İlk Derece Mahkemesi · Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/272 E. 2025/225 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/272
- Karar No
- 2025/225
- Karar Tarihi
T.C. ...2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/272 Esas KARAR NO : 2025/225 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2022 KARAR TARİHİ : 28/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan "Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. I- DAVA DİLEKÇESİ: 1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine davalı şirket tarafından 04/09/2008 tarihinde.... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden 17.195,65 TL değerinde takip başlatıldığını, söz konusu takibin kesinleştiğini, müvekkilinin haciz tehdidi altına girdiğini, yapılan takibin usule aykırı olduğunu, davalı tarafından başlatılan söz konusu takibin icra takibine konu alacakların kesinlikle hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, alacaklı tarafından 30/05/2008 tarihli ve 009459 sayılı, 16/06/2008 tarihli ve 009488 sayılı, 27/06/2008 tarihli ve 039253 sayılı, 30/06/2008 tarihli ve 039268 sayılı fatura ile 10/07/2008 tarihli ve 039286 sayılı faturanın dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin söz konusu borcun tamamını ödediğini, müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığına ilişkin davalı şirket tarafından ıslak imzalı ve kaşeli olarak 16/03/2010 tarihinde tahsilat makbuzu kesildiğini, dava konusu icra takibi neticesinde müvekkilinin telafisi zor olan maddi ve manevi zararlara uğrayacağı oldukça açık olduğundan müvekkilinin uğrayacağı muhtemel zararların engellenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilerek ...10. İcra Müdürlüğünün 2011/13493 Esas sayılı dosyası ile başlatılan haksiz icra takibinin durdurulmasına, takibin kötü niyetli başlatılmış olması nedeniyle takipteki alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-CEVAP DİLEKÇESİ: 2.Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalıca yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. III-HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: 3.Dava, ...10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13493 Esas sayılı icra dosyasından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 4.Mahkememizce davanın dayanağı olan icra dosyası getirtilmiş ve incelenmiştir. ...10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13493 Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davalının, davacı aleyhine 16.342,28 TL asıl alacak, 853,40 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 17.195,68 TL üzerinden icra takibi başlattığı, icra takibine dayanak olarak 30/05/2008, 16/06/2008, 27/06/2008, 30/06/2008 ve 10707/2008 tarihli fatura alacaklarının gösterildiği, bu kapsamda örnek 7 ödeme emrinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı tarafından takibe itiraz edilmemesi nedeniyle takibin kesinleştiği görülmüştür. 5.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı tarafça ...10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13493 Esas sayılı icra dosyasıyla müvekkili aleyhine fatura alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını ancak takibe konu alacakların müvekkili tarafından ödendiğini, buna ilişkin davalıdan tahsilat makbuzu ve borçları olmadığına ilişkin belge aldıklarını, buna rağmen davalıca takibe haksız olarak devam edildiğini beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ve ekleri davalı şirkete tebliğe çıkartılmış ve davalı şirket adına vekaletname sunan vekil tarafından cevap dilekçesi sunulmuştur. Ancak yargılama devam ederken davalı şirketin sicilden terkin edildiği, taraf teşkilinin sağlanmamış olduğu anlaşılmış, bu itibarla taraf teşkilinin sağlanması açısından davacıya ihya davası açmak üzere süre verilmiştir. Belirlenen süre içerisinde davacı tarafça ihya davası açılmış, ...7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/543 Esas, 2023/835 Karar sayılı kararıyla davalı şirketin ihyasına ve ek tasfiyesine karar verilmiş, tasfiye memuru olarak da ... atanmıştır. Mahkememizce bahsi geçen kararın kesinleştiğinin anlaşılması üzerine tasfiye memuru olarak atanan ...'ya duruşma gün ve saatini bildirir çağrı kağıdı çıkartılmış ve bu vesileyle taraf teşkili sağlanmıştır. Öte yandan, terkin edilen şirket adına vekaletname ve cevap dilekçesi sunan vekilin sunmuş olduğu dilekçe cevap dilekçesi olarak kabul edilemeyeceğinden tasfiye memuru ...'ya dava dilekçesi ve ekleri yeniden tebliğe çıkarılmış, yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalıca yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Bunun yanı sıra, ön inceleme duruşmasının da davalı şirket adına vekaletname sunan vekilin huzurunda yapıldığı tespit edildiğinden, usulüne uygun ön inceleme duruşması yapılması için taraflara yeniden ön inceleme duruşma gün ve saatini bildirir çağrı kağıdı çıkartılmasına karar verilmiş ve bu kapsamda ön inceleme duruşması yapılmıştır. 6.Usule ilişkin tüm bu hususlar tamamlandıktan sonra davanın esasına geçilmiştir. Tüm açıklamalar çerçevesinde, eldeki davanın menfi tespit davasına ilişkin olduğu, taraflar arasındaki çekişmenin, ...10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13493 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak faturalardan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, 16/03/2010 tarihli tahsilat makbuzu ve 16/03/2010 tarihli davalı şirketin kaşesini ve yetkilisinin imzasını içerdiği iddia edilen belgenin takibe dayanak borç nedeniyle tanzim edilip edilmediği, borcun sona erip ermediği, davacının bakiye borcu bulunup bulunmadığı, varsa miktarı noktalarında toplandığı tespit edilmiştir. 7.Bilindiği üzere, Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzeniyle doğrudan bağlantılıdır. Görevle ilgili olarak gerek 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nda gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda pek çok hüküm bulunmaktadır. Söz gelimi, Anayasa'nın 142/1.maddesi uyarınca, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz (Anayasa'nın 36/2.maddesi). Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz (Anayasa'nın 37/1.maddesi). Bir kimseyi kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. (Anayasa'nın 37/2.maddesi) Yine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirtilmiştir. 8.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemeleri genel görevli mahkemelerdir. Anılan maddede, "Mal varlığı haklarına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin genel görevli mahkeme olacağı" belirtilmiştir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili bulunması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili bulunup bulunmadığına bakılmaksızın TTK veya diğer mevzuatta mutlak ticari iş olarak düzenlenen hususlardan kaynaklanması gerekir. 9.Bu açıklamalar çerçevesinde dava dilekçesi ve eldeki dosya incelendiğinde, davacının davalı tarafça ...10. İcra Müdürlüğü'nün 2011/13493 Esas sayılı icra dosyasıyla müvekkili aleyhine fatura alacağından kaynaklı icra takibi başlatıldığını ancak takibe konu alacakların müvekkili tarafından ödendiğini, buna ilişkin davalıdan tahsilat makbuzu ve borçları olmadığına ilişkin belge aldıklarını, buna rağmen davalıca takibe haksız olarak devam edildiğini beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan ve bu hususta Mahkemece re'sen araştırma yapılması gerektiğinden, Mahkememizce davacının tacir olup olmadığı yönünden Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Vergi Dairesi'ne müzekkereler yazılmıştır. Gelen cevabi yazılardan davacının tacir olmadığı, davanın da gerek TTK gerekse diğer mevzuat uyarınca mutlak ticari iş niteliğindeki bir dava mahiyeti taşımadığı, dava dilekçesinde ileri sürülen taleple ilgili görevli mahkemenin 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması durumunun dava şartı niteliğinde olduğu, Mahkemece dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun davanın her aşamasında re'sen araştırılabileceği anlaşılmakla, Mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava konusu olaya ilişkin görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c maddesi uyarınca Mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olduğundan, dava şartı yokluğu nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2. maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1.maddesi uyarınca taraflardan birinin, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak talepte bulunması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- (2) numaralı ara karar gereği olarak dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesi için gerekli başvurunun yapılmaması durumunda davanın Kanun gereği açılmamış sayılacağı ve Mahkememizin bu konuda re'sen karar alacağı hususunun taraflara ihtarına (tebliğin ihtar yerine geçmesine) 4-Yargılama giderlerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331/2. maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/03/2025 Katip ... ¸ Hakim ... ¸