İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/209 E. 2025/287 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/209
Karar No
2025/287
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/209 Esas KARAR NO : 2025/287 DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 18/03/2025 KARAR TARİHİ : 21/03/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı taraf ile dava dışı ... arasında ... tarih ... TL'lik bir kredi sözleşmesinin imzalandığını, işbu kredi sözleşmesi kapsamında bir kefalet sözleşmesinin düzenlendiğini, şirket sahibi ... adına imza altına alındığını, bir süre sonra dava dışı ... kredi limit artırımına gitmek istediğini, işbu nedenle ... tarihinde yine davalı taraf ile ... TL değerinde kredi limit artırım sözleşmesi imzaladıklarını, limit arttırımı karşılığı banka ipotek göstermesini istediğini, işbu nedenle şirket sahibi ...'in babası müvekkil ... üzerine kayıtlı olan ... ili, ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parselde kain arsa vasfında olan taşınmazı ipotek teminatı olarak gösterdiğini, kredi kullanan şirketin bir süre sonra borçlarını ödeyemez hale geldiğini, Ankara ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ve Antalya ... Noterliği ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameleri borçlu şirkete yaptığını, ihtarlar sonrası bir çok kez anlaşma yoluna gidilmek için görüşmeler yapıldığını, Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi .../... sayılı dosya ile ipoteğin para çevrilmesi yolu ile icra takibine geçildiğini, icra takibinin kesinleştiğini, dava konusu işbu ipotek geçersiz olarak tesis edildiğini ve kaldırılması gerektiğini, davacı müvekkilinin ipoteğin tesis edildiği tarihte ... yaşında olduğunu, yapılan işlemlerde sağlık raporu istenmesi hakkında ne banka ne de tapu müdürlüğünde işlemi gerçekleştirilen memurun böyle bir talepte bulunmadğını, alınan ipotek miktarı borç miktarının oldukça üzerinde olduğunu, bankanın kötü niyetli bir tutum sergilediğini, ipotek resmi senedinde ne davacının ne de bankanın imzasının bulunmadığını, usule aykırı olan bu ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ihaleye katılacak 3. kişiler de iyi niyetli olsalar dahi zarar göreceklerini, işbu nedenle ihtiyati tedbir kararının verilmesini, müvekkilinin taşınmazın üzerine davalı lehine konulan ipoteğin kaldırılmasını, ileride telafisi mümkün olmayan hak kaybı yaşanmaması için davacıya ait taşınmaz üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhinin konulmasını, ... İcra Dairesi .../... sayılı ve Antalya Gayrimenkul Satış İcra Dairesi .../... sayılı dosyalarına bildirilmesine ve ilgili Tapu Dairesine bildirilmesini yargılama giderlerini, vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava ; ipoteğin fekki (kaldırılması) istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Somut olayda dava, davacı tarafa ait taşınmaz üzerinde bulunan ipoteğin fekki istemi ile açılmış, davacı ile davalı arasında herhangi bir kredi sözleşmesi bulunmamaktadır. Kredi sözleşmesi davalı banka ile dava dışı ... arasında imzalanmış olup somut olayda kredi sözleşmesinin tartışılması söz konusu olmayıp genel hükümlere göre çözümlenecek ayni bir hak talebine ilişkindir. Kaldı ki davacı bu ilişkiyi de reddetmeyerek veya borçsuzluk iddiasına yer vermeyerek banka tarafından hataya düşürüldüğü ve ipotek verme şartları oluşmadığından geçersizlik iddiasıyla huzurdaki davayı açmıştır. Sonuç olarak dava genel hükümler çerçevesinde ipoteğin fekki istemine ilişkin olup davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davacının tacir sıfatının bulunmadığı, diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 21/03/2025 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/209, K. 2025/287, T. 21.03.2025, www.arakarar.com/karar/antalya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-209-e-2025-287-k-9efc87c942e5