İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/648 E. 2025/693 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/648
Karar No
2025/693
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/648 Esas KARAR NO : 2025/693 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalıların kusurlu eylemi neticesinde meydana gelen haksız fiil sonucu ağır şekilde yaralandığını ve uzun bir tedavi süreci geçirdiğini, bu sürecin müvekkilinin çalışma hayatına ara vermesine ve herhangi bir gelir elde edememesine yol açtığını, mevcut durumda, kendisinin ve ailesinin geçimini dahi zorlukla idame ettirmekte olduğunu bu sebeple adli yardım talep ettiklerini, kendi halinde, sakin bir yaşam süren müvekkilimin hayatının 29.12.2024 tarihinde, en sıradan günlerinden birinde, Çamlıkule Mahallesi'ndeki pazar yerinden evine doğru yaya olarak ilerlerken, davalı sürücünün sevk ve idaresindeki aracın kendisine çarpmasıyla hayatının en büyük travmasını yaşadığını, bu elim kazanın müvekkilin sadece bedeninde değil, ruhunda da derin ve onarılması güç yaralar açtığını, kazanın hemen ardından büyük bir şok ve acı içinde yere yığılan müvekkilinin, çevredeki vatandaşların ve kazaya sebebiyet veren sürücünün yardımıyla .... kaldırıldığını, hastanede yapılan ilk muayene ve tetkikler neticesinde, müvekkilinin sol dizinde "Tibia Üst Uç Kırığı (Kapalı)" teşhisi konulduğunu, komplike bir cerrahi operasyon geçirdiğini, kırılan kemiğin bir vida ile sabitlendiğini, ameliyat sonrası sol bacağı tamamen alçıya alındığını ve uzun bir süre hareket kabiliyetini neredeyse tamamen yitirdiğini, yaşadığı bu sürecin genç bir insanın hayat enerjisini, hareket özgürlüğünü ve yaşama sevincini elinden aldığını, ameliyat sonrası başlayan sürecin, kendisi için çok daha meşakkatli ve yıpratıcı olduğunu, haftalarca yatağa bağımlı kaldığını, en temel ihtiyaçlarını dahi başkalarının yardımı olmadan gideremediğini, manevi tazminatın; kişinin bozulan manevi dengesinin onarılması, yaşadığı elem, keder ve ızdırabın bir nebze olsun hafifletilmesi amacının taşıdığını, bu bir zenginleşme aracı değil, adaletin tecellisi için bir gereklilik olduğunu, yaşadığı fiziksel acı, geçirdiği zorlu ameliyat, geleceğe dair kaygıları ve ruhunda açılan derin yaraların, manevi tazminat talebimizin haklılığını ortaya koyduğunu, Bu sebeplerle öncelikle adli yardım taleplerinin kabulü ile, müvekkilinin bu elim kaza sonrası kaybettiği manevi huzuru yeniden tesis etmek, yaşadığı travmanın etkilerini bir nebze olsun hafifletmek ve geleceğe daha umutla bakabilmesini sağlamak adına davanın kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihi olan 29.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacı müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekilinin 09/07/2024 tarihli dilekçesi ile davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerekirken sehven Asliye Ticaret Mahkemesin'de açtıklarını, bu sebeple dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır. TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir. Somut olayda eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde taraflar arasındaki hukuki ihtilafın haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, kazaya karışan araçların hususi olduğu, tarafların da tacir olmadığı dikkate alınarak eldeki davanın TTK 4/1 maddesi kapsamında nispi ticari bir dava olmadığı, davanın çözümünde genel görevli ve yetkili mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu, mahkememizin görevli bulunmadığı kanaatine varıldığından, davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İzmir Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2.maddesi uyarınca davanın usulden REDDİNE, 2- Kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde, kanun yoluna başvurulursa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde dava dosyasının görevli Nöbetçi İzmir Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine, 3- HMK'nun 331/2.maddesi gereğince; a-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde harç ve yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmemesi halinde, 3b hükmüne göre karar verildiğinde talep halinde yargılama giderlerine mahkememizce hükmedilmesine, 4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemesince karar verilmesine, Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulden anlatıldı. 10/07/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/648, K. 2025/693, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-648-e-2025-693-k-1097d3ba23ba