İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/113 E. 2025/463 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/113
- Karar No
- 2025/463
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/113 KARAR NO : 2025/463 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı arasında 2022 yılında sona ermiş evveli kiracılık ilişkisi olduğunu, müvekkilleri ... tarihinde bahse konu mezkur adresi tahliye ettiklerini, davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyası ile müvekkillerine karşı Örnek 13 tahliye talepli takip başlattığını, müvekkillerinin itirazı sonucu dosyanın İcra Müdürlüğü tarafından resen takip durdurulmuş olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davalı, itiraza ilişkin hiç bir işlem yapmadığını, itirazın iptali davası açmadığı, müvekkilleri kendi rızaları dahilinde, bahse konu iş yerini kendileri tahliye ettiğini, kiracılığı karşılıklı olarak sözleşme ile fesh ettiklerini, iş bu bahse konu sözleşmeye davalının avukatının vekil sıfatı ile imza ettiğini, ilk kiralama tarihinde bu davaya konu olan teminat olarak verilen senedi davalının davacılara geri iade etmediğini, hiç bir zaman oluşmamış bir borç varlığını iddia ederek teminat olarak verilen senedin kötü niyetle icra takibine konu ettiğini, davalının alacağının hukuken ispatı hususunun kendisine ait olduğunu, taraflar arasında herhangi bir kiracılık dışında bir alış veriş söz konusu olmadığını belirterek, Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, takibin tedbiren durdurulmasına, davalının, iş bu davadan haksız çıkması karşısın da kötü niyet tazminatı olarak %20 den aşağı olmamak üzere, tazminata hükmedilmesine, tüm dava harç masraflarının davalıdan tahsiline ve vekalet ücretine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasında borçluları hakkında girişilen bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibine başlandığını, borçlu olmadığına dair ispat yükünün davacıya ait olduğunu, teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, senedin kira alacağına ilişkin olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığını, dosyaya ibraz edilen kira sözleşmesindeki imzanın da davalıya ait olmadığını, davacılar tarafından düzenlenmiş bir belge olduğunu, senet üzerinde ki imza ve yazıların tamamının davacıya ait olduğunu, davacılar borcu bulunmadığını beyan etmiş ise de bunun gerçekliği yansıtmadığını, davacıların kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, haksız davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Tarih, .../... Esas .../... Karar sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Asliye Ticaret mahkemeleri olduğuna dair görevsizlik kararı verildiği, dosyanın mahkememize tevzi edildiği, yukarıda yazılı esas sırasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Mahkememizin ... Tarih ve .../... Esas-.../... Karar sayılı ilamı ile, "mahkememizin görevsizliğine"karar verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine dosyayı istinaf yolu ile inceleyen Antalya BAM ... Hukuk Daire'sinin ... Tarih .../... Esas - .../... Karar sayılı kararı ile " ... Somut olayda davacı taraf, takibe konu senedin kiralamış oldukları işyerine teminat olarak verdiklerini iddia etmiş ve taraflar arasında düzenlendiğini iddia ettikleri ... başlangıç tarihli kira sözleşmesini sunmuş, davalı taraf ise cevap dilekçesinde davacı tarafça sunulan kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığını, kira sözleşmesinin davacılar tarafından düzenlendiğini, sözleşmedeki imza ve içeriği kabul etmediğini, kaldı ki senedin teminat için verildiğine dair bir ibarenin de bulunmadığını beyan etmiştir. Bonoya ilişkin hükümler 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. Anılan Kanunun 4. maddesinde taraflardan biri tacir olmasa bile bu Kanunda düzenlenen hususlara ilişkin davaların ticari dava sayıldığı açıkça hükme bağlanmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği, 6100 sayılı HMK’nın 1/1. maddesi gereğince de mahkemelerin görevinin, kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların, kamu düzenine ilişkin olup aynı zamanda HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartı olduğu düzenlenmiştir. Dava bonoya dayalı menfi tespit davası olup, davalı tarafça davacının iddia ettiği kira ilişkisi inkar edilmekle menfi tespit davasına konu olan icra takibi, kambiyo senedine istinaden başlatıldığından ve takip dayanağı bononun şeklen zorunlu unsurları tam kambiyo vasfında olduğundan görevli mahkeme TTK'nın 4 ve 5.maddesi uyarınca Ticaret Mahkemeleridir. Taraflar arasında kira ilişkisi olup olmadığı, senedin teminat senedi olup olmadığının görevli olan Ticaret Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece görev yönünden davanın reddine karar verilmesi Dairemizce doğru görülmemiştir." şeklinde kaldırılmasına karar verilerek mahkememizin yukarıdaki esas numarasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... esas sayılı dosyası ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra takip dosyası Uyaptan dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine kira alacağına dayalı ... TL toplam alacak üzerinden örnek no:7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davalı tarafça davacılar aleyhine ... tanzim tarihli ... vade tarihli ... EURO miktarlı bonoya dayalı örnek no:10 ödeme emri ile takibe girişildiği anlaşılmıştır. Dava, takip konusu bononun kira sözleşmesi sebebiyle teminat senedi olarak verildiği ve dolayısıyla bononun bedelsiz olduğu iddialarıyla açılmış menfi tespit davasıdır. Davacı esas olarak takip konusu bononun davalı ile aralarında olan kira sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğini, kiralanan iş yerinin tahliye edilmesine rağmen depozito olarak verilen bononun iade edilmediğini ve bedelsiz olduğunu belirterek eldeki davayı açmıştır. Davalı kira sözleşmesindeki imzanın kendilerine ait olmadığı, kira sözleşmesinin davacılar tarafından düzenlendiğini, sözleşmedeki imza ve içeriğini kabul etmedikleri takip konusu bononun sebepten mücerret olduğunu ve geçerli olduğunu savunmuştur. Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde taraflar seçimlik olarak senedin hangi amaçla düzenlendiğine ilişkin bir kayıt eklememişlerdir. Somut olayda, davacı borçlu emre yazılı bu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine senedin kira ilişkisinde depozito olarak verildiğini , yani teminat senedi olarak düzenlendiğini, kiralananın tahliye edilmesine rağmen teslim edilmediğini ve icra takibine konu edildiğini ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası senet metninden anlaşılamamaktadır. Yani senet üzerinde kira sözleşmesinin teminatı olarak alındığına yönelik herhangi bir kayıt bulunmamakta, sunulan kira sözleşmesinde de kira bedelinin teminatı olarak bono alınacağından bahsedilmemektedir. Senet sebepten mücerret olmakla; davacı imzayı inkar etmediğinden açığa attığını iddia ettiği imzanın sonuçlarına katlanmalı ve bu nedenle bononun üzerinin sonradan doldurulduğunu ve teminat amaçlı düzenlendiğini yazılı delillerle ispatlamalıdır. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü bu ilişkinin varlığını, senedin düzenleme sebebini ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davalının kabul etmemesi karşısında davacı, ileri sürdüğü düzenleme sebebini yani temel ilişkiyi ve senedin gerçek borç miktarını yansıtmadığını yazılı bir delille kanıtlayamamıştır. Davacı yemin deliline de dayanmamış, ki dayansa bile bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve HMK'nın 226/3 maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden yemine başvurulmamıştır.Açıklanan sebeplerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalının kötüniyet tazminatı talebinin tedbir uygulanmadığından reddine şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE 2-Davalının kötüniyet tazminatı talebinin tedbir uygulanmadığından reddine, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)