İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/102 E. 2024/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/102
- Karar No
- 2024/623
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/102 KARAR NO : 2024/623 DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) DAVA TARİHİ : 01/11/2016 KARAR TARİHİ : 08/10/2024 Mahkememizde görülmekte bulunan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... Şubesindeki hesaplarından evrakta sahtecilik yapılarak toplam ... TL'nin ... ve ... tarafından kendi hesaplarına ya da başkalarının hesaplarına aktarılmak suretiyle mal edinildiği yönünde Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla sanık ... hakkında kamu davası açılıp mahkumiyetine karar verildiğini, diğer sanık ...'nın vefat etmesi nedeniyle onunla ilgili davanın düşürüldüğünü, ceza mahkemesi kararında her ne kadar ... TL'den bahsedilse de çekilen paranın toplam ... TL'den fazla olduğunu, yapılan usulsüz işlemlerden davalı bankanın sorumlu olduğunu, zira bankanın özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı şekilde müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini belirterek ... TL'nin usulsüz ödeme tarihlerinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı banka davaya karşı süresi içinde cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, tazminat davasıdır Göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında mahkemece resen dikkate alınır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar TTK'nın 4/1-a bendi uyarınca; tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın TTK'da düzenlenen hususlardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca nisbi ticari dava olması için, her iki tarafın tacir olması ve davanın ticari işletmelerinden doğması gerekir. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/l maddesinin (l) bendinde tüketici işlemi, "gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" olarak tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanunun 73/1. maddesinde "Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.", aynı kanunun 83/2. maddesinde de "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." düzenlemeleri yer almaktadır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi ...H.D'nin ESAS NO: ... KARAR NO: ... sayılı ilamında"... Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden anlaşılacağı üzere tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Somut uyuşmazlık davacının bireysel hesabından havale edilen paraların iadesi istemine ilişkin olduğundan görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan (HMK m.1) yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir ( Emsal mahiyette; Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 07/03/2018 tarih ve 2016/19443 esas 2018/2823 karar içtihatı). Mahkemece, otomatik ödeme verilen mevduat hesabının davacının şahsına ait olduğu ve şirketle bir ilişkisinin bulunmadığı gözetilerek, davacı tarafın davalı banka ile arasındaki ilişkinin tüketici işlemi, davacının ise ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumda olduğu, bu nedenle tüketici işleminden kaynaklı davada dava tarihi itibariyle tüketici mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Bu nedenle açılan davada tüketici mahkemesi görevli olduğundan Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesince açılan davada tüketici mahkemesinin görevli olduğundan bahisle usulden reddine karar vermesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar vermesi yerinde görülmediğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık hususu yönünden kabulü ile HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına" şeklinde karar verilmiştir. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve emsal içtihattan anlaşılacağı üzere, tüketici işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın veya sözleşmenin TTK'nın 4 ve 5.madde hükümleri kapsamında kalan kanunda özel olarak düzenlenen ve ticari dava sayılan bir sözleşmeden kaynaklanmasının herhangi bir önemi yoktur. Somut uyuşmazlık, davacının bireysel hesabından internet bankacılığı yoluyla başka hesaplara havale edilen paraların iadesi istemine ilişkin olduğundan görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Her ne kadar Antalya ... Tüketici Mahkemesi tarafından "...davacının da şirket müdürü olarak görev yaptığı ... işlemleri için kullanıldığı taraflar arasında kurulan ilişkinin ticari işlemlerin yönetildiği şahıs işletmesi hesabı üzerinden kurulu olduğu..." gerekçesi ile mahkememizin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de; davaya konu hesapların taraflar arasında düzenlenen Temel Bankacılık Hizmet Sözleşmesi kapsamında kullandırılan davacıya ait bireysel müşteri hesapları olduğu, nitekim davacının Asliye Hukuk mahkemesinde ve Ağır Ceza Mahkemesinde alınan beyanlarında hesabın normal mevduat hesabı olduğu, ticari hesap olmadığı ve kısa bir süre için şirket işlemleri için hesabının kullanılmasına izin verdiği anlaşılmaktadır. Ayrıca Banka kayıtları içerisinde bulunan Antalya ... Noterliği'nin ... tarih, ... yevmiye nolu imza sirkülerinde de ...'nın 10 yıl süre ile şirket müdürü olduğu belirlenmektedir. Dolayısı ile dava konusu hesabın davacıya ait vadeli ve vadesiz mevduat hesabı olduğu ve ticari nitelik taşımadığı gözetilerek, davacı tarafın, davalı banka ile arasındaki ilişkinin tüketici işlemi, davacının ise ticari ve meslek amaçlı hareket etmediğinden tüketici konumunda olduğu, bu nedenle tüketici işleminden kaynaklı davada dava tarihi itibariyle Tüketici Mahkemesi'nin görevli olduğu, (Emsal İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. HD, Dosya no: 2022/279 Karar no: 2022/344) mahkememizin bu nedenlerle iş bu dava yönünden görevsiz olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın 6100 sayılı Kanunun 114/1-c maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli Antalya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, 2-Taraflardan birinin, H.M.K.'nun 20. Maddesi gereğince görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceği, aksi takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına 3-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına, 4-Mahkememiz kararı istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazlığı nedeniyle dosyanın re'sen ilgili İstinaf Dairesine gönderilmesine, Dair, davacı vekili ... ile e- duruşma talep eden davalı vekili ...'nun yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/10/2024 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza