İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/429 E. 2020/556 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/429
- Karar No
- 2020/556
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/429 Esas KARAR NO : 2020/556 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/08/2019 KARAR TARİHİ : 02/11/2020 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket hakkında başlatılan Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasından ... tarihinde İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı tasarrufun iptali dosyası ile haberdar olduğunu, müvekkili şirketin imza yetkilisinin ... olduğunu, takibe konu edilen kambiyo senedinde yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'e ait olmadığını, senet üzerinde yer alan imzayı kabul etmediklerini, Davalı tarafından müvekkili şirket hakkında açılmış olan İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. Sayılı dava dosyasına alacağın kaynağı olarak ... tarihli araç devir sözleşmesi sunulduğunu, iş bu sözleşmede ki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, anılan sözleşmeye göre ... plakalı aracın kredi ödemelerinin davalı yanın maaşından yapılan kesintiler ile yapılacağını aracın kredi ödemeleri bittikten sonra aracın ... tarihinde davalıya teslim edileceğini, yine bu sözleşmeye teminat olması için kimin tarafından imzalandığını bilmediklerini ... düzenleme tarihli ... vadeli takibe konu teminat senedi imzalandığını, araç devir sözleşmesinin imza tarihi ile senedin imza tarihlerinin aynı olduğunu ve sözleşmeye göre aracın devir edileceği gün ile senedin vade tarihi arasında 1 günlük fark olmasının senedin açıkça teminat olarak verildiğini gösterdiğini, kredi ödemelerinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, davalının müvekkili şirket bünyesinden 2016 yılı sonunda ayrıldığını, sözleşmeye göre davalının her ay şirket hesabına ...-TL göndermesi gerektiğini ancak davalı tarafından şirket hesabına yapılmış ödemenin bulunmadığını, sözleşme de davalının ...-TL maaş aldığı yazılmışsa da davalının o tarihte müvekkili şirketten ...-TL maaş aldığını, davalı tarafın araç kredisi için bir kuruş dahi ödeme yapmadığını, tüm bu çelişkilerin senedin teminat olarak verildiği araç devir sözleşmenin geçersiz olduğunu, teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapılamayacağından takibin durdurulmasını akabinde iptalini ve müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında takibe konu senetin sahte olarak tanzim edildiğini ve imzalanan senedi düzenleyen ve elinde bulunduran kişinin şirket yetkilisi olmadığını belirttiğini ancak Beyoğlu ... Noterliği ... Yevmiye Numaralı ... Tarihli İmza Sirkülerinde şirket adına münferit yetkili temsilcinin yalnız ...'in olmadığını, bu kişilerin ... Ve ... olduğunu, dava konusu kambiyo senedinin şirketi münferit olarak temsil ve ilzama yetkili olan ... tarafından imzalandığını, davacı tarafından imzalanan bononun araç devir sözleşmesiyle hiçbir bağlantısının olmadığını, bononun müvekkilinin ...-TL başka bir alacağına ilişkin olduğunu, kambiyo senedinin araç devir sözleşmesine binayen yapılan bir teminat senedi olduğu iddia edilse de ne sözleşmede ne de kambiyo senedinde teminat olduğuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, takibe konu kambiyo senedinin şirket yetkilisi tarafından imzalanmış geçerli bir kambiyo senedi olduğunu, haksız davanın reddini talep etmiştir. Dosya içerisine; Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası ve takibe dayanak senet aslı mahkememiz kasasına alınmış, İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden getirtilmiş, ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... tarihi itibari ile şirketin yetkili temsilcilerinin bildirilmesi istenilmiş, İstanbul Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesinden talimat yoluyla Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri belge aslı noterlikten celp edilmiş, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yoluyla davacı şirket yetkilisi ...'nun senet altındaki imza yönünden isticvap beyanları alınmıştır. Dava: İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlık; icra takibine dayanak teşkil eden senet altındaki imzanın davacı şirketin yetkili temsilcisine ait olup olmadığı, senedin teminat senedi olup olmadığı, neticeten davacının takibe dayanak senet nedeniyle borçlu olup olmadığına ilişkindir. Antalya ... İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu ... Şti. Aleyhine, ... tanzim tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bonaya istinaden ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz,...-TL komisyon olmak üzere toplam ...-TL alacağın asıl alacağa işleyecek yıllık % 19,50 faizi ile birlikte tahsili için icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun menkul ve gayri menkul malları üzerine haciz talep edildiği anlaşılmıştır. İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... Şti. aleyhine açılan Tasarrufun İptali davası olduğu, dava tarihi itibariyle dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisi ...nun davaya konu senet altındaki imza yönünden isticvap beyanlarının alınması için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, davacı şirket yetkilisinin İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Talimat sayılı ... tarihli celse duruşmasındaki isticvap beyanında: "bana göstermiş olduğunuz ... düzenleme tarihli, tediye tarihi ... olan ... TL bedelli senedin altında bulunan ... Şirketi adına atılan imza tarafıma aittir." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyadaki ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilana göre, aksi karar alınana kadar ... ve ...’nun şirket müdürü olarak seçildikleri ve davacı şirketi en geniş kapsamda münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıklarının belirtildiği, ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilana göre de, ... ve ...’nun şirket müdürlüğü görevinin devamına karar verildiği, yine, Beyoğlu ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirkülerinde, aksi karar alınana kadar ... ve ...’nun şirket müdürü olarak seçildikleri ve davacı şirketi en geniş kapsamda münferiden temsil ve ilzama yetkili kılındıklarının belirtildiği, ... talimat yoluyla alınan beyanında, davaya konu bono altındaki imzanın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, senedin düzenlenme tarihinden sonra ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde yapılan ilan ile ...’nun davacı şirketteki müdürlük görevinin sona erdiği, dolayısıyla düzenlenme tarihi itibariyle davacı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili şirket müdürü tarafından düzenlenen bonodan dolayı davacı şirketin sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının imza inkarına yönelik savunmasına itibar edilmemiştir. Davacının bononun teminat senedi olduğuna ilişkin savunması yönünden yapılan değerlendirmede; İcra takibine konu olan düzenleyeni ... Şti., lehtarı ... olan bono incelendiğinde; senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı da söz konusu senedin teminat senedi olarak değil ödeme amacıyla düzenlendiğini belirtmekle senedin düzenleme sebebini değiştirmemiş olmakla ispat yükü davacıdadır. Davacı HMK 200.maddesi gereğince senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Davacı, bu hususta ... tarihli araç devir sözleşmesine dayanmıştır. ... tarihli işçi işveren araç devir anlaşmasında, takip ve dava konusu bonoya yer verilmiş değildir. Söz konusu anlaşma içeriğinden ... plaka sayılı aracın davacı şirkete satışı ve ... plaka sayılı aracın davalıya devri ve satış bedelinin ödenmesine ilişkin hususların düzenlendiği anlaşılmaktadır. Takip ve dava konusu bononu düzenlenme tarihinin, sözleşme tarihi ile aynı olması, bu senedin sözleşme uyarınca verilen bir teminat senedi olduğunu göstermez. Kaldı ki; davacı bu sözleşmeyi de kabul etmemektedir. Davacı taraf senedin teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispat edememiştir. Her ne kadar davacı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de HMK 226/1-c maddesi uyarınca, yemine ilişkin hususun bedelsiz senedi icraya koymak suçunu teşkil edeceğinden davacının iddialarının yemine konu olamaması karşısında, davacının senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine, icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı lehine tazminat taktirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartlar oluşmadığından davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 3-Alınması gerekli ...-TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunana AAÜT uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ÖDENMESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 02/11/2020 Katip ... ¸(e-imzalı) Hakim ... ¸(e-imzalı)