İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/215 E. 2023/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/215
Karar No
2023/687
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/215 Esas KARAR NO : 2023/687 Karar DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 08/03/2023 KARAR TARİHİ : 12/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçluya ait mahalde müvekkili kurumun kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrolde kaçak elektrik kullandığı tespit edilen davalı aleyhine ... seri numaralı kaçak zaptı tanzim edildiğini, kaçak zapt tutanağına istinaden borçlu adına kaçak elektrik faturası düzenlendiğini ancak borçlu tarafından vadesi gelmiş olan borcun ödenmediğini, borçlunun vadesi gelen borcu ödememesi nedeniyle Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında takip ve dayanak işlemlere yönelik esaslı bir itiraz nedeni bildirmediğini, bu yönüyle itirazların haksız olduğunu, kaçak elektrik kullanmış olan davalının borcunun abone sözleşmesinden doğan bir fatura alacağı olmayıp davalının borcunun haksız fiilden kaynaklandığını, dosyaya konu borcun sözleşme ilişkisi içerisinde bir elektrik faturasının ödenmemesinden değil taraflar arasında sözleşme ilişkisi olmadan kaçak elektrik kullanımından doğduğunu iddia ederek; davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, icra takiplerinde yazılı asıl ve feri alacaklarının davalıdan tahsiline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, alacaklarını teminen borçlunun taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, masraf ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı duruşmadaki beyanlarında davanın reddi yönünde savunma yapmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kaçak elektrik bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bartın ve Esenler Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak davalının vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının Gayrimenkul Sermaye İradından dolayı mükellefiyet kaydının bulunduğu, herhangi bir deftere tabi olmadığı, Gayrimenkul Sermaye İradı (GMSİ) gelirinin tek başına ticari, zirai ve mesleki kazanç olarak sayılmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 01/01/2017 tarihinde Bartın Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil gittiği ve dairede Gayri Menkul Sermaye İradı (Kira Geliri) faaliyetinden dolayı mükellef olduğu, 213 Sayılı V.U.K. Nun 172. Maddesi gereğince defter tutma mecburiyetinin bulunmadığı hususlarının bildirildiği görülmüştür. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bilindiği üzere ticari iş ve ticari dava ayrı hukuki kavramlardır. Ticari iş kabul edilen bir husustan kaynaklanan her uyuşmazlık ticari dava olarak kabul edilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmıştır. Bu maddeye göre “her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları”, “ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri” ve “tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin (a), (b), (c), (d), (e) ve (f) bentlerinde sayılan davalar ticari dava sayılır. Diğer bir anlatımla bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması; ya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması ya da açılan davanın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2'nci maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Bu durumda eldeki davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. (Yargıtay 3. H.D.sinin 04.12.2017 gün ve 2016/9128 E- 2017/17010 K. sayılı kararı) Somut uyuşmazlıkta; davacı tarafından açılan itirazın iptaline ilişkin davada, 6102 Sayılı TTK nun 4/1 maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağının hüküm altına alındığı, buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerektiği, dosya içerisine celp edilen ticaret sicili müdürlüğü ve vergi dairesi kayıtlarından anlaşıldığı üzere; davalının tacir olmadığı, elektrik kullanılan yerin iş yeri olmasının, davalıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli olamayacağı ve davalının tacir sıfatının bulunmadığı, dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere davacının kaçak elektrik kullanımı iddiasının sözleşmeye dayalı olmadığı, yine davacının tutmuş olduğu tutanaktaki abone grubuna yönelik tespitinin mahkememizin görevini belirleyemeyeceği, yukarıda ayrıntıları ile anlatıldığı üzere görev husunun nasıl belirlendiğinin açıklandığı; uyuşmazlığın TTK da düzenlenen bir konudan kaynaklanmadığı gibi özel bir düzenleme ile uyuşmazlığın ticaret mahkemelerinin görev alanında bulunduğunun belirtilmediği; bu nedenle eldeki davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılı mutlak veya nispi ticari dava niteliğinde olmadığı anlaşılmakla; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin HMK 114/1-c maddesine istinaden 115/1-2 gereğince görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde, dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine, 4-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 2. cümlesi uyarınca, taraflardan herhangi birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki (2) haftalık yasal süre içerisinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmemesi halinde, dava dosyasının re'sen ele alınarak, açılmamış sayılmasına karar verilmesine, bu hususun taraflara ihtaratına, (Gerekçeli hükmün tebliği ile ihtaratına) 5- 6100 Sayılı HMK nın 331/2.nci maddesi 1. cümlesi uyarınca, bu dava dosyasına ilişkin harç ve yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemede değerlendirilmesine, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı asilin yüzüne karşı, verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/07/2023 Katip ... ¸ Hakim ... ¸

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/215, K. 2023/687, T. 12.07.2023, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-215-e-2023-687-k-ef7107cecebd