İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/411 E. 2024/355 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/411
Karar No
2024/355
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/411 Esas KARAR NO : 2024/355 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/01/2019 KARAR TARİHİ : 03/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Kdz. Ereğli ....Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kırtasiye işi yapmakta olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari teamül gereği ön ödemeye ve davaya konu çeklerin önden verildiğini, yıl içerisinde müvekkili tarafından davalı şirkete ön ödeme olarak çek ya da çeklerin verildiğini ve yıl içerisinde yapılan alışverişler neticesinde yıl sonunda yapılan mutabakata göre alacak borç ilişkisinin tespit edildiğini, bu kapsamda ... Bankası .... Şubesine ait ..,..,..,...seri numaralı çeklerin ön ödeme olarak davalı şirkete verildiğini, davalı şirketin ilk iki çeke istinaden malları sıkıntısız şekilde yolladığını ve bu çeklerin ödemelerinin taraflarınca yapıldığını, ancak 3. ve 4. çeke istinaden 2.419,86-TL bedelindeki malların davalı tarafça müvekkiline yollanmasına rağmen kalan bakiye 15.580,14-TL'lik malın ise tüm ısrarlarına ve taleplerine rağmen yollanmadığını, davalı şirkete bu durumun bildirilerek kalan iki çekin iadesinin talep edildiğini ancak davalı şirket tarafından herhangi bir dönüş yapılmadığını iddia ederek; müvekkilinin davalı şirkete 15.580,14-TL borçlu olmadığının tespitine, çekin ibrazı halinde çek bedelinin 15.580,14-TL'si için gerek muhataba gerekse de 3. Kişilere ödenmemesi için tedbir kararı verilmesine, çekin 15.580,14-TL'si için icra takibi başlatılmaması için tedbir kararı verilmesine, çekin 15.580,14-TL bedeli üzerine ödeme yasağı konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Kdz. Ereğli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu şirketin merkezinin ... Mah. ... Cad. No:7/2 Büyükçekmece / İstanbul olduğunu, bu nedenle iş bu davaya bakmakta yetkili mahkemenin Büyükçekmece Adliyeleri olduğundan davanın yetkisine itiraz ettiklerini, iş bu davanın konusunun ticari bir iş ve ticari alacak olduğu için davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirketin yayıncılık sektöründe önde gelen firmalardan olduğunu, davacı ile bayi olarak çalıştığını ve satılan mallar için senet ödemesi yapıldığını, müvekkili şirketin hiç bir şekilde dava dilekçesinde belirtildiği gibi davacı ... borçlu olmadığını, taraflar arasında akdedilen bayilik anlaşması uyarınca da malların alıcının talebiyle kargolanacak olup alıcının talebini sisteme gireceğini, davacı alıcının sisteme kitap siparişi girmesi gerektiğini ve kargo masraflarını ödemesi gerektiğini, iddia edildiği gibi müvekkili şirketin kitapları talebe rağmen göndermemesinin söz konusu olmadığını, zira bu konuya ilişkin bir delilleri de bulunmadığını, davacının borçtan kurtulmak maksatlı benzer ve gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğunu, davacı her talep ettiğinde kitap gönderildiğini, buradaki sorumluluk ve yükümlülüğün davacı üzerinde olduğunu savunarak; öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Büyükçekmece Mahkemeleri'ne tevdiini, iş bu haksız ve dayanaksız davanın esastan reddine, yargılama gideri ve avukatlık vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı tarafça davanın Kdz. Ereğli .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esasında açılmış olduğu; Kdz. Ereğli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/06/2019 tarih ... E. ... K. Sayılı ilamı ile "... süresinde yapılan yetki itirazı da dikkate alındığında, davalı şirketin ticaret sicilindeki kayıtlı son adresinin Mahkememiz yetki alanında olmadığı, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabi yazısından da bu durumun anlaşıldığı, davada mahkemenin yetkili olmadığı" gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dosyanın Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği; davacı vekili tarafından kararın İSTİNAF edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 03/03/2020 tarih ...Esas ve .... Karar Sayılı ilamı ile; "...Somut olayda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağının çek olması nedeniyle, ticari dava niteliğinde olan uyuşmazlığın, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görülüp sonuçlandırılması ve 6100 sayılı HMK.'nun 297-(1)-a) maddesi uyarınca da kararın, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla verildiğinin hükümde gösterilmesi gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla davanın görülmesi ve karara bağlanması usul ve yasaya aykırı olmuştur." gerekçesiyle davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK.'nun 353-(1)-a)-6)-3) maddesi gereğince esastan kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verildiği; istinaf kaldırma kararı sonrasında Kdz. Ereğli ... Asliye Hukuk Mahkemesinin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 10/12/2020 tarih ve ... Esas ... K. Sayılı ilamı ile "...Somut uyuşmazlıkta davalının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğün'den istenen en son adresinin ... Mah .... Cad No:7/2 Büyükçekmece İstanbul adresinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. HMK 19/2. ve 4. maddeleri uyarınca davalının süresi içerisinde yetki ilk itirazında bulunmuş olduğu " gerekçesiyle yetkisizlik nedeniyle dosyanın Büyükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği; davacı vekili tarafından kararın İSTİNAF edilmesi üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 18/11/2021 tarih ...Esas ve .... Karar Sayılı ilamı ile; "...Eldeki uyuşmazlıkta, davacı sözleşme nedeniyle avans çeki verdiğini, davalı ise bayilik anlaşması nedeni ile davacının siparişlerinin kargolanarak gönderildiğini belirtmektedir. Taraflar sözleşmede devir yerini açıkça belirlemişlerse, zilyetliğin devri belirlenen bu yerde yapılır. Böyle bir belirleme yapılmamışsa, satılanın zilyetliğinin devir yeri, ifa yeri kuralına göre belirlenir (TBK. m. 89). Buna göre parça satışlarında satış sözleşmesinin kurulduğu sırada mal nerede bulunmakta ise devir orada yapılmalıdır. Taşınmaz satışlarında ifa yeri daima taşınmazın bulunduğu yerdir. Çeşit satışlarında ise satılan malın zilyetliği satıcının yerleşim yerinde devredilir (Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Prof. Dr. Fikret Eren, Yetkin Yayınları, Ankara, 2019, 7. Baskı, s:62). Eldeki uyuşmazlıkta sözleşmenin ifa yeri konusunda taraflar arasında belirlenmiş kesin bir yok ise de, bu açıklamalara göre satılanın teslim yerinin satıcının yerleşim yeri olduğunun kabulü gerekir. Diğer yandan davalının İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğün'den istenen en son adresinin ... Mah. .... Cad. No:7/2 Büyükçekmece İstanbul adresinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalara göre 6100 sayılı HMK'nın 6. ve 10. maddeleri uyarınca yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, ilk derece mahkemesince karar verildiği tarih itibari ile Büyükçekmece'de Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bulunmaması ve ticari davalar yönünden yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeni ile maddi hataya dayalı kararın doğru olmadığı anlaşıldığından kararın kaldırılarak yeniden hüküm verilmesi gerekmiştir." gerekçesiyle davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine ve davanın Kdz. Ereğli .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yetkisiz olması nedeniyle usulden reddine, dosyanın yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verildiği ve dosyanın bu şekilde mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. HMK 137. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlığın; .... çek seri numaralı 31/01/2019 keşide tarihli 9.000,00-TL bedelli ve ... çek seri numaralı 30/02/2019 keşide tarihli 9.000,00-TL bedelli çeklerin 15.580,14-TL'lik kısmından dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Kdz. Ereğli, Beşiktaş, Zincirlikuyu ve Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2018 ve 2019 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Zonguldak Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Kdz. Ereğli Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kayıdının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. Kdz. Ereğli Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının 01/05/2000 tarihinden bu yana vergi mükellefi olduğu ve faaliyetine devam ettiği, yevmiye ve envanter defteri tuttuğu, bilanço usulüne göre defter tuttuğu ve 1. Sınıf tacir olduğunun bildirildiği görülmüştür. Zonguldak Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğunun bildirildiği görülmüştür. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalının savunmaları, sunulan ve toplanan deliller, dosya kapsamındaki belgeler ve DAVACI ŞİRKETİN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; davacının ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulune uygun tutulup tutulmadığı, kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığı, 6335 sayılı yasayla değişik 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulup tutulmadığı, elektronik ortamda tutulan defterlerle İlgili açılış ve kapanış onaylarının Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ve Maliye Bakanlığınca müştereken çıkartılacak tebliğe uygun olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıyıp taşımadığı, özellikle uyuşmazlık konusu olan çeklerin davacı defterinde kayıtlı olup olmadığı varsa ne şekilde kayıtlı olduğu, davacının ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında menfi tespit istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında SMMM bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenlenmek üzere Kdz. Ereğli .... Asliye Hukuk (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesine talimat yolu ile gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen rapor mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş, 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacı tarafın 2018 dönemi yasal defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2019 dönemi ticari defterlerinden yevmiye defterinin 20/09/2019 tarihinden sonra defterin bitmiş olması nedeniyle defterin arka yüzüne döküm yapıldığı 20/09/2019 tarih ve ... yevmiye numarasına kadar olan bu kısımla ilgili olarak yevmiye defterinin yasaya uygun tutulduğu, bu tarih ve yevmiye numarasından sonraki kayıtların ise yasaya uygun tutulmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrular nitelikte olduğu, 2018 dönemi yasal defterlerinin sahibinin lehine delil olma özelliği taşıdığı, 2019 dönemi yasal defterlerinin sahibinin lehine delil olma özelliği taşımadığı, uyuşmazlık konusu olan çeklerin davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacının ticari ilişkiyi 2018 döneminde 320 satıcılar hesabında 320. Kulvar hesabında ve 159 verilen sipariş avansları hesabında 159.00 verilen avanslar hesaplarında izlediği, 2019 döneminde ise 320 satıcılar hesabında 320. Kulvar hesabında takip ettiği, defterler arasında fark bulunmadığı, davacının 2018 dönemi yasal kayıtları üzerinde ilgili çekler her ne kadar yer almasa da sonuç hesaplarının dava dilekçesi ile uyumlu olduğu 2018 döneminde davacının davalıdan 15.580,00-TL alacaklı olduğu " değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporları taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporlarına karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. İddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporu, banka kayıtları ve tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında kitap alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... çek seri numaralı 31/01/2019 keşide tarihli 9.000,00-TL bedelli ve .... çek seri numaralı 30/02/2019 keşide tarihli 9.000,00-TL bedelli çeklerin verildiği, davacı tarafça 15.580,14-TL'lik kısma karşılık kitap teslim edilmediği iddia edilerek dava konusu çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talepli eldeki davanın açıldığı, taraflar tacir sıfatına haiz olup uyuşmazlığın ticari nitelik arz ettiği, davada basit yargılama usulünün uygulandığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 15/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirkete ait 2018 dönemi yasal defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, 2019 dönemi ticari defterlerinden yevmiye defterinin 20/09/2019 tarihinden sonra defterin bitmiş olması nedeniyle defterin arka yüzüne döküm yapıldığı 20/09/2019 tarih ve .... yevmiye numarasına kadar olan bu kısımla ilgili olarak yevmiye defterinin yasaya uygun tutulduğu, davacının 2018 dönemi yasal kayıtları üzerinde ilgili çekler her ne kadar yer almasa da sonuç hesaplarının dava dilekçesi ile uyumlu olduğu 2018 döneminde davacının davalıdan 15.580,00-TL alacaklı olduğu hususlarının tespit edildiği; davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; dosya kapsamında yapılan inceleme, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin alım satım sözleşmesi olduğu, dava konusu çeklerin kitap bedeli olarak avans verildiği, ancak kitapların davacıya teslim edildiğinin yazılı bir belge ile ispat edilemediği, dava konusu çeklerin iade edilmediği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 1-Davacının ... Bankası A.Ş.... Şubesine ait; 31/01/2019 keşide tarihli .... çek seri numaralı 9.000,00-TL bedelli ve 28/02/2019 keşide tarihli ... çek seri numaralı 9.000,00-TL bedelli çeklerin 15.580,14-TL'lik kısmı nedeniyle davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.064,27 TL harçtan peşin alınan 266,07 TL harcın mahsubu ile noksan kalan 798,20 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan 266,07 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 310,47 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan 7.358,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 15.580,14 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda davalı vekillerinin e duruşma sistemi ile yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/04/2024 Katip ... Hakim ....

Atıf: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/411, K. 2024/355, T. 03.04.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-411-e-2024-355-k-3fae525b9ec7