İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/953 E. 2025/559 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/953
- Karar No
- 2025/559
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/953 Esas KARAR NO : 2025/559 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/12/2024 KARAR TARİHİ : 18/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.İDDİANIN ÖZETİ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirkete olan borcunun tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhinde Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas ve Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyalar ile ilamsız icra takipleri başlatıldığını, borçlu tarafından her iki icra takibinde de borca, yetkiye, faize ve takibin diğer tüm ferilerine itiraz edildiğini, ancak borçlunun itirazları hukuki dayanaktan yoksun olup borçlu yalnızca ödemeden imtina etmek amacıyla icra takiplerine itiraz ettiğini, icra takiplerinin dayanağı e-faturalara yasal süre içerisinde itiraz edilmediğini, faturalara istinaden kısmi tahsilatlar yapıldığını, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı icra takibinin dayanağının ... fatura Nolu ... fatura tarihli ... vade tarihli ...-TL, ... fatura nolu ... fatura tarihli ... vade tarihli ... TL, ... fatura nolu ... fatura tarihli ... vade tarihli ...-TL lik faturalar olduğunu, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E.Sayılı icra takibinin dayanağının ise ... fatura nolu ... fatura tarihli ... vade tarihli ... TL, ... fatura nolu ... fatura tarihli ... vade tarihli ... TL, ... fatura nolu ... Fatura Tarihli ... vade tarihli ... TL tutarlı e-faturalar olduğunu, müvekkili şirket tarafından faturaya konu hizmetlerin sağlandığını, davalı tarafın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 21/2 uyarınca yasal süre içerisinde faturanın içeriğine itiraz etmediğini, dolayısıyla faturaları ve faturaların içeriğini tümden kabul ettiğini, ayrıca davalı borçlu işbu faturalara istinaden kısmi ödeme yaptığını, bakiye fatura bedelleri için icra takibi başlatıldıktan sonra da haricen ...-TL ödeme yaptığını ve işbu kısmi tahsilatın Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasına bildirildiğini, dolayısıyla gelinen aşama itibariyle davalı borçlu tarafça işbu faturalara itiraz edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, hal böyleyken müvekkili şirketin davalı borçludan icra takiplerine konu edilen miktarlar kadar alacaklı olduğunun davalının da kabulünde olduğunu, davalı borçlu tarafından mutabakat mektubu imzalandığını, müvekkili şirket tarafından ... tarihinde cari mutabakat mektubu düzenlendiği ve işbu mutabakat mektubunda müvekkili şirketin davalı borçludan ... tarihi itibariyle ...-TL alacaklı olduğu belirtildiğini, mutabakat mektubu davalı borçlu yetkilisi tarafından imzalanmış olup davalı borçlu şirket ... tarihi itibariyle müvekkili şirkete ...-TL borcu olduğunu kabul ettiğini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas ve Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. sayılı dosyalarına yapmış olduğu haksız ve kötü nivetli itirazların iptaliyle takiplerin devamına,itirazların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebiyle her iki icra takibi için de ayrı ayrı olmak üzere davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmistir. II. SAVUNMANIN ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ve delil listesi HMK’ nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, müvekkilinin dava dilekçesinin içeriğinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde ve miktarda borcunun bulunmadığını, davacı tarafından iddia ettiği şekilde %20’ si oranında icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı şirket tarafından icra takibine konu edildiği belirtilen sözleşme ve belgeler üzerinde müvekkili şirket yetkilisine ait geçerli bir imza bulunmadığını, bu sebeple imzaya da itiraz ettiklerini, müvekkilinin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddine, davanın açılmasına sebebiyet veren davacı şirket aleyhine % 20' den az olmamak kaydı ile, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe, borca, faize, icra dairesinin yetkisine ve borcun diğer ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden yapılan incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine ... TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde borcun tamamına, yetkiye, asıl alacağa, faize, faiz oranına, vekalet ücretine ve müvekkil şirket hakkında ... tarihinde konkordato geçici mühlet kararı verilmiş olması sebebiyle hakkında takip yasağı olduğundan müvekkil şirkete ilişkin takip başlatılamayacağından takibe ve diğer her türlü feriye itirazı üzerin takibin durduğu anlaşılmıştır. Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde, * Davacı tarafın ticari defterlerine göre; *Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı icra takip dosyasına konu edilen faturalar bedellerine istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. Tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, takip tarihi olan ... tarihinden sonra ... tarihinde davalı taraftan ...-TL. tahsilat yapıldığı ve bu tahsilattan sonra dava tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı şirketten alacağının kaldığı, Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı icra takip konusu edilen faturalar bedellerine istinaden takip tarihi itibariyle ... TL tutarında davalı taraftan alacağının olduğu, *Takip/dava konusu alacağın dayanağı olan e-faturaların elektronik ortamda davalı tarafa teslim edildiği, ancak faturalar muhteviyatındaki analiz hizmetlerinin davalı şirkete teslim edildiğine dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediğinin tespit edildiği bildirilmiştir. Alınan ... tarihli bilirkişi EK raporunda sonuç olarak; *TTK 1530. maddesi hükümlerine göre, davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan takip konusu alacağın dayanağı fatura bedellerine, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş akdi faizinin; toplam ... TL olduğu, davacı tarafın ise ... TL tutarında işlemiş faiz talep ettiği tespit edilmiştir. IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ: Dava, bakiye fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam toplam ...-TL tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında ... tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, icra takibi alacağının da ; ... Fatura ... TL, ... Fatura ... TL, ... Fatura ... TL faturalardan kaynaklanan alacak olduğunun belirtildiği görülmüştür. İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, ...-TL asıl alacak tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında ... tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, icra takibi alacağının da ; ... Fatura Nolu ... Fatura Tarihli ...-TL Tutarlı Fatura, ... Fatura Nolu ... Fatura Tarihli ...-TL Tutarlı Fatura, ... Fatura Nolu ... Fatura Tarihli ...-TL Tutarlı Fatura faturalardan kaynaklanan alacak olduğu belirtilmiştir. Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davacının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davalı yönünden kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir. Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Davacının ticari defterlerine göre taraflar arasında davacının davalıya analiz/ laboratuvar hizmeti verilmesi karşılığında fatura düzenlenmesi şeklinde ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, bu ticari ilişki gereğince davacının toplam takip tarihi itibari ile Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL. tutarındaki 3 adet faturanın davalı adına borç kaydedildiği, karşılığında toplam ...-TL tutarında tahsilat yapıldığı, ...-TL. tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. ... tarihli ...-TL'lik faturadan önce de müvekkil şirket davalıdan ...-TL alacaklı olduğu yönünde davacı itirazının ise dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap mutabakatında davalının ... tarihi itibarı ile ...-TL borçlu olduğunu kabul etmesi ile davacı vekilinin itirazının haklı olduğu ve davacının yasal defterlerine göre, takip tarihi itibari ile ...-TL tutarında asıl alacağını ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiştir. Davacı şirketin ticari defterlerinde, takip tarihi olan ... tarihinden sonra, dava tarihinden (...) önce, ... tarihinde davalı taraftan ...-TL tahsilat yapıldığı belirlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesinde; ''borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz'' hükmü yer almaktadır. 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi gereğince; ödemelerin öncelikle asıl alacaktan düşülebilmesi için, borçlunun faiz ve masrafları ödemede gecikmemiş olması zorunludur. Buna göre; borçlu, faiz ve masrafları ödemedikçe, kısmi ödemeler ana paradan mahsup edilemez. Başka bir anlatımla; kısmi ödemelerin öncelikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralı bulunmaktadır. (Bknz; "... İcra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak bakiye kalan alacak ve fer'ileri ile ilgili dava açılabilir. Dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise icra müdürü tarafından infaz sırasında dikkate alınır. (TBK. m.100) Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak davacının alacaklı olduğu miktar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte ve talep aşımına yol açacak şekilde itirazın iptaline karar verilmesi doğru görülmemiş, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir" Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, 28.01.2016 tarih, 2015/9735 Esas - 2016/1063 Karar) Şu halde Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı icra takibine konu edilen ...-TL asıl alacağın ...-TL'si yönünden icra takibinden sonra, dava tarihinden önce tahsilat olduğundan ...-TL'nin düşümü ile ...-TL tutarında davalı şirketten alacağının kaldığı, ki davacının davasını açarken harca esas değeri de buna göre belirlediği, esasen davacının usulden reddi gereken bir talebi olmadığı tespit edilmiştir. Buna göre hüküm tanzim edilmiştir. İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı dosyanın takip tarihi olan ... tarihinden sonra fakat davanın açılmasından önce ... tarihinde sözleşme kapsamında alınan teminat mektubu tutarı olan ...-TL'nin nakde çevrildiği belirlenmiştir. Antalya Genel İcra Dairesi .../... esas sayılı icra takibi konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL tutarındaki 3 adet faturanın davalı adına borç kaydedildiği, karşılığında tahsilat yapıldığı ile ilgili bir kaydın olmadığı, dolayısıyla da davalı adına borç kaydedilen faturalar bedellerine istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan alacağının kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. davacının yasal defterlerine göre, takip tarihi itibari ile ...-TL tutarında asıl alacağını ticari defterlerle kesin delille ispat etiğine kanaat getirilmiştir. İşlemiş faiz yönünden ise TTK 1530 maddesi hükmünün sadece mal tedarikine dair sözleşmelere özgü olması, taraflar arasındaki ilişkinin ticari nitelikte hizmet ilişkisi olması ve davalının davadan önce temerrüde düşürülmemesi ile işlemiş faiz yönünden istemin reddi gerekmiştir. İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir. Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı muayyen faturaların oluşturmasından boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; *DAVANIIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; 1-a)Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasına vaki davalı İTİRAZININ İPTALİ ile, takip tarihinden itiabren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanacak şekilde takibin devamına, b)Hüküm altına alınan bedelin %20'sine tekabül eden ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-a)Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasına vaki davalı İTİRAZININ KISMEN İPTALİ ile, takibin ...-TL asıl alacak bedeli üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanmasının yerinde olduğuna, fazlaya dair istemin (işlemiş faiz) reddine, b)-Hüküm altına alınan bedelin %20'sine tekabül eden ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam ...-TL harçtan daha önceden ödenen toplam ...-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan ...-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Başvuru Harcı, ...-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 7-Davacı tarafından yapılan; ...-TL Bilirkişi ücreti, ...-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam ...-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak ...-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 8- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. Maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ... TL arabuluculuk ücretinin ... TL sinin davalıdan, bakiye ... TL sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Yatırılan avanstan kullanılmayan kısmın, HMK’nın 333/1. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra, re’sen ilgilisine geri verilmesine, gider avansı tarifesi’nin 5. maddesi gereğince hesap numarası bildirilmiş ise ödemenin elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle yapılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise artan kısmın masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri aracılığıyla adreste ödemeli olarak ilgilisine gönderilmesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/07/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır Tashih Şerhi Davacının gerekçeli karar yazım aşamasında hükmün 1. Bendinin a ve b bentlerine dair Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin ...-TL asıl alacak bedeli üzerinden devam edeceği ve icra inkar tazminatının buna göre yanlış yazıldığı konulu tashih talebinde bulunduğu belirlenmiş ise de, yukarıda açıklanan gerekçe ile Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasına vaki davalı itirazının iptali ile takibin ...-TL asıl alacak bedeli üzerinden devam edeceğine karar verildiğinden, icra inkar tazminatın belirlemesinde yazım hatası olmadığı, fakat takibin devam edeceği miktarın hükme dercedilmemesinin infazda tereddüt doğurduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde tashih kararı verilmiştir. H ü k ü m : Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin ... tarihli hüküm fıkrasının 1. Maddesinin hükümden çıkartılarak, Yerine; 1.madde olarak "1-a)Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyasına vaki davalı İTİRAZININ İPTALİ ile, takip tarihinden itiabren ...-TL tutarında asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca avans faizi uygulanacak şekilde takibin devamına, b)Hüküm altına alınan bedelin %20'sine tekabül eden ...-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " maddesinin eklenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi.15/08/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır