İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/181 E. 2024/1024 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/181
- Karar No
- 2024/1024
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/181 Esas KARAR NO : 2024/1024 DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ : 23/02/2024 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin 23.11.2023 tarihli olağan genel kurulunun 2. numaralı gündem maddesi görüşülürken, yönetim kurulu ve bağımsız denetçi firmaya iletilmek üzere toplantı başkanlığına bir dilekçe sunularak bir takım sorular yöneltilmiş ve bu hususlarda özel denetim yapılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, şirketin bugüne değin ortaklarını gereği gibi aydınlatmamakta direnmesi, özellikle bağımsız denetim raporunda dahi yere alan tespitlerden şirketin çok kısa bir süreçte teknik iflas durumunda kalacağının anlaşılması, bu itibarla ortaklık haklarının etkin biçimde kullanılması için artık zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında TTK.m.438 gereğince özel bir denetim yapılmasına karar verilmesi, özel denetim talebinin genel kurul gündeminde oylanmasının açıkça talep edildiğini, fakat davalı şirket ilgili genel kurulda soruların neredeyse tamamının yanıtsız bırakıldığını, ayrıca hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı birtakım iddialarda bulunulduğunu, davalı şirketin 2021-2022 YMM tam tasdik raporları ile yönetim kurulu faaliyet raporları arasında gözle görülür büyük tezatlıklar mevcut olduğunu beyanla davalı şirket nezdinde özel denetim yapılmasına, bu doğrultuda davalı şirkete TTK.m.439 vd. uyarınca özel denetçi atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkil ... Sanayi Ticaret Yatçılık ve Turizm İşletmeleri A.Ş, (".... A.Ş.") esasen bir aile şirketi olup 1993 yılında, halen müvekkil şirket Yönetim Kurulu'nda görev yapan ....'ın önderliğinde kurulmuş, şirkete ait hisseleri ise kendisi, anne ve babası, keza kardeşi olan davacı ... arasında paylaştırıldığını, davacı ..., sahibi olduğu hisselerinin bir kısmını 09.11.2017 tarihinde eşi olan diğer davacıya devrettiğini, ...'ın diğer davacı olan eşi ...'a gerçekte hiçbir çalışması olmadığı halde sigortalı çalışan imiş gibi şirketten yüksek maaş bağlattığını, şirkete ait son derece lüks araç tahsis ettiğini, keza şirket üzerinden sağlık güvencesi ve başkaca mali imkanlar sağladığını, bu şekilde müvekkil şirketin son derece kötü yönetilmesi nedeni ile 2019 yılındaki şirket genel kurulunda davacı ...'ın ortaklar tarafından yeniden yönetim kurulu üyeliğine seçilmediğini, her genel kurulu TTK'nın 420. maddesini gerekçe göstererek ertelettiğini, yine her genel kuruldan sonra afaki ve gerçek dışı iddialarla genel kurulların iptali, özel denetçi atanması, kayyım atanması vs talepleri ile davalar açtığını, soyut iddialar ile genel olarak şirketin tüm faaliyetlerinin incelenmesi talebi ile özel denetçi tayini mümkün olmadığını, davacıların müvekkil şirketin diğer ortaklarına karşı stratejik/taktiksel üstünlük elde etmek amacıyla huzurdaki davayı açtığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından mahkememize sunulan 07/10/2024 tarihli raporunda özetle: Davalı şirketin TTK m. 64/3, VUK m. 182 hükümlerine göre bilanço esasına tabi olduğu, ticari defter açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırıldığı, ticari defterlerinin HMK m. 222 gereğince davalı şirket lehine delil takdirinin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davacıların, davalı şirkette toplam 94 33,06 oranında paya sahip oldukları yani azlık sıfatını haiz oldukları tespit edildiğinden, TTK m. 439/1 çerçevesinde özel denetçi atanmasını talep etmeye yetkili oldukları, Davalı'nın pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, Davacıların huzurdaki davayı 23.02.2024 tarihinde (yani özel denetim talebinin genel kurulca reddedildiği tarih olan 23.11.2023 tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde) ikame ettikleri, dolayısıyla huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği, Dosyada mevcut 23.11.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı (ertelenen) olağan genel kurul toplantı tutanağından, davacıların 23.11.2023 tarihli toplantıda 8 sayfadan ibaret bir dilekçeyi toplantı başkanlığına iletmek suretiyle bilgi alma ve inceleme hakkını kullandıklarının görüldüğü, Somut uyuşmazlıkta “gereklilik” kriterinin sağlandığı, Davacılar tarafından özel denetim talep edilen hususların “belirli” olup olmadıkları ve “ticari sır” veya “korunmaya değer şirket menfaati” teşkil edip etmediklerinin her bir husus bakımından ayrı ayrı değerlendirildiği, sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava ; Dava, TTK'nın 438 ve devamı maddelerinde düzenlenen özel denetçi atanması istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;Davalı şirkete özel denetçi tayin edilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı bakımından ve taraflarca sunulan belgeler, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak suretiyle TTK 439.maddesi uyarınca özel denetçi atanması koşullarının davacının öne sürmüş olduğu iddialar ve dosya kapsamı, davalının savunmaları dikkate alınarak söz konusu talebin koşullarının oluşup oluşmadığı tespitine ilişkindir. Sermaye şirketleri arasında yer alan anonim şirketlerde karar alma organları genellikle çoğunluk pay sahiplerinin menfaatleri doğrultusunda kararlar aldıkları için kanun koyucu bu durumu dengelemek üzere pay sahiplerine birtakım haklar tanımıştır. Özel denetçi isteme hakkı da tanınan bu haklar arasındadır. Ayrıca anonim şirketlerde her pay sahibinin genel kurula katılma, konuşma ve öneride bulunma, oy kullanma, sermaye artırımında rüçhan hakkını kullanma, ortaklıkta kalma ve payını devretme gibi hakları bulunmaktadır. Pay sahiplerinin bu haklarını bilinçli bir şekilde kullanması için bu hususlarla ilgili yeterli bir bilgiye sahip olması gerekmektedir. İşbu sebeple Türk Ticaret Kanunu 437. Maddesinde pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkı düzenlenmiştir. Özel denetçi isteme hakkı da pay sahiplerine tanınan bu bilgi alma ve inceleme hakkının devamı olarak nitelendirilebilir. Özel denetim isteme hakkı, TTK'da “Pay sahibinin kişisel hakları” başlığı altında “Bilgi alma ve inceleme hakkı” (m. 437) takiben düzenlenmiştir (m. 438) BK'da ise özel denetim, “Pay sahipliğinden doğan ortaklık hakları” genel başlığı altında, “genel kurula katılma hakkı” ve “oy hakkı”ndan sonra gelen “denetim hakları” çerçevesinde “bilgi alma hakkı” ile birlikte düzenlenmiştir. Pay sahipliğinden doğan bir hak olması nedeniyle özel denetim isteme hakkı,esas sözleşme veya genel kurul kararı ile ortadan kaldırılamaz veya kısıtlanamaz. TTK m. 438/1 uyarınca her pay sahibi, payının türünden bağımsız olarak, genel kurula özel denetim talebinde bulunma hakkına sahiptir. Bu, pay sahibinin bireysel hakkıdır. Pay sahibi, bu bireysel hakkını kullanabilmek için bilgi alma ve inceleme hakkını önceden kullanmış olmalıdır. Ayrıca, özel denetim isteme hakkının her bir pay sahibine ait bireysel bir hak niteliğinde olması, genel kurulda bu istemin kabul edilmesi durumuna özgüdür. Eğer genel kurul bu talebi reddederse, o takdirde pay sahibinin bu bireysel hakkı azınlık hakkına dönüşür. Başka bir deyişle, pay sahibi özel denetim talebinde bulunmuş, ancak bu talep genel kurul tarafından reddedilmişse, bu durumda sadece azınlık mahkemeden özel denetçi atanmasını isteyebilir (TTK m. 439/1). Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. (TTK m. 439/11) Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir (TTK m. 440/1-11). Özel denetçi talebi pay sahibinin bilgi edinme hakkının bir uzantısıdır. Her ikisinin de amacı pay sahibinin bilgi edinme ve kontrol haklarını daha efektif kullanmalarını sağlamak ve bu yolla pay sahiplerinin haklarının (örneğin sorumluluk davası veya genel kurul kararlarının iptali) kullanımını kolaylaştırmaktır. Özel denetçi talebi bilgi edinme ve inceleme hakkının sonuca ulaştırmadığı durumlarda ikincil ve son araçtır. Özel denetçi talebinin ikincilliği TTK md. 438'den kaynaklanmakta olup şahsa, esasa ve usule ilişkin hususları kapsamaktadır. Özel denetçi talebi müessesinin ikincil nitelikte bir hukuki yol olması noktasında kanun koyucu katı bir biçimde genel kurulda önceden bilgi edinme ve inceleme hakkının kullanılıp kullanılmadığını aramaktadır. Bir başka ifadeyle pay sahibinin özel denetçi talebinde bulunabilmesi için öncelikle genel kuruldan bilgi talep edip inceleme hakkını kullanarak zamansal ve maddi olarak daha ekonomik olan yönteme başvurması gerekmektedir. TTK'nın özel denetime ilişkin düzenlemeleri talebin zamanı hakkında açık bir düzenlemeye yer vermemektedir. Ancak anonim şirketlerde pay sahibi olmanın gereği pay sahipleri özel denetçi taleplerini prensip itibarıyla tıpkı diğer pay sahipliği haklarında olduğu gibi olağan veya olağanüstü genel kurulda ve genel kurul toplantısı süresince kullanabilirler. Bilgi edinme ve inceleme hakkında olduğu gibi bu hak her ne kadar genel kurulda kullanılabilirse de genel kurul öncesinde pay sahiplerinin özel denetim taleplerini yönetim kuruluna iletmeleri de mümkündür. Ancak her iki durumda da bilgi edinme hakkının önceden kullanılmış olması zorunludur. Öte yandan bu hak genel kurul öncesinde kullanılmış olsa da talep hakkında karar sadece genel kurulda verilebilir. Yukarıda da belirtildiği üzere pay sahibinin talebi üzerine Mahkemece özel denetçi tayin edilebilmesi kanunda aranan şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Mahkemenin özel denetçi tayin edebilmesi için aranan maddi koşulların başında pay sahiplerinin genel kurulda daha önceden bilgi edinme ve inceleme haklarını kullanmış olmaları gelmektedir. Bu noktada genel kurulun olağan veya olağanüstü toplanmış olmasının bir önemi yoktur. Özel denetçi talebi müessesesinin ikincil bir hukuki yol karakterine sahip olmasının gereği olarak pay sahibi bu hakkını kullanmadan doğrudan Mahkemeden özel denetçi tayin edilmesini talep edemez. Genel kurulda bu konuda talepte bulunma, mahkemeye başvuru için tüketilmesi gerekli bir aşamadır. Bilgi edinme hakkının genel kurulda kullanılmış ancak bilgi verilmemiş olması halinde de bu koşul gerçekleşmiş sayılır. Özel denetçi talebinin ikincil nitelikte olmasının bir başka sonucu da özel denetim talep edilen konu veya konular ile bilgi edinme ve inceleme hakkı kapsamında genel kurulda yöneltilen sorular arasında birebir örtüşme olmasa da konu bakımından ayniyet olmasının gerekliliğidir.Son olarak Özel denetimin konusu “belirli olgular” ile sınırlı olduğundan şirketin bütün işleyişi hakkında bilgi istenemez. Özel denetim sadece şirketin iç ilişkileriyle ilgili belirli hususlarda bilgi edinilmesine hizmet eden bir araçtır. O nedenle genel nitelikte örn. Bilançonun değerlendirilmesi, faaliyet raporunun denetlenmesi, pazar durumunun araştırılması gibi hususlarda özel denetim talep edilemez. Özel denetim pay sahibini ilgilendiren gerçekleri tespit eden (fact finding mission) bir araç olup, şirketin büyük bir faaliyet alanının belki bir eksiklik bulunulabileceği düşüncesiyle denetimine yani bir anlamda balık avlamaya (fishing expedition) uygun bir araç değildir. Özel denetim talep edilirken genellemelerden kaçınılmalı özel denetime konu olgular bireyselleştirilmeli örn. bilançonun veya faaliyet raporunun tamamı değil ilgili bölümünün denetimi talep edilmelidir. Bunların dışında bir diğer koşul ise TTK m. 439/2 gerekçesinde açıkça ifade edildiği üzere mahkemece azlığın talebi üzerine özel denetçi atanabilmesi için, TK m. 438'deki koşulların somut olayda var olup olmadıklarının incelenmesidir. Gerçekten de hükmün gerekçesinde açıkça “mahkemenin, azlığın talebi üzerine özel denetçi atayabilmesi için, 438'inci maddedeki koşulların somut olayda var olup olmadıklarını incelemesinin yanında, ikinci fıkrada yer alan koşulu da araması gerekir” ifadesine yer yer verildiğinden genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi ve akabinde azlık pay sahibinin/pay sahiplerinin TTK m. 439/1'e istinaden mahkemeden özel denetçi atanması talebinde bulunması üzerine mahkemece, TTK m. 438'deki koşulların (yani ön koşul ile maddi koşulların) somut olayda var olup olmadığının incelenmelidir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: Davacıların, davalı şirkette toplam % 33,06 oranında paya sahip oldukları yani azlık sıfatını haiz oldukları tespit edildiğinden, TTK m. 439/1 çerçevesinde özel denetçi atanmasını talep etmeye yetkili oldukları, Davalı’nın pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, Davacıların huzurdaki davayı 23.02.2024 tarihinde (yani özel denetim talebinin genel Kurulca reddedildiği tarih olan 23.11.2023 tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre içerisinde ikame ettikleri, dolayısıyla huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği, Dosyada mevcut 23.11.2023 tarihinde yapılan 2022 yılı (ertelenen) olağan genel kurul toplantı tutanağından, davacıların 23.11.2023 tarihli toplantıda 8 sayfadan ibaret bir dilekçeyi toplantı başkanlığına iletmek suretiyle bilgi alma ve inceleme hakkını kullandıklarının görüldüğü, Somut uyuşmazlıkta “gereklilik” kriterinin sağlandığı, Davacılar tarafından özel denetim talep edilen hususların “belirli” olup olmadıkları ve “ticari sır” veya korunmaya değer şirket menfaati” teşkil etmedikleri her bir husus bakımından bilirkişi heyeti raporunda usulüne uygun şekilde ayrı ayrı değerlendirildiği dikkate alınarak yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde davacı vekilinin talepleri değerlendirildiğinde Bilirkişi heyet raporunda tespit edilen sorular ile sınırlı olmak şartı ile sınırlı olmak şartı ile özel denetçi atanması gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi ekli kararda açıklanacağı üzere; HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile; a) Bilirkişi heyet raporunda tespit edilen sorular ile sınırlı olmak şartı ile YMM ....'ın TTK'nın 440/2.maddesi uyarınca özel denetçi olarak ATANMASINA, b)Özel denetçiye 25.000,00-TL ücret takdirine, ücretin ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacılar tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE, c)Özel denetim masrafı olarak 5.000,00-TL masrafın ileride davalı şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacılar tarafından 2 haftalık kesin süre içerisinde Mahkeme veznesine DEPO EDİLMESİNE, d) TTK'nın 441.maddesi uyarınca; -Özel denetim, amaca yararlı bir süre içinde ve şirket işleri gereksiz yere aksatılmaksızın yapılması, -Özel denetçinin, şirketin özel denetimin sonuçlarına ilişkin görüşünü alması, -Özel denetçinin sır saklamakla yükümlü olduğu hususlarının özel denetçiye ihtar EDİLMESİNE, e) TTK'nın 441.maddesi uyarınca; - Yönetim kurulu, şirketin defterlerinin, yazışmaları dâhil yazılarının, kasa, kıymetli evrak ve mallar başta olmak üzere, varlıklarının incelenmesine izin vermesi, -Kurucular, organlar, vekiller, çalışanlar, kayyımlar ve tasfiye memurları önemli olgular konusunda özel denetçiye bilgi vermekle yükümlü oldukları hususlarının ihtar EDİLMESİNE, f)TTK'nın 442.maddesi uyarınca ,Özel denetçinin, incelemenin sonucu hakkında, şirketin sırlarını da koruyarak, mahkemeye ayrıntılı bir rapor vermesinin İSTENİLMESİNE, g)Özel denetçi tarafından sunulan raporun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca önce davalı şirkete TEBLİĞİNE ve raporun özel denetçi tarafından doğrudan Uyap portalından gönderilmemesi ve ön büroya verilmeyerek Mahkeme kalemine teslim edilmesi hususunda özel denetçiye ihtarat YAPILMASINA ve Mahkeme kalemi tarafından özel denetçi raporunun TTK'nın 442/2.maddesi uyarınca itiraz olması halinde Mahkemece bu konuda karar verildikten sonra UYAP sistemine TARANMASINA, Ayrıca özel denetçi raporunun fiziki olarak dosyada muhafaza edilmeyerek Mahkeme kasasında muhafaza EDİLMESİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL harç peşin alındığından ayrıca harç tayinine yer OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 427,60- TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan 6.572,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara İADESİNE, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair yapılan inceleme sonunda TTK'nın 440/2.maddesinin son cümlesi uyarınca KESİN olarak oybirliğiyle karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip .. ¸e-imza