İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/910 E. 2025/368 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/910
Karar No
2025/368
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/910 KARAR NO : 2025/368 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... ilçesinde dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesinde trafik kazasının meydana geldiğini, kazada sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değer kaybının meydana geldiğini, ... tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak taleplerinin karşılanmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek şimdilik ... TL değer kaybının avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin ... TL olduğunu, ... tarihinde davacı vekiline ... TL değer kaybı bedelinin ödendiğini, yine ...'ye ... tarihinde ... TL rücu ödemesi yapıldığını, sigorta şirketinin poliçe limiti kadar tutardan sorumlu olduğunu, davacının alacaklarının zamanaşımına uğradığını, alacağa uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle haksız fiile dayalı araç değer kaybı istemine ilişkindir. Öncelikle davalının yetki ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6098 sayılı BK.'nın 72. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararın tazmini istemi ile açacağı davaların, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren 2 ve herhalde haksız fiil tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir. Bunun yanında, 2918 sayılı KTK.nun 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar." hükmüne, yine aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." hükmüne yer verilmiştir. 2918 sayılı Kanunun anılan madde hükmünde, gözden kaçırılmaması gereken husus, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin, tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesinin, sadece eylemin Ceza Kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Söz konusu yasa hükmü, ceza zamanaşımının uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte; bunun dışında, fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı, hatta böyle bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır. Dahası, söz konusu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından sürücü ve diğer sorumlulular (örneğin işleten) arasında bir ayrım da yapılmamış, böylece kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. (HGK'nın 10.10.2001 gün 2001/19-652-705 ve HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir.) ... günü meydana gelen kaza yönünden zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir, 6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." Yine aynı Kanunun 16. maddesinde ise "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. 6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerde yetkiyi düzenleyen 16. maddesinde HMK'nın 7/1-2. cümlesindeki düzenleme anlamında kesin yetki sözkonusu değildir. Haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkemenin yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmış olduğu gözönüne alındığında, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasının bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiç birisinde açmaz ve yetkisiz bir mahkeme de açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer. Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu trafik kazasının .../...'da meydana geldiği, davacının yerleşim yerinin ... olduğu görülmekle davalının yetki itirazının reddine karar verilerek davanın esas yönünden incelemesine geçilmiştir. Davanın niteliği gereği sigorta şirketi hasar dosyası, araç tescil ve kazaya ilişkin emniyet kayıtları celbedilmiş ve bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mahkememizce tarafların kusur durumlarının tespiti ile dava konusu araçta değer kaybının meydana gelip gelmediği hususunda rapor düzenlenmesi için dosyamız bir eksper ve bir trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, Bilirkişi heyeti ... tarihli raporunda sonuç olarak; "sigortalı araç sürücüsünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ettiği ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise herhangi bir kusurunun olmadığı, inceleme konusu aracın ... tarihinden önce piyasa değerinin ... TL olduğu, kaza olayından sonra piyasa koşulları ve şahsi kanaatimizde eklendiğinde piyasa değerinin ... TL olacağı, aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki mevcut tamirli haliyle ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın ... TL olacağı hususlarında görüş bildirdiği anlaşılmıştır. Sigorta şirketi tarafından davacı tarafa vekiline ...-TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı ve bakiye değer kaybının ... TL kaldığı anlaşılmaktadır. Buna ilişkin cevap dilekçesine ekli eksper raporu ile davalı sigorta şirketinin ödemeye ilişkin cevabi yazılarının dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Uyuşmazlık; ... tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle tarafların kusur durumlarının belirlenmesi ile birlikte ... plakalı araçta değer kaybının bulunup bulunmadığı ve varsa değer kaybı bedelinin tespitine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir. Trafik kazalarından kaynaklı tazminat davalarında araç sürücüsü hakkında 6098 sayılı TBK'nın 49 vd maddeleri, araç işleteni hakkında ise aynı Yasa ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, kişilerin sorumluluk şartlarının ve tazminatın muhtevasını belirlemek amacıyla uygulanmaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur", aynı yasanın 85/1 maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı" aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, "sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder" şeklinde ifade edilmiştir. Yukarda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamının incelenmesinde, kaza tarihi ... olup, kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçe limitinin ... TL olduğu, sigorta şirketi tarafından başvurana ... TL değer kaybı bedeli, dava dışı ...'ye ... tarihinde ... TL hasar rücu ödemesi yapıldığı, yapılan ödemelerle birlikte ZMMS poliçe limitinin tüketildiği ve sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığı anlaşıldığından davacının değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile eksik alınan ...-TL' nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının yaptığı masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine, Dair, Tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/910, K. 2025/368, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-910-e-2025-368-k-4f5637d3d92e