İlk Derece Mahkemesi · Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/165 E. 2023/187 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/165
Karar No
2023/187
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/165 Esas - 2023/187 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R ESAS NO : 2022/165 KARAR NO : 2023/187 BAŞKAN :... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ..... VEKİLİ : Av... VEKİLİ : Av... DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 07/03/2022 KARAR TARİHİ : 29/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/04/2023 DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan .... tarafından 09/03/2020 tarihinde .... sayılı dosyası üzerinden davacı aleyhine davalı ....nun lehtar olarak gözüktüğü 800.000,00 USD bedelli senet dayanak gösterilerek bu miktarın tahsili istemiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe geçildiğini, 20/10/2020 tarihinde davalılar arasında ... nezdinde alacağın temliki sözleşmesi düzenlendiğini ve dosyaya ibraz edildiğini, bu tarihten sonra dosyanın alacaklı sıfatıyla ... tarafından takip edilmeye başlandığını, davalılara herhangi bir nam altında hiç bir borcun söz konusu olmadığını, senet lehtarı ve dosyanın alacaklı sıfatıyla ilk tarafı.... olduğundan ve alacağın temliki sözleşmesi ile alacağın 1/2 oranı ile temlik alan alacaklı sıfatıyla ...'ın dosyaya dahil olduğundan davanın her iki davalı aleyhine açıldığını, icra takibine konu senedin, davalılarca, müvekkilinden cebir ve tehdit yoluyla boş haldeyken imza ettirilip üzerinin gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğunu, bononun gerçek bir borca istinaden düzenlenmiş bir evrak olmadığını, bu doğrultuda vücut bulan tehdit, yağma ve tefecilik suçlarına ilişkin, davacı tarafından ....nolu dosya üzerinden devam ettiğini, 800.000,00 USD gibi bir meblağın kendisine iade edilmesi gerektiği iddiasında olan davalı ... maddi konumu ve malvarlığının, bu iddianın ne kadar gerçek dışı olduğunu ortaya koyduğunu, iade alacağının olduğunun iddia edilmesi için öncelikle böyle bir meblağın müvekkiline teslim edilmiş, ödenmiş, ödünç verilmiş olması gerektiğini, davacıya herhangi bir nam altında nakdi/gayrinakdi değer aktarımının söz konusu olmadığını, senedin üzerinde keşide tarihi 16/01/2020 olarak yazılı olmakla birlikte senet metninde vade tarihi kısmının boş olduğunu, 800.000,00 USD gibi bir meblağın hiç bir vade kaydı konulmaksızın görüldüğünde ödenmek üzere borçlanılmış olmasının hayatın olağan akışı ile örtüşmediğini, lehtar davalı ...'na hiç bir borç bulunmadığından 20/10/2020 tarihli temlik sözleşmesi ile takibe taraf olan diğer davalı ... arasında da evleviyetle gerçek bir alacak/borç ilişkisinin de söz konusu olmadığını, savcılık nezdinde sunulmuş olan şikayet dilekçesi ile açıkça ortaya konduğu üzere davalı ....'ın diğer davalı ....'nun takibe konu senet kapsamında davacıdan herhangi bir şekilde gerçek bir alacağının olmadığını en başından beri bilmekte olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere herhangi bir kimsenin 800.000,00 USD iade alacaklısı olduğu bir meblağdan ve bu meblağın tüm faiz ve ferilerinden yalnızca 400.000,00 USD karşılığında vazgeçmesinin hayatın olağan akışı ile örtüşmediğini belirterek öncelikle işbu davanın açılışı sırasında ödenmesi gereken peşin, karar ve ilam harcına ilişkin adli yardım talebinin kabulü ile anılan harca ilişkin HMK 335/1.maddesinin a bendi uyarınca müvekkili lehine geçici muafiyete, harcın devlet tarafından avans olarak ödenmesine karar verilmesi, devamla ... sayılı dosyası ve anılan dosyaya konu senede ilişkin olarak borçlu olmadığının tespiti ile davacı aleyhine başlatılan takibin iptaline, davalıların takipte haksız ve kötü niyetli olmaları nedeniyle davacıya takip konusunun %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP : Davalı ..... vekili cevap dilekçesinde; görevli mahkemenin ... olduğundan görev itirazında bulunduklarını, adli yardım talebinin kabulü hakkında verilen kararın usule ve dosya kapsamına uygun olmadığını, davacı tarafın, daval....'ye borçlu olmadığına yönelik savını, alacağını müvekkiline temlik eden diğer davalının kendisinden alacaklı olmadığı savına dayandırdığını, 800.000,00 USD'nin hiç alınmadığını belirttiğini, ancak davacı tarafından elden teslim alındığına ve koşulları gerçekleştiğinde de aynen iade edeceğine dair kendi el yazısı ile yazdığı ve imzaladığı örneğini sundukları belge içeriği ile de 800.000,00 USD'yi teslim aldığını kabul etmekle kalmayıp bu parayı alması sebebini ve parayı hangi koşullarda iade edeceğini de açıklayarak, bu koşulun gerçekleşmesi ile parayı iade etmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının alacağının gerçek bir sebebe dayandığını, davalı şirketin alacağı temlik almadan önce dayanak belgeleri ve icra dosyası içeriğini incelediğini, takibin 01/07/2020 tarihinde kesinleşmiş olduğunu gördüğünü, icra dosyasının geldiği aşama bakımından hacizli malların icra yoluyla satılarak paraya çevrilmesi halinde, borçlunun, mal varlığının, alacağı, faizi ve ferilerinin tamamını karşılamayacağı, bu yönüyle de takibin alacağın bir kısmı yönünden semeresiz kalacağı kanaatine vardığını ve 400.000,00 TL bedelle alacağı temlik aldığını, temlik bedelini diğer davalıya ödediğini, bu ödemenin şirket kayıtlarında bulunduğunu, TTK'nın 777/2 maddesine göre vadesi gösterilmemiş bononun görüldüğünde ödenmesi şartı olan bir bono olduğunu, senetteki imzaya itirazın bulunmadığını, takibin başlatılmasından 2 yıl sonra hacizli taşınmazlar satılmaya başladığında dava açtığını, takibin sürüncemede bırakılmak ve borcun ödenmemek, davalıya zarar vermek kastıyla davanın açıldığını, davacının şikayetinin, .... ciddi bulunmayıp bir kısım suçlamalar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek davanın esastan da reddine, dava kötü niyetli olarak açıldığından davacının, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde görevli mahkemenin ..olduğundan bahisle görev itirazında bulunduklarını, davanın açıldığı tarih itibariyle, müvekkilinin davaya konu icra takibinde taraf sıfatının kalmadığını, takipten doğan alacağın diğer davalı şirkete temlik edildiğini, husumet itirazında bulunduklarını, esasa ilişkin olarak da, davacı hakkında başlatılan icra takibinin gerçek bir alacağa dayandığını, davalının, ......'de genel müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, bu şirketin ...sayılı dosyası ile temyiz incelemesi yapılan davaya, 12/04/2016 tarihinde ....nın yanında feri müdahil olarak katıldığını, davacının ise... bağlı bir avukat olup, ... tarafından bu davayı şirket adına takip etmesi için vekil olarak görevlendirildiğini, dava takip ücretinin işe başlarken kendisine ödendiğini, davacının, dava dosyası karar düzeltme aşamasında iken müvekkilini aradığını, Danıştay'daki davayı kazanabileceğini ifade ederek bunun için daha önce kendisine ödenen ücretin dışında 800.000,00 USD daha ödenmesinin istenildiğini, davayı kazanamaması halinde ise bu meblağı aynen iade edeceğini belirttiğini, ancak parayı peşin olarak istediğini, davacı avukatın bu davayı kazanacağı inancıyla dava olumsuz sonuçlandığında geri almak koşuluyla holding yönetim kurulu başkanı .... müvekkiline borç olarak verdiğini, müvekkilinin de parayı davacıya elden teslim ettiğini ve davacının da buna karşılık davaya ... yanında feri müdahil olarak katılan ...aleyhine davanın sonuçlanması halinde parayı aynen iade edeceğine dair kendi el yazısı ile hazırladığı bir belge verdiğini, taraflar arasında bu şekilde kurulan hukuki ilişkinin TBK 129.maddesinde tanımlanan üçüncü kişi yararına sözleşme olduğunu, iade borcunun da yazılı delile dayalı gerçek bir borç olduğunu, davalının, karar düzeltme incelemesini ... aleyhine sonuçlandığını öğrenince davacıya ödenen ücretin iade koşulu gerçekleştiği için daha önce ödediği meblağı davacıdan istediğini, davacının da, davalıya, 16/01/2020 tarihinde iade borcuna esas olmak üzere kendi rızası ile 800.000,00 USD bedelli vadesiz bir bonoyu imzalayıp verdiğini, bono bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik hukuki işlemlerin başlatılması için avukat ... ile anlaşıldığını, bu avukatın ... Noterliğinden ihtarname keşide ederek bono bedelinin ödenmesini istediğini, davacının bu ihtara kayıtsız kaldığını, bu defa ... Noterliğinden ihtarname keşide edildiğini, ödeme yapılmadığını, daha sonra yine aynı noterlikten çekilen ihtarname ile bononun protesto edildiğini ve davacı hakkında... sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, icra takibine itiraz edilmeyip takibin kesinleştiğini, hacizli malların satılmaya başlanması aşamasında takipten 2 yıl sonra borcunu ödememek amacıyla işbu davanın açıldığını, davacının, senedin, cebir ve tehditle boş olarak imzalatıldığına yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, adli yardım talebinin kabulü için HMK'da aranan koşulların gerçekleşmediğini belirterek esastan da davanın reddine, dava kötü niyetli olarak açıldığından davacının, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE : Dava;.... sayılı dosyada takibe konu senedin cebir ve tehdit yoluyla boş haldeyken alındığı ve gerçeğe aykırı doldurulduğu iddiası ile borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkindir. ... sayılı dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davalı - alacaklı ...tarafından, davacı - borçlu ... aleyhine 800.000,00 USD asıl alacağın tahsili isteğiyle 09/03/2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiği, takibin dayanağı senet örneğinin incelenmesinde, 16/01/2020 tanzim tarihli, keşidecinin ...., nakden düzenlendiği ve 800.000,00 USD bedelli olduğu, alacağın temliki sözleşmesi ile ...tarafından ... sayılı dosya ile borçlu... hakkında yürütülen icra takibinden doğan asıl alacak, faiz, masraf ve ferileri de dahil tüm hak, alacak ve tazminat haklarının ....'ye 400.000,00 USD bedelle temlik edildiği anlaşılmıştır. ... soruşturma sayılı dosyasının gönderilen uyap kayıtlarının incelenmesinde; şikayetçin....., suçun, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, konutta birden fazlaya kişiyle yağma, tehdit suçu olup, konutta birden fazla kişi ile birlikte yağma, tehditle ilgili soruşturma evrak kısmının işbu soruşturma evrakından tefriki ile soruşturma defterinin 2022/63013 numarasına kaydedildiği, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu açısından herhangi bir delil ve bilgi bulunmadığı, sadece dilekçede bu suçtan da araştırma yapılmasının istenmesinin bu suç için yeterli şüpheyi oluşturmadığından şüpheliler hakkında 14/03/2022 tarihli kamu adına ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmıştır. Tefrik edilen ....soruşturma sayılı dosyasının gönderilen uyap kayıtlarının incelenmesinde; müştekinin ....şüphelilerin ...., suçun konutta birden fazla kişi ile birlikte yağma, tehdit olduğu, yapılan soruşturma sonucunda 09/05/2022 tarih, 2022/67973 sayılı kararla, müştekinin iddiası dışında şüphelilerin üzerlerine atılı suçları işlediklerine ilişkin haklarında kamu davası açılması için şüphe oluşturacak yeterli delil bulunmadığından şüpheliler hakkında kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, karara itiraz edildiği, .... D.iş sayılı kararı ile müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. ... esas sayılı dosyasının gönderilen uyap kayıtlarının incelenmesinde; suçtan zarar görenin ... şüphelilerin ....olup, şüphelilerin 800.000,00 USD olan ve kesinleşmiş icra takibine konu olan alacağı 400.000,00 USD karşılığında herhangi bir ticari ilişki olmaksızın alacağın temliki sözleşmesi ile devralmaları şeklindeki fiillerinin TCK'nın 241.maddesinde tanımlanan tefecilik suçunu oluşturduğu iddiası ile tefecilik yapmak suçundan yargılamalarının yapılmak üzere dava açıldığı, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır. ... sayılı karar örneğinin incelenmesinde; istemin ....Daireleri müşterek heyetince verilen 19/01/2017 tarih, ...esas, ...sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine ilişkin olup, kararın düzeltilmesini isteyenlerin davalı ...., davalı yanında müdahil ....., karşı taraf davacının ..... olup, ....i ile İdari veya ... kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulu Kanunun 54.maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesinin istenebileceği, karar düzeltme dilekçesinde öne sürülen hususların adı geçen yasa maddesinde yazılı nedenlerden hiç birine uymadığından kararın düzeltilmesi isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf görev itirazında bulunmuş ise de; dava kambiyo senedine dayalı geçilen takibe ilişkin menfi tespit davası olup, TTK'nın 4.maddesi uyarınca mutlak ticari davalardan olup, mahkememiz görevli olmakla görev itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı gerçek kişi husumet itirazında bulunmuş ise de; davanın dayanağı, takibin içeriği, dosya kapsamı nazara alınarak bu itiraz yerinde görülmemiştir. Davacı taraf, dava konusu...sayılı takip dosyasının dayanağı bononun davalı tarafça kendisinden cebir ve tehdit yoluyla boş haldeyken imza ettirilip gerçeğe aykırı olarak doldurulduğu, borcun olmadığı iddiasında bulunmakta, davalı bononun lehtarı ...vekili, müvekkilinin ....'de genel müdür yardımcısı olarak görev yapmakta olup, şirketin .... esas sayılı dosyası ile temyiz incelemesi yapılan davaya feri müdahil olarak katıldığı, davacının ...bağlı avukat olup, ... tarafından bu davayı şirket adına takip etmesi için vekil olarak görevlendirildiğini, dosya karar düzeltme aşamasında iken...daki davayı kazanabileceğini, ödenen ücretin dışında 800.000,00 USD istediği ve kazanamaması halinde bu meblağı aynen iade edeceğini belirttiği, durumu şirket yönetimine ilettiğini, yönetimin bu teklifi kabul etmemesi üzerine holding yönetim kurulu başkanı ile paylaştığını, yönetim kurulu başkanı ...nin parayı kendi imkanları ile temin ederek geri almak koşulu ile borç olarak verdiğini, davacının buna karşılık kendi el yazısı ile yazdığı belge verdiği, karar düzeltme incelemesinin ... aleyhine sonuçlandığının öğrenilmesi üzerine ödenen bedelin iadesinin istenildiği, iade borcuna esas olmak üzere dava konusu bononun verildiği savunmasında bulunmakta, icra takibine konu alacağı takip sırasında temlik alan diğer davalı şirket vekili, takip dosyasının incelendiği, temlik tarihi itibariyle senede, borca, imzaya ve genel olarak takibe bir itirazın bulunmadığı, takibin kesinleşmiş olduğunun görüldüğü, icra dosyasının geldiği aşama bakımından hacizli malların icra yoluyla satılarak paraya çevrilmesi halinde borçlunun mal varlığının, alacağa, faize ve ferilerinin tamamını karşılamayacağı, takibin alacağın bir kısmı yönünden semeresiz kalacağı kanaatine ile 400.000,00 USD bedel ile alacağı temlik aldığı savunmasında bulunmaktadır. Davada uyuşmazlık, dava konusu takibin dayanağı bononun, zorla cebir ve tehditle davacıyı borç olmadığı halde borçlandırılmak üzere alınıp alınmadığı, senedin gerçek bir borca ilişkin olup olmadığı, menfi tespit talebinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava konusu bonoda, imza keşideci davacıya aittir. Bonoda vade tarihi yok ise de, vade tarihi bononun zorunlu unsurlarından olmayıp, bu durumda görüldüğünde ödenecek bono niteliğinde olup kambiyo vasfını etkileyici bir yanı bulunmamaktadır. Dosya içerisinde davalı tarafça sunulan ve aslı mahkememiz kasasına alınan belgedir başlıklı belge örneğinin incelenmesinde; "Maliye Bakanlığının davalı sıfatıyla yer aldığı... sayılı dosyasının;... safhasını tamamlaması yönünde, müdahil sıfatı ile vekil olduğu dosya için 800.000,00 USD (Sekiz yüz bin amerikan dolarını) elden teslim aldım. Dava dosyasının...lehine sonuçlanmaması halinde Danıştay kararını tebliğ alır almaz yukarıda anılan bedeli nakden ve defaten iade edeceğimi kabul ve taahhüt ederim." yazılı olup, alt kısmında Avuka.... yazıldığı ve imzalı olduğu, davacı, 26/10/2022 tarihli oturumda beyanında belgedeki yazılar ve imzanın kendisine ait olduğunu, belgede bahsi geçen dosyaya ilişkin .....'nin halen müvekkili olduğunu,..... ile buna benzer onlarca belge düzenlendiğini, işbu davaya ilişkin olmadığını, belgenin içeriğine yönelik bir para alışverişi de olmadığını bildirmiştir. Kambiyo senedine davalı Menfi tespit davalarında kural olarak kanıt yükü imzaya itiraz olmaması durumunda keşideci davacıdadır. Senet metninin talili halinde kanıt yükü davalı alacaklı tarafa geçmektedir. İşbu davada dava konusu bono nakden düzenlenmiş olup, davacı taraf cebir ve tehdit altında zorla senet imzalatıldığı iddiasında bulunmuş, davalı taraf; verilen bedelin iade edilmemesi nedeniyle düzenlendiği savunmasında bulunmakla senet metninin talili durumu söz konusu değildir. ... esas sayılı dava dosyasındaki, davacı vekilince 20/12/2022 tarihli dilekçe ekinde sunulan ve davalılarca mahkeme içinde ikrar niteliği taşıyan beyanlar olduğu iddia edilmiş ise de, beyanların içerik itibariyle senedin geçerli olmadığına yönelik bir beyanı içermediği, alacağın olmadığı yönünde bir ikrarın olmadığı, ayrıca dava içeriği itibariyle işbu davanın sonucunu etkiler nitelikte görülmemekle dava sonucu beklenmeksizin dosyada yargılama sürdürülmüştür. Davacı tarafın iddiası kapsamında imzanın kendisine ait olup, üstünün gerçeğe aykırı olarak doldurulduğu iddiasında bulunmuş olup, zorla senet imzalatıldığı hususu dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamamıştır. Boş olarak imzalatılma hususuna ilişkin olarak imzanın davacı keşideciye ait olması durumunda anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği hususundaki iddiayı da kanıt yükü, iddiada bulunan davacı tarafta olup dosya kapsamı itibariyle bu iddia da kanıtlanamamıştır. Ayrıca dosyaya sunulan ve imzası davacı tarafça kabul edilen belgede belirtilen dosya için 800.000,00 USD'nin elden teslim alındığı, ... lehine sonuçlanması halinde bedelin nakden ve defaten iade edileceğinin kabul ve taahhüt edildiği, bu belgedeki imza kabul edilip içeriğinin bu davaya ilişkin olmadığı belirtilmiş ise de, bu iddiayı kanıt yükü davacı tarafta olup, aksi kanıtlanamamıştır. Dava konusu icra takibinin dayanağı bono bedeli ve takip değeri 800.000,00 USD olup, davalı gerçek kişi tarafından diğer davalı şirkete 400.000,00 USD bedelle devri hususu, temlik alan ile temlik veren arasındaki iç ilişkiye ilişkin olup, borcun varlığı, senedin geçerliliği yönünden sonuca etkili görülmemiştir. Mahkemece yapılan inceleme, icra dosyası ve senet içeriği, belgedir başlıklı belge içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu icra takibinin dayanağı senedin, cebir ve tehdit altında zorla imzalatıldığı hususunun kanıtlanamadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine, Davalı taraf tazminat isteğinde bulunmuş ise de, İİK madde 72/2-3 kapsamında verilmiş ve uygulanmış ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından davalı tarafın yasal koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın reddine, Davalı tarafın tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 179,90 TL başvurma ve 179,90 TL peşin harç toplamının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 11,50 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalı ... tarafından yapılan 11,50 TL vekalet tasdik harcından ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, Davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirmiş olup 351.616,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ....nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/03/2023 Başkan... Üye... Üye ... Katip...

Atıf: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/165, K. 2023/187, T. 29.03.2023, www.arakarar.com/karar/ankara-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-165-e-2023-187-k-1b797ba9359e