gönderildiğini, sözleşme kapsamında belirtilen inşaat giderleri niteliğinde ve davalı arsa sahipleri tarafından ödenmesi gereken bedellerin yansıtma faturası olarak müvekkili şirket tarafından düzenlenerek davalılara iletildiğini, faturalar doğrultusunda toplam inşaat maliyetinin 10.700.000 TL olduğunu, 21.05.2024 tarihinde .....’e 553.962 TL hak ediş faturası düzenlendiğini ve bu faturalara davalılar tarafından itirazda bulunulmadığını, davalılara ..... tarafından .....’in banka hesabına farklı tarihlerde inşaat maliyeti ve hak ediş kapsamında toplamda 4.052.000 TL ödeme yapıldığını, ..... tarafından .....’in banka hesabına farklı tarihlerde toplamda hak ediş ve inşaat maliyeti kapsamında 5.410.500 TL ödeme yapıldığını, davalıların davacı müvekkiline bu bedeli ödememeleri üzerine Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların haksız ve kötü niyetle borca itiraz ettiğini, alacağın tahsili için davalılar aleyhine yürütülen icra takibine davalıların haksız ve hukuka aykırı itirazlarının iptali iptalini, takibin devamını, alacağın en az % 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, itirazın iptali davasına ilişkindir. Büyükçekmece ..... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/04/2025 tarih ..... Esas ...... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür. 6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Mahkememizce davalıların tacir kaydı olup olmadığı hususunda araştırma yapılarak Vergi Dairesi Müdürlüğüne ve Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının tetkiki ile davalıların tacir olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayın incelenmesinde; davanın itirazın iptali davası olduğu, davalıların tacir olmadığı, dava konusunun kanunda özel olarak düzenlenen hallere girmediği, 6102 sayılı TTK'nın 4/1 maddesi hükmünce davanın ticari dava olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmış olmakla davanın dava şartı yokluğundan reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle, HMK'nun 114/.1.(c).b,115. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine, 4-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine Dair, tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 22/04/2025 Başkan ..... ¸e-imzalıdır Üye ..... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır