İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/404 E. 2025/528 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/404
Karar No
2025/528
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/404 KARAR NO : 2025/528 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2025 KARAR TARİHİ : 12/06/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Tarihinde, ... ilinde ... plakalı araç sürücüsü ...'nın araç takip mesafesi kurallarına uymadan kusurlu hareketi sonucu önündeki araca çarpması ve çarpılan aracın ise müvekkilinin sürücüsü ve ruhsat sahibi olduğu ... Plaka sayılı aracına arkadan çarpması sonucu meydana geldiğini, asli ve tam kusurlu olan taraf ... plakalı araç sürücüsü davalı ... ve ruhsat sahibi davalı ... olduğunu, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin aracının uzun süre serviste kaldığını, mahrumiyet bedeli oluştuğunu belirterek, şimdilik ... TL araç mahrumiyet bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından kaza tespit tutanağı, taraf kimlik bilgileri ve ruhsat bilgileri, araca ait fotoğraflar delil olarak sunulmuştur. Dava, haksız fiilden kaynaklı araç mahrumiyetine dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkememizce öncelikle görev hususu incelenmiş olup, bu kapsamda gerçek kişi davacının ve davalının tacir olup olmadığı araştırılmıştır. Davacı ve davalı ...'nın tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacı ve davalı ...'nın esnaf sicilinde kaydının bulunmadığını, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığını, herhangi bir ticari faaliyetleri ve vergi kayıtlarının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup,5.Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile, söz konusu davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine girmediğini, Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gereken bir dava olduğunu, sehven yanlış mahkemede açıldığını, bu nedenli dosyanın Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı şirket tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de, davacı ve davalı ... tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 12/06/2025 Katip ... (E-İmzalıdır) Hakim ... (E-İmzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/404, K. 2025/528, T. 12.06.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-404-e-2025-528-k-73e35aa8b2df