İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/350 E. 2025/465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/350
- Karar No
- 2025/465
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/350 Esas KARAR NO : 2025/465 DAVA : İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2025 KARAR TARİHİ : 30/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Komisyonculuk Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhinde Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, dosya borçlusu olan davalı yan haksız olarak ödeme icra emrine itiraz ederek takibin haksız olarak durdurulmasına sebep olduğunu, Müvekkilinin ... tarihinde ... isimli iş yerinde davalı ...'a ait olan ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel sayılı taşınmazda yer alan ... Blok ... nolu bağımsız bölümü ... TL'ye satın almak üzere davalı ile anlaşmış olup bu anlaşma nedeniyle aynı tarih olan ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere toplam ... TL kapora gönderdiğini, ancak müvekkilinin bağımsız bölümün satış bedeli olan geri kalan ... TL'yi denkleştirememesi nedeniyle iş bu gayrimenkul satışından vazgeçtiğini, davalı ile yaptığı şifai görüşmelerde taşınmazı alamayacağını ve kapora iadesini talep ettiğini, ancak davalı yanın kapora iadesine yanaşmadığını, davalı yanın Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz eden borçlu(davalı) aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ... tarihli cevap dilekçesinde özetle: tarafların tacir sıfatı bulunmadığından ve dava türü de mutlak/nispi ticari dava olmadığından davanın görevsizlik verilerek asliye hukuk mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davacının her ne kadar, dava konusu ...-TL’nin kaparo olduğunu iddia etmekte ise de bu iddiasının yersiz olduğunu, sözleşme gereğince iadesi gereken meblağ bulunmadığı gibi müvekkilinin alacaklı durumda olduğunu, sözleşmeden dönen tarafın, müvekkili olmadığını, İcra inkâr tazminatı talebinin haksız olduğunu, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve tazminat talebinin reddini talep etmiştir. Somut olayda; Davacı ile davalı arasında yapılan adi yazılı gayrimenkul alım satım sözleşmesi uyarınca, davacı alıcının davalıya ödediği ...-TL'nin kapora bedeli olup olmadığı, sözleşmenin davacı yanca feshi nedeniyle bedelin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, ...-TL'nin tahsili için başlatılan takipte davalı takip borçlusunun takibe yaptığı itirazın haksız olup olmadığı, mahkememizin davaya bakmakla görevli olup olmadığı hususlarının taraflar arasında ihtilaflı olup, Tarafların tacir olup olmadığının belirlenmesi amacıyla 2024 yılına ait kayıtlarının celbi için bağlı bulundukları Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na, Ticaret Sicil Müdürlüğüne ve Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkere yazılmış, müzekkere cevaplarının tetkikinden; her iki tarafın ticaret sicil kaydının bulunmadığı, davacı ...'ın ticari faaliyetten dolayı vergi kaydının bulunmadığı, davalının ise işletme hesabını göre defter tuttuğu, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasını kayıtlı olduğu, Vergi Dairesinden gönderilen gelir vergisi beyannamesinin tetkikinden; VUK 177.maddesine göre belirlenen bilanço usulüne göre defter tutma haddine ulaşmadığı, tacir vasfını taşımadığı anlaşılmıştır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir. HMK m. 114/1-c gereğince görev dava şartı olup HMK m. 115/1 uyarınca taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmelidir. Taraflar da yargılama süresince mahkemenin görevli olmadığını ileri sürebilirler. HMK'nın 2. maddesinde asliye hukuk mahkemelerinin görevi düzenlenmiş olup, bu hükme göre "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." Ancak aynı maddenin ikinci fıkrasında istisna öngörülerek "Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." ifadesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde nisbi ve mutlak ticari davalar düzenlenmiş olup her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nisbi ticari dava olup, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddenin ilk fıkrasında a, b, c, d, e ve f bentlerinde sayılan hususlardan doğan hukuk davaları ise mutlak ticari dava niteliğindedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Somut olayda; tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, davanın mutlak ticari dava türlerinden de olmadığı anlaşılmakla, davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan, davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan-usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK.nun 114/1-c ve 115/ 2 maddesi uyarınca usulden REDDİNE, 2- Antalya ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NİN görevli olduğuna, 3-Karar keşinleştiğinde, iki haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, HMK'nun 20/1. maddesi uyarınca taraflardan birinin 2 hafta içerisinde Mahkememize başvurarak talep etmeleri halinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderileceği, talep etmemeleri halinde ise davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihtarına, 4-Yargılamaya görevli mahkemede devam edilmesi durumunda yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.30/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır