İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/123 E. 2021/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/123
Karar No
2021/494
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/123 Esas KARAR NO : 2021/494 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2020 KARAR TARİHİ : 13/07/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dilekçesinde; Müvekkil ... İle ... Arasında ... tarihinde müvekkil şirkete ait "... İli, ... İlçesi, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, Kat:.., ... nolu ... mesken"de yer alan taşınmazın satışı hususunda anlaştıklarını, İş bu taşınmazın satış bedeline istinaden müvekkil şirketçe, davalı şirkete ... tarihli Seri-...- ... Sıra Numaralı ...-TL tutarlı fatura kesildiğini, müvekkil şirket, davalı şirketle yapmış oldukları anlaşma gereğince söz konusu taşınmazı tapuda devir işlemiyle davalı şirkete satışını gerçekleştirildiğini, ancak davalı şirketçe taşınmaz satım bedeline ilişkin müvekkil şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple; alacağın tahsili için söz konusu fatura, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, Davalı şirket yapılan icra takibine ve borcun tüm asli ve ferilerine itiraz etmiş ve icra takibini durduğunu, borçlunun itirazları haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini, Davalı şirketten talep edilen % 9 yasal faiz talebimiz taraflar arasında akdedilen satış işlemi neticesinde düzenlenen fatura kapsamında hukuka uygun olup davalının bu kaleme itirazı hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, Davalı şirket anlaşıldığı üzere taşınmazın satışını almış olmasına rağmen, satım bedelini ödememiş ve yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, borçlarını da halen ödemediğini, .davalının itirazları zaman kazanmaya yönelik olduğunu, , haksız ve kötü niyetli olup iş bu itirazın iptali ile davalının haksız itiraz nedeniyle icra takibine konu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına çarptırılmasını, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasına davalı şirketçe yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, Dava harç ve masraflarının davalı şirketten alınarak müvekkile verilmesine ve lehimize vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile davalı arasında bir anlaşma bulunmadığını, davacı tarafın "anlaşma olduğu, bu anlaşma kapsamında devir gerçekleştiği ancak bedel ödenmediği" yönündeki beyandaki tüm iddialar gerçek dışı olduğunu, davalı taraf ile davacı arasında satış bedelinin daha sonra ödeneceğine dair bir anlaşma bulunmaması karşısında davacı tarafın, anlaşma iddiasını ve sonradan bedel ödeneceği iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi zorunda olduğunu, davacı ticari bir şirkettir. TTK emredici düzenlemesi uyarınca tacirdir. Tacir olan davacı taraf basiretli hareket etme yükümlülüğü altındadır. Yani bedelin ileride ödeneceğine dair iddiasını fatura ile değil ancak yazılı -imzalı bir belge ile ispat edebileceğini, davacı taraf üzerine kayıtlı, ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölüm davalı şirkete bedeli, resmi senette açıkça yazılı olduğu üzere, ödenmek suretiyle taşınmaz satın alındığını, taşınmaz satışları resmi memur huzurunda ve açık irade beyanı ile gerçekleşmesi gerektiğini, satış bedelinin nakden ve tamamen tahsil edildiğine ilişkin,resmi senetteki bu beyanın tersi, davacı tarafından aynı güçte başka bir delille kanıtlanması gerektiğini, Davacının böyle bir delil sunamadığını, taşınmaz satışı gerçekleşip bedeli davacı tarafça resmi memura verilen beyan ile tahsil edilmiş bir taşınmaz için aynı tarihli fatura düzenlenip bedel istenmesinin yasal dayanağı bulunmadığını, TMK 893. maddesi bedel ödenmemesi halinde yapılacak işlemin ne olduğunu açıkça düzenlendiğini, Davacı taraftan alınan taşınmaza ilişkin olarak, dava dışı ve davacıdan önceki malik ... tarafından Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescili davasında davacı, taşınmazı iradesi ile sattığını ve bedelini aldığını da kabul ettiğini, Dava konusu talepte, davacının dayandığı fatura uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınamaz, fatura VUK uyarınca düzenlenen bir belge olup, bir anlaşma veya malın hizmetin teslimi, bedelin sonradan ödeneceğine dair bir anlaşma olarak değerlendirilemeyeceğini, Resmi memur önünde yapılan satış ve para alma işleminin VUK uyarınca vergilendirilmesi dışında dayanak faturanın bir hukuki değeri olamadığını, davacının davasının reddine, kötüniyetli takip ve dava açılması nedeniyle, davalı yararına takip miktarının %20'sinden aşağı olmayan kötüniyet tazminatının ve davalı lehine vekalet ücretinin hükmedilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça davalı tarafa tapuda satış yolu ile devredilen ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün satış bedelinin ödenmediği iddiasıyla faturaya dayalı olarak Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, taşınmaz tapu kayıtları dosya arasına alınmış, tarafların ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam ... TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "... İli, ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel K:.. ... Nolu ... Meskene Ait ... Tarihli ...-TL Bedelli Fatura"olduğu, ödeme emrine davalı borçlu tarafından yapılan itiraz nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiasının, davalı ile ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün satışı konusunda anlaştıkları, taşınmazın satış bedeline istinaden ... TL bedelli faturanın davalı şirkete kesildiği, davalı tarafın tapuda devir işlemi yapılmasına karşı fatura bedelini ödemediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı taraf ise davacı ile aralarında taşınmazın satışının gerçekleştiğini, devir sırasında bedelin ödendiği hususunun resmi senet ile sabit olduğunu, bunun dışında taşınmazın satış bedeli konusunda aralarında başkaca bir anlaşma bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası davacı defterlerinin incelenmesi için mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli kök raporda özetle; taraflar arasında faturaya dayalı olarak '... mesken' alımı / satımı yapıldığını, davacının ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığını, kayıtlarının usulüne uygun olduğunu, ancak 2018 yılı yevmiye kapanış numarasının Antalya ... Noterliğince verilmediği / yazılmadığı tespit edildiğini, eksikliğin giderilmesi halinde 6100 sayılı HMK 222/2. maddesine göre 2018 yılı defter kayıtlarının kendi lehine davalarda delil vasfı taşıyabileceğini, davacının ticari defterlerine göre davalıdan alacak / borç bulunmadığını, ... TL tahsilat ve ... TL çek açıklaması ile ... Ortaklara Borçlar hesabı ile davalının ... nolu faturaya dayalı cari hesabının sıfırlandığını/ kapatıldığını, davalı tarafın ticari defterlerini mahkemenize ibraz etmemesi sebebiyle herhangi bir incelemenin yapılamadığını, tarafların Kurumlar Vergi Dairesine Form BA - BS beyanlarının uyumlu olarak bildirdiklerini, davacı tarafın takiple bağlılık ilkesi gereği %9 yasal faiz üzerinden takip tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirdiği görülmüştür. Davalı tarafa usulüne uygun olarak ticari defterlerini ibraz etmesi için ihtarat yapılmış, belirlenen gün ve saatte davalı tarafın bilirkişi incelemesi için ticari defter ve belgeleri ibraz etmediği görülmüştür. Dosya içerisinde bilgi, belgeler ve taraflar arasındaki resmi tapu satış senetlerine göre taraflar arasında ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün satışını gerçekleştiği hususu ihtilafsızdır. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık resmi tapu satış senedi ile belirlenen ve ödendiği belirtilen bedel dışında taraflar arasında taşınmazın satışına ilişkin başkaca bir bedelin kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı noktasında toplanmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasa'nın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın miktar ve değeri itibariyle iddianın davacı tarafça yazılı belge ile ispat olunmasının gerektiği, karşı tarafın açık muvafakatı olmadan tanık dinlenemeyeceği anlaşılmaktadır. Mahkememizce davacı tarafın iddiasını ispatlayabilmesi için ticari defterler üzerinden inceleme yapılmış, davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiş ancak davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde davalı ile aralarındaki taşınmaz satışı nedeniyle bakiye borç/alacak bedelinin mevcut olmadığı görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafça bu hususun muhasebecinin defterlere sehven yanlış işlemesi nedeniyle ortaya çıktığı beyan edilmişse de buna ilişkin somut ve geçerli bir neden ortaya konulamadığından davacının taşınmaz satışında resmi satış senedinde belirlenen bedel dışında ayrıca bir bedel kararlaştırıldığı hususunu ticari defter ve belgeleriyle ve yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Davacı yan dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Davacı tarafa yemin delili hatırlatılmış, davacı tarafça davalı tarafa yemin teklif edilmiştir. Karşı tarafa yemin teklif eden taraf, davanın mukadderatını ''yemine'' bağlamış sayılır. Yemin, bunu icra eden kimsenin lehine kesin delil teşkil eder. Yemin delili tarafların en son başvurabilecekleri bir kesin delil türüdür ve ispat yükü taşıyan tarafın diğer tarafa yemin teklif etmesi halinde iddiasını artık başka delillerle ispatı mümkün değildir. Teklif edilen yeminin karşı tarafça yerine getirilmesi halinde kesin delil ortaya çıkar. Yemin teklif eden taraf yeminin hukuki sonuçlarına katlanmak zorunda olduğundan bu aşamadan sonra yemin teklifinden dönülmesi mümkün değildir Yemin teklif olunan taraf kendisine yöneltilen yemini yerine getirirse, yemin teklif eden kimsenin iddia ettiği vakıanın doğru olmadığı ispat edilmiş olur. Yeminin eda edilmesi üzerine uyuşmazlık konusu vakıa kesin delille ispat edilmiş olacağından karşı taraf yeni delil getiremez ve hakim de yeni araştırmada bulunamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/06/2015 tarih ve 2014/ 13-37 Esas 2015/1525 karar sayılı ilamında ve yerleşik diğer içtihatlarında da belirtildiği üzere; yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme ( hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Yemin eden taraf bu beyanın doğruluğunu namus, şeref ve kutsal saydığı bütün inanç ve değerleri ile teyit etmektedir. Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. Davalı şirket yetkilisine yeminini eda etmek üzere ihtaratlı davetiye çıkartılmış, davalı şirket yetkilisi tarafından Mahkeme huzurunda; "Davacı tarafından temsilcisi olduğum ... aleyhine düzenlenen ... tarihli ... TL bedelli fatura yönünden davacı tarafa herhangi bir borcum bulunmamaktadır. Dava konusu fatura ... Ada ... Parsel ... Nolu bağımsız bölümün satış bedeli bakiye borcu olarak düzenlenmiş bir fatura değildir. ... Ada ... Parsel ... Nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle davacı tarafa resmi senette yazılı olan bedel dışında daha sonra ödenmek üzere bakiye borcum bulunmamaktadır. Faturaya konu taşınmazın davacı tarafın iddia ettiği gibi ...-TL bedel karşılığında satın alınmamıştır. Davacı şirketle taşınmazın satın alınması hususunda iddia edildiği gibi ...-TL bedelli bedeli ödenmeyen açık fatura, ...-TL çek ve geriye kalan bedelin nakit olarak ödenmesi hususunda anlaşma yapılmıştır ancak bütün bakiye borçlar ödenmiştir. Davacı şirkete dava konusu edilen fatura nedeniyle borcum bulunmamaktadır. Namusum, şerifim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum" beyanında bulunularak yemin eda edilmiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde her ne kadar davacı tarafça ... ili ... ilçesi ... Mah. ... ada ... parsel ... nolu bağımsız bölümün satışı nedeniyle resmi tapu satış senedi dışında davalı ile aralarında bir bedel kararlaştırıldığı ve bu bedelin ödenmediği iddia edilmiş ise de davacı tarafın bu hususu ticari defter ve belgeler, yazılı delil ile ispat edemediği kanaatine varıldığından, davalı tarafın yemini usulüne uygun eda etmesi nazara alınarak davanın reddine, davacının kötüniyetli olarak takibi başlattığına ilişkin bir kanaat oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından REDDİNE, 3-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan ... TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa iadesine, 8-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2021 Katip ... E imzalı Hakim ... E imzalı

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/123, K. 2021/494, T. 13.07.2021, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-123-e-2021-494-k-c5a637c9069e