İlk Derece Mahkemesi · Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/623 E. 2025/583 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/623
- Karar No
- 2025/583
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/623 Esas KARAR NO : 2025/583 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında ... 2024 tarihinde ... işinden kaynaklı ticari ilişki gerçekleştiğini, müvekkilinin davalı şirkete bir adet fatura keşide ederek tebliğ ettiğini, davalı şirketin süresi içerisinde faturayı iade etmeyerek kabul ettiğini, davalı şirketin ...-TL tutarındaki faturayı müvekkiline ödemediğini, bu nedenle Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı şirketin bu takibe itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuculuk yoluna başvurulduğunu, arabuluculuk yolunun anlaşamama ile sonuçlandığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icraya konu asıl alacağın tamamının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerini, vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili şirket arasında süregelen bir ticari ilişkinin olmadığını, davacının işi bitim tarihinde ve süresinde eksiksiz olarak tamamlayamadığını, işbu nedenle taraflar arasında sözlü iş anlaşmasının iptal edildiğini, işbu nedenle müvekkili şirketin maddi ve ticari zararının olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen fatura yine müvekkili şirketin muhasebe departmanının bilgisizliği nedeniyle müvekkili şirketin defterine işlendiğini, müvekkili şirketin davacının haksız ve kötüniyetli olarak yaptığı icra takibine itiraz ettiğini, davacıya kusurlu yapılan işin faturasının iade edildiğini, davacı tarafından iş tamamlanmadığından hak edişinde bulunmadığını, bu nedenle müvekkili şirketin temerrüte düşürülmesi ve fatura tarihi itibariyle faiz işlemesini de kabul etmediklerini, yargılama giderlerini, vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini ve davacının kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, faturaya dayalı alacaktan kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce davalının tacir olup olmadığının tespiti için araştırma yapılmış gelen müzekkere cevaplarında davalının tacir kaydının olmadığı, Antalya Esnaf ve Sanatkar Sicil Müdürlüğünde ... ve ... toplanması, sınıflandırılması, taşınması ve dağıtımı faaliyetlerine yönelik kaydının olduğu, işletme hesabına göre defter tuttuğu, 2023 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ...-TL olarak belirtilmekle davacının en son (2024) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile ...-TL zarar ettiği ve tacir hadlerinin altında kazanç elde ettiği anlaşılmıştır. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre davalının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin 2023 yılında defter hadlerine göre gayrisafi hasılat ...-TL olarak belirtilmekle davalının en son (2024) gayrisafi hasılatı vergi beyannamesi ile davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Sonuç olarak davanın taraflarından olan davacı tacir ise de, davalı tacir olmadığı gibi, dava konusu ihtilaf da TTK'da yer alan mutlak ticari davalardan değildir. Bu itibarla Mahkememiz görevsiz olup, davanın görülmesi gereken mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebebiyle karşı görevsizlik kararı vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin e duruşma yolu ile yüzüne karşı, davalı vekilinin mazeretli yokluğunda tarafların 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair verilen karar, açıkça okunup anlatıldı.25/06/2025 Katip ... (e-imzalıdır) Hakim ... (e-imzalıdır)