İlk Derece Mahkemesi · Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/842 E. 2020/325 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/842
- Karar No
- 2020/325
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/842 Esas KARAR NO : 2020/325 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 06/12/2017 KARAR TARİHİ : 10/07/2020 Davacı vekili tarafından açılmış bulunan yukarıda açık konusu yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ve ... tarihli Genel Kurul kararlarının yokluk veya butlan gerektirir derecede ağır sakatlık ve ihlaller içermeleri nedeniyle hükümsüz olduklarının tespit edilmesini, anılan genel kurul kararlarına dayanılarak yapılan tüm işlemlerin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasına, ayrıca TTK 449.madde ve HMK 389/1.madde vd.hükümleri kapsamında davanın görülmeye başlanmasından evvel HMK 390/2 delaletinde ivedi olarak ve HMK'nun 392/2.maddesi uyarınca genel kurul kararının icrasının 3.kişilerin de hak ve menfaatlerini haksız olarak zedelediğinden teminatsız olarak gereken ihtiyati tedbir kararının verilmesine, ,...,... parsellerde tahsis hakkı kapsamında 20 yıllık irtifak hakkının devir sözleşmesine konu edilmiş olması halinde anılan sözleşmenin uygulanmasının durdurulması, hüküm ve sonuç doğurmasının engellenmesini teminen taşınmazın bulunduğu ... Tapu Müdürlüğü'ne ve Kültür ve Turizm Bakanlığı'na müzekkere yazılmasına, anılan taşınmazın inşaasına ilişkin işlemlerin ve inşaatın durdurulmasını teminen ... Belediyesi'ne ve Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına ve dava sonuna kadar anılan işlemlerin tedbiren engellenmesine, şirketi idare etmesi için yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların genel kurul kararlarına karşı olduklarını belirttiklerini ancak karara muhalefet şerhlerini geçirmediklerini, Yargıtay 11.HD'nin yerleşmiş içtihatlarına ve TTK'nın 446.maddesinin amir hükmü gereğince genel kurul kararlarının iptalini isteyebilmek için toplantıya katılan ortakarın karara muhalif kalarak keyfiyeti tutanağa geçirmeleri yani muhalefet şerhini yazdırmaları gerektiğini, genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde davacıların tüm kararlara bizzat iştirak ederek kabul ettiklerinin görüldüğünü, iş bu davanın TTK'nın 445.maddesinde belirtilen 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, öncelikle davanın bu nedenle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı şirketin tüm genel kurullarının usul ve yasanın aradığı şartlara uygun biçimde yapıldığını ve sair nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve şirkete ait ana sözleşme dahil tüm ticari kayıtlar dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi ... tarihli ara kararı ile reddedilmiş, Antalya BAM ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile verilen red kararı kaldırılarak davacının tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş ve öngörülen teminat davacı tarafından HMK 393/1 maddesinde belirlenen 1 haftalık yasal süre geçtikten sonra yatırıldığından bu tedbir kararı uygulanmamış, daha sonra ... tarihli ara kararı ile davaya konu genel kurul kararlarının TTK 449.maddesi uyarınca dava sonuna kadar uygulanmasının tedbiren geri bırakılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce ... ... Mevkinde bulunan ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin tapu kayıtlarının celbi için tapu müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce Kültür ve Turizm Bakanlığına müzekkere yazılmış ... ... mevkinde ..., ..., ..., ... ve ... nolu taşınmazlar üzerinde bulunan irtifak hakkının devrine ilişkin tüm bilgi ve belgeler celb edilmiş ve dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce ... tarihinde yapılan duruşmasında davalı tanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., 'nın hazır olması üzerine beyanları alınmıştır. Tanık ... "Ben davalı şirketin ... yılına kadar ortağı ve yönetim kurulu üyesiydim, yönetim kurulu üyesi olarak şirketi temsil hakkım yoktu, davaya konu ... tarihli genel kurul toplantısında anonim şirketin tüm ortakları vardı, toplantı usulüne uygun olarak yapıldı, davacılar da genel kurul toplantısında vardı. Daha doğrusu ... şahsen kendisi katıldı ... yerine de ... 'in üvey oğlu ... ... yetki belgesi ile katıldı. Toplantıda şirketin anlaştığı Noter'in yeminli tercümanı da iştirak etti, hatta tercümanı da ... ve ... çağırmışlardı. ... yılının bilançoları okundu, kabul edildi. Mali müşavirden ve bir hukuk bürosundan şirketin mevcut durumu hakkında rapor hazırlatılmıştı, o ortaklara dağıtıldı, okundu. Raporla ilgili yönetim kurulu başkanına işlem yapmak üzere yetki verildi. Yönetim kurulu başkanı olarak da ... seçilmişti. Yine şirket yabancı davacı ortaklardan kaynaklı mali bir çıkmaz içerisindeydi, şirketi yönetirken (daha önce davacılar tarafından yönetilmekteydi) davacıların çektiği krediler nedeniyle şirket mali olarak güç durumdaydı ve işletiminde olan ...'ın da 7 yıllık tahsis süresi kalmıştı, otel kapalıydı, daha doğrusu ... nedeniyle çıkan kriz ve yine borçlar nedeniyle atıl durumdaydı. Bunun üzerine geri kalan dönemde otelin işletilmesi için Turizm Bakanlığı tarafından ruhsatımızın iptal edilmemesi için ve borç yükünden kurtulmak amacıyla otelin işletmesinin devri ve tahsis kararı için yönetim başkanına genel kurula katılan tüm ortaklar tarafından muvafakat ve yetki verildi. Bu yetki çerçevesinde yönetim başkanı Bakanlığa başvurdu, Bakanlık tarafından otelin tahsisi ...'e yapıldı, biz de bu firmadan peştemaliye ve demirbaş ücreti aldık, bu ücretle de otelin borçlarına dağıtıldı, bir nevi hava parası karşılığı otelin ruhsatı Bakanlığa iade edildi. ... tarihli genel kurul toplantısında da vardım. Orada davacı ortaklar yoktu, davet edilmelerine rağmen gelmemişlerdi, diğer ortakların tamamı toplantıya ve karara iştirak ettiler" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... "Ben davaya konu genel kurul toplantılarının yapıldığı tarihte sadece şirket ortağı idim, yönetimde herhangi bir yetkim yoktu. Bana sormuş olduğunuz ... tarihli toplantıya ortak sıfatıyla iştirak ettim, toplantıya davacı yabancı ortaklar dahil tüm ortaklar iştirak etmiş ve oy kullanmışlardır. Davacılardan ... asaleten, ... yerine de ... 'in üvey oğlu ... ... yetki belgesi ile katıldı. ... çok iyi Türkçe konuşur. Buna rağmen Noter'in yeminli müşaviri tüm evrakları ve kararları yüzüne okudu. Tercüme etti. Defalarca her ikisine de tercümanca soru soruldu. Yapılan işlemler anlatıldı. Herhangi bir muhalefet şerhi koymadılar. Oybirliği ile karar alındı. Davalı A.Ş'nin mali durumu kötüydü. Çok sayıda icra takibi ve haciz işlemiyle karşılaştık. 2016 yılındaki ... krizi nedeniyle turizm kötüye gitmişti. İcra memurları geliyordu, haciz işlemleri yapılıyordu, müşteriler rahatsız oluyordu. Bir dönem davacılar zaten şirketi yönetiyorlardı. Bu borçlar da zaten onların yönetimde olduğu dönemlerde yapıldı. Şirketi davacılar ekonomik olarak batırdılar. Şirketin otel işletmesi için yaklaşık 7 yıl tahsis süresi kalmıştı. Biz de borçların ödenebilmesi için satış kararı alındı. Daha doğrusu otelin mülkiyeti şirkete ait değildi. Sadece Bakanlık'tan tahsis edilmişti. Mülkiyet Hazine'ye aittir. Tasarruf yetkisi Turizm Bakanlığı'ndadır. Bizim satış kararımız uyarınca yönetim kurulu başkanı Turizm Bakanlığı'na başvurdu ve ücretini alarak tahsis hakkı satıldı. Daha doğrusu o günkü genel kurulda oybirliği ile satış kararı verildi. ... tarihli toplantıya katılıp katılmadığımı ise hatırlayamıyorum ancak ... tarihli toplantı usulüne uygun olarak yapılmış ve tüm ortakların oybirliği ile kararlar alınmıştır " şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... "Ben şu an davalı şirketin %80 hisse sahibiyim. Yönetim kurulunda yer almıyorum. Bugüne kadar da yer almadım ve şirketi temsil yetkim de olmadı. Kuruluşundan bu yana şirket ortağıyım ve otelin bulunduğu arsanın bir kısmı 2/B'den dolayı benim zilyetimde bir kısmı da Hazine ve Orman'a aittir. ... tarihli toplantıya tüm ortaklar hazır bulunduk. Hatta toplantıdan önce gayriresmi olarak 3 defa davacılar da hazır olmak üzere toplantı yaptık. Şirketin yaklaşık... TL'nin üzerinde borcu vardı. Hem Kamu borcu hem de 3.şahıslara olan borçları vardı. Sürekli icra takipleri ve hacizler ile davalılarla uğraşıyorduk. Otel neredeyse çalışmaz durumdaydı. Turizm Bakanlığı ile sözleşmemize göre otel bize 20 yıllığına tahsis edilmişti, bakiye 7 yılımız kalmıştı bunun üzerine borçların ödenmesi karşılığında yani hava parası olarak tabir edebileceğimiz para karşılığında tahsis kararını Bakanlığa iade ederek 3.bir şirket bulmaya bu şekilde borçları kapatmayı düşündük. Bunnu üzerine ... tarihinde genel kurul toplantısı yapıldı. Gayriresmi yaptığımız toplantılarda herhangi bir yazılı karar alınmadı, sadece şirketi nasıl kurtarırız konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk. ... tarihli toplantıda tüm ortaklar vardı. ... şahsen kendisi katıldı ... yerine de ... 'in üvey oğlu ... ... yetki belgesi ile katıldı. ... hem Türkçe hem de iyi derece İngilizce biliyordu, uzun yıllardır Türkiye'de yaşamış biriydi. Genel Kurul toplantısında da Noter tarafından görevlendirilen yeminli tercüman bulundu ve hatta tercüme bürosunun sahibi ... de hazırdı. Tüm evraklar ve toplantıda konuşulanlar ve alınan kararlar tercüme edildi. Kararlar oybirliğiyle alındı. Davacı tarafların herhangi bir muhalefet şerhi de yoktur. Bu toplantıda şirketin yönetimindeki otelin peştemaliye karşılığı yani Türkçesi hava parası alınarak geri kalan 7 yıl için Turizm Bakanlığı'na iade edilerek işletmeyi yeni alan firmadan bu para alınmak suretiyle borçların kapanmasına karar verildi. ... isimli şirket bize başvurdu, yapılan görüşmelerde ... TL'ye kadar olan borcumuzu kapattı. Yine ... TL'ye yakın kamu borcumuzu üstlendi ancak henüz kapatamadı. İcra takiplerimizin çoğu kapatıldı. Yani otelin bedelsiz devri diye birşey yoktur. 2 yıl geçtikten, şirketin borçları ödendikten sonra davacıların bu davayı niçin açtıklarını anlayabilmiş değilim, şirketin yurtdışı borçları da vardır. Şöyle ifade edeyim davacı ... şirketin yönetim kurulu başkanı iken ve kendisine sadece şirketi ... karşı borçlandırma yetkisi varken bu yetkisini aşarak ...'da bir bankadan .. Dolar kredi kullanıyor, bunu davalı şirkete aktarmış gibi görünüyor ve daha sonra bu parayı tekrar ...'na ... yaparak bizim şirketi dolandırmış daha sonra ... 'da hakkımızda dava açıldı, davaya ben avukat ile birlikte katıldım, hatta kendileri bu dava duruşmasına katılmadı. Aleyhimize ... ve ... olmak üzere ayrı ayrı borç içeren mahkeme kararı geldi, çünkü şirket adına aldığı borçlar ödenmemiş ve aleyhimize ...'da dava açılmış, bu mahkeme kararları elimize geldi. Biz bunun için davacı ... aleyhine yasal işlemler başlattık" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... "Ben 2016 yılında şirket ortağıydım, ama şu an değilim. Şirketin yönetiminde hiç yer almadım. Bana sormuş olduğunuz ... tarihli genel kurul toplantısında bulundum. Tüm ortaklar temsil edildi. ... şahsen kendisi katıldı ... yerine de ... 'in üvey oğlu ... ... yetki belgesi ile katıldı. ... Türkçe anlıyor iyi derece İngilizce biliyor. Toplantıda yeminli tercüman da vardı. Dolayısıyla toplantıda alınan kararlar kendilerine tercüme edilerek imzaları alındı. Bu toplantıda otelin satış için kararı alındı. Eski yönetimin yaptığı işletme hatalarından kaynaklı davalı şirket borç içindeydi, çok sayıda icra takibi ve haciz işlemi vardı. Otel kapalıydı. Borçlardan kurtulmak amacıyla böyle bir karar alındı. Başka bir yol-çare bulunamadı. Davacılar da buna iştirak etti, kaldı ki daha önce gayriresmi toplantılarımızda karşılıklı görüş alışverişi yaptığımızda ortak karar olarak otelin satışına karar verilmişti, bunu resmileştirmek için ... tarihli toplantı yapılarak bununla ilgili karar alındı. Yönetim kurulu başkanına yetki verildi. ... tarihli toplantıda ise davacılar yoktu. Çağırılmalarına rağmen gelmemişlerdi. Mevcut ortaklarla oybirliğiyle bu toplantıda karar alındı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... "Ben 2016 yılının başından itibaren davalı şirketin mali müşavirliğini yaptım, ... tarihli toplantıda oybirliğiyle divan başkanı seçildim ve toplantıyı ben yönettim. Tüm ortaklar usulüne uygun ilan ile toplantıya davet edildiler ve zaten tamamının iştiraki ile de genel kurul toplantısına başlandı. Toplantıda yabancı ortaklar için Rusça bilen yeminli tercüman yer alıyordu. Bu tercüman Noter tarafından görevlendirilmekle benim toplantıyı yönetirken tüm konuşmalarımı birebir tercüme etti, ben toplantı sırasındaki tüm gündem maddelerini tek tek okudum. Bunlar tercüme edildi. Her bir madde teker teker tercüme edildi. Ortaklar arasında yapılan tartışmalar tercüme edildi. Alınan kararlar tercüme edildi. Toplantının sonunda gerekli olmamasına rağmen bütün ortakların imzası da alındı, sonradan bir sıkıntı çıkmasın diye, ortaklar bu şekilde uygun gördü, tercüman da aynı şekilde tekrar okuyup imzaladı. Yani alınan kararların hepsi yabancı ortaklara Türkçe tercümesi yaptırılarak imzalattırıldı, zaten olağan genel kurul toplantısıydı. Herhangi bir muhalefet şerhi kullanan üye olmadı, bilançolar ve gelir tabloları ortaklar tarafından onaylandı, ibra edildi. Otelin satışına ilişkin madde de uzun boylu tartışıldı, zaten daha önce de ortaklar tarafından görüşülüp tartışılmış, ağırlıklı olarak bu madde üzerinde konuşuldu. Davacı ... ile diğer ortağın temsilcisi ... söz aldılar, onlar da konuştular. Hatta zaman zaman yönelttikleri soruları tercüman bana aktardı, verdiğim cevaplar onlara tercüme edildi. Otelin satışına ilişkin madde de birebir tercüme edildi, kendilerinin de bu maddeye herhangi bir muhalefetleri olmadığı gibi madde üzerinde de karşılıklı olarak konuşma yaptılar ve son hali tutanağa geçti ve tutanakta tekrar tercüme edildi. Toplantıda herhangi bir gerginlik de yaşanmadı. Muhalefet şerhi olup olmadığı tarafımdan soruldu, tercümesi yapıldı, kendileri muhalefet şerhi vermediklerini bildirdiler, diğer ortaklar da herhangi bir muhalefet şerhi koymadılar, sonuçta oybirliğiyle karar verildi. Altın hisse kuralı uyarınca usulüne uygun alınan karar verilerek tutanağa geçirildi. Daha sonra da Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil edildi. Tescil edilmesi ve ilan edilmesi uzun sürmedi, sadece yabancı ortakların vatandaşlık numaralarının temini nedeniyle birkaç gün gecikme yaşanmış olabilir, herşey usulüne uygun yapılmıştır.Toplantı gündemi hem Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildi hem de şehir dışındaki tüm ortaklara posta yoluyla Antalya'da bulunanlara da ıslak imza ile tebliğ edildi. Otelin devrine ilişkin gündem maddesi de vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... "Benim babam ... davalı şirketin ortaklarındandı. O tarihte onu temsilen ... tarihli genel kurul toplantısına iştirak ettim, tüm şirket ortakları genel kurula katılmıştı. ... şahsen kendisi katıldı ... yerine de ... 'in üvey oğlu ... ... yetki belgesi ile katıldı. Ben aynı zamanda avukatım, ...'in de arkadaşıyım, kendisi Türkçe bilir, konuşabilir ve anlayabilir, ancak ben kendisiyle daha çok İngilizce konuşuyordum. Toplantı öncesi ve toplantı sonrası İngilizce kullanarak istişare yaptık, toplantıda alınan olağan kararların dışında otelin atışına ilişkin de karar verildi. Gündem maddeleri Türkçe ve Rusça olarak okundu. Toplantıda yeminli tercüman vardı. Yabancı ... ortaklara tüm gündem maddeleri ve alınan kararlar anadillerinde tercüme edildi. Toplantıdan sonra ... ile yaptığımız istişarede de hiçbir sıkıntı yoktu, ... ile toplantıdan sonra da konuşma yaptığımızda gayet net bir şekilde otelin satışına karar verildiğinden haberi vardı. Zaten şirket borca batık durumda olduğu için otelin satışından başka bir çare bulunamadı. Ortakların borçları ödeme için bir katılımı olamadı. Hiç kimsenin mali durumu buna müsaade etmediği için satış kararı alındı, davacılar da bunu gayet iyi biliyorlardı. Tüm ortakların iştirak ettiği karar ile satış kararı verildi. Tekrar belirtiyorum; toplantının tüm gündem maddeleri ve alınan kararlar yabancı ortaklara tercüman vasıtasıyla anadilleri ile tercüme edildi onlar da satış kararına iştirak ettiklerini belirttiler ve bu yönde oy kullandılar, sözlü olarak satış kararını onayladılar ve yine ellerini kaldırarak oy kullandılar, ıslak imza ile de tutanağın altı da tüm ortaklar tarafından imzalandı, tercüman tarafından da imzalandı, mühürlendi. ... tarihli toplantıya yine iştirak ettim orda da genel kurul toplantısı usulüne uygun yapıldı" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ... "Ben yeminli tercüman bürosu sahibiyim aynı zamanda kendim de bilirkişiyim ve Rusça yeminli tercümanım. ... tarihli genel kurul toplantısında benim büromda görev yapan ... toplantıda tercüman sıfatıyla yer aldı, ben de daha önceki toplantılarda tercüman sıfatıyla yer almam ve büromdan görevlendirilen elemanın görev alması nedeniyle içimin rahat etmesi amacıyla toplantıda bulundum. Daha önceki toplantılarda bulunduğum için davacıları tanırdım. ... ile ... isimli iki kişi yabancı ortak sıfatıyla toplantıya katıldılar. Toplantıdaki tüm görüşmeler gündem maddeleri ve alınan kararlar usulüne uygun Rusça tercümesi yapıldı. Ben, ... ve ... ile toplantı saatinden önce birebir görüşme de yaptım. Onlarla davalı şirketin sahibi olduğu otelin satışına karar verilmemesi halinde borçlar nedeniyle otelin de elden gideceğine dair konuşma yaptık, onlar da anladıklarını söylediler. Hatta ben de ya şirketin borcunu hepbirlikte ödeyin ya da otel de elden gidecek diye kendilerine anlattım. Toplantıda otelin devri ile ilgili karar alınacağını kendileri de biliyorlardı. Nitekim gündem maddeleri içinde otelin devri de vardı. Bu hususta alınan karara el kaldırarak iştirak ettiler. Tüm gündem maddeleri tek tek görüşüldü. Toplantıdaki tüm kararlar oybirliğiyle alındı. Tutanağa geçirildi ve altı huzurda bulunanlar tarafından imzalandı. Başkaca bir bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce davacı-davalı tanığı ... tarihinde yapılan duruşmasında hazır bulunması üzerine beyanı alınmıştır. Beyanında "Ben hem ... ülkesi vatandaşıyım, hem de Türk vatandaşıyım. 16-17 yıldır yeminli tercümanlık yaparım. ... tarihli toplantıya yeminli tercüman sıfatıyla katıldım. Toplantıda ... vatandaşı ortaklar vardı. Bu sebeple toplantıda konuşulanları ve alınan kararları tercüme etmekle görevlendirildim. Davalı şirketin çok borcu olduğu bu sebeple otelin devrine karar verdiklerini hatırlıyorum. Olağan genel kurul toplantısıydı, otel henüz açılışa da hazır değildi. Ben tüm konuşulanları birebir tercüme ettim, alınan kararları birebir tercüme ettim, davacı ...'ın ve yetki belgesiyle toplantıya katılan ...'in alınan hiçbir karara muhalefeti olmadı. Herhangi bir memnuniyetsizlik göstermediler, ben diğer kararları şu an hatırlamıyorum ancak alınan tüm kararları imzalatmadan önce her bir kararı tek tek tercüme ettim, anlattım, ana dilleri ile izah ettim, kendi rızaları ile tutanağın altını imzaladılar, otelin devrine ilişkin madde onaylanırken de ellerini kaldırarak oy kullandılar, gündemdeki her madde tek tek okundu, ben de tek tek tercüme ettim, her madde ayrı ayrı müzakere edildi, oylandı ve ben hepsini ... diline tercüme ettim, hatta toplantıdan sonra otelde hepbirlikte yemek yenildi. Yabancı ortaklar kesin ve net şekilde otelin devrine ilişkin karar alındığını biliyorlardı, niçin şimdi bu davayı açtıklarını anlamadım. 24 Mayıs'ta toplantı yapıldı, 24 Mayıs 'ta Noter tatil olduğu için (Pazar gününe denk geldiği için) onayı 25 Mayıs'ta gerçekleşti. Toplantı 24 Mayıs'ta olmuş sadece Noter tasdiki 25 Mayıs'ta yapılmıştır. Tutanağı da ortaklaşa imzaladık, birkaç hafta önce beni ... aradı ve toplantının ... tarihinde yapıldığını iddia etti oysa ben toplantıya ... tarihinde iştirak ettim ve tutanak da buna göre tanzim edildi. Ben sözlü tercüme yaptım, yazılı bir tercüme yapılmadı, toplantı ... tarihinde yapıldı, o tarihte de imzalar atıldı. Noter tasdiki ile ilgili kısımda benim herhangi bir görevim ya da ilgim yoktur. Şirket yetkilileri Noter'de toplantı tutanakları ile ilgili gerekli tasdiki yaptırır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce ... Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve cevabi yazısı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce Antalya ... Noterliğine müzekkere yazılmış ve cevabi yazısı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce davalı şirketin ticari kayıt ve defterleri üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilmek suretiyle TTK 447.maddesi uyarınca inceleme yapılarak davaya konu her iki genel kurul kararının butlanla malul olmasını gerektirir bir sakatlık bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi amacıyla; kararların anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı (TTK 447/1-c) nitelikte olup olmadığının denetime elverişli raporla belirlenmesi için mali müşavir ...ve hesap uzmanı...'dan rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinin raporunda; ... tarihli genel kurul toplantı tutanağının açılışında tarihi ... yazılmış iken, tutanağın kapanışındaki tarihin ... olarak tutanağa geçtiği, aynı genel kurul toplantısının eki mahiyetinde olan hazır bulunanlar listesinde tarihin ... olduğu, genel kurul toplantısının ... tarihinde yapılacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... nolu sayfasında yayımlanan ilanda belirtilen tarihte yapıldığına ilişkin tespitin mümkün olmadığı, toplantı tarihi belirsiz olan ... tarihli olağan genel kurul toplantı olarak anılan toplantının yoklukla malul olduğu, ... tarihli ... yılına ait olağan genel kurulun toplantıya ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... nolu sayfasında yayımlanan ilan ile çağrıldığı, ilan ve toplantı günleri hariç ilanın toplantı tarihi olan ... tarihinden iki haftadan önce yapıldığı, genel kurul toplantı tutanağının eki olan hazır bulunanlar listesine göre toplantıya asaleten ve vekaleten olmak üzere pay sahiplerinin katıldığı ve tüm kararların oybirliği ile alındığı, gündemim 2.maddesi uyarınca toplantı divan heyetine ve genel kurul tutanağını imzalamak üzere yetki verildiği, tutanağın tüm pay sahipleri ve vekillerince imzalandığı, davalı şirketin kayıtlı sermayesinin ... TL olduğu ve ... tarihi itibariyle öz kaynakların ... TL olduğu sermayenin ... TL'sinin kaybedildiği, sermaye kaybının nedeninin ... yılı öncesinde ve sonrasında davalı şirketin sürekli zarar etmesinden kaynaklandığı, davalı şirketin kar elde etmek amacına ulaşmak için gösterdiği faaliyet konusunun otel işletmeciliği olduğu, ... tarihli genel kurul toplantısının 7.maddesi ile davalı şirketin faaliyet konusu olan otel tahsis ve irtifak hakkı ile demirbaşlarının satışı yönünde karar alındığı, davalı şirketçe ... tarihli genel kurul kararına göre verilen yetkiye istinaden yapılan tahsis ve irtifak hakkının devri sonucu devir alan şirketten davalı şirkete ... tarihine kadar ... TL ödeme yapıldığı, tahsis ve irtifak hakkının değerine ilişkin dosya içerisinde herhangi bir belge bulunmamakla birlikte şirketin iş bu devirden sonra davalı şirketin maddi duran varlıklarında ... TL tutarında bir azalma meydana geldiği bir kısım demirbaşların tahsis ve irtifak hakkının devir alan ... firmasına satıldığı, tahsis devri ödendiği, yine kısa vadeli diğer borçlar kaleminde ... TL'lik borç ödendiği, uzun vadeli diğer borçlar kaleminde ise ... TL'lik borç ödendiği toplam ... TL'lik borç artışı olduğu ayrıca şirketin kasasında ... itibariyle ... TL para göründüğü ... TL'de piyasadan ve ortaklardan alacakları olduğu, şirketin borca batık bir şirket olmadığı, ancak kayıtlı sermayenin uzun bir süreden beri zarar edilmesinden ötürü azaldığı, tahsis ve irtifak hakkı ile demirbaşların gerçek değerinin satılıp satılmadığına ilişkin dosyada bir değerlendirme rapor bulunmamakla birlikte değerinin altında bir satış bedeli ile devredilmiş olması halinde genel kurulda alınan ... nolu kararın TTK 447/1-c maddesi gereği sermayenin korunması ilkesine aykırılık teşkil edeceği, bu durumda anılan genel kurul kararının batıl sayılacağı belirtilmiştir. Mahkememizce tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetine ...'de eklenerek ek rapor alınmıştır. Bilirkişinin ek raporunda; ... tarihli genel kurul toplantı tutanağının açılışında tarih ... yazılmış iken tutanağının kapanışındaki tarihin ... olarak tutanağa geçtiği, aynı genel kurul toplantısının eki mahiyetinde hazır bulunanlar listesinde tarihin ... olduğu, genel kurul toplantısının ... tarihinde yapılacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ... nolu sayfasında yayımlanan ilanda belirtilen tarihte yapıldığına ilişkin tespitin mümkün olmadığı, toplantı tarihi belirsiz olan ... tarihli olağan genel kurul toplantısı olarak anılan toplantının yoklukla malul olduğunun aynen devam ettiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı yatırım ve işletmeler genel müdürlüğü tarafından üst hakkının devrine izin verildiği ... tarihten başlayarak üst hakkı kullanım süresinin sona ereceği ... tarihine kadar geriye yaklaşık 8 yıl 10 aylık kullanım süresi kalan taşınmazın, üst hakkının değerinin ... TL, maliyet yöntemine göre ... tarihinden üst hakkı süresinin dolacağa ... gününe kadar ki nakit gelir yöntemine göre ... tarihine indirgermiş toplam değerinin ... TL olacağa, taşınmazın devir tarihinin ... tarihinde ... sonucunda özellikle ... bağlantılı turizm faaliyetlerindeki ani düşüş ile 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi olaylarının ardından oluşan belirsizliklere bağlı ekonomik gelişmelerin görüldüğü zaman dilimine isabet etmesi de göz önüne bulundurulduğu Turizm Bakanlığı tarafından devrin uygun görüldüğü ve değerlemenin yapıldığı ... tarihinde tesisin alıcısının az/satışının güç olacağı, davalı şirketin kar elde etmek amacına ulaşmak için gösterdiği faaliyet konusunun otel işletmeciliği olduğu, ... tarihli genel kurul toplantısının 7.maddesi ile davalı şirketin faaliyet konusu olan otel tahsis ve irtifak hakkı ile demirbaşlarının satışı yönünde karar alındığı, davalı vekilinin itiraz dilekçesinde de tahsis devrinin yapıldığı yıl bilançosuna göre davalı şirketin sermayesinin pozitif olduğu yani borca batık olmadığı, davalı şirketin tahsis devri ile ilgili ... şirketinin ... TL'lik fatura düzenlendiği yani tahsis devrinin ... TL'ye yapıldığı, yine şirkete ait demirbaşların satışı ile ilgili ... TL'lik fatura düzenlendiği, tahsis hakkının devir tarihinden teknik bilirkişi tarafından ... TL olarak belirlendiği tahsis devri için ise düzenlenen faturanın ise .. TL olduğu tahsis devrinin değerinin altında bir satış bedeli ile devir edildiği belirtilmiştir. Davalı vekili ... tarafından düzenlenen kök ve ek hukuki mütalaayı mahkememiz dosyasına ibraz etmiştir. Davacılar vekili ... tarafından düzenlenen hukuki mütalaayı mahkememiz dosyasına ibraz etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Taraflar arasındaki ihtilaflı hususların, davalı şirketin ... ve ... tarihli Genel Kurullarında alınan kararlarının yoklukla malül olup olmadığı, davanın yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacıların dava açarken teminat yatırması gerekip gerekmediği ve ayrıca muhalefet şerhi işlenmemesine rağmen davacıların Genel Kurul kararlarına karşı dava açma haklarının olup olmadığı üzerinde toplandığı belirlenmiştir. Türkiye ve ... Federasyonunun taraf olduğu Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesinin 17.maddesi uyarınca davacılardan teminat alınmasına yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Davaya konu ... tarihli genel kurulda alınan kararların; ... nolu kararın " Verilen sözlü teklif üzerine Divan Başkanlığı' na Sn.... yazmanlığına, Sn. ... seçilmesine katılanların oy birliği ile karar verilmiştir." şeklinde olduğu, ... kararın " Genel Kurul tutanaklarının imzalanması için Divan Heyetine Yetki verilmesine oy birliği ile karar verilmiştir. Ana sözleşmenin 10. Maddesi gereğince yapılacak olan tüm olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarında genel kurul toplantılarında A Grubu Hissedarların bulunmasının zorunlu kılındığı ve A grubu hissedarların genel kurul toplantılarında hazır bulunmamaları ve katılmamaları durumda yapılacak olan tüm genel kurulların geçersiz olacağı, ana sözleşme gereği A Grubu Hissedarların genel kurulda hazır bulunarak temsil edildiği B Grubu hissedarların ise yapılacak olan olağan veya olağanüstü genel kurullarda herhangi bir katılım zorunluluğunun bulunmadığı buna göre A Grubu hissedarların 10 paya ait ... TL sinin hazır bulunduğu, B Grubu Hissedarların ise ... paya ait ... TL sinin hazır bulunduğu anlaşılmıştır " şeklinde olduğu, ... nolu kararın " Şirketin ... yılına ait BİLANÇO VE GELİR TABLOLARI VE yönetim kurulu faaliyet raporu yönetim kurulu tarafından okundu ve görüşülmesine geçildi. Görüşmeler yapıldı. " şeklinde olduğu, ... kararın " Yapılan görüşmeler neticesinde ... yılına ait bilanço ve gelir-gider tabloları ayrı ayrı oya sunuldu ve katılanların oybirliği ile onaylandı. Yönetim kurulu faaliyet raporu ve faaliyetleri katılanların oybirliği ile ibra edildi." şeklinde olduğu, ... kararın " Şirketin ... ve öncesi faaliyetlerinden her hangi bir kar oluşmadığından dağıtılacak bir kar olmadığından kar dağıtımının yapılmamasına katılanların oybirliği ile karar verildi " şeklinde olduğu, ... kararın " Şirket Yönetim Kurulu ... yılında seçildikten sonra Yönetim kurulu üyelerinden bazılarının ... ve ... yılında ibra edilmemelerinden dolayı ve alınmış olan kredileri araştırmak adına yasal zorunluluk olarak Mali Müşavirden almış olduğu mali rapor ile bu rapora dayalı Hukukçu dan alınmış olan görüş raporları genel kurulda okundu. Bu Raporların kabulü ile yönetim kurulunun bu raporlara dayalı olarak başlatmış olduğu şirket menfaatleri doğrultusundaki hukuki çalışmaların kabul edilmesine katılanların oybirliği ile karar verildi." şeklinde olduğu, ... kararın " Şirkete ait tahsis ve irtifak (üst) hakkı ile ilgili görüşmelere geçildi. Şirket yönetim kurulu başkanı gelişmeler ile ilgili genel kurula bilgi sundu. Yapılan görüşmeler neticesinde ortağı - hissedarı olduğumuz ... A.Ş. ' nin sahibi olduğu ... Mahallesi No:... (yeni adres): ... Mah. ... Sokak No: ...) ... adresindeki ...-...-...-...-... parsellerde sayılı taşınmazdaki Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilme, 20 yıl süreli tahsis ve irtifak hakkının; şirket yönetim kurulunun dilediği bedelle, dilediği kişi ve kuruma, dilediği şartlarla her türlü hak ve yükümlülükleri de içerir biçimde devretmesine, nakletmesine, temlik etmesine veya herhangi bir nam altında 3. Gerçek veya tüzel kişiye vermesine, tüm ortaklar kabul anlamında onay vererek muvafakat etmişler ve bu konuda yönetim kurulunun yetkili olmasına, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve tüm resmi dairelerde işlemleri yapmaya ve sonuçlandırmaya yönetim kurulunun yetkili olmasına katılanların oy birliği ile karar verilmiştir." şeklinde olduğu, ... kararda " Dilek ve temennilere geçildi, genel kurulda dilek ve temennide bulnan ortak olmadığından Genel Kurulda görüşülecek başka madde olmadığı ve alınan kararlara itiraz eden ortak olmadığından Divan Başkanınca toplantıya saat ... da son verildi." şeklinde olduğu tespit edilmiş, Bu olağan genel kurul toplantısında sermayenin tümünün temsil edildiği, kararın oy birliği ile alınarak ... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi' nde ilan edildiği belirlenmiştir. Davaya konu ... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların; ... kararın " Şirket Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından açılarak yoklama yapılmış ve yeterli nisap olunca gündem maddelerinin görüşülmesine geçilmiştir. " şeklinde olduğu, ... kararın " Verilen sözlü teklif üzerine Divan Başkanlığı' na Sn.... yazmanlığına Sn.... seçilmesine katılanların OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. Genel Kurul tutanaklarının imzalanması için Divan Heyetine Yetki verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir. Ana sözleşmenin 10. Maddesi gereğince yapılacak olan tüm olağan veya olağanüstü genel kurul toplantılarında hazır bulunmamaları ve katılmamaları durumda yapılacak olan tüm genel kurulların geçersiz olacağı, ana sözleşme gereği A Grubu Hissedarların ise yapılacak olan olağan veya olağanüstü genel kurullarda herhangi bir katılım zorunluluğunun bulunmadığı buna göre A Grubu hissedarların 100 Paya ait ... TL sının hazır bulunduğu, B Grubu Hissedarların ise ... Paya ait ... TL sının hazır bulunduğu anlaşılmıştır." şeklinde olduğu, ... kararın " Şirkette ... ait ... adet hissenin (nominal bedeli ... TL) ... ait ... adet hissenin nominal bedeli ... TL) hisse senetleri yolu ile tümünün ...ya devrinin yapıldığı yönetim kurulu tarafından karar altına alınmış ve pay defterine işlenmiştir. Bu devir genel kurulun onayına sunulduğu oybirliği ile kabul edildi." şeklinde olduğu, ... kararın " Şirketten alacaklı olan şirket ortaklarından şirketten alacaklarının yaratılacak kaynaklardan ödenmesine, şirketten borçlu olan ve ayrılan ortaklarla devam eden ortakların da borçlarını ödemeleri konusunda uyarılmalarına ve başlatılmış hukuki süreçlerin takip edilmesine ve gerekirse yasal yollar baş vurulmasına; oybirliği ile karar verildi." şeklinde olduğu, ... kararın ise " Şirkete ait tahsis ve irtifak (üst ) hakkı ile ilgili görüşmelere geçildi. Şirket yönetim kurulu başkanı gelişmelerle ilgili genel kurula bilgi sundu. ... tarihinde yapılmış olan genel kurulda ortağı- hissedarı olduğumuz ... A.Ş. ' nin sahibi olduğu ... ... Mah. ... Sk No: ... ... adresindeki ...-...-...-...-... parsellerde sayılı taşınmazdaki Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından verilme, 20 yıl süreli tahsis ve irtifak hakkının; şirket yönetim kurulunun dilediği bedelle, dilediği kişi veya kuruma, dilediği şartlarda her türlü hak ve yükümlülükleri de içerir biçimde nakletmesine, temlik etmesine veya herhangi bir nam adı altında 3. Gerçek ve tüzel kişiye vermesine tüm ortaklar tam kabul anlamında onay vererek muvafakat etmişler ve bu konuda yönetim kurulu yetkili kılınmıştır. Yönetim kurulu bu karar çerçevesinde ve tüm ortakların yazılı muvafakatleri ve mutabakatları çerçevesinde söz konusu tahsis ve üst hakkını ... A.Ş. ' ye devre muvafakatin kabulüne ve yapılan diğer işlemlerin tümünün uygunluğuna oybirliği ile karar verilmiştir. " şeklinde olduğu, ... kararda "Dilek ve temennilere geçildi, genel kurulda dilek ve temennide bulunan ortak olmadığından Genel Kurulda görüşülecek başka madde olmadığı ve alınan kararlara itiraz eden ortak olmadığından Divan Başkanınca toplantıya saat ... da son verildi " şeklinde olduğu tespit edilmiş, Genel kurul toplantı tutanağının açılışında ... tarihi yazılmış iken, tutanağın kapanışındaki tarihin ... olarak tutanağa geçirildiği, aynı genel kurul toplantısının eki mahiyetinde olan hazır bulunanlar listesinde tarihin ... olduğu, genel kurul toplantısının ... tarihinde yapılacağına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Türk Ticaret Sicil Gazetesi' nin ... nolu sayfasında yayımlanan ilana karşın; genel kurul toplantı tutanağında ... ve ... olmak üzere 2 tarih bulunması ve yine hazır bulunanlar listesinde toplantı tarihi olarak ilan edilen tarih yerine ... tarihinin yazılı olması nedeni ile toplantının ilan edilen tarihte yapıldığının tespitinin mümkün olmadığı ve bu toplantıda sermayenin tümünün temsil edilmediği, davacı ortakların asaleten veya vekaleten toplantıya katılmadıkları, kararın ... tarih ve ... sayılı Türk Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği belirlenmiştir. Anonim şirketlerde genel kurul, olağan ve olağanüstü olmak üzere toplanır ve TTK 407.maddesinde belirtildiği üzere pay sahipleri şirket işlerine ilişkin haklarını genel kurulda kullanırlar. Genel kurulun toplantıya çağrılmasına ilişkin usul ve yöntem TTK 414.maddesinde, genel kurul toplantısında alınan kararlara karşı açılacak iptal davası aynı kanunun 445 ve 446.maddesinde, genel kurulun butlana tabi kararları ise 447.maddesinde düzenlenmiştir. Davaya konu ... tarihli genel kurulda alınan kararların incelenmesinde; Genel kurulun kanunda öngörülün şekilde toplantıya çağrıldığı ve kararın oy birliği ile alındığı tartışmasızdır. Davacı ortakların bu kararlar yönünden açtıkları davada, yabancı uyruklu olduklarını, toplantıda tercüman bulunmadığını, Türkçe bilmedikleri için kendilerine şifaen verilen farklı bilgilerle ve diğer ortakların kendilerini hile kullanarak yanıltması sonucu kararlara olumlu oy kullandıklarını, karar alınırken pay sahiplerinin bilgilendirilmedikleri, genel kurul kararlarınn yaklaşık 7 ay sonra ilan edildiğini, ... kararın ayrıca TTK 447.maddesi gereğince sermayenin korunması ilkesine aykırı olduğunu, yine tahsis hakkının devrine yönelik kararda; satış bedeli, süre-tarih, teminat ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesine ilişkin hususların yer almaması nedeniyle, bu kararın genel kurulun devredilemez yetkisinin yönetim kuruluna devri niteliğinde olduğunu (TTK 391/1-d) ve muvazaalı olarak alındığını belirterek butlanını talep ettikleri görülmektedir. Genel kurul kararlarının yoklukla malul veya batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda süre koşulu olmadığı gibi, davayı açabilecek kişiler yönünden de bir kısıtlama bulunmamaktadır. Öncelikle dinlenen tanık beyanlarından toplantı sırasında tercüman bulunduğu belirlenmekle birlikte, ne TTK hükümlerinde ne da dosyaya temin edilen ana sözleme hükümlerine göre davalı şirketin genel kurul toplantılarında yabancı uyruklu ortaklar için tercüman bulundurma zorunluluğu bulunmadığından, bu halin genel kurul kararının iptali ya da butlanı için yasal bir neden oluşturmadığı tespit edilmiştir. Kaldı ki davacıların iddia ettikleri gibi Türkçe bilmedikleri halde yanlarında tercüman bulundurmaksızın tüm kararlara olumlu oy kullanmalarının hayatın olağan akışı içinde açıklanabilir bir yanı bulunmamaktadır. Toplantı tutanağında, karar içeriği itibariyle yönetim kurulu başkanının şirkete ait tahsis ve irtifak (üst ) hakkı ile ilgili gelişmeler hakkında pay sahiplerini bilgilendirdiği açıkça ifade edildiğinden davacıların bu yöndeki iddiasının da mevcut delil durumuna göre ispat edilemediği, yine davacıların bilgi alma için talepte bulunup bunun haksız olarak reddedildiğinin tutanak içeriğinde de yer almadığı, kaldı ki bu durumun butlan sebepleri içerisinde yer alamayacağı da belirlenmiştir. Davacıların irade sakatlığına dayalı olan butlan taleplerinde ise, iddia ve talebin "irade bozukluğu nedeniyle oyun iptali" şeklinde olduğunun değerlendirilmesi gerektiği ve BK 36 ile TTK 445.maddesinde düzenlenen 3 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu süre içerisinde kararda olumlu oy kullanan davacıların oyların iptali ile birlikte genel kurul kararlarının iptali için dava açmaları gerektiği halde böyle bir dava açmadıkları, huzurdaki dava tarihi itibariyle ise bu hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçtiği tespit edilmiştir. Yine söz konusu genel kurul kararlarının tescil ve ilan zorunluluğu bulunan kararlardan olduğuna dair düzenleme bulunmadığı, bu nedenle kararın geç tescil edilmesinin davacıların dava açma süresine ve kararın geçerliliğine bir etkisinin olmadığı görülmüştür. Davacıların, TTK 408/2. Maddesinde düzenlenen ve genel kurula ait devredilemez görev ve yetkilerinden olan " önemli miktarda şirket varlığının toptan şatışının " bu kararla birlikte devredilmiş olması nedeniyle bu genel kurulda alınan 7 nlu kararın batıl olduğu yönündeki iddialarının değerlendirilmesinde; davalı şirketin faaliyet konusunun otel işletmeciliği olduğu, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından kendilerine verilen üst hakkı kullanım süresinin ... tarihinde dolacağı, alınan bilirkişi heyet raporlarında şirketin ... yılından itibaren zarar ettiği ve alınan karar uyarnıca üst hakkının bilirkişilerce belirlenen bedelin altında ... isimli firmaya devredildiği görülmektedir. Dolayısı ile üst hakkının devrine ilişkin kararın önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı niteliğinde olduğu ve kararın usulüne uygun yapılan toplantı sonucunda oy birliği ile alındığı aşikardır. Alınan kararın icrasının yönetim kurulunca yapılacağı yönünde; şirket yönetim kurulunun dilediği bedelle, dilediği kişi ve kuruma, dilediği şartlarla her türlü hak ve yükümlülükleri de içerir biçimde devretmesine, nakletmesine, temlik etmesine veya herhangi bir nam altında 3. gerçek veya tüzel kişiye vermesine, tüm ortaklar kabul anlamında onay vererek muvafakat etmişler ve bu konuda yönetim kurulunun yetkili olmasına, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve tüm resmi dairelerde işlemleri yapmaya ve sonuçlandırmaya yönetim kurulunun yetkili olmasına katılanların oy birliği ile karar verilmiştir. Yani satış kararı genel kurul tarafından verilmiş, satış işlemleri için icracı organ olan yönetim kurulu yetkilendirilmiş olup, genel kurulun yetki ve görev devrinin söz konusu olmadığı açıkça bellidir. Satış işlemlerinin ne şekilde yapılacağına dair sözleşme unsurların ( satış fiyatı, kime satılacağı,... vs) kararda yer almamasının kararın geçerliliğine bir etkisi de bulunmamaktadır. (Nitekim bu husus taraflarca dosyaya sunulan hukuki mütalaalarda da vurgulanmıştır.) Yine verilen bu satış kararından sonra, somut olayda olduğu gibi, satışın değerin altında yapılması hali ile sınırlı olmak kaydıyla kararın geriye etkili olarak batıl sayılması da hukuken mümkün değildir. Bu durumda ancak TTK 553.vd maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlerin uygulama olanağı değerlendirilecektir. ... kararın TTK 447/1-c uyarınca sermayenin korunması hükümlerine aykırılık oluşturması nedeniyle batıl olduğu yönündeki iddia bakımından, somut olayda sermayenin korunmasına ilişkin TTK nun somut bir hükmünün ihlal edilmediği, TTK 408/2-f maddesinin sermayenin korunması şeklinde bir amacının bulunup bulunmadığının doktrinde tartışmalı olduğu yanı sıra yukarıda değinildiği gibi mal varlığının toptan satışına ilişkin verilen kararın usulüne uygun olarak alındığı, satışın değerinin altında yapılması halinde ise; sermayenin korunması ilkesinden hareketle, kararın geriye etkili olarak batıl hale geleceğinin kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, dolayısı ile ... kararın bu kanun hükmüne de aykırı olmadığı anlaşılmıştır. Davacıların muvazaa iddiası ise, muvazaa müessesinin çift taraflı işlemlerde uygulama olanağı olan ve bu işlemler için hukuki yaptırımı olan hukuki bir düzenleme olması, genel kurul kararlarının ise tek taraflı hukuki işlem niteliğinde olması nedeniyle değerlendirilmemiştir. Anlatılan bu nedenlerle ... tarihli genel kurul kararlarına karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davaya konu ... tarihli olağanüstü genel kurulda alınan kararların incelenmesinde; Davacı ortakların bu kararlar yönünden açtıkları davada, ... kararın TTK 408/2-f hükümlerine aykırı olduğunun dışında, ... tarihinde yapıldığı iddia olunan toplantının bu tarihte yapılmadığı, her ne kadar ticaret sicil gazetesinde toplantının ... tarihinde yapılacağı ilan edilmiş ise de; toplantı tutanağından ve hazirun cetvelinden anlaşılacağı üzere toplantının ... tarihinde yapıldığı, dolayısı ile alınan kararların TTK 414.maddesinde düzenlenen çağrı hükümlerine aykırı davranılması nedeniyle yoklukla malul olduğu, olayda çağsız genel kurula ilişkin TTK 416.madde hükümlerinin de uygulama alanı bulunmadığını belirterek butlanını talep ettikleri görülmektedir. TTK 410 vd maddelerinde Anonim şirketlerde genel kurul toplantısına çağrının kim tarafından yapılacağı, ne şekilde ve ne zaman yapılması gerektiği ayrıntılı şekilde ve emredici hüküm olarak düzenlenmiştir.Bu çağrı , ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce esas sözleşmede gösterilen şekilde, çağrı şirketin internet sitesinde ve ... yayımlanan ilanla yapılır. Somut olayda ... tarihli ... de ... tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yapılacağına dair çağrı ilanına rağmen toplantı tutanağının son kısmında ve hazirun cetvelinde ... tarihinin atılı olduğu, toplantıya davacı ortakların iştirak etmediği, dolayısı ile TTK 416.maddesinde düzenlenen çağrısız genel kurul koşullarınında oluşmadığı sabittir. Bu durumda çağrıya ilişkin TTK da düzenlenen hükümlerin niteliği gereği, çağrının genel kurulda alınan kararlar açısında kurucu bir unsur teşkil ettiği dikkate alındığında, davaya konu genel kurul toplantısının ... olarak ilan edilen tarihinde yapıldığının kabul edilmesi mümkün olmadığından, bu tarihte alındığı iddia edilen kararların yok hükmünde olduğu anlaşılmış ve bu kararlar için açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kararların yoklukla malul olduğunun tespiti halinin, ... tarihli genel kurul kararına bir tesirinin bulunmadığı, yine iş bu davadan sonra alınan ve ... tarihli genel kurul kararları ile aynı içeriğe sahip olan ... tarihli genel kurul kararlarının mahkememiz dava dosyasının yargılama konusu olmadığı dolayısı ile ... tarihli genel kurul kararları hakkında açılan davanın esasına etkisinin de Mahkememizce değerlendirilmesine gerek olmadığı kabul edilerek, dava hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalı şirketin ... tarihli genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun TESPİTİNE, 2-... tarihli genel kurul kararına karşı açılan davanın REDDİNE, 3-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsiline, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL başvurma, ... TL peşin, ... TL tebligat, müzekkere gideri ve ... TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın red ve kabul oranı değerlendirilerek ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Sarf edilmeyen gider avansının HMK.'nın 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.10/07/2020 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır