Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/310 E. 2025/1110 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/310
Karar No
2025/1110
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/94 E., 2023/1159 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/662 E., 2021/713 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 25.06.2015 tarihli sözleşme imzalanarak davacı şirketin davalı şirkete ait Kayseri Otel Projesi kapsamında otel inşaatının tüm dış cephe işlerinin müvekkili şirket tarafından anahtar teslimi suretiyle imalat ve montajının yapılması hususunda anlaşıldığını, işin bedelinin sözleşmeye göre 564.618,00 Euro+KDV olarak belirlendiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak imalat ve montaja başladığını, işe devam ederken davalının sözleşme dışı talep ve ek imalat talepleri olduğunu, bu nedenle 28.12.2015 tarihli ek protokol yapılarak sözleşme süresinin uzatıldığını, müvekkilinin ek protokole ve de sözleşmeye uygun olarak işleri %90 oranında tamamladığını, davalı şirket lehine 190.166,00 Euro+KDV'lik ek iş ile toplamda 750.784,00 Euro + KDV bedelli iş yaptığını, ancak davalı şirketin bu süre zarfında müvekkiline sözleşme gereği ödemesi gereken hakedişleri ödemediğini, daha sonra davalının 03.03.2016 tarihinde müvekkili şirketin çalışanlarını, malzeme ve ekipmanları iş sahasından çıkarttığını, bu fiili durumun davalının tek taraflı olarak herhangi bir ihtar yapmaksızın sözleşmeyi feshettiğini gösterdiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/444 D. İş sayılı dosyasında tespit yaptırılarak rapor aldırıldığını, iş seviyesinin %90 oranında tamamlanmış olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, TMK’nın 893/3. maddesi gereğince davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerine kanuni ipotek tesis edilmesine, aksi takdirde taşınmazın 3. kişilere devrinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir, bu talep de kabul edilmezse davalıdır şerhinin konulmasına, teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği hususunun tespitine, bu tespitlerden sonra fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin müvekkilince davalıya gönderilen ihtarname tarihi olan 25.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş 13.06.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle; dava dilekçesindeki netice-i talep kısmında "müvekkilince davalıya ibraz edilen teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrildiği hususunun tespitine" ilişkin talebi dilekçeden çıkartarak dava dilekçesini ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işin sözleşmeye uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesi için Grontmij Mühendislik...Ltd. Şti. ve Cephe Danışmanı NN Grup Cephe...Ltd. Şti. ile danışmanlık sözleşmesi akdettiğini, ayrıca müvekkilinin cephe işleri dahil tüm otel inşaatı işlerinin yürütümünü takip ve kontrol maksadıyla ayrıca mimar yi istihdam ederek yüklenici ile irtibatı ve yazışmaları uzmanı ile sağladığını, ancak davacının sözleşme gereği üstlendiği edimi sözleşmede belirtilen 4 ay içinde bitirmediğini, gecikmesi üzerine davacıya müvekkilinin iyiniyetli olarak 09.11.2015 tarihinde proje müdürü mimar tarafından 15.11.2015 tarihine kadar ek süre verildiğini ve bu süre sonunda işin teslim edilmemesi halinde sözleşmede kararlaştırılan günlük 6.000,00 TL gecikme cezasının uygulanacağının açıkça bildirildiğini, ancak davacının bu ek sürede dahi işi teslim edemediğini, sonrasında tarafların bir araya gelerek 28.12.2015 tarihinde ek protokol düzenlediklerini, bu ek protokolde davacının üstlendiği işi gereği gibi ve süresinde yapmadığını açıkça kabul ettiğini, ek protokole göre davacı yüklenicinin işi 30.01.2016 tarihinde bitirememesi halinde teminat mektubunun nakde çevrileceğini açıkça kabul ettiğini, sözleşmenin 23. maddesi gereğince gecikme cezası ile müspet zarar talebinin teminattan karşılanmasının hukuka uygun olduğunu, davacının iddiasının aksine davacının 07.03.2016 tarihinde iş yerini ve işleri tüm ekipmanlarıyla ve işçileriyle terk edip bıraktığını, bu hususta tanıkların dinlenmesini talep ettiklerini, çeşitli zamanlarda davacıya 495.120,00 Euro ve ayrıca 71.425,00 TL ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının asıl sözleşmede belirtilen tarihte işi tamamlayamadığı ve ek sözleşmede belirtilen tarihte de işi tamamlayamadığı, yapılan imalâtta eksiklik ve hataların mevcut olduğu, yüklenicinin tek taraflı düzenlediği tutanağa itibar edilemeyeceği, davalının gönderdiği ihtarnamede TBK’nın 125/2 maddesi uyarınca sözleşmeyi ayakta tutarak “ifadan vazgeçip müspet zarar” istediği ve akabinde yüklenicinin yarım bıraktığı işleri başka bir şirkete tamamlattırdığı dikkate alındığında bunun sözleşmenin feshi ve zararın tazmini anlamına geldiği, yüklenicinin işi zamanında ve eksiksiz bitirememesi nedeni ile sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacının 664.236,50 Euro alacaklı olduğu gerekçesi ile taleple bağlı kalınarak 10.000,00 TL’nin davalıdan alnarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshinin haklı veya haksız olmasının sözleşme kapsamında bakiye hakediş bedelinin talep edilmesine engel olmayacağının kabul edilmiş bulunmasına, taraflar arasındaki sözleşme ve ek protokol hükümleri ile davalının 12.04.2016 tarihli ihtarnamesindeki beyanlarına göre davalı tarafça paraya çevrilen teminat mektupları bedellerinin davacı yüklenici alacağına dahil edilmesinde dosya kapsamına usul ve yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yarım bırakılan işin 1.017.806,63 TL bedelle üçüncü kişilere yaptırıldığını, bunun faturalarla sabit olduğunu ve yapılan iş bedelinden düşülmesi gerektiğini, b. Kararın gerekçesinin olmadığını ve neden son rapora itibar edildiğinin belirtilmediğini, c. Ek protokol hükümlerinden işin yapılmadığının açık olduğunu, d. Sözleşmenin götürü bedel olduğunu ve sözleşmenin 3.3 maddesine göre bedelin arttırılamayacağını, e. Sözleşme dışı iş olmadığını bu konuda talimat da olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 1. Taraflar arasında akdedilen 25.06.2015 tarihli sözleşmenin “işin bedeli” başlıklı 3.2. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde götürü bedelli sözleşme olduğu anlaşılmaktadır. 2. Davacının asıl sözleşmede belirtilen tarihte işi tamamlayamadığı gibi ek sözleşmede belirtilen tarihte de işi tamamlayamadığı dikkate alındığında davalı iş sahibinin feshinin haklı olduğunun kabulü gerekir. 3. Dairemizin yerleşik içtihatları uyarınca kural olarak yapılan işin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü ile iş sahibi tarafından yapıldığının iddia edilmesi halinde ispat yükü iş sahibindedir. Somut olayda yüklenici yapılan imalatın kendisi tarafından %90 oranında tamamlandığını iddia etmekte, davalı iş sahibi ise işin yüklenici tarafından yarım bırakıldığını ve bu nedenle işi başkasına yaptırdığını savunmaktadır. Bu durumda mahkemece dosya arasında bulunan tespit raporları ve bilirkişi raporları ve taraf delilleri dikkate alınmak sureti ile yüklenici tarafından yapılan iş yüzdesinin belirlenmesi için oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 4. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 23.5 maddesi ve ek protokol hükümleri dikkate alındığında iş sahibi tarafından teminat mektubunun nakde çevrilmesi haklıdır. Davacı dava dilekçesinde netice-i talebinde teminatın haksız olarak nakde çevrildiğinin tespitini talep etmiş yargılama sırasında ise sunduğu dilekçe ile bu talebini hariç tuttuğu ve bu talebe ilişkin harcın yatırılmadığı dikkate alındığında davalı tarafından nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden davalı iş sahibinin ispat edebildiği üçüncü kişilere yaptırılan iş bedelleri ve gecikme cezası mahsup edildikten sonra kalan kısmın yüklenici alacağına eklenmesi ile tespit edilen alacağa hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasıda doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/310, K. 2025/1110, T. 18.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-310-e-2025-1110-k-b9073a14402c