İlk Derece Mahkemesi · Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/839 E. 2024/848 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/839
Karar No
2024/848
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/839 Esas KARAR NO : 2024/848 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... .... VEKİLİ : Av. ... - .... DAVALI : ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 13/12/2024 GER. KAR. YAZ. TARİH : 13/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile; Müvekkili ile davalı taraf arasında fatura alacağından kaynaklı borcu bulunmakta olup bu borca ilişkin olarak icra takip dosyasının mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davalıya Umre ziyareti için hizmet verilmiş lakin davalı borçlunun borcunu ödemediğini ve icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili tarafından sunulan turizm hizmeti eksiksiz şekilde yerine getirildiğini lakin davalı borçlu hiçbir şekilde müvekkiline ödeme yapmadığını, borcun ödenmemesi üzerine borcun cebren tahsili için .... esas sayılı takip dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, borçluya borcun ödenmesi konusunda ihtaratta bulunulduğunu ona rağmen herhangi bir ödeme yapmadığını, ödememe iradesi de gösterdiğini, bu nedenlerle borçlunun "sorumluluğu kabul etmeme ve borcu ödememeye yönelik eylemli davranışları" nedeniyle mal kaçırma ihtimaline binaen ivedi olarak teminat altına alınmamış olan 35.544,25-TL alacakları için ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin alacağını sürüncemede bırakmak amacı ile iyiniyet kurallarına aykırı olarak itiraz edip takibin durmasına neden olduğu hususu açık olduğundan davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Davanın; itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re'sen incelenir. TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca ...nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. 8.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı açıklandıktan sonra, "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde; “Bu kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.." hükmüne yer verilmiştir. Kanunun 3. maddesinde "Mal: Alışverişe konu olan taşınır eşya, konut veya tatil amaçlı taşınmaz mallar ile elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri her türlü gayri maddi malları, Satıcı: Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici: Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, Tüketici işlemi : Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Somut olayda, davalının tüketici konumunda olduğu, uyuşmazlığın çözümünde Tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli .... Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesine , 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Tüketici Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına , 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 5-İhtiyati Haciz talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2024 Katip ... E İmza Hakim ... E İmza

Atıf: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/839, K. 2024/848, T. 13.12.2024, www.arakarar.com/karar/ankara-11-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-839-e-2024-848-k-c65e147ee778